KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/blog_yargitay.php internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

AİLE KONUTUNDA İLK SATIŞ İTİBARİYLE AÇIK RIZA ZORUNLU İSE DE SONRAKİ SATIŞLARDA İYİ NİYETLİ OLUP OLMAMAK ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR.

T.C.
Y A R G I T A Y
2. Hukuk Dairesi

ESAS NO:           KARAR NO:
2022/4908            2022/9318   

TÜRK MİLLETİ ADINA

Y A R G I T A Y   İ L A M I

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu iddiası ile Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi uyarınca tapu iptal ve tescili ile taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulması talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu taşınmazın, davacının eşi Murtaza S. tarafından 19.11.2013 tarihinde davalılardan Devrim Ç.’e devredildiği, davalı Devrim Ç.’in de 16.06.2015 tarihinde taşınmazı davalı şirkete devrettiği anlaşılmaktadır. Aile konutu olan taşınmazın, tapu maliki olan eş tarafından üçüncü kişiye devri, davacının açık rızasını gerektirmektedir (TMK m.194/1). Bu rıza alınmamıştır. İlk satış itibariyle açık rıza zorunlu ise de, sonraki satışlarda tapuya güven ilkesi gereği iyi niyetli olup olmadığı önem arz etmektedir. Toplanan delillerden, özellikle mahkemece yapılan keşifte dinlenen tanıkların beyanları dikkate alındığında davalıların birbirlerini tanıdıkları, taşınmazın aile konutu olduğunu bildikleri, taşınmazın aile konutu olarak kullanılmaya devam etmesi de dikkate alındığında, el ve iş birliği içinde kötü niyetli olarak hareket ettikleri anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu tanık ve taraf beyanları ve mahkemece yapılan keşifle anlaşıldığına göre tapusunun iptali ile davalı eş adına tescilini ve bu bölüm üzerine aile konutu şerhi konulmasına karar verilecek yerde yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15.11.2022 (Salı)

Başkan                        Üye                      Üye                    Üye                      Üye
Ömer Uğur Gençcan   Sedat Demirtaş    Seydi Kahveci    M. Kasım Çetin    Erdem Şimşek

 

AYNI YÖNDE KARAR:

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2023/5130
Karar No      : 2024/2724

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       : 
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
TARİHİ                                 : 20.03.2023
SAYISI                                 :  2023/9 E., 2023/331 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı ve davalılar Arif ve Niyazi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar Arif ve Niyazi aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrasına uygun karar verilmediği gerekçesiyle usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; yeniden esas hakkında hüküm tesis edilerek karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Arif ve Niyazi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiliyle davalının 29.05.1992 tarihinde evlendiklerini, 1995 yılının Şubat ayında Güneşli Atabek 4 Sitesinde bir daire aldıklarını, bunun da Esenler'deki dairenin satışıyla ve davacı müvekkilinin abisiyle ortak arabanın satış bedeli ile gerçekleştiğini, çok az miktarda Akbank Ortaköy Şubesinden çekilen ihtiyaç kredisiyle ödendiğini, bu dairenin müvekkilinin parasıyla alındığını, çekilen ihtiyaç kredisiyle ödendiğini, 2009 yılında alınan ve katılım payı istedikleri ev için önceki Güneşli'deki evlerini 150.000,00 TL'ye sattıklarını ve üzerine 110.000,00 TL İş Bankası Firuzköy Şubesinden kredi çekilerek alındığını, davacının dava konusu taşınmazda halen ikamet ettiğini, davalı eşin evden ayrıldığını, eşler arasında boşanma ve katılma alacağı davaları olduğu uyuşmazlığın fiilen aile konutu olarak kullanılan taşınmaza ilişkin olduğunu, davalarının kabulü ile halen davalı Arif Ş. adına kayıtlı olan tapunun iptaline ve tapunun tekrar davalı Erol Ü. adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Arif Ş. ve Erol Ü. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı davalı Erol'dan satın alan davalı Arif Ş.'in iş bu taşınmazı dava tarihinden önceki bir tarihte dava dışı 3. bir kişiye satmak suretiyle elden çıkardığını, tazminat talebi içermediğinden davalı Arif yönünden aktif husumeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve dava dilekçesinde bu yönde sarahat olmamasına karşın davacının davasını tasarrufun iptali hukuki olgusuna dayandırdığını, bu husus gözetildiğinde yasadaki geriye dönük iki yıllık sürenin geçmiş olduğunun görüldüğünü, bu nedenle davanın zaman aşımı süre yönünden reddinin gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı Niyazi K. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Fatih İlçesi Laleli semtinde tekstil üzerine serbest ticaretle uğraştığını, diğer davalı Arif Ş.'i bu nedenle uzun yıllardır tanıdığını, davalı Arif Ş.'in işlerinin bozulduğunu söyleyerek kendisine ait taşınmazlarını satışa çıkardığını, diğer iş adamı arkadaşlarına söylediğini, dava konusu taşınmazı tapuda ipotek dışında bir kayıt olmaması nedeniyle 05.01.2017 tarihinde davalı Arif Ş.'ten satın aldığını, davalı Arif Ş.'in Silivri'de, Kadıköy'de ve benzeri yerlerde olan taşınmazlarını dava dışı iş adamı arkadaşlarının satın aldıklarını, müvekkilinin davalı Arif Ş.'ten yer satın aldığında tapu kayıtlarına bakarak yeri satın aldığını, yeri satın alıp davacı görünen Hidayet Ü.'a ihtarname keşide ettikten sonra dava konusu taşınmaz hakkında niza olduğunu öğrendiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının davalı eşinin Arif Ş.'e olan borcu nedeniyle taşınmazın ipotekli olarak diğer davalı Arif Ş.'e satıldığını bildiğini beyan ederek davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. Dava, Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosya Büyükçekmece 3. Aile Mahkemesine gönderilmiş, Büyükçekmece 3. Aile Mahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi davanın aile konutu olduğu ve üçüncü kişiye muvazaalı şekilde satıldığı iddia edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tescili istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle Büyükçekmece 3. Aile Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın birden fazla el değiştirdiği ve son olarak davalı Niyazi'ye devrinin yapıldığını, davacının davalı Erol'dan boşandığını, aile konutu olan taşınmazdan tahliye edildiğini, davacının dava konusu taşınmazdan kaynaklı katılma alacağı talebinin satış bedeli üzerinden de istenebileceğini, 3. kişi konumundaki davalı Niyazi'nin iyiniyeti ve tapu siciline güven ilkesi hususlarının göz önünde bulundurulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar Arif ve Erol vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; reddedilen davası yönlerinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; kararın vekâlet ücreti yönünden kaldırılmasını, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2021 tarih, 2020/1491 Esas, 2021/2051 sayılı kararı ile; davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu ve malik olmayan davacı eşin diğer eşin taşınmazı devrine ilişkin işlemde rızasının bulunmadığı, davacının dava tarihi itibariyle dava açmada haklı olduğu kanaatine varıldığından, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar Erol Ü. ve Arif Ş.'ten alınarak davacıya verilmesine, davalılar Arif Ş. ve Erol Ü.'ın istinaf taleplerinin davacının istinafının kabulü nedeniyle sonuç olarak konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili gerekçe ve davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair tesis edilen karar yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 19.10.2022 tarih 2022/2555 Esas, 2022/8377 Karar sayılı kararı ile; "... Hükmün sonuç kısmında her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı ve taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir (HMK m. 297/2). Davacı; dava dilekçesinde aynı zamanda muvazaa hukuki sebebine (TBK m.19) dayanmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak olan iş tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının muvazaa hukuki sebebine dayalı istemi yönünden de inceleme yaparak bir karar vermekten ibarettir. Bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir... " gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "taşınmazın aile konutu olduğu sebebine dayalı tapu kaydının iptali ve tescili davası yönünden; aile konutunun, hak sahibi eş tarafından devri ve konut üzerindeki hakların sınırlandırılması, diğer eşin açık rızasına bağlıdır (TMK m. 194). Bu rıza alınmadan konutla ilgili yapılan tasarruf işlemi geçersizdir. Bu geçersizliği, rızası gereken eş konutun bu vasfını devam ettirmesi koşuluyla evlilik birliği süresince ileri sürülebilir. Evlilik, boşanma yahut da iptal kararıyla sona ermiş ise, Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesinin "Aile konutuna" sağladığı koruma da sona erer, diğer eşin rızası alınmadan yapılan tasarruf işlemi yapıldığı andan itibaren geçerlilik kazanır. Toplanan delillerden davacı tarafından 15.12.2016 tarihinde dava açılmış, taşınmaz davaya dahil edilen Niyazi K.'e 05.01.2017 tarihinde satış yolu ile devredilmiştir. Davacı ve davalı eş Erol Ü.'ın dava tarihinden sonra 31.05.2018 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları anlaşılmaktadır. Evlilik boşanma ile sona erdiğine göre dava konusu taşınmaz aile konutu olma niteliğini kaybetmiş, taşınmazın aile konutu olduğu sebebine dayalı tapu kaydının iptali ve tescili davası konusuz kalmıştır. Davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu ve malik olmayan davacı eşin diğer eşin taşınmazı devrine ilişkin işlemde rızasının bulunmadığı, davacının dava tarihi itibariyle dava açmada haklı olduğu" gerekçesi ile, taşınmazın muvazaa sebebine dayalı tapu kaydının iptali ve tescili davası yönünden ise; "davacı tarafın, davaya konu konutta dava açıldığı tarihten sonrada oturduğunu, 08.02.2012 tarihinde ve 05.01.2017 tarihinde yapılan satışlarda gösterilen satış bedelleri, Niyazi K.'in konutu görmeden satın alması, makbuz ve kira sözleşmesidir başlıklı, Arif Ş. imzalı Erol Ü. imzasını taşımayan belge ve kapsamı, Niyazi K.'in cevap dilekçesinde taşınmazı tapu kaydına bakarak satın aldığını, taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğunu halen 295.000,00 TL borcu olduğunu, taşınmazı ipotek borcunun Arif Ş. tarafından ödenmek şartıyla satın aldığını, Arif Ş.'in işlerinin bozulduğunu, başka taşınmazlarının da dava dışı iş adamlarınca satın alındığını belirtmesi, davacının eldeki davayı ve Bakırköy 5. Aile mahkemesinin 2016/936 Esas sayılı mal rejiminin tasfiyesi davasını aynı tarihte açtıktan sonra satışın yapılmış olması ve malik olmayan davacı eşin diğer eşin taşınmazın ilk devrine ilişkin işlemde rızasının bulunmadığı" gerekçesi ile davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, taşınmazın aile konutu olduğu sebebine dayalı tapu kaydının iptali ve tescili davasının konusuz kalması nedeniyle bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, taşınmazın muvazaa sebebine dayalı tapu kaydının iptali ve tescili davasının kabulüne, dava konusu olan İstanbul ili, Büyükçekmece İlçesi, Mimarsinan Köyü, 5.4 ada, 1 parsel, A1 Blok, 1.kat, 6 nolu bağımsız bölümün muvazaalı satış işlemi nedeniyle dahili davalı Niyazi K. adına olan tapu kaydının iptali ile davalı Erol Ü. adına tesciline, davacı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Arif ve Niyazi vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı Arif Ş. vekili temyiz dilekçesinde; somut olayda muvazaanın unsurlarının mevcut olmadığı, muvazaanın gündeme gelmesi için görünürde bir hukuki işlemin bulunması, taraflar arasındaki gizli anlaşmanın bulunması ve üçüncü kişileri aldatma kastının bulunması gerektiği, somut olayda aldatma kastının mevcut olmadığı, yine aynı şekilde taraflar arasındaki gizli anlaşmanın varlığının hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konması gerektiği, somut olayda bu unsurun da gerçekleşmediği, taraflar arasında yapılmış olan satışın geçerli bir satış olduğunu ileri sürerek kararın muvazaa nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası yönünden bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Niyazi K. vekili temyiz dilekçesinde; yetersiz inceleme ve araştırma ile karar verildiği, kararda vakıaların tarihlerinin irdelenmediği, taşınmaz'ın değerinin tespitine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmadığı ve taşınmaz'ın ipotek yükümlülüğüne ilişkin davalı Niyazi K. tarafından bankaya yapılan ödemeler ve ödemelere ilişkin dekontların değerlendirilmediği, davalı Niyazi K.'in dava konusu taşınmazı bakmadan almasının ticari teamül olup olmadığının incelenmesi gerektiği, iddialarının incelenmediği ileri sürerek muvazaa nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, açılan tapu iptali ve tescili davasında muvazaa iddiasının ispatlanıp ispatlanmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 194 üncü maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

1. Davacı taraf aile konutu niteliğindeki taşınmazın, davalı eş Erol tarafından kendisinin rızası alınmadan diğer davalı Arif'e devir edildiğini, iş bu dava tarihinden birkaç gün sonra da davalı Arif tarafından ise taşınmazın diğer davalı Niyazi'ye devir edildiğini, devir işlemlerinin anlaşmalı ve kötüniyetli olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile taşınmazın davalı eş Erol adına kayıt ve tescilini talep etmiş, Mahkemece davalı Niyazi'nin iyi niyetli olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş, davacı kadın tarafından istinaf itirazında bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazın aile konutu olduğu sebebine dayalı tapu kaydının iptali ve tescili davası yönünden tarafların boşandıkları gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, dava açmak da haklı olan davacı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verilmiş, davacı kadın tarafından temyiz itirazında bulunulması üzerine Dairemizin 19.10.2022 tarih 2022/2555 Esas, 2022/8377 Karar ilamı ile davacının muvazaa hukuki sebebine dayalı istemi yönünden inceleme yapılmadan eksik inceleme hüküm kurulduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, bozma ilamımıza uyan Bölge Adliye Mahkemesi son kararı ile taşınmazın aile konutu olduğu sebebine dayalı tapu kaydının iptali ve tescili davasının tarafların boşanmaları nedeniyle konusuz kaldığı gerekçesi ile bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, taşınmazın muvazaa sebebine dayalı tapu kaydının iptali ve tescili davasının kabulüne, dava konusu bağımsız bölümün muvazaalı satış işlemi nedeniyle dahili davalı Niyazi K. adına olan tapu kaydının iptali ile davalı Erol Ü. adına tesciline, davacı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verilmiş, karar davalılar Arif ve Niyazi vekillerince muvazaa sebebine dayalı tapu kaydının iptali ve tescili davası yönünden temyiz edilmiştir.

2. Dosyanın yapılan incelemesinde; davalı eş Erol tarafından aile konutu niteliğindeki taşınmazın 08.02.2012 tarihinde diğer davalı Arif'e davacı kadının açık izni alınmadan devredildiği, davalı Arif tarafından ise davalı Niyazi'ye 05.01.2017 tarihinde devir yapıldığı görülmektedir. İlk satış itibariyle açık rıza zorunlu ise de, ikinci satın alan kişinin tapuya güven ilkesi gereği iyi niyetli olduğu karine olup, ikinci satın alan Niyazi'nin kötüniyetli olduğu ve diğer davalılarla aile konutunu elden çıkarmak maksadıyla el ve işbirliği içinde olduğunun ispatlanması gerekir. Davacı kadın tarafından davalı Niyazi'nin kötüniyetli olduğu ve diğer davalılar ile el ve iş birliği içinde olduğu ispatlanamamıştır. Niyazi'nin tescilin yolsuz olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiğine ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Davalı Niyazi iyiniyetli 3. kişi konumundadır. Dava konusu taşınmazın dahili davalı Niyazi tarafından diğer davalı Arif'ten satın alması işlemlerinde muvazaa olduğuna dair her türlü şüpheden uzak yeterli ve inandırıcı delil elde edilememiştir. Öyleyse taşınmazın muvazaa sebebine dayalı tapu kaydının iptali ve tescili davasının reddi gerekirken, kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                           Üye                 Üye                 Üye                Üye
Mehmet Kasım Çetin     Çetin Durak     Sevil Kartal     Harun Can     Hatıran Alper