
EKSİK VE KUSURLU İŞLER BEDELİNİN HÜKME EN YAKIN TARİHTEKİ PİYASA RAYİÇLERİ ESAS ALINARAK TESPİT ETTİRİLMESİ GEREKİR.
T.C.
YARGITAY
6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1150
KARAR NO : 2024/2797
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15.11.2022
NUMARASI : 2022/318 E., 2022/373 K.
- K A R A R -
Yerel mahkemece arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı nama ifaya ve satışa izin talepli asıl ve birleşen davalarda, davacı arsa sahiplerinin nama ifaya izin taleplerinin yapı denetim ücreti ile sigorta prim borcu dışındaki masraflar yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, tüm giderlerin 2 no'lu bağımsız bölümün satışı suretiyle karşılanmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararına karşı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) Yüksek 23. Hukuk Dairesi'nin 28.03.2017 tarihli, 2016/6308 Esas ve 2017/967 Karar sayılı ilamı ile, sözleşme uyarınca yapı denetim ücreti ile SGK prim borcundan da yüklenicinin sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek, karar bozulmuş, Yerel Mahkemenin önceki kararında direnmesi üzerine dosya incelenmek üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.02.2022 tarihli, 2019/(23)6-303 Esas, 2022/180 Karar sayılı ilamıyla, yapı denetim hizmet bedelinden kanunen arsa sahiplerinin sorumlu olduğu, bu bedel dışındaki kalemlerin ifası için 3 no.lu bağımsız bölümün satışına izin verilmesinin yeterli olacağı belirtilerek, direnme kararının değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyulduktan sonra Yerel Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile toplam 69.029,86 TL eksik ve ayıplı işler bedelinin temini için 3 no'lu bağımsız bölümün 75.000,00 TL'den az olmamak üzere satışı için asıl ve birleşen davada davacılara izin ve yetki verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davalı yüklenici vekili temyiz etmiştir.
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı nama ifaya ve satışa izin istemine ilişkindir.
Sözleşmeden kaynaklanan edimlerini süresi içerisinde ifa etmeyerek temerrüde düşen yüklenicinin işi tamamlama olasılığı zayıf ise, iş sahibi, aynen ifayı değil; nama ifa yolunu seçebilir. Eksik kalan işin yüklenicinin nam ve hesabına, iş sahibinin bizzat veya başka yükleniciye tamamlattırılmasına “nama ifa” denir. İş sahibi nama ifa yolunu seçtiğinde, ifada ısrar ettiği anlamı çıkar. Nama ifada yüklenicinin inşaatı tamamlama ediminin bir kısmı, belirlenecek miktarda paraya dönüşmekte, iş sahibi açısından ise, ifa beklentisi aynı kalmaktadır. TBK’nın 113. maddesinde, yapma borcu borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir; her türlü giderim hakkı saklıdır denilmek suretiyle nama ifa ve ifaya izin verilmesi düzenlemiştir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yükleniciye verilmesi gerekip de hâlen arsa sahibi adına kayıtlı bağımsız bölümler varsa nama ifaya izin davası ile birlikte eksik ve kusurların giderilmesi için gerekli masraflara harcanmak üzere yükleniciye ait olan bağımsız bölümlerin satışına izin verilmesi de talep edilmektedir. Bu durumda mahkemece satışına izin talep edilen yükleniciye ait bağımsız bölümlerin değeri ile eksik- kusurlu işler bedelinin hükme en yakın tarihteki piyasa rayiçleri esas alınarak tespit ettirilmesi, yapı kullanma ruhsatı masraflarının da yine hükme en yakın tarih itibariyle belirlenmesi ve bu giderlerin satış bedelinden karşılanmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamaların aksine, gerek satışına izin verilen 3 no.lu bağımsız bölüm değeri gerekse de eksik ve kusurlu işler bedeli ile yapı kullanma ruhsatı masraflarının hesabında, bozma öncesi tanzim edilen ve yaklaşık 10 yıl öncesine ait güncel değerleri yansıtmayan bilirkişi raporunda tespit edilen miktarların esas alınması doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün asıl ve birleşen davalarda davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 19.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Mahmut Coşkun Belkıs Karakaş Mehmet Aksu Mehmet Özdemir Doğan Ağırman
EKSİK VE KUSURLU İŞLER BEDELİNİN HÜKME EN YAKIN TARİHTEKİ PİYASA RAYİÇLERİ ESAS ALINARAK TESPİT ETTİRİLMESİ GEREKİR.
T.C.
YARGITAY
6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1150
KARAR NO : 2024/2797
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15.11.2022
NUMARASI : 2022/318 E., 2022/373 K.
- K A R A R -
Yerel mahkemece arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı nama ifaya ve satışa izin talepli asıl ve birleşen davalarda, davacı arsa sahiplerinin nama ifaya izin taleplerinin yapı denetim ücreti ile sigorta prim borcu dışındaki masraflar yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, tüm giderlerin 2 no'lu bağımsız bölümün satışı suretiyle karşılanmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararına karşı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) Yüksek 23. Hukuk Dairesi'nin 28.03.2017 tarihli, 2016/6308 Esas ve 2017/967 Karar sayılı ilamı ile, sözleşme uyarınca yapı denetim ücreti ile SGK prim borcundan da yüklenicinin sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek, karar bozulmuş, Yerel Mahkemenin önceki kararında direnmesi üzerine dosya incelenmek üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.02.2022 tarihli, 2019/(23)6-303 Esas, 2022/180 Karar sayılı ilamıyla, yapı denetim hizmet bedelinden kanunen arsa sahiplerinin sorumlu olduğu, bu bedel dışındaki kalemlerin ifası için 3 no.lu bağımsız bölümün satışına izin verilmesinin yeterli olacağı belirtilerek, direnme kararının değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyulduktan sonra Yerel Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile toplam 69.029,86 TL eksik ve ayıplı işler bedelinin temini için 3 no'lu bağımsız bölümün 75.000,00 TL'den az olmamak üzere satışı için asıl ve birleşen davada davacılara izin ve yetki verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davalı yüklenici vekili temyiz etmiştir.
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı nama ifaya ve satışa izin istemine ilişkindir.
Sözleşmeden kaynaklanan edimlerini süresi içerisinde ifa etmeyerek temerrüde düşen yüklenicinin işi tamamlama olasılığı zayıf ise, iş sahibi, aynen ifayı değil; nama ifa yolunu seçebilir. Eksik kalan işin yüklenicinin nam ve hesabına, iş sahibinin bizzat veya başka yükleniciye tamamlattırılmasına “nama ifa” denir. İş sahibi nama ifa yolunu seçtiğinde, ifada ısrar ettiği anlamı çıkar. Nama ifada yüklenicinin inşaatı tamamlama ediminin bir kısmı, belirlenecek miktarda paraya dönüşmekte, iş sahibi açısından ise, ifa beklentisi aynı kalmaktadır. TBK’nın 113. maddesinde, yapma borcu borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir; her türlü giderim hakkı saklıdır denilmek suretiyle nama ifa ve ifaya izin verilmesi düzenlemiştir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yükleniciye verilmesi gerekip de hâlen arsa sahibi adına kayıtlı bağımsız bölümler varsa nama ifaya izin davası ile birlikte eksik ve kusurların giderilmesi için gerekli masraflara harcanmak üzere yükleniciye ait olan bağımsız bölümlerin satışına izin verilmesi de talep edilmektedir. Bu durumda mahkemece satışına izin talep edilen yükleniciye ait bağımsız bölümlerin değeri ile eksik- kusurlu işler bedelinin hükme en yakın tarihteki piyasa rayiçleri esas alınarak tespit ettirilmesi, yapı kullanma ruhsatı masraflarının da yine hükme en yakın tarih itibariyle belirlenmesi ve bu giderlerin satış bedelinden karşılanmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamaların aksine, gerek satışına izin verilen 3 no.lu bağımsız bölüm değeri gerekse de eksik ve kusurlu işler bedeli ile yapı kullanma ruhsatı masraflarının hesabında, bozma öncesi tanzim edilen ve yaklaşık 10 yıl öncesine ait güncel değerleri yansıtmayan bilirkişi raporunda tespit edilen miktarların esas alınması doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün asıl ve birleşen davalarda davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 19.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Mahmut Coşkun Belkıs Karakaş Mehmet Aksu Mehmet Özdemir Doğan Ağırman