KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

KÖPEK SAHİBİ TAKSİRLE YARALAMA SUÇUNDAN BERAAT ETSE DE, YASAKLI KÖPEK IRKLARINDAN OLAN PİTBULL CİNSİ KÖPEĞİ BAHÇEDE SERBESTÇE DOLAŞMASINA İZİN VERMESİNDEN DOLAYI TAZMİNAT SORUMLUSUDUR.

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2024/2202
Karar No      : 2025/3046

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       : 
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
TARİHİ                                 : 27.02.2024
SAYISI                                 : 2024/169 E., 2024/477 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; davacılardan Tuğba’nın arkadaşları ile parkta oynarken davalının sahibi bulunduğu, yetiştirilmesi tehlike arz eden ve sahiplendirilmesi yasak olan pitbull terrier cinsi köpekleri tarafından saldırıya uğrayarak ağır derecede yaralandığını, tedavisinin halen devam ettiğini, vücudunun birçok yerinde ve yüzünde derin yaralar oluştuğunu ileri sürerek; davacılardan Tuğba için 6.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi, Metin için 50,00 TL tedavi amaçlı ulaşım gideri ve 50.000,00 TL manevi, Latife için 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Havza Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/136 E. sayılı dosyasında, davalı lehine verilen beraat kararında maddi olgunun araştırıldığını, davalının isnat edilen eylemi işlemediğinin ve eylemde kusurunun bulunmadığının kesin olarak Mahkeme kararında tespit edildiği, söz konusu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, beraat kararının Mahkemeyi bağlayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; Havza Asliye Ceza Mahkemesinin istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen 2021/1.6 E., 2021/5.3 K. sayılı dosyasında; davalı sanığın ''dikkat köpek var'' uyarısını içeren levhayı asmış olduğu, bahçe kapısının yüksek boyutlu ve kilit sistemli olduğu, duvarla çevrili olan bahçede her köpek için ayrı barınak bulunduğu, sanığın tüm önlemleri aldığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, hayvan bulunduran davalının zararın doğmasını engellemek için gereken özeni gösterdiği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili; ceza mahkemesince yapılan kusur değerlendirmesine bağlı kalınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, köpekler nedeniyle bütün tedbirleri aldığını beyan eden davalının tehlike arz eden ve sahiplenmesi yasak olan bir köpeği beslemiş olması sebebiyle neticeden sorumlu tutulması gerektiğini, herkesin girebileceği bir alanda tehlikeli cins olan köpeği salınmış halde bırakmasının kusurlu olduğunu gösterdiğini, davalının kapıyı kilitlemeyerek özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hayvan bulunduranın sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 67. maddesinde öngörülen hayvan bulunduranın sorumluluğu, özel bir sorumluluktur. Anılan madde hükmüne göre; bir hayvanın bakımını ve yönetimini, dikkat, özen ve gözetim görevini üzerine alan ve ondan sürekli şekilde faydalanan kişi, hayvanı bulunduran sıfatıyla bu hayvanın sebebiyet vermiş olduğu zararları ödeme yükümlülüğü altındadır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere, bir hayvanın bakımını ve yönetimini üstlenen kişi, sahibi olduğu hayvanın başkasına zarar vermesini önleyecek tedbirleri almak, hayvan üzerinde somut durumun gerekli kıldığı her türlü gerekli özeni ve dikkati göstermek zorunda tutulmuştur.

Gösterilecek özen hayvanın cinsine ve tabiatına, kullanılma tarzına göre değişir. Ehli hayvanlarla vahşi hayvanlara gösterilecek özen aynı değildir. Hayvanın muhafazası ve ona nezaret için gerekli tedbirler alınmalı, yardımcı şahıslara lüzumlu talimat verilmeli, tasma, zincir ve kafes gibi vasıtalar kullanılmalı, üçüncü şahıslar hayvanın arz ettiği tehlikeden haberdar edilmelidir (Dr. Haluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, 1961, s.155).

Hayvan bulunduran, hayvan üzerinde somut durumun gerekli kıldığı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmelidir. Şu halde mutad özenin gösterilmiş olduğunun ispatı sorumluluktan kurtulmak için yeterli değildir. Özen ve gözetimin derecesi; somut olaydaki durum ve şartlara, hayvanın huyu, cinsi, yaşı, tehlikeliliği ve tepkisi gözönünde tutularak değerlendirilmelidir. Özen veya gözetim ödevi subjektif olmayıp objektif niteliktedir (Prof. Dr. Fikret Eren, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununa Göre Hazırlanmış Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, 14. Baskı, 2012, s.635).

6098 sayılı Kanunun 67. maddesi gereğince; hayvan bulunduranın sorumluğu niteliği itibariyle kurtuluş kanıtı getirilebilen bir kusursuz sorumluluktur. Bu nedenle, hayvan bulunduranın sorumlu tutulabilmesi için kusuru aranmaz, ancak sorumluluktan kurtulabilmesi; hayvanı, hal ve şartlara göre, gerekli bulunan özenle gözetmiş olduğunu ya da bu özen gösterilmiş olsaydı bile, zararın önlenemeyeceğini ispat etmesine bağlıdır. Bu durumun ispat edilememesi halinde oluşan zararı tazmin etmek zorundadır. Bu zarar, maddi bir zarar olabileceği gibi manevi bir zararda olabilir.

Ancak, hayvan bulunduranın aynı zamanda kusuru varsa, bu kusur munzam (ek) kusur olarak gözönünde tutulur. Munzam kusur halinde, kusursuz sorumlu kişi illiyet bağını kesen sebeplere dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı gibi tazminat miktarının takdirinde bu kusur gözönünde tutulacaktır.

6098 sayılı Kanunun 74. maddesinde düzenlenen “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmü uyarınca, hukuk hâkiminin ceza hukuku kuralları ile bağlı olmadığı, ceza mahkemesi kararları karşısında hukuk hâkiminin bağımsızlığı düzenlenmiş bulunmaktadır. Hukuk hâkimi, ceza kararlarını ve orada yer alan değerlendirmeleri serbestçe gözönünde tutarak ondan yararlanabilir. Hukuk hâkiminin bağımsızlık ilkesi, ceza hukukuyla medeni hukukun amaçlarının, haksız fiile suçun unsurlarının kabul ve oluşumunun, her iki hukuk dalında yargılama usulü ile delillerin takdirinin farklı olmasına dayanmaktadır. Haksız fiil unsurlarının her iki hukuk dalında ifade ettikleri anlam birbirinden farklıdır. Hukuk hâkimi, ceza kararları karşısında kusurun varlığı ve derecesi, zarar miktarının tayini yönünden bağımsızdır.

Somut olayda; davalının evinin bahçesinde serbest bıraktığı köpeklerin, arkadaşlarıyla bahçeye giren davacı Tuğba'ya saldırdığı ve yaralanmasına sebebiyet verdiği dosya kapsamıyla sabittir. Davalı hakkında, taksirle yaralama suçundan ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davalı hakkında verilen beraat kararında maddi olgunun araştırıldığı ve davalının isnat edilen eylemi işlemediğinin ve eylemde kusuru bulunmadığının tespit edildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; kusurun değerlendirilmesi yani davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararı ile hukuk hâkimi bağlı değildir. Davalı, yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereğince kusursuz sorumlu olup, mutad özeni göstermiş olması sorumluluktan kurtulması için yeterli değildir. Davalının, bakımını üstlendiği hayvanların cinsi ve başkalarına verecekleri tehlike gözetildiğinde, zincir ve tasma gibi gerekli önlemleri almadan çevre güvenliği bakımından tehlike oluşturduğu için yasaklı köpek ırklarından olan pitbull cinsi köpeği bahçede serbestçe dolaşmalarına izin vermesi, özen ve gözetim yükümlüğünün ihlali niteliğindedir. Olay tarihinde 11 yaşında olan davacı Tuğba'nın, duvarla çevrili bulunan bahçeye arkadaşlarıyla kilitli olmayan kapıyı açarak arkadaşlarıyla girmiş olması, davalının sorumluluğunun niteliği itibariyle başlı başına illiyet bağını kesecek boyutta bir hareket olarak kabul edilemez.

Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; olayın gelişim biçimi ve hayvan bulunduranın sorumluluğunu düzenleyen ilkeler birlikte değerlendirilerek, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun kabul edilmesi ve davaya konu tazminat kalemleri hakkında inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan               Üye                     Üye                     Üye                           Üye 
Battal Yılmaz       Halil Özdemir      Hikmet Kanık      Muzaffer Gürkanlı     Ferhan Temel