KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

YAPIDAN KÖTÜ KOKUNUN OLUŞTUĞU TESPİT EDİLİRSE, KOKUNUN GİDERİLMESİNE YÖNELİK HANGİ TÜR TEDBİRLERİN ALINACAĞINI BELİRLEMEK SURETİYLE MUARAZANIN GİDERİLMESİNE DAİR HÜKÜM KURULMALIDIR.

T.C.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2025/757
Karar No      : 2025/1386

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       : 
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
TARİHİ                                 : 11.12.2024
SAYISI                                 : 2024/1952 E., 2024/1936 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı N. Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan N. Belediyesi tarafından yapılan imar çalışmasında yeşil alan olarak ayrılan yerdeki ağaçların kesilerek, bu alana davalı Belediye tarafından tuvalet ve mescit olarak kullanılmak üzere prefabrik bir yapı yapıldığını, yapının işletilmek üzere davalı Kooperatife kiraya verildiğini, sanayi sitesinde bulunan tüm işyerlerinin kendi tuvaletinin mevcut olduğunu, dava konusu yapının davacıya ait fabrika giriş kapısının çaprazında bulunduğunu ve prefabrik yapının kapısının gece-gündüz açık olduğunu, özellikle kadın işçilerin müvekkilinin fabrikasına mesai için gelip giderken prefabrik tuvalet ve mescide girip çıkan kimliği belirsiz kişilerden rahatsızlık duyup korktuğunu, temizlik yapılmadığından tuvaletin koktuğunu, bağlı olarak fare gibi zararlı hayvanların ortaya çıktığını, yeşil alan olarak ayrılan alanın davalılarca amacı dışında kullanılmasının yasal düzenlemelere de aykırı olduğunu ileri sürerek, komşuluk hukukuna dayalı olarak muarazanın önlenmesine, dava konusu prefabrik binanın yıkılmasına, alanın eski hâline getirilerek yeniden yeşil alan olarak kullanılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiğini, imar planında park alanı olarak ayrılan taşınmazın davalı Belediyenin hüküm ve tasarrufu altında olması nedeni ile davacının dava açma hakkının bulunmadığını, park alanına wc ve mescit yapılmasının Planlı Alanlar Yönetmeliği hükümlerine uygun olduğunu, diğer davalı ile aralarındaki protokol gereğince prefabrik yapının temizliğinden diğer davalının sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Belediye ile imzalanan protokolün idari işlem mahiyetinde olmasından dolayı genel mahkemenin görevli olmadığını, dava konusu prefabrik yapının temizliğinin günlük olarak yapıldığını, pis koku iddiasının bu nedenle gerçeği yansıtmadığını, yapının herkesin kullanımına açık olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2024 tarihli ve 2024/207 Esas, 2024/408 Karar sayılı kararı ile "...imar planında yeşil alan ve küçük sanayi alanı olarak ayrılan yer için herkes tarafından dava açılabileceğinden davacının aktif dava ehliyetinin mevcut olduğu, imar mevzuatında yer alan hükümler gereğince encümen kararı alınarak park alanına tuvalet yapılabileceği, mescidin ise encümen kararıyla dahi yapılamayacağı, bu yönde alınmış herhangi bir encümen kararının da bulunmadığı..." gerekçesiyle "... davanın kabulü ile dava konusu yapının yıkılıp eski hâline getirilmesine..." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı N. Belediyesi Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin oy çokluğu ile verilen 11.12.2024 tarihli ve 2024/1952 Esas, 2024/1936 Karar sayılı kararı ile "...dava konusu taşınmazın tescil harici alan ve yeşil alan olarak planda gözüktüğü, yapının herhangi bir ruhsatının bulunmadığı, prefabrik binanın çevre sağlığı ve güvenlik açısından sorun teşkil ettiği hususunun alınan raporlarla sabit olduğu..." gerekçesiyle "...davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı N. Belediyesi Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı Belediye vekili temyiz dilekçesinde cevap dilekçesindeki nedenlere dayanarak;

1. Davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmiş olmasının hatalı olduğunu,

2. Dava konusu yapının bulunduğu alanın imar planında park alanı olarak ayrılmış olduğundan, davacının dava açma ehliyetin bulunmadığını,

3. Yönetmeliğin parsel kullanım fonksiyonları ve parklar ile ilgili yapılaşma koşullarını düzenleyen 19/(c)-1. bendinde, park alanlarında genel tuvaletin yapılabileceğinin belirtildiğini,

4.Belediyenin asli görevlerinden birinin kamuya hizmet etmek olduğunu, bu görevler arasında toplumsal ihtiyaç olan tuvalet ve mescit yapmasının da yer aldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan muarazanın giderilmesi, yıkım ve eski hâle getime isteklerine ilişkindir.

1. Bilindiği üzere; çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet, geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıktan kaçınmakla yükümlü kılan aynı Kanun'un 737. maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir. O hâlde, bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan insancıl, gerçekçi, zorunlu temel hukuk kuralına göre, hakim; somut olayın özelliğini, taşınmazların konumlarını, kullanma amaçlarını, niteliklerini, yöresel örf ve adetleri, toplumun doğal ihtiyaç ve gerçeklerini göz önünde bulundurarak, komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırını aşan bir taşkınlığın bulunup bulunmadığını saptama, zararı giderici önlemlerden en uygununu bulma, kaçınılmaz müdahaleleri yapmak suretiyle özverileri denkleştirme durumundadır.

2. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu tuvalet ve mescidin kaldırılması suretiyle el atmanın önlenmesine karar verilmiş ise de varılan sonucun doğru olduğu söylenemez. Davacı dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış, Mahkemece tanıklar dinlenmeden hüküm kurulmuştur. Bunun yanı sıra salt yapıdan kötü koku yayılması el atmanın önlenmesi sebebi değildir. Mahkemece bilirkişiden dava konusu yapıdan kötü koku yayılıp yayılmadığının tespiti ile kötü kokunun oluştuğunun tespit edilmesi hâlinde, kokunun giderilmesine yönelik hangi tür tedbirlerin alınacağını belirlemek suretiyle muarazanın giderilmesine dair hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesis etmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca dava konusu yapıdan dolayı davacının işyerinde çalışan kadın işçilerin korktuğuna dair subjektif değerlendirme de el atmanın önlenmesi konusu olamayacağının gözetilmemesi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

1. Yukarıda (V.B.1-2) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Başkan              Üye                      Üye                     Üye                  Üye 
Hikmet Onat       Gülfem Saygılı     Mustafa Erol       Bayram Şen     Necmi Apaydın