KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/blog_yargitay.php internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

BOŞANMA DAVASI AÇISINDAN BAĞIMSIZ KONUT TEMİN ETMEMEK MANEVİ TAZMİNATI GEREKTİRMEZ.

T.C.
Y A R G I T A Y
2. Hukuk Dairesi

ESAS NO:           KARAR NO:
2021/2198           2021/4398

TÜRK MİLLETİ ADINA

Y A R G I T A Y   İ L A M I

DAVA TÜRÜ                 : Boşanma
TEMYİZ EDEN              : Taraflar

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan tazminat ve nafakalar yönünden; davalı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları, yargılama giderleri ile karşı davası hakkında hüküm kurulmaması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının tüm, davacı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir (TMK m. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevi tazminata hükmedilemez. Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerden; erkeğin bağımsız konut temin etmediği anlaşılmaktadır. Davacı erkeğin boşanmaya neden olan kusuru, davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Öyleyse davalı kadının manevi tazminat talebinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna 292.10 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının davacıya geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 03.06.2021 (Prş.)

Başkan                         Üye                  Üye                      Üye                      Üye
Ömer Uğur Gençcan    Rıza Sarıtaş     Sedat Demirtaş   M. Kasım Çetin    Erdem Şimşek

 

AYNI YÖNDE KARAR:

T.C.
Y A R G I T A Y
2. Hukuk Dairesi

ESAS NO:           KARAR NO:
2021/7868           2021/6962

TÜRK MİLLETİ ADINA

Y A R G I T A Y   İ L A M I

DAVA TÜRÜ                 : Boşanma-Ziynet Alacağı
TEMYİZ EDEN              : Davalı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Davalı erkeğin "kadın yararına hükmolunan nafakalara" yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;

İlk derece mahkemesince kadın yararına hükmolunan nafakalara yönelik verilen hüküm davalı erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Bu nedenle davalı erkeğin, istinaf edilmeyerek kesinleşen bu yöne ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalı erkeğin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

b- Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir (TMK m. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevi tazminata hükmedilemez. Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin bağımsız konut temin etmediği ve eşinin ortak konuta dönmesini istemediği anlaşılmaktadır. Davalı erkeğin boşanmaya neden olan kusuru, davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Öyleyse davacı kadının manevi tazminat talebinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, davalı erkeğin kadın yararına hükmolunan nafakalara yönelik temyiz dilekçesinin ise yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple REDDİNE, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 07.10.2021 (Prş.)

Başkan V.           Üye                      Üye                     Üye                Üye
Rıza Sarıtaş       Sedat Demirtaş    Seydi Kahveci     Harun Can     Hatıran Alper

 

AYNI YÖNDE KARAR:

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2023/3288
Karar No      : 2024/389

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       :
 Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
TARİHİ                                 : 08.03.2023
SAYISI                                 : 2022/2953 E., 2023/544 K.

Taraflar arasındaki boşanma, ziynet ve çeyiz eşyası alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine, ziynet ve çeyiz eşyası alacağı davasının arar karar ile tefrikine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın asıl dava dilekçesinde; erkeğin ailesi ile birlikte yaşadıklarını, bağımsız konut sağlanmadığını, erkeğin sürekli olarak annesini dinleyerek kadına huzursuzluk verdiğini ve dövdüğünü, sürekli aşağılayıp kadını istemediğini söylediğini, kadının anne ve babasına da hakaret ettiğini, ekonomik şiddet uyguladığını, kadının ailesi ile görüşmesini istemediğini ve kadının ailesi ile görüşebilmesi için erkeğin annesinden izin alınması gerektiğini, en son Kurban Bayramında kadını baba evine götürüp bıraktığını, haber vermeden de çekip gittiğini, çeyiz eşya senedindeki ziynet ve diğer eşyaların ortak konutta kaldığını, bu senette erkeğin annesinin de imzasının bulunduğunu belirterek davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, aylık 1.000,00TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, yasal faizi ile birlikte 50.000,00TL maddî ve 50.000,00TL manevî tazminata, ziynet ve çeyiz eşyalarının erkek ve erkeğin annesi davalı Nazire T.'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, tarafların kadının ailesine 01.08.2019 tarihinde bayram ziyareti için gittiklerini, kadının eve dönmek istemediğini, kadının babasının erkeğe hakaret ederek evden kovduğunu, kadının anne ve babasının kadını sürekli arayarak kendilerine yardımcı olmak için baba evine dönmesi konusunda baskı yaptıklarını, bu nedenle huzursuzluk çıktığını, aslında taraflar arasında evliliği temelinden sarsacak bir geçimsizlik bulunmadığını, erkeğin kadını çok sevdiğini ve boşanmak istemediğini, kadının eve dönmesi için gereken süre dolmadığından ihtar gönderilemediğini belirterek yetki itirazının kabulüne, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları ile sabit olduğu üzere erkeğin kadına bağımsız konut sağlamadığı, kadını baba evine bırakıp gittiği, erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 20.000,00 TL maddî ve 20.000,00 TL manevî tazminata, ara kararla çeyiz ve ziynet alacağına ilişkin talebin tefrikine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı kadın vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; erkeğin kusurları karşısında hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; süresi içinde sunulan yetki ve husumet itirazına ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, geçimsizliğin kadından kaynaklandığını, erkeğin kusurunun bulunmadığını, hükmedilen maddî ve manevî tazminatların haksız ve fahiş olduğunu belirterek husumet ve yetki itirazı hakkında karar verilmemesi, davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince erkeğe yüklenen kusurların gerçekleştiği, erkeğin cevap dilekçesi ile eşini çok sevdiğini belirttiği, eşini sevdiğini belirten erkeğin dayanmış olduğu vakıaların erkek açısından geçimsizlik oluşturduğunun kabul etmeye imkan bulunmadığı, bu itibarla kadına kusur yüklenmemesinin yerinde olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarına göre değerlendirildiğinde kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakasının miktarının düşük olduğu gerekçesi ile kadının yoksulluk nafakasının miktarına yönelik istinaf talebinin kabulü ile kararın ilgili bendinin kaldırılmasına, yerine yeniden hüküm kurulmasına, kadın yararına aylık 600,00 TL yoksulluk nafakasına, erkeğin alacak davasında davalı Nazire için husumet ve yetki itirazına yönelik istinaf talebinin değerlendirilmesinde ise Nadire T.'ye yönelik alacak davası tefrik edildiğinden erkeğin buna ilişkin istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; erkeğin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kadının tam kusurlu olduğunu, delillerin dikkate alınmadığını, hükmedilen nafaka ve tazminatların hem haksız olduğunu hem de asgari ücret ile geçinen erkeğin ekonomik gücünü aştığını belirterek davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminatlar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, davanın kabulü ile kadın yararına tazminat ve nafaka verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, şartları var ise miktarlarının dosya kapsamı ve hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ncı, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Boşanma davalarında, manevî tazminata hükmedebilmek için tazminat talep edenin az kusurlu veya kusursuz olması yanında, ayrıca boşanmaya sebep olan eylemlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekmektedir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, erkeğin kusurlu davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle manevî tazminata hükmedilmiş ise de; davalı erkeğe, bağımsız konut temin etmeme ve davacı kadını baba evine bırakıp gitme kusurları yüklenmiş olup, bu kusurlardan bağımsız konut temin etmeme kusurunun niteliği gereği; baba evine bırakma kusurunun ise davacı kadın tanıklarının beyanına göre kadının baba evinde bir süre daha kalmak istemesi nedeniyle, davalı erkek tanıklarının beyanlarına göre ise kadının babasının erkeğe kızarak kadını göndermeyeceğini beyan etmesi nedeniyle gerçekleştiği sabit olup, her iki durumda da bu kusurların gerçekleşme şekli itibariyle kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı anlaşılmıştır. Hal böyle iken Mahkemece koşulları oluşmadığı halde davacı kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen manevî tazminat yönünden BOZULMASINA,

2. Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                           Üye                   Üye                  Üye                Üye
Mehmet Kasım Çetin     Rıza Sarıtaş      Çetin Durak      Harun Can     Hatıran Alper