
TASFİYE KONUSU TAŞINMAZIN ÖNCEKİ KARAR BOZULMAKLA DEĞER GÜNCELLİĞİNİ YİTİRDİĞİNDEN BOZMA SONRASI YENİ KARAR TARİHİNE EN YAKIN TARİHTEKİ SÜRÜM DEĞERİ BELİRLENMELİDİR.
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2023/5107
Karar No : 2024/5735
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 24.01.2023
SAYISI : 2022/16 E., 2023/2 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen değer artış payı ve katılma alacağı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı erkek vekili dava dilekçesinde; evlilik birliği içinde müvekkilinin çalışmaları sonucunda yapılan birikimlerle davalı adına bir adet ev ve iki adet araç satın alındığını, ayrıca müvekkilinin babası tarafından bedelinin tamamı ödenen bağın da davalı adına tescil edildiğini belirterek, 11161 ada 1 parsel sayılı bağın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, mümkün olmaması halinde işbu taşınmaz ve diğer mal varlıkları yönünden mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; davacı kadın vekili 17.01.2020 tarihli dilekçesinde talep miktarını 11161 ada 1 parsel sayılı bağ yönünden 8.000,00 TL, ev yönünden 1.000,00 TL, araç yönünden 1.000,00 TL olduğunu açıklamıştır.
2. Davacı erkek vekili 21.04.2021 tarihli dilekçesinde; talep miktarını 11161 ada 1 parsel sayılı bağ yönünden 149.359,87 TL katılma alacağına, 66.666,67 TL değer artış payı alacağına, ev yönünden 90.000,00 TL katılma alacağına, 38 HM 7.4 plakalı araç yönünden 60.250,00 TL katılma alacağına yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin evlenmeden önce birikimleri ve düğünde takılan altın ve paraların bir kısmı ile tasfiye konusu evi ve düğünde takılan altın ve paraların bir kısmı ile de tasfiye konusu bağı satın aldığını, araçlardan birinin müvekkiline ait olmadığını, diğer aracın edinilmesine de davacının katkısının olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2021 tarih ve 2019/133 Esas, 2021/112 Karar sayılı kararı ile; 11161 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 03.05.2010 tarihinde davalı adına tescil edildiği, taşınmazın edinim değerinin 149.125,76 TL olduğu, taşınmazın ediniminde davalının bütün ziynet eşyalarının kullanıldığı, 15 adet burma bileziğin olmaması nedeniyle toplam değerden düşülmek suretiyle davalı kadın lehine denkleştirme alacağı, davacı erkek lehine de davalının babasının bağışı nedeniyle 22.000,00 TL değer artış payı alacağı hesaplandığı, kalan bölümler için edinilmiş mal grubunda değerlendirilerek tasfiyesinin yapıldığı, ağaçların çoğunluğunun yaşı göz önünde bulundurulduğunda taşınmaz satın alındıktan sonra dikildiğinin anlaşıldığı, ziynetlerin tamamının taşınmazın ediniminde kullanıldığı kanaatiyle edinimden sonra taşınmaz üzerindeki yapılan ev ve ağaçların edinilmiş mal olduğu, yapılan hesaplamalar neticesinde işbu taşınmazdan kaynaklı davacının 149.359,87 TL katılma alacağı, 66.666,67 TL değer artış payı alacağı olduğu; meskenle ilgili olarak taşınmazın edinilmiş mal olarak kabul edilerek davacının taşınmazdan kaynaklı 90.000,00 TL katılma alacağı olduğu; 38 HD 7.4 plakalı aracın davalının kişisel malı olduğu, davacının davaya konu araçtan kaynaklı alacak hakkının bulunmadığı, davacının da işbu araçtan kaynaklı katılma alacağı ve değer artış payı alacağı yönünden usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış davası bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığı; 38 HM 7.2 plakalı aracın edinilmiş mal olduğu, davalının katılma alacağını azaltmak kastıyla hareket ettiği, yapılan hesaplama neticesinde işbu araçtan kaynaklı davacının 60.250,00 TL katılma alacağı olduğu; 06 R.H 94 plakalı aracın satımından gelen parayı aile birliğinde tüketildiği savunması karşısında araçtan kaynaklı davacının alacağı olmadığı; katılma alacağı talebinin şahsi hakka ilişkin olması nedeniyle davacı tarafın 11161 ada 1 parsel sayılı bağın davalı adına olan tapunun iptali ile tescil talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 11161 ada 1 parsel sayılı bağdan dolayı 149.359,87 TL katılma alacağının ve 66.666,67 TL değer artış payı alacağının, evden dolayı 90.000,00 TL katılma alacağının, 38 HM 7.2 plakalı araçtan dolayı 60.250,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, tapun iptali ile tescil talebinin reddine, 38 HD 7.4 plakalı araç dolayısıyla katılma alacağı ve değer artış payı alacağı yönünden usulüne uygun olarak harcı yatırılarak açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 06 R.H 94 plakalı araç yönünden katılma alacağı ve değer artış payı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarih ve 2021/1102 Esas, 2021/1301 Karar sayılı kararı ile; dosya içeriğine, iddia ve savunma ile toplanan delillere, kararın dayandığı hukuka uygun gerektirici nedenlere, mevcut deliller Mahkemece değerlendirilerek takdir edildikten sonra karar verildiği, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının davasını usulüne uygun ıslah ettiği, dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ve Yargıtay içtihatları ile uyumlu bulunduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarının ilgili kanun hükümlerine uygun olduğu belirlenmek ve benimsenmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabul edilmesinde ve katılma alacağı ve değer artış payı alacaklarında tasfiyenin sona erdiği tarih olan karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 25.05.2022 tarih ve 2021/9280 Esas, 2022/4862 Karar sayılı kararı ile; somut olayda, davacı erkek 11161 ada 1 parsel sayılı bağın alımında babasına ait aracın satım bedelinin kullanıldığını beyan ederek değer artış payı alacağı ve katılma alacağı talebinde bulunduğu, davalı kadın ise taşınmazın alımında ziynetlerinin kullanıldığını savunduğu, Mahkemece işbu taşınmazın alımında davacının babasına ait aracın satım bedelinin kullanıldığı kabul edilerek 66.666,67 TL değer artış payı alacağına hükmedildiği, davalı kadının ziynetlerinin de taşınmazın alımda kullanıldığı kabul edilerek kadın lehine yapılan denkleştirme sonucu erkek lehine 149.359,87 TL katılma alacağına hükmedildiği, fakat hesaplama yapılırken taşınmazın edinim tarihindeki değerinin taşınmazın belirlenen güncel değerine geriye doğru TEFE oranı uygulanmak suretiyle edinim değerinin belirlendiği ve bu değer üzerinden hesaplama yapıldığı; taşınmazın edinim tarihindeki değerinin o tarihteki özellikleri, piyasa koşulları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise onanmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Adliye Mahkemesince 20.07.2022 tarihli kesinleşme şerhi ile; bozma kapsamındaki taşınmaza ilişkin hüküm dışındaki hükmün 27.05.2022 tarihinde kesinleştiği tasdik edilmiştir.
2. İlk Derece Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda değer raporu alındığı, ek hesap raporunda davacının değer artış payı alacağının 110.000,00 TL, katılma alacağının 91.501,25 TL hesaplandığı, hesap bilirkişisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme ile varılan sonuç ve hesaplama yönteminin hükme esas alınabilecek bilimsel verileri ve açıklamaları içerdiği, varılan sonucun doğru olduğu, 11161 ada 1 parsel sayılı bağın edinim değerinin 84.793,25 TL olarak belirlendiği, taşınmazın ediniminde davalının bütün ziynet eşyalarının kullanıldığı, 15 adet burma bileziğin olmaması nedeniyle toplam değerden düşülmek suretiyle davalı kadın lehine denkleştirme alacağı, erkek lehine de davalının babasının bağışı nedeniyle 22.000,00 TL değer artış payı alacağı hesaplandığı, kalan bölümler için edinilmiş mal grubunda değerlendirilerek tasfiyesinin yapıldığı, ağaçların çoğunluğunun yaşı göz önünde bulundurulduğunda taşınmaz satın alındıktan sonra dikildiğinin anlaşıldığı, ziynetlerin tamamının taşınmazın ediniminde kullanıldığı kanaatiyle edinimden sonra taşınmaz üzerindeki yapılan ev ve ağaçların edinilmiş mal olduğu, yapılan hesaplamalar neticesinde işbu taşınmazdan kaynaklı davacının 91.501,25 TL katılma alacağı, 110.000,00 TL değer artış payı alacağı olduğu, ancak ilk karara karşı sadece davalı kadının temyiz yoluna gittiği, bu nedenle davalı kadının usuli kazanılmış hakkı olduğu gözetilerek 11161 ada 1 parsel sayılı bağdan dolayı katılma alacağı olarak belirlenen 91.501,25 TL ve değer artış payı olarak belirlenen 66.666,67 TL’nin tasfiye tarihi de olan bozma öncesi karar tarihi 22.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, bozma kapsamı dışındaki mallar yönünden verilen 22.04.2021 tarihli hükmün temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğinden bu yönlerden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 11161 ada 1 parsel sayılı bağdan dolayı 91.501,25 TL katılma alacağı ve davalı kadının usuli kazanılmış hakkı da gözetilerek 66.666,67 TL değer artış payı alacağının tasfiye tarihi de olan bozma öncesi karar tarihi 22.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; ev ve 38 HM 7.2 plakalı araç yönünden katılma alacağı, tapu iptali ile tescil talebi, 38 HD 7.4 plakalı araç ve 06 R.H 94 plakalı araç yönünden katılma alacağı ve değer artış payı talebi yönünden verilen 22.04.2021 tarihli hükmün temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepler
Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde; 11161 ada 1 parsel sayılı bağın karar tarihine en yakın tarihteki güncel değeri belirlenerek değer artış payı alacağı ve katılma alacağının belirlenmesi ve faizin karar tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini, değerin güncelliğini yitirdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, güncel değer, usuli kazanılmış hak ve faizin başlangıç tarihi noktasında toplanmaktadır. Dava, değer artış payı ve katılma alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi, 33 üncü maddesi, 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 nci maddesi, 219 uncu maddesi, 222 nci maddesi, 225 inci maddesinin ikinci fıkrası, 227 nci maddesi, 229 uncu maddesi, 230 uncu maddesi, 231 inci maddesi, 235 inci maddesinin birinci fıkrası, 236 ıncı maddesinin birinci fıkrası; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarih ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğuna, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığına, özellikle faiz başlangıç tarihinin temyiz edenin sıfatına göre lehine olduğunun anlaşılmasına göre, davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Artık değere katılma alacağı ve değer artış payı alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (4721 sayılı Kanun md. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihidir.
3. Davacı erkek vekilinin taşınmazın değerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; somut olayda, İlk Derece Mahkemesince yukarıda izah edilen ilkeye aykırı şekilde, taşınmazların karar tarihinden (24.01.2023) yaklaşık iki buçuk yıl önceki belirlenen (27.10.2020) güncel değerlerine göre değer artış payı alacağı ve artık değere katılma alacağının hesaplanması doğru olmamıştır. O halde, İlk Derece Mahkemesince, tasfiye konusu taşınmazın tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra, talep miktarı ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek taşınmaz yönünden değer artış payı alacağı ve artık değere katılma alacağına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi tasfiye konusu taşınmazın güncel değeri yönünden BOZULMASINA,
2. Davacı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan V. Üye Üye Üye Üye
A.Albayrak Doğan Sedat Demirtaş Çetin Durak Sevil Kartal Hatıran Alper
TASFİYE KONUSU TAŞINMAZIN ÖNCEKİ KARAR BOZULMAKLA DEĞER GÜNCELLİĞİNİ YİTİRDİĞİNDEN BOZMA SONRASI YENİ KARAR TARİHİNE EN YAKIN TARİHTEKİ SÜRÜM DEĞERİ BELİRLENMELİDİR.
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2023/5107
Karar No : 2024/5735
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 24.01.2023
SAYISI : 2022/16 E., 2023/2 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen değer artış payı ve katılma alacağı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı erkek vekili dava dilekçesinde; evlilik birliği içinde müvekkilinin çalışmaları sonucunda yapılan birikimlerle davalı adına bir adet ev ve iki adet araç satın alındığını, ayrıca müvekkilinin babası tarafından bedelinin tamamı ödenen bağın da davalı adına tescil edildiğini belirterek, 11161 ada 1 parsel sayılı bağın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, mümkün olmaması halinde işbu taşınmaz ve diğer mal varlıkları yönünden mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; davacı kadın vekili 17.01.2020 tarihli dilekçesinde talep miktarını 11161 ada 1 parsel sayılı bağ yönünden 8.000,00 TL, ev yönünden 1.000,00 TL, araç yönünden 1.000,00 TL olduğunu açıklamıştır.
2. Davacı erkek vekili 21.04.2021 tarihli dilekçesinde; talep miktarını 11161 ada 1 parsel sayılı bağ yönünden 149.359,87 TL katılma alacağına, 66.666,67 TL değer artış payı alacağına, ev yönünden 90.000,00 TL katılma alacağına, 38 HM 7.4 plakalı araç yönünden 60.250,00 TL katılma alacağına yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin evlenmeden önce birikimleri ve düğünde takılan altın ve paraların bir kısmı ile tasfiye konusu evi ve düğünde takılan altın ve paraların bir kısmı ile de tasfiye konusu bağı satın aldığını, araçlardan birinin müvekkiline ait olmadığını, diğer aracın edinilmesine de davacının katkısının olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2021 tarih ve 2019/133 Esas, 2021/112 Karar sayılı kararı ile; 11161 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 03.05.2010 tarihinde davalı adına tescil edildiği, taşınmazın edinim değerinin 149.125,76 TL olduğu, taşınmazın ediniminde davalının bütün ziynet eşyalarının kullanıldığı, 15 adet burma bileziğin olmaması nedeniyle toplam değerden düşülmek suretiyle davalı kadın lehine denkleştirme alacağı, davacı erkek lehine de davalının babasının bağışı nedeniyle 22.000,00 TL değer artış payı alacağı hesaplandığı, kalan bölümler için edinilmiş mal grubunda değerlendirilerek tasfiyesinin yapıldığı, ağaçların çoğunluğunun yaşı göz önünde bulundurulduğunda taşınmaz satın alındıktan sonra dikildiğinin anlaşıldığı, ziynetlerin tamamının taşınmazın ediniminde kullanıldığı kanaatiyle edinimden sonra taşınmaz üzerindeki yapılan ev ve ağaçların edinilmiş mal olduğu, yapılan hesaplamalar neticesinde işbu taşınmazdan kaynaklı davacının 149.359,87 TL katılma alacağı, 66.666,67 TL değer artış payı alacağı olduğu; meskenle ilgili olarak taşınmazın edinilmiş mal olarak kabul edilerek davacının taşınmazdan kaynaklı 90.000,00 TL katılma alacağı olduğu; 38 HD 7.4 plakalı aracın davalının kişisel malı olduğu, davacının davaya konu araçtan kaynaklı alacak hakkının bulunmadığı, davacının da işbu araçtan kaynaklı katılma alacağı ve değer artış payı alacağı yönünden usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış davası bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığı; 38 HM 7.2 plakalı aracın edinilmiş mal olduğu, davalının katılma alacağını azaltmak kastıyla hareket ettiği, yapılan hesaplama neticesinde işbu araçtan kaynaklı davacının 60.250,00 TL katılma alacağı olduğu; 06 R.H 94 plakalı aracın satımından gelen parayı aile birliğinde tüketildiği savunması karşısında araçtan kaynaklı davacının alacağı olmadığı; katılma alacağı talebinin şahsi hakka ilişkin olması nedeniyle davacı tarafın 11161 ada 1 parsel sayılı bağın davalı adına olan tapunun iptali ile tescil talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 11161 ada 1 parsel sayılı bağdan dolayı 149.359,87 TL katılma alacağının ve 66.666,67 TL değer artış payı alacağının, evden dolayı 90.000,00 TL katılma alacağının, 38 HM 7.2 plakalı araçtan dolayı 60.250,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, tapun iptali ile tescil talebinin reddine, 38 HD 7.4 plakalı araç dolayısıyla katılma alacağı ve değer artış payı alacağı yönünden usulüne uygun olarak harcı yatırılarak açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 06 R.H 94 plakalı araç yönünden katılma alacağı ve değer artış payı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarih ve 2021/1102 Esas, 2021/1301 Karar sayılı kararı ile; dosya içeriğine, iddia ve savunma ile toplanan delillere, kararın dayandığı hukuka uygun gerektirici nedenlere, mevcut deliller Mahkemece değerlendirilerek takdir edildikten sonra karar verildiği, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının davasını usulüne uygun ıslah ettiği, dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ve Yargıtay içtihatları ile uyumlu bulunduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarının ilgili kanun hükümlerine uygun olduğu belirlenmek ve benimsenmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabul edilmesinde ve katılma alacağı ve değer artış payı alacaklarında tasfiyenin sona erdiği tarih olan karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 25.05.2022 tarih ve 2021/9280 Esas, 2022/4862 Karar sayılı kararı ile; somut olayda, davacı erkek 11161 ada 1 parsel sayılı bağın alımında babasına ait aracın satım bedelinin kullanıldığını beyan ederek değer artış payı alacağı ve katılma alacağı talebinde bulunduğu, davalı kadın ise taşınmazın alımında ziynetlerinin kullanıldığını savunduğu, Mahkemece işbu taşınmazın alımında davacının babasına ait aracın satım bedelinin kullanıldığı kabul edilerek 66.666,67 TL değer artış payı alacağına hükmedildiği, davalı kadının ziynetlerinin de taşınmazın alımda kullanıldığı kabul edilerek kadın lehine yapılan denkleştirme sonucu erkek lehine 149.359,87 TL katılma alacağına hükmedildiği, fakat hesaplama yapılırken taşınmazın edinim tarihindeki değerinin taşınmazın belirlenen güncel değerine geriye doğru TEFE oranı uygulanmak suretiyle edinim değerinin belirlendiği ve bu değer üzerinden hesaplama yapıldığı; taşınmazın edinim tarihindeki değerinin o tarihteki özellikleri, piyasa koşulları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise onanmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Adliye Mahkemesince 20.07.2022 tarihli kesinleşme şerhi ile; bozma kapsamındaki taşınmaza ilişkin hüküm dışındaki hükmün 27.05.2022 tarihinde kesinleştiği tasdik edilmiştir.
2. İlk Derece Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda değer raporu alındığı, ek hesap raporunda davacının değer artış payı alacağının 110.000,00 TL, katılma alacağının 91.501,25 TL hesaplandığı, hesap bilirkişisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme ile varılan sonuç ve hesaplama yönteminin hükme esas alınabilecek bilimsel verileri ve açıklamaları içerdiği, varılan sonucun doğru olduğu, 11161 ada 1 parsel sayılı bağın edinim değerinin 84.793,25 TL olarak belirlendiği, taşınmazın ediniminde davalının bütün ziynet eşyalarının kullanıldığı, 15 adet burma bileziğin olmaması nedeniyle toplam değerden düşülmek suretiyle davalı kadın lehine denkleştirme alacağı, erkek lehine de davalının babasının bağışı nedeniyle 22.000,00 TL değer artış payı alacağı hesaplandığı, kalan bölümler için edinilmiş mal grubunda değerlendirilerek tasfiyesinin yapıldığı, ağaçların çoğunluğunun yaşı göz önünde bulundurulduğunda taşınmaz satın alındıktan sonra dikildiğinin anlaşıldığı, ziynetlerin tamamının taşınmazın ediniminde kullanıldığı kanaatiyle edinimden sonra taşınmaz üzerindeki yapılan ev ve ağaçların edinilmiş mal olduğu, yapılan hesaplamalar neticesinde işbu taşınmazdan kaynaklı davacının 91.501,25 TL katılma alacağı, 110.000,00 TL değer artış payı alacağı olduğu, ancak ilk karara karşı sadece davalı kadının temyiz yoluna gittiği, bu nedenle davalı kadının usuli kazanılmış hakkı olduğu gözetilerek 11161 ada 1 parsel sayılı bağdan dolayı katılma alacağı olarak belirlenen 91.501,25 TL ve değer artış payı olarak belirlenen 66.666,67 TL’nin tasfiye tarihi de olan bozma öncesi karar tarihi 22.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, bozma kapsamı dışındaki mallar yönünden verilen 22.04.2021 tarihli hükmün temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğinden bu yönlerden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 11161 ada 1 parsel sayılı bağdan dolayı 91.501,25 TL katılma alacağı ve davalı kadının usuli kazanılmış hakkı da gözetilerek 66.666,67 TL değer artış payı alacağının tasfiye tarihi de olan bozma öncesi karar tarihi 22.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; ev ve 38 HM 7.2 plakalı araç yönünden katılma alacağı, tapu iptali ile tescil talebi, 38 HD 7.4 plakalı araç ve 06 R.H 94 plakalı araç yönünden katılma alacağı ve değer artış payı talebi yönünden verilen 22.04.2021 tarihli hükmün temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepler
Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde; 11161 ada 1 parsel sayılı bağın karar tarihine en yakın tarihteki güncel değeri belirlenerek değer artış payı alacağı ve katılma alacağının belirlenmesi ve faizin karar tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini, değerin güncelliğini yitirdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, güncel değer, usuli kazanılmış hak ve faizin başlangıç tarihi noktasında toplanmaktadır. Dava, değer artış payı ve katılma alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi, 33 üncü maddesi, 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 nci maddesi, 219 uncu maddesi, 222 nci maddesi, 225 inci maddesinin ikinci fıkrası, 227 nci maddesi, 229 uncu maddesi, 230 uncu maddesi, 231 inci maddesi, 235 inci maddesinin birinci fıkrası, 236 ıncı maddesinin birinci fıkrası; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarih ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğuna, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığına, özellikle faiz başlangıç tarihinin temyiz edenin sıfatına göre lehine olduğunun anlaşılmasına göre, davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Artık değere katılma alacağı ve değer artış payı alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (4721 sayılı Kanun md. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihidir.
3. Davacı erkek vekilinin taşınmazın değerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; somut olayda, İlk Derece Mahkemesince yukarıda izah edilen ilkeye aykırı şekilde, taşınmazların karar tarihinden (24.01.2023) yaklaşık iki buçuk yıl önceki belirlenen (27.10.2020) güncel değerlerine göre değer artış payı alacağı ve artık değere katılma alacağının hesaplanması doğru olmamıştır. O halde, İlk Derece Mahkemesince, tasfiye konusu taşınmazın tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra, talep miktarı ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek taşınmaz yönünden değer artış payı alacağı ve artık değere katılma alacağına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi tasfiye konusu taşınmazın güncel değeri yönünden BOZULMASINA,
2. Davacı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan V. Üye Üye Üye Üye
A.Albayrak Doğan Sedat Demirtaş Çetin Durak Sevil Kartal Hatıran Alper