
MÜLKİYET İDDİASINA DAYALI YOLSUZ TESCİLİN İPTALİ İSTEKLİ DAVANIN, ADLİ YARGI YERİNDE GÖRÜLMESİ GEREKİR.
T.C.
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2024/4151
Karar No : 2024/5547
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
I. BAŞVURU
Başvuruda bulunan Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği tarafından; davacı Hazine, davalı Ergene Belediye Başkanlığı arasında görülmekte olan tapu iptali ve tescil (zilyetliğe dayalı) davası nedeniyle 6360 sayılı Kanun′un geçici 1. maddesi uyarınca oluşturulan Devir Tasfiye Ve Paylaştırma Komisyonunun 14.06.2013 tarihli ve 190 sayılı kararı ile davalı Ergene Belediyesine devredilen dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ve davacı Hazine adına tescili talepli davada verilen ″İdari Yargı görevli olduğundan davanın usulden reddine″ dair kararın, İstanbul BAM 2. Hukuk Dairesinin 06.12.2022 tarihli 2022/50 Esas, 2022/2118 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin görevli olduğundan bahisle kesin olarak kaldırıldığı, ancak benzer nitelikteki bir davada Antalya BAM 1. Hukuk Dairesinin 07.09.2017 tarihli 2017/514 Esas, 2017/533 Karar sayılı kararı ile İdari Yargının görevli olduğuna dair kesin karar verildiği, yine benzer nitelikteki bir davada (kesin karar olmamakla birlikte) Samsun BAM 1. Hukuk Dairesinin 04.01.2023 tarihli 2023/25 Esas 2023/23 Karar sayılı kararı ile İdari Yargının görevli olduğunun kabul edildiği, benzer nitelikteki başka bir dava ile ilgili olarak Uyuşmazlık Mahkemesinin 23.12.2019 tarihli 2019/628 Esas, 2019/817 Karar sayılı kararı ile davanın çözümünde İdari Yargının görevli olduğuna kesin olarak karar verildiği belirtilerek İstanbul BAM 2. Hukuk Dairesinin 06.12.2022 tarihli 2022/50 Esas, 2022/2118 Karar sayılı kararı ile yukarıda bahsi geçen Uyuşmazlık Mahkemesinin kesin nitelikteki kararı ve başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığı hususlarında 5235 sayılı Kanun′un 35/3. maddesi uyarınca uyuşmazlığın giderilmesi yönünde karar alınmasının sağlanması talep edilmiştir.
II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 01.12.2023 tarihli ve 2023/47 Esas sayılı kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunması durumunda, 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca yapılacak gerekçeli başvuru sonrasında, mevcut başvurunun Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca değerlendirilerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesi istenileceği belirtilerek Daireler arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için başvurunun Yargıtay 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
1- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2021/2043 Esas, 2022/1685 Karar sayılı ilamı ile; 6360 sayılı Kanun’un 1. ve geçici 1. maddelerine atıfta bulunularak kanunda öngörülen hükümler kapsamında alınan kararların uygulanmasına yönelik işlemin idari işlem niteliğinde olduğu, davanın konusunun kanun gereğince kurulan komisyon kararının uygulanmasına ilişkin bulunduğu, 6360 sayılı Kanun ve buna dayalı komisyon kararının yerine getirilmesine yönelik bulunan davada anılan yasal düzenlemelere uygunluğun denetlenmesi gerektiğinden davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile esasa yönelik verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
2- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2023/25 Esas, 2023/23 Karar sayılı ilamı ile; istinaf incelemesine konu tapu iptali ve tescil talebinin 6360 sayılı Kanun’dan kaynaklandığı, 2047 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun uyarınca mahkeme kararına uymak gerektiği, karar içeriğinde belirtilen Uyuşmazlık Mahkemesi kararı doğrultusunda eldeki uyuşmazlıkta yargı yerinin İdari Yargı olduğu değerlendirmesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dayanılan Uyuşmazlık Mahkemesinin 2019/628 Esas, 2019/817 Karar sayılı ilamı ile; 6360 sayılı Kanun uyarınca açılan tapu iptali ve tescil istemli uyuşmazlıkta 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği ve yargı yerinin Adli Yargı olduğu karşı oyuna itibar edilmemiş, İdari Yargının görevli olduğuna oy çokluğuyla karar verilmiştir.
3- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2022/50 Esas, 2022/2118 Karar sayılı ilamı ile; davacının talebinin, tapuda davalı adına bulunan kaydın iptali ve tescil istemi içermesi nedeniyle yargı yerinin Adli Yargı olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yukarıda değinilen kararlardan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin kaydıyla (HMK 353/1.a.4. madde gereği) verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık; 6360 sayılı Kanun′un geçici 1 inci maddesi kapsamında, devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararına dayanılarak oluşturulan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu iddiasına dayalı davaların inceleme yerinin Adli Yargı mı İdari Yargı mı olduğuna ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi.
2. 6360 sayılı Kanun′un geçici 1. maddesi.
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu′nun 705., 1022., 1024. ve 1025. maddeleri.
C. Değerlendirme
1. Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde ″Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.″; 1022/1. maddesinde ″Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.″, 1024/2. maddesinde ″Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.″; 1025/1-2. maddesinde "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." hükümleri düzenlenmiştir.
2. Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler uyarınca, aynî haklar tapu siciline tescil ile kazanılır ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de illîlik prensibinin bir sonucu olarak geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. O halde, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde tescilin yolsuz tescil nitelik taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceği açıktır.
3. Uyuşmazlığa konu edilen olaylarda, 6360 sayılı Kanun′un geçici 1. maddesi kapsamında kurulan devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararına dayanılarak oluşturulan tapu kayıtlarına karşı Hazine tarafından, tescilin yolsuz olduğu ileri sürülerek mülkiyet iddiasında bulunulmak suretiyle dava açılmıştır. Başka bir ifadeyle, idari işlem niteliğindeki devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararının iptali dava konusu yapılmadığı gibi İdari Yargıda tapu iptali-tescil hükmü kurulamayacağı da kuşkusuzdur.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 23.12.2019 tarihli ve 2019/628 Esas, 817 sayılı kararında da taşınmazın tapuya tescilinin geçerliliği ve mülkiyetin aidiyeti değil, devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararının niteliği tartışma konusu yapılarak İdari Yargının görevli bulunduğu belirtilmiştir.
4. Hal böyle olunca; uyuşmazlığın mülkiyet iddiasından kaynaklandığı, Adli Yargının görev alanında bulunduğu ve Adli yargıda çözüme kavuşturulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
V. KARAR
1. Uyuşmazlığın, mülkiyet iddiasına dayalı yolsuz tescilin iptali isteğinden kaynaklanması nedeniyle davanın Adli Yargı yerinde görülmesi gerektiğine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2022/50 Esas, 2022/2118 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesine,
2. Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,
10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Öznur Kakillioğlu İsmail Aysal Metin Tepe Yakup Moğul Hasan Yılmaz
MÜLKİYET İDDİASINA DAYALI YOLSUZ TESCİLİN İPTALİ İSTEKLİ DAVANIN, ADLİ YARGI YERİNDE GÖRÜLMESİ GEREKİR.
T.C.
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2024/4151
Karar No : 2024/5547
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
I. BAŞVURU
Başvuruda bulunan Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği tarafından; davacı Hazine, davalı Ergene Belediye Başkanlığı arasında görülmekte olan tapu iptali ve tescil (zilyetliğe dayalı) davası nedeniyle 6360 sayılı Kanun′un geçici 1. maddesi uyarınca oluşturulan Devir Tasfiye Ve Paylaştırma Komisyonunun 14.06.2013 tarihli ve 190 sayılı kararı ile davalı Ergene Belediyesine devredilen dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ve davacı Hazine adına tescili talepli davada verilen ″İdari Yargı görevli olduğundan davanın usulden reddine″ dair kararın, İstanbul BAM 2. Hukuk Dairesinin 06.12.2022 tarihli 2022/50 Esas, 2022/2118 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin görevli olduğundan bahisle kesin olarak kaldırıldığı, ancak benzer nitelikteki bir davada Antalya BAM 1. Hukuk Dairesinin 07.09.2017 tarihli 2017/514 Esas, 2017/533 Karar sayılı kararı ile İdari Yargının görevli olduğuna dair kesin karar verildiği, yine benzer nitelikteki bir davada (kesin karar olmamakla birlikte) Samsun BAM 1. Hukuk Dairesinin 04.01.2023 tarihli 2023/25 Esas 2023/23 Karar sayılı kararı ile İdari Yargının görevli olduğunun kabul edildiği, benzer nitelikteki başka bir dava ile ilgili olarak Uyuşmazlık Mahkemesinin 23.12.2019 tarihli 2019/628 Esas, 2019/817 Karar sayılı kararı ile davanın çözümünde İdari Yargının görevli olduğuna kesin olarak karar verildiği belirtilerek İstanbul BAM 2. Hukuk Dairesinin 06.12.2022 tarihli 2022/50 Esas, 2022/2118 Karar sayılı kararı ile yukarıda bahsi geçen Uyuşmazlık Mahkemesinin kesin nitelikteki kararı ve başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığı hususlarında 5235 sayılı Kanun′un 35/3. maddesi uyarınca uyuşmazlığın giderilmesi yönünde karar alınmasının sağlanması talep edilmiştir.
II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 01.12.2023 tarihli ve 2023/47 Esas sayılı kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunması durumunda, 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca yapılacak gerekçeli başvuru sonrasında, mevcut başvurunun Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca değerlendirilerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesi istenileceği belirtilerek Daireler arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için başvurunun Yargıtay 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
1- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2021/2043 Esas, 2022/1685 Karar sayılı ilamı ile; 6360 sayılı Kanun’un 1. ve geçici 1. maddelerine atıfta bulunularak kanunda öngörülen hükümler kapsamında alınan kararların uygulanmasına yönelik işlemin idari işlem niteliğinde olduğu, davanın konusunun kanun gereğince kurulan komisyon kararının uygulanmasına ilişkin bulunduğu, 6360 sayılı Kanun ve buna dayalı komisyon kararının yerine getirilmesine yönelik bulunan davada anılan yasal düzenlemelere uygunluğun denetlenmesi gerektiğinden davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile esasa yönelik verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
2- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2023/25 Esas, 2023/23 Karar sayılı ilamı ile; istinaf incelemesine konu tapu iptali ve tescil talebinin 6360 sayılı Kanun’dan kaynaklandığı, 2047 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun uyarınca mahkeme kararına uymak gerektiği, karar içeriğinde belirtilen Uyuşmazlık Mahkemesi kararı doğrultusunda eldeki uyuşmazlıkta yargı yerinin İdari Yargı olduğu değerlendirmesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dayanılan Uyuşmazlık Mahkemesinin 2019/628 Esas, 2019/817 Karar sayılı ilamı ile; 6360 sayılı Kanun uyarınca açılan tapu iptali ve tescil istemli uyuşmazlıkta 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği ve yargı yerinin Adli Yargı olduğu karşı oyuna itibar edilmemiş, İdari Yargının görevli olduğuna oy çokluğuyla karar verilmiştir.
3- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2022/50 Esas, 2022/2118 Karar sayılı ilamı ile; davacının talebinin, tapuda davalı adına bulunan kaydın iptali ve tescil istemi içermesi nedeniyle yargı yerinin Adli Yargı olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yukarıda değinilen kararlardan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin kaydıyla (HMK 353/1.a.4. madde gereği) verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık; 6360 sayılı Kanun′un geçici 1 inci maddesi kapsamında, devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararına dayanılarak oluşturulan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu iddiasına dayalı davaların inceleme yerinin Adli Yargı mı İdari Yargı mı olduğuna ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi.
2. 6360 sayılı Kanun′un geçici 1. maddesi.
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu′nun 705., 1022., 1024. ve 1025. maddeleri.
C. Değerlendirme
1. Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde ″Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.″; 1022/1. maddesinde ″Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.″, 1024/2. maddesinde ″Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.″; 1025/1-2. maddesinde "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." hükümleri düzenlenmiştir.
2. Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler uyarınca, aynî haklar tapu siciline tescil ile kazanılır ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de illîlik prensibinin bir sonucu olarak geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. O halde, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde tescilin yolsuz tescil nitelik taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceği açıktır.
3. Uyuşmazlığa konu edilen olaylarda, 6360 sayılı Kanun′un geçici 1. maddesi kapsamında kurulan devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararına dayanılarak oluşturulan tapu kayıtlarına karşı Hazine tarafından, tescilin yolsuz olduğu ileri sürülerek mülkiyet iddiasında bulunulmak suretiyle dava açılmıştır. Başka bir ifadeyle, idari işlem niteliğindeki devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararının iptali dava konusu yapılmadığı gibi İdari Yargıda tapu iptali-tescil hükmü kurulamayacağı da kuşkusuzdur.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 23.12.2019 tarihli ve 2019/628 Esas, 817 sayılı kararında da taşınmazın tapuya tescilinin geçerliliği ve mülkiyetin aidiyeti değil, devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu kararının niteliği tartışma konusu yapılarak İdari Yargının görevli bulunduğu belirtilmiştir.
4. Hal böyle olunca; uyuşmazlığın mülkiyet iddiasından kaynaklandığı, Adli Yargının görev alanında bulunduğu ve Adli yargıda çözüme kavuşturulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
V. KARAR
1. Uyuşmazlığın, mülkiyet iddiasına dayalı yolsuz tescilin iptali isteğinden kaynaklanması nedeniyle davanın Adli Yargı yerinde görülmesi gerektiğine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2022/50 Esas, 2022/2118 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesine,
2. Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,
10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Öznur Kakillioğlu İsmail Aysal Metin Tepe Yakup Moğul Hasan Yılmaz