KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

DİĞER İŞÇİLİK ALACAKLARI ŞEKLİNDEKİ İFADEDEN YILLIK İZİN VE FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ TALEPLERİNE İLİŞKİN OLARAK USÛLÜNE UYGUN BİR ARABULUCULUK FAALİYETİ GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİNDEN SÖZ EDİLEMEZ.

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2025/445
Karar No      : 2025/3572

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       : 
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
TARİHİ                                 : 14.11.2024
SAYISI                                 : 2023/4042 E., 2024/3334 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.07.2005-15.06.2023 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini, işe iade davası açtıklarını, davacının ödenmeyen yıllık izin alacağının bulunduğunu, yaptığı fazla çalışmaların karşılığının ödenmediğini ileri sürerek yıllık izin ve fazla çalışma ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının ödenmeyen hiçbir işçilik alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesi ekinde sunulan arabuluculuk tutanağının incelenmesinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun "işçi işveren ilişkisinden kaynaklı işe iade istemli ve diğer işçilik alacakları" şeklinde ifade edildiği, dava konusu fazla çalışma ve yıllık izin ücretlerinin arabuluculuk son tutanağında açıkça belirtilmediği, bu nedenle talep edilen yıllık izin ve fazla çalışma ücretlerinin sunulan tutanak kapsamında uyuşmazlık konusu olup olmadığının anlaşılamadığı, usulüne uygun şekilde düzenlenmiş bir arabuluculuk tutanağı bulunmadığı gerekçesiyle 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115/2 hükmü uyarınca yıllık izin ve fazla çalışma ücreti taleplerine ilişkin davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta, 18.07.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında davaya konu yıllık izin ve fazla çalışma alacaklarından açıkça söz edilmediği, diğer işçilik alacakları gibi genel bir ifadeye yer verildiği, buna göre anlaşma sağlandığı veya sağlanamadığı açıkça belirtilmeyen, yıllık izin ve fazla çalışma alacakları bakımından arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğini kabule olanak bulunmadığı, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartlarından da olmadığı, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Arabuluculuğa başvuru dilekçesinde yıllık izin ve fazla çalışma ücretleri açıkça yer almasına ve arabuluculuk görüşmelerinde müzakere edilmesine rağmen, salt arabuluculuk tutanağının "işçi işveren ilişkisinden kaynaklı işe iade istemli ve diğer işçilik alacakları" şeklinde düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddedilmesinin usulün esasın önüne geçerek gerek usul ekonomisi ilkesini gerekse hak arama hürriyetini zedeleyeceğini,

2. İşçi lehine yorum ilkesi dikkate alınarak işçinin hak arama hürriyetine engel olmaksızın, şekli kurallara esası zedeleyecek şekilde itibar gösterilmemesi gerektiğini, özellikle zamanaşımı gibi hususlar dikkate alındığında, davanın usulden reddi nedeniyle işçinin bir kısım alacaklarının yargılama süresince zamanaşımına uğramaya devam edeceğini,

3. İlgili kanun ve yönetmeliklerde açıkça anlaşmanın sağlanamadığı kalemlerin tek tek belirtilmesi gerektiği yönünde bir hüküm bulunmadığını, yalnızca anlaşma sağlanması durumunda alacak kalemlerinin tek tek belirtilmesi gerektiğinin belirtildiğini,

4. Arabuluculuk tutanağının "işçi-işveren ilişkisinden kaynaklı" şeklinde genel bir ifadeye bağlı tutulması durumunda başvuru formuna itibar edilerek sonuca gidilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti talepleri yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Beyan ve belgelerin kullanılması" kenar başlıklı 5. maddesi ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/21 hükmü göz önünde bulundurulduğunda; arabuluculuk faaliyeti kapsamında düzenlenen belgelerden sadece son tutanağın kullanılmasına izin verilmiştir. Buna göre arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu, yalnızca son tutanak esas alınarak belirlenebileceğinden, başvuru formunda yer alan alacak kalemlerinin müzakere edilip edilmediği ancak son tutanak ile anlaşılabilir. Müzakere edilmemiş bir alacak için dava şartının gerçekleştiğinden söz edilemez.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                        Üye                            Üye                           Üye                                Üye
Doç. Dr. Seracettin       Muharrem Akkaya     Nevzat Karababa      Ömer Faruk Herdem     Şehnaz Kırmaz      
Göktaş