KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

EVLİLİK BİRLİĞİ BOŞANMA İLE SONA ERMİŞ OLUP TALEP EDİLMİŞ TAZMİNAT VE NAFAKA BORÇLARI TEREKEYE GEÇEBİLECEK HÂLDEDİR.

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2024/9133
Karar No      : 2025/6782

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       : 
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI                                 : 2023/1453 E., 2024/1281 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile kusur tespiti ve tazminat taleplerine ilişkin istinaf talepleri konusunda karar vermeye yer olmadığı kararı yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince kadının eşinin rahatsızlığı olduğunu bilmesin rağmen yakınını düğününe giderek covid olduğu, bu şekilde eşinin sağlığını tehlikeye attığı, erkeğin esi evden ayrıldıktan sonra uzunca süre eşini arayıp sormadığı, eşine maddî ve manevî destekte bulunmadığı, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafları eşit kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile nafaka miktarı yönünden istinaf yoluna başvurulmuş, akabinde 25.09.2024 tarihli dilekçe ile davalı erkeğin 18.09.2024 tarihinde vefat ettiğini, davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğine dair beyan dilekçesi sunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi üzerine taraflar arasındaki evlilik birliği 02.02.2023 tarihinde boşanma hükmünün kesinleşmesi ile sona erdiği, bu durumda mirasçıların kusur tespiti yönünden davaya devam etmelerinin söz konusu olmadığı gibi erkeğin ölüm tarihinden önce hüküm altına alınmış bir tazminat hükmünün de mevcut bulunmadığı, boşanma hükmü kesinleştiğine göre doğmuş bir hak ve tereke borcunun da olmadığı gerekçesi ile davacı kadının istinaf talebi konusunda karar vermeye yer olmadığına karar verilmiş olduğu görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesince tarafların evliliğinin ölümle sona ermediği, boşanma ile son bulduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 181 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulama olanağı kalmadığı değerlendirmesi doğru ise de Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere evlilik boşanma ile son bulmuştur. Davalı erkek vefat etmeden önce boşanma hükmünü ve kusur belirlemesini istinaf etmeyerek boşanma hükmü ve erkeğe yönelik kusur belirlemesini kesinleştirmiştir. Ancak kadın yönünden kusur belirlemesi ile boşanmanın fer'îsi niteliğinde olan maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafaka talepleri henüz kesinleşmemiştir.

Dava devam ederken taraflardan birisinin ölmesi halinde, TMK'nin 28/1. maddesi uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Ayrıca vekâlet ilişkisi de ölüm ile son bulur. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı veya mirasçıları tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ancak mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Murisin ölmeden önce doğmuş alacakları nasıl terekenin aktifinde yer alıyorsa, murisin ölmeden önceki sorumluluğundan doğan borçları da terekenin pasifinde yer alır. İş bu davada evlilik birliği boşanma ile sona ermiş olup talep edilmiş tazminat ve nafaka borçları terekeye geçebilecek haldedir. O halde, davacı kadın vekilinin kusur belirlemesi ve fer'îlere yönelik istinaf taleplerinin esastan incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu yönlere ilişkin istinaf talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                  Üye                 Üye                Üye                      Üye
M. Kasım Çetin      Çetin Durak     Harun Can     Erdem Şimşek     Hatıran Alper