KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

TARAFLARIN TANIKLARINI DURUŞMADA HAZIR BULUNDURMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ BULUNMAMAKTADIR.

T.C.
Y A R G I T A Y
2. Hukuk Dairesi

ESAS NO:           KARAR NO:
2021/306              2021/2843

TÜRK MİLLETİ ADINA

Y A R G I T A Y   İ L A M I

DAVA TÜRÜ                  : Boşanma
TEMYİZ EDEN              : Taraflar

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve iştirak nafakası miktarları ile reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar, tedbir nafakası ve eksik incelemeye yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.04.2021 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı Emrah A. ve vekili Av. B.İ. ile karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı Ayşe A. vekili Av. S.G. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava; taraflarca karşılıklı açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup ilk derece mahkemesince, erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile fer'ilerine karar verilmiş, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğin istinaf talebinin kabulüne, erkeğin davasının da kabulü ile boşanmanın ferilerine hükmedilmiş, davacı-karşı davalı kadının ise istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 196. maddesi delil gösteren tarafın karşı tarafın açık izni olmadıkça o delilden vazgeçemeyeceğini düzenlemiştir. Bu düzenleme tanık delilini de kapsar. Davalı-karşı davacı erkek tarafından süresinde sunulan tanık listesi ile Alaattin B. tanık olarak bildirilmiştir. Davalı-karşı davacı erkek dinlenilmeyen bu tanığın dinlenilmesinden açıkça vazgeçmemiştir. Tanığın dinlenmesine engel bir durum iddia ve ispat edilememiştir. Tarafların tanıklarını duruşmada hazır bulundurma yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Davalı-karşı davacı erkek vekiline 09/06/2017 tarihli celsede “dinlenmeyen tanığını bir daha ki celse duruşmada hazır edilmesine, hazır edilmediği takdirde bu tanıkları dinletmekten vazgeçmiş sayılacağına” dair verilen kesin süre ihtarı usule uygun değildir ve hukuki sonuç doğurmaz.

O halde, davalı-karşı davacı erkeğin dinlenilmeyen tanığı Alaattin B.’in Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 240. ve devamı maddeleri gereğince dinlenmesi için gerekli usul işlemlerinin yürütülmesi, ayrıca davalı-karşı davacı erkeğin delil olarak dayandığı ancak celbedilmeyen Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/14.55 soruşturma ve 206/12.54 karar numaralı dosyasının getirtilmesi, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; hukuki dinlenilme hakkına (HMK m. 27) aykırılık oluşturacak şekilde, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre erkeğin sair temyiz itirazları ile kadının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 3.050'şer TL vekalet ücretinin Ayşe'den alınarak Emrah'a, Emrah'tan alınarak Ayşe'ye verilmesine, temyiz peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 08.04.2021 (Prş.)

Başkan                          Üye                  Üye                      Üye                      Üye
Ömer Uğur Gençcan     Rıza Sarıtaş     Sedat Demirtaş   M. Kasım Çetin    Hatıran Alper

 

AYNI YÖNDE KARAR:

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2024/4404
Karar No      : 2025/1470

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       : 
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI                                 : 2022/580 E., 2024/742 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından; erkeğin davasının kabulü, kadının davasının reddi, kusur belirlemesi, erkek yararına manevî tazminat takdiri, kadının fer'î taleplerinin reddi ile delillerin eksik toplandığı ve savunma hakkının kısıtlandığı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava; taraflarca karşılıklı açılan 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4271 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup İlk Derece Mahkemesince, kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulü ile fer'ilerine karar verilmiş, davalı-davacı kadın tarafıdan istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı-davacı kadının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 196 ncı maddesi delil gösteren tarafın karşı tarafın açık izni olmadıkça o delilden vazgeçemeyeceğini düzenlemiştir. Bu düzenleme tanık delilini de kapsar. Davalı-davacı kadın tarafından süresinde sunulan tanık listesi ile Murat A. tanık olarak bildirilmiştir. Davalı-davacı kadın dinlenilmeyen bu tanığın dinlenilmesinden açıkça vazgeçmemiştir. Tanığın dinlenmesine engel bir durum iddia ve ispat edilememiştir. Tarafların tanıklarını duruşmada hazır bulundurma yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Davalı-davacı kadın vekiline 01.07.2020 tarihli celsede “Davalı-davacı tanığı Murat A.'ın hazır edilmesi için davalı-davacı vekiline kesin süre verilmesine, gelecek celse bu tanığın hazır edilmemesi halinde dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun ihtarına” dair verilen kesin süre ihtarı usule uygun değildir ve hukuki sonuç doğurmaz.

O halde, davalı-davacı kadının dinlenilmeyen tanığı Murat A.’in 6100 sayılı Kanunu'nun 240 ıncı ve devamı maddeleri gereğince dinlenmesi için gerekli usul işlemlerinin yürütülmesi, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; hukuki dinlenilme hakkına (6100 sayılı Kanun 27 inci maddesi) aykırılık oluşturacak şekilde, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                            Üye                        Üye                      Üye                   Üye
Mehmet Kasım Çetin      Sedat Demirtaş      Seydi Kahveci      Çetin Durak      Harun Can