KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARINDA VERİLEN İHTİYATİ HACİZ KARARLARI, KARAR KESİNLEŞİNCEYE KADAR DEVAM EDECEKTİR.

T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2024/5301
Karar No      : 2025/4113

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       :
 Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ                                 : 09.05.2014 Ek Karar: 26.07.2022
SAYISI                                 : 2013/257 E., 2014/92 K.

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkeme 26.07.2022 tarihli Ek karar ile davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermiştir.

Bu Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HUMK'un 432. maddesi uyarınca nihai kararlara karşı temyiz süresi 15 gündür. Mahkemenin 09.05.2914 tarihli kararının 16.06.2021 tarihinde davacı vekilinin elektronik tebligat adresine ulaştırıldığı, elektronik yolla yapılan tebligatın muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda 21.06.2021 tarihinde yapılmış sayılacağı, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ise 06.07.2021 tarihinde harcı yatırılarak işleme alındığı dikkate alındığında, temyiz talebinin süresinde yapıldığı anlaşılmakla, temyiz talebinin reddine ilişkin 26.07.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan H. Ağaç Mamulleri A.Ş.den olan alacağı nedeniyle hakkında yaptığı icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak borçlu şirkete ait fabrika binasını ve arazisini davalılardan K. Kayışları Ltd. Şti.nin ortağı olan Hasan Faruk D.’ya sattığını, borçlu şirket ortağı Hüseyin Hulki Taşöz’ün de şirketin şube ismini değiştirerek üzerine aldığını savunarak yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 12.03.2009 tarihli ve 2006/207 Esas, 2009/78 Karar sayılı kararı ile davanın ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.02.2010 tarihli ve 2009/9126 Esas, 2010/753 Karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda 3. kişi konumunda bulunan davalı Hasan Faruk D.’nın borçlu davalı H. Ağaç Mamulleri A.Ş.nin mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olup olmadığı yönünde araştırma yapılmamış, tasarrufa konu taşınmazın atölye niteliğinde olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı halde İİK.nun 280/son maddesinin uygulama yeri olup olmadığı da araştırılmamıştır. Bu nedenle davalı Hasan Faruk D.’nın borçlu davalı ile bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olup olmadığı araştırılmalı, yine tasarrufa konu taşınmazın ticari işletmenin devri niteliğinde olduğundan İİK.nun 280/son maddesi uyarınca yapılması gerekli ilan ve tebligatların yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır ..." gerekçesi ile karar bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkeme 03.01.2012 tarih 2010/458 Esas 2011/637 kararı ile; davanın Hüseyin Hülki Taşöz yönünden reddine , diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Karar Hasan Faruk D. ve Kale Kayış Ltd.Şti vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine , Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.02.2013 tarihli ve 2012/9021 Esas, 2013/1524 Karar sayılı ilamı ile , "...1.Davalı Hasan Faruk D. vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı K. Kayışları Ltd. Şti.nin temyiz itirazlarına gelince; Dava İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Aynı yasanın 282. maddesi uyarınca bu tür davalar borçlu ve borçlu ile işlemde bulunan kişiler aleyhine açılır. Somut olayda davalı K. Kayışları Ltd. Şti. borçlu olmadığı gibi borçlu ile işlemde bulunan kişide değildir. Bu durumda mahkemece davalı K. Kayışları Ltd. Şti. yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır..." gerekçesi ile bozulmuştur.

Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı K. Kayışları Ltd.Şti yönünden davanın husumetten reddine, davalılar yönünden davanın reddine dair verilen kararının Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğinden, dava hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, karar verilmiştir.

Davalı Hasan Faruk D. ve K. Kayışları Ltd.Şti vekili, karardan sonra ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiş, talep 04.04.2024 tarihli Ek karar ile red edilmiş, bu kararda anılan davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı K. Kayışları Ltd.Şti'nin kendilerini yanılttıkları için hasım gösterildiğini, dava açılmasına kendilerinin sebep olduğundan yargılama giderlerinin anılan şirket aleyhine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati haciz kararları karar kesinleşinceye kadar devam edeceğinden, mahkemenin davalılar Hasan Faruk D. ve K. Kayışları Ltd.Şti vekilinin ihtiyati haczin kaldırma talebinin reddi yerinde olduğundan, 04.04.2024 tarihli karara yönelik temyiz isteminin reddine,

VII. KARAR

1- Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

2- Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar Hasan Faruk D. ve K. Kayışları Ltd.Şti vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                      Üye                Üye                        Üye                      Üye
Kadri Özerdoğan      Ali Çolak       Hüseyin Tuztaş     Yunus Yılmaz     Ömer Faruk Aydıner