KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

MAL REJİMİNİN TASFİYESİ DAVASINA KONU TAŞINMAZ HAKKINDA AÇILAN TAPU İPTALİ VE TESCİLİ DAVASI, MAL REJİMİNİN TASFİYESİ DAVASI AÇISINDAN BEKLETİCİ SORUN YAPILMALIDIR.

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2024/9632
Karar No      : 2025/7125

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       : 
Antalya 1. Aile Mahkemesi 
SAYISI                                 : 2023/15 E., 2024/7 K.

Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı Alison Celia W. vekili Av. F.C. geldi. Başka gelen olmadı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.09.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Somut olayda; Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, tasfiye konusu taşınmaz hakkında taraflar arasında devam eden tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde alacak davası bulunduğu anlaşılmakla, bu davanın sonunda tasfiye konusu malın malik durumu değişebileceğinden temyize konu mal rejiminin tasfiyesi davasının sonucu da bu davanın sonucundan etkilenecektir.

O halde, Mahkemece, taraflar arasında devam eden Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/1.9 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davasının sonucunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 165/1. maddesi uyarınca bekletici mesele yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                  Üye                 Üye                      Üye                     Üye
M. Kasım Çetin      Sevil Kartal      Erdem Şimşek     Hatıran Alper      Necmi Apaydın

İÇTİHAT YORUMU : “Kitabımızın 3. baskısından sonra Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tespit edebildiğim kadarı ile 22.11.2016, 2015/7311 E. - 2016/15935 K. sayılı kararı ile “malın üçüncü şahsa devredildiği tarihteki nitelik ve özellikleri dikkate alınarak tasfiye karar tarihindeki sürüm (rayiç) değeri esas alınması gerekir” şeklinde içtihat oluşturarak yorumunu bu şekilde ortaya koymuştur. Bu neden ile yukarıda ortaya koyduğum düşüncelerin bugün itibarı ile pratik bir faydası kalmamıştır. Zira, TMK m. 229 hükmünden faydalanmak isteyen eşin, ayrıca genel mahkemelerde muvazaaya dayalı bir dava açmak ve bu davanın da bekletici sorun yapılmasını talep etmek yerine, mal rejiminin tasfiyesi davasının içerisinde Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin son görüşü uyarınca, TMK m. 229 hükmüne göre talepte bulunması usûl ekonomisi anlamında yerinde olacaktır. Ancak, bu söylediklerimiz, tahsil kabiliyeti olan eş için geçerli olup tahsil kabiliyeti olmayan eş için yine muvazaa davası açılmasının yerinde olacağını da unutmamak gerekir.(KARAMERCAN, Fatih, Katkı - Değer Artış Payı & Katılma Alacağı Davaları, Güncellenmiş ve Genişletilmiş 10. Baskı, Ankara, s. 750, 751)