01 NİSAN 2021 TARİHİNDE CEVAP VERİLEN YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME BAŞVURUSU

KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/blog_yargitay.php internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.


17 May
2021

Yazdır

BAŞVURU DİLEKÇESİ:

YARGITAY BİRİNCİ BAŞKANLIĞINA

ANKARA

TALEP EDEN              : Av. Fatih KARAMERCAN - (T.C. Kimlik No: 3.........8)
                                      (Adres antettedir)

TALEBİN KONUSU : Hukuk yargılamasındaki dava dilekçesindeki alacak kalemlerinin bir bütün olarak talep edilmesi halinde, mahkemece alacak kalemlerinin HMK m. 119/1-ğ) hükmü uyarınca tek tek belirtilmesi çerçevesinde verilecek ihtaratlı kesin süre sonunda gerekli açıklamanın yapılmaması üzerine davanın açılmamış sayılmasına mı karar verileceği yoksa mahkemece alacak kalemlerinin HMK m. 31 hükmü uyarınca tek tek belirtilmesi çerçevesinde süre verilmesi ve bu süre sonunda veya herhangi bir süre verilmeden davacının açıklama yapmaması durumunda alacak kalemlerinin eşit olarak talep edildiği sonucundan hareketle davanın esası hakkında mı hüküm kurulacağı konusu oluşturmaktadır.

KONUNUN GELİŞİMİ

6100 sayılı HMK m. 25/1 düzenlemesi “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.” hükmünü içermektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun m. 26/1 düzenlemesi ise “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmünü içermektedir.

Hukuk yargılamasındaki dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerinin bir bütün olarak talep edilmesi durumunda, mahkemece alacak kalemlerinin HMK m. 119/1-ğ) hükmü uyarınca tek tek belirtilmesi çerçevesinde verilecek ihtaratlı kesin süre sonunda gerekli açıklamanın yapılmaması durumunda davanın açılmamış sayılması kararı verilmesi, HMK m. 119/1-ğ) hükmüne uygun olduğu gibi HMK m. 31 hükmünde düzenlenen “hâkimin davayı aydınlatma ödevi” ilkesine de uygundur. Aksi bir uygulama durumunda ise HMK m. 25/1 hükmünde düzenlenen "Taraflarca getirilme ilkesi” ve HMK m. 26/1 hükmünde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kurumları göz ardı edilmiş olacaktır.

BİLGİ : Talep konumuz ile ilgili bire bir uyan Yargıtay Hukuk Dairesi Kararları (her bir daireye ilişkin en fazla 4 karar) aşağıda sunulmaktadır.

DAVA DİLEKÇESİNDE TALEP EDİLEN ALACAK KALEMLERİNİN BİR BÜTÜN OLARAK TALEP EDİLMESİ HALİNDE, MAHKEMECE ALACAK KALEMLERİNİN HMK m. 119/1-ğ) HÜKMÜ UYARINCA TEK TEK BELİRTİLMESİ ÇERÇEVESİNDE VERİLECEK İHTARATLI KESİN SÜRE SONUNDA GEREKLİ AÇIKLAMANIN YAPILMAMASI DURUMUNDA DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASI KARARI VERİLMESİ YÖNÜNDEKİ
YARGITAY HUKUK DAİRESİ KARARLARI

(YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)

“… Mahkemece davacıya alacaklarını kalem kalem açıklaması için iki hafta süre verilmiş, davacı vekili 28.04.2015 tarihli dilekçesinde alacak kalemlerinin dava dilekçesinde belirtildiğini, alacaklarının maaş, ücret ve ikramiye farkından ibaret olduğunu beyan etmekle yetinmiştir. Davacı vekilinin 28.04.2015 tarihli beyanı üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda ise, dava dilekçesinin netleştirilmediği, hangi aylarda maaş ve ücretlerinin ve hangi dönem ikramiye alacaklarının ödenmediğini belirtilmediği, dosya içinde yer alan yardım listesi başlıklı listede yer alan ödemelerin neye ait olduğunun belli olmadığı, ibraz edilen yardım listesi için Mehmet Ö. adındaki bir işçinin açtığı 2014/647 esas sayılı dosyada gönderilen yazıda Belediye Başkanlığınca aylık ücret bordrosu olduğunun belirtildiği, ancak Yardım Listelerinin ücret bordrosuyla hiçbir ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı ifade edilerek mevcut belgeler üzerinden sonuca gidilmiş, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Ancak davacı 28.04.2015 tarihli dilekçesinde dava dilekçesini tekrar ederek alacak kalemlerinin ‘maaş, ikramiye ve emsallerine göre ödenmeyen tüm alacaklar’ olduğunu yinelemiştir. Bu beyana göre davacının talep sonucunu açıkladığından söz edilemez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 119-1-ğ) Maddesi açık bir şekilde talep sonucunun dava dilekçesinde bulunması gerektiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 119/2 maddesinde, "Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verileceğini, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini düzenlemiş olup, mahkemece davacıya 6100 sayılı Kanunda öngörülen biçimde dava dilekçesindeki eksikliği gidermesi ihtarını içeren 1 haftalık kesin süre verilmesi, bu süre içinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile işin esasına yönelik karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerektirmiştir.” (EK-1 Y. 22. HD. 25.06.2019, 2016/16526 E. - 2019/14067 K.)

&&&

“… 2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1-(ğ) maddesi uyarınca, dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucu belirtilmelidir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, bu hususun eksik olması halinde, hakimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vermesi gerektiği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde ise davanın açılmamış sayılacağı hükmü düzenlenmiştir. Mahkemece, söz konusu kanun maddesinin nazara alınmayarak, toplam talep miktarını her bir alacak yönünden ayrıştırması için davacı vekiline kesin süre verilmeden yazılı şekilde kabulle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Belirtilen sebeple, dava dilekçesinde istenen toplam 2.500,00 TL'nin, her bir alacak kalemine (fark ücret, ilave tediye, akdi ikramiye ve yıpranma primi) düşen talep miktarının açıklanması için, davacı vekiline bir haftalık ihtaratlı kesin süre verilmeli, verilen kesin süre içerisinde belirtilen hususta açıklama yapmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. Bahsi geçen 2.500,00 TL'nin, her bir alacak kalemine düşen talep miktarının açıklanması halinde ise, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.” (EK-2 Y. 22. HD. 08.01.2019, 2016/2731 E. - 2019/142 K.)

&&&

“… 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1-(ğ) maddesi uyarınca, dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucu belirtilmelidir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, bu hususun eksik olması halinde, hakimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vermesi gerektiği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde ise davanın açılmamış sayılacağı hükmü düzenlenmiştir. Mahkemece, söz konusu kanun maddesi nazara alınmayarak, hangi alacakları talep ettiğini açıklaması ve toplam talep miktarını her bir alacak yönünden ayrıştırması için davacı vekiline kesin süre verilmeden yazılı şekilde kabulle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Belirtilen sebeple, dava dilekçesinde istenen toplam 10,00 TL'nin, hangi alacak kalemleri için istendiğinin ve her bir alacak kalemine düşen talep miktarının açıklanması için, davacı vekiline bir haftalık ihtaratlı kesin süre verilmeli, verilen kesin süre içerisinde belirtilen hususta açıklama yapmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. Bahsi geçen 10,00 TL'nin, hangi alacak kalemleri için olduğunun ve her bir alacak kalemine düşen talep miktarının açıklanması halinde ise, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.” (EK-3 Y. 22. HD. 26.04.2016, 2015/16934 E. - 2016/12402 K.)

&&&

“… 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1-(ğ) maddesi uyarınca, dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucu belirtilmelidir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, bu hususun eksik olması halinde, hakimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vermesi gerektiği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde ise davanın açılmamış sayılacağı hükmü düzenlenmiştir. Mahkemece, söz konusu kanun maddesi nazara alınmayarak, hangi alacakları talep ettiğini açıklaması ve toplam talep miktarını her bir alacak yönünden ayrıştırması için davacı vekiline kesin süre verilmeden yazılı şekilde kabulle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Belirtilen sebeple, dava dilekçesinde istenen toplam 10,00 TL'nin, hangi alacak kalemleri için istendiğinin ve her bir alacak kalemine düşen talep miktarının açıklanması için, davacı vekiline bir haftalık ihtaratlı kesin süre verilmeli, verilen kesin süre içerisinde belirtilen hususta açıklama yapmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. Bahsi geçen 10,00 TL'nin, hangi alacak kalemleri için olduğunun ve her bir alacak kalemine düşen talep miktarının açıklanması halinde ise, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.” (EK-4 Y. 22. HD. 26.04.2016, 2015/5356 E. - 2016/12388 K.)

DAVA DİLEKÇESİNDE TALEP EDİLEN ALACAK KALEMLERİNİN BİR BÜTÜN OLARAK TALEP EDİLMESİ HALİNDE, MAHKEMECE ALACAK KALEMLERİNİN HMK m. 31 HÜKMÜ UYARINCA TEK TEK BELİRTİLMESİ ÇERÇEVESİNDE SÜRE VERİLMESİ VE BU SÜRE SONUNDA VEYA HERHANGİ BİR SÜRE VERİLMEDEN DAVACININ AÇIKLAMA YAPMAMASI DURUMUNDA ALACAK KALEMLERİNİN EŞİT OLARAK TALEP EDİLDİĞİ SONUCUNDAN HAREKETLE DAVANIN ESASI HAKKINDA HÜKÜM KURULACAĞI YÖNÜNDEKİ
YARGITAY HUKUK DAİRESİ KARARLARI

(YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)

“… 2- Dava dilekçesinde; Elbistan İlçesi, Karahüyük Köyü'nde bulunan toplam beş adet taşınmaz için, 3.000,00 TL tazminat talebinde bulunulmuştur. Ancak dilekçede her bir taşınmaz için ne kadar tazminat istendiğine dair bir açıklama yapılmamıştır. Yargılama süresince de bu husus, Mahkemece davacı yana açıklattırılmamıştır. Bu nedenle her bir taşınmaz yönünden, eşit miktarda tazminat talep edildiği kabul edilmelidir.(EK-5 4. HD. 24.05.2018, 2016/16183 E. - 2018/4424 K.)

&&&

“… Dava dilekçesinde; Elbistan İlçesi, K. Köyü'nde bulunan toplam on üç adet taşınmaz için, 2.000,00 TL tazminat talebinde bulunulmuş, 13/02/2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile de dava değeri 7.870,00 TL'ye çıkarılmıştır. Ancak her iki dilekçede de, her bir taşınmaz için ne kadar tazminat istendiğine dair bir açıklama yapılmamıştır. Yargılama süresince de bu husus, Mahkemece davacı yana açıklattırılmamıştır. Bu nedenle her bir taşınmaz yönünden, eşit miktarda tazminat talep edildiği kabul edilmelidir.(EK-6 Y. 4. HD. 22.03.2018, 2016/15437 E. - 2018/2135 K.)

&&&

“… Dava dilekçesinde; Kahramanmaraş İli, Elbistan İlçesi, K. Köyü, 1100, 701, 703, 286, 702, 397, 1097, 1113, 262 sayılı taşınmazlar için, toplam 7.141,00 TL tazminat isteminde bulunulmuştur. Ancak dilekçede her bir taşınmaz için ne kadar tazminat istendiğine dair bir açıklama yapılmamış, yargılama süresince de bu husus Mahkemece davacı yana açıklattırılmamıştır. Bu nedenle her bir taşınmaz yönünden, eşit miktarda tazminat talep edildiği kabul edilmelidir.(EK-7 Y. 4. HD. 19.10.2017, 2016/13304 E. - 2017/6081 K.)

&&&

“… Davacılar dava dilekçesinde; bulunan toplam on beş adet taşınmaz için, 17.073,00 TL tazminat talebinde bulunmuşlardır. Ancak dilekçede her bir taşınmaz için ne kadar tazminat istendiğine dair bir açıklama yapılmamıştır. Yargılama süresince de bu husus Mahkemece davacı yana açıklattırılmamıştır. Bu nedenle her bir taşınmaz yönünden, eşit miktarda tazminat talep edildiği kabul edilmelidir.(EK-8 Y. 4. HD. 11.05.2017, 2016/8432 E. - 2017/2767 K.)

(YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)

“… Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacının dava dilekçesinde iki adet taşınmaz ve 1 adet araç nedeni ile talep edilen toplam 30.000,00 TL'nin hangi kalem için ne kadar olduğu açıklanmamış ve Mahkemece davacının talepleri açık olmadığından HMK madde 30 gereğince açıklama yaptırılmalı ise de Daire'mizin uygulamalarına göre her bir kalem için eşit alacak talebinde bulunulduğunun kabulü gerekir.(EK-9 Y. 8. HD. 25.09.2018, 2016/9492 E. - 2018/16208 K.)

&&&

“… Öncelikle, dava dilekçesinde davacının alacak talebinin hangi kalem için ne kadar olduğu açıklanmamıştır. Mahkemece davacının talepleri açık olmadığı halde açıklatma da yapılmamıştır. Bu durumda öncelikle mahkemece yapılacak iş, 6100 sayılı HMK'nun 31. maddesindeki hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacıya talep ettiği alacak kalemlerinin her biri yönünden talep ettiği alacak miktarını ayrı ayrı açıklattırılması gerekir. Davacı taraf talebini açıklamaz ise, bu durumda her bir kalem için eşit alacak talebinde bulunulduğunun kabulü gerekir.(EK-10 Y. 8. HD. 26.06.2018, 2016/5167 E. - 2018/14360 K.)

&&&

“… Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde davacı taraf, dava dilekçesinde 20.000,00 TL harca esas değer gösterilmek suretiyle dilekçede belirtilen 2 adet taşınmaz, 1 adet araç, para nedeniyle alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde ve yargılama sırasındaki davacı beyanlarına göre dava konusunun ne olduğu katkı payı, katılma alacağı veya değer artış payı alacağından hangilerinin talep edildiğini, dava konusu mallardan ne miktarda talep ettiği açıklattırılmadığı gibi talep edilen miktarlar üzerinden harç tamamlanmadan yargılamaya devamla harcı yatırılmamış miktar üzerinden yargılamaya devam edilmesi doğru olmamıştır.

Bu durumda öncelikle mahkemece yapılacak iş, 6100 sayılı H.M.K'nın 31. maddesindeki hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacıya talep ettiği alacak kalemlerinin her biri yönünden talep ettiği alacak miktarını ayrı ayrı açıklattırılması gerekir. Davacı taraf talebini açıklamaz ise, bu durumda her bir kalem için eşit alacak talebinde bulunulduğunun kabulü gerekir.(EK-11 Y. 8. HD. 13.06.2018, 2016/3640 E. - 2018/14158 K.)

&&&

“… Dava dilekçesinde davacının alacak talebinin hangi kalem için ne kadar olduğu açıklanmamıştır. Mahkemece davacının talepleri açık olmadığı halde açıklatma da yapılmamıştır. Bu durumda öncelikle mahkemece 6100 sayılı HMK'nun 31. maddesindeki hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacıya talep ettiği alacak kalemlerinin her biri yönünden talep ettiği alacak miktarını ayrı ayrı açıklattırılması gerekir. Davacı taraf talebini açıklamaz ise, bu durumda her bir kalem için eşit alacak talebinde bulunulduğunun kabulü gerekir.(EK-12 Y. 8. HD. 22.05.2018, 2016/2890 E. - 2018/12958 K.)

(YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)

“… Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde talep ettiği her bir kalem için ayrıştırma yapmaksızın toplam 1.000,00 TL. alacak talep etmiştir. Bu durumda, talep edilen 1.000 TL miktarı tüm alacak kalemleri için eşit oranda paylaştırıp, kıdem tazminatı dışındaki kabule konu talepler bakımından dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından dava, talep artırımı (ıslah) ile artırılan miktar bakımından ise talep artırımı (ıslah) tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalıdır.” (EK-13 Y. 9. HD. 10.06.2019, 2016/3359 E. - 2019/12888 K.)

&&&

“… 3- Davacı dava dilekçesi ile ayrıştırma yapmaksızın hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı talepleri bakımından 1.000,00 TL talep etmiş olup, yargılamanın hiçbir aşamasında ayrıştırma yoluna gitmemiştir.

Mahkemece 1.000,00 TL sözü edilen üç alacak kalemi için toplam talep edilen miktar olduğu halde bu alacak kalemleri bakımından hüküm kurulurken dava dilekçesi ile ayrı ayrı 1.000,00’er TL talep edilmiş gibi hüküm kurulması hatalıdır.

Mahkemece yapılacak iş 1.000,00 TL’nin sözü edilen alacaklara eşit dağılımı yapılarak dava dilekçesinde her bir alacak kalemi bakımından bu miktarın talep edildiği kabul edilerek sonuca gitmektir.(EK-14 Y. 9. HD. 18.12.2018, 7254/23568 sayılı Kararı)

&&&

“… Mahkemece yapılacak iş, dava dilekçesinde fazla mesai, hafta tatili ve yıllık izin alacakları için talep edilen 100,00 TL’yi bu alacak kalemlerine eşit olarak dağıtarak sonraki tüm işlemleri buna göre yeniden değerlendirmekten ibarettir.(EK-15 Y. 9. HD. 01.10.2018, 2015/21397 E. - 2018/17052 K.)

&&&

“… Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde talep ettiği her bir kalem için ayrıştırma yapmaksızın toplam 5.000,00 TL. alacak talep etmiş, bilahare bedel artırım dilekçesi ile de toplam talep miktarını aynı usulde artırmıştır. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, talep edilen miktarı tüm alacak kalemleri için eşit oranda paylaştırıp dava dilekçesi ile istenen miktar bakımından dava, ıslah ile artırılan miktar bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesinden ibarettir.” (EK-16 Y. 9. HD. 08.05.2018, 2015/27326 E. - 2018/10295 K.)

SONUÇ           : Kişisel görüşümüze göre, hukuk yargılamasındaki dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerinin bir bütün olarak talep edilmesi durumunda, mahkemece alacak kalemlerinin HMK m. 119/1-ğ) hükmü uyarınca tek tek belirtilmesi çerçevesinde verilecek ihtaratlı kesin süre sonunda gerekli açıklamanın yapılmaması durumunda davanın açılmamış sayılması kararı verilmesinin HMK m. 119/1-ğ) hükmüne uygun olduğu gibi HMK m. 31 hükmünde düzenlenen “hâkimin davayı aydınlatma ödevi” ilkesine de uygun olduğunu (aksi bir uygulama durumunda ise HMK m. 25/1 hükmünde düzenlenen "Taraflarca getirilme ilkesi” ve HMK m. 26/1 hükmünde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kurumlarının göz ardı edilmiş olacağını) tekrar belirterek her türlü takdir hakkı sayın Yargıtay Birinci Başkanlığı’na ait olmak üzere TALEP KONUMUZA AİT YARGITAY HUKUK DAİRELERİ’NCE VERİLMİŞ OLAN İÇTİHATLAR ARASINDAKİ FARKLILIKLAR NEDENİ İLE İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNİ saygı ile dilerim. 07.11.2019

Talep Eden
Av. Fatih KARAMERCAN, LL.M.

 

 

EKİ         : Kimlik fotokopisi.

1-) Y. 22. HD. 25.06.2019, 2016/16526 E. - 2019/14067 K.

2-) Y. 22. HD. 08.01.2019, 2016/2731 E. - 2019/142 K.

3-) Y. 22. HD. 26.04.2016, 2015/16934 E. - 2016/12402 K.

4-) Y. 22. HD. 26.04.2016, 2015/5356 E. - 2016/12388 K.

5-) Y. 4. HD. 24.05.2018, 2016/16183 E. - 2018/4424 K.

6-) Y. 4. HD. 22.03.2018, 2016/15437 E. - 2018/2135 K.

7-) Y. 4. HD. 19.10.2017, 2016/13304 E. - 2017/6081 K.

8-) Y. 4. HD. 11.05.2017, 2016/8432 E. - 2017/2767 K.

9-) Y. 8. HD. 25.09.2018, 2016/9492 E. - 2018/16208 K.

10-) Y. 8. HD. 26.06.2018, 2016/5167 E. - 2018/14360 K.

11-) Y. 8. HD. 13.06.2018, 2016/3640 E. - 2018/14158 K.

12-) Y. 8. HD. 22.05.2018, 2016/2890 E. - 2018/12958 K.

13-) Y. 9. HD. 10.06.2019, 2016/3359 E. - 2019/12888 K.

14-) Y. 9. HD. 18.12.2018, 7254/23568 sayılı Kararı.

15-) Y. 9. HD. 01.10.2018, 2015/21397 E. - 2018/17052 K.

16-) Y. 9. HD. 08.05.2018, 2015/27326 E. - 2018/10295 K.

 

BAŞVURU SONUCU:

T.C.
YARGITAY
Birinci Başkanlığı

04.05.2021

Sayı    : E-60482426/3347/5356-1664
Konu  : Kurul Kararı

 

Sayın Avukat Fatih KARAMERCAN
Çınarlı Mah. İslam Kerimov Cad.
No:1 (Martı Tower) Kat:8 Daire:804

Konak/İZMİR
 

İlgi     : 07.11.2019 tarihli dilekçeniz.

Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 01.04.2021 tarih ve 108 sayılı karar sureti ilişikte gönderilmiştir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

                                                                                              Fevzi YILDIRIM
                                                                                              Yargıtay Üyesi
                                                                                              Genel Sekreter 

 

EK    : Karar Sureti

 

Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 01/04/2021 tarihli ve 108 sayılı
Kararı
Yargıtay Kanunu'nun 10. maddesi gereğince toplanan Kurulumuzca:

 

Hukuk yargılamasındaki dava dilekçesinde alacak kalemlerinin bir bütün olarak talep edilmesi halinde, mahkemece alacak kalemlerinin 6100 sayılı HMK'nun 119/1-ğ maddesi uyarınca tek tek belirtilmesi çerçevesinde verilecek ihtaratlı kesin süre sonunda gerekli açıklamanın yapılmaması üzerine davanın açılmamış sayılmasına mı karar verileceği yoksa, mahkemece alacak kalemlerinin HMK'nun 31. maddesi uyarınca tek tek belirtilmesi çerçevesinde süre verilmesi ve bu süre sonunda veya herhangi bir süre verilmeden davacının açıklama yapmaması durumunda alacak kalemlerinin eşit olarak talep edildiği sonucundan hareketle davanın esası hakkında mı hüküm kurulacağı konusunda: Avukat Fatih Karamercan imzalı; 07.11.2019 tarihli; 2019/37954 sayılı içtihatları birleştirme başvurusunda;

(Kapatılan) Yirmiikinci Hukuk Dairesi Başkanlığının: 25.06.2019 tarihli E:2016/16526, K:2019/14067; 08.01.2019 tarihli E:2016/2731, K:2019/142; 26.04.2016 tarihli E:2015/16934, K:2016/12402; 26.04.2016 tarihli E:2015/5356, K:2016/12388;

Dördüncü Hukuk Dairesi Başkanlığının: 24.05.2018 tarihli 2016/16183, K:2018/4424; 22.03.2018 tarihli E:2016/15437, K:2018/2135; 19/10/2017 tarihli E:2016/13304, K:2017/6081; 11.05.2017 tarihli E:2016/8432. K:2017/2767;

Sekizinci Hukuk Dairesi Başkanlığının: 25.09.2018 tarihli E:2016/9492, K:2018/16208; 26.06.2018 tarihli E:2016/5167, K:2018/14360; 13.06.2018 tarihli E:2016/3640, K:2018/14158; 22.05.2018 tarihli E:2016/2890, K:2018/12958;

Dokuzuncu Hukuk Dairesi Başkanlığının: 10.06.2019 tarihli E:2016/3359, K:2019/12888; 18.12.2018 tarihli E:2018/7254, K:2018/23568; 01.10.2018 tarihli E:2015/21397, K:2018/17052; 08.05.2018 tarihli E:2015/27326, K:2018/10295; sayılı kararları arasında içtihat aykırılığı bulunduğu ileri sürülmesi üzerine ilgili daire başkanlıklarının ve Hukuk Genel Kurulu Başkanlığınun görüşleri alındı.

İlgili Daire Başkanları ve Hukuk Genel Kurulu Başkanlığının görüşleri üzerine Yargıtay Üyesi tarafından hazırlanan rapor okundu.

Gereği görüşüldü:

Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 07/07/2020 tarih ve 173 sayılı kararı ile Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 02/09/2020 tarihinden geçerli olmak üzere kapatılmasına ve bu dairenin işlerinin Yargıtay 9. Hukuk Dairesine devrine karar verildiği, aykırılık bulunduğu ileri sürülen konuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin içtihat aykırılığı sonucunu doğuracak sürekli bir uygulamasının mevcut olmadığı anlaşıldığından içtihatları birleştirme yoluna gidilmesine gerek olmadığına;