
FİİLEN ÖDEME GÜNÜNDEKİ BEDELİN TAHSİLİNE ŞEKLİNDE İNFAZDA TEREDDÜT OLUŞTURACAK BİR HÜKÜM KURULAMAZ.
T.C.
Y A R G I T A Y
2. Hukuk Dairesi
ESAS NO: KARAR NO:
2022/2996 2022/3975
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, ziynet alacağı davasında ziynetlerin değerlerinin fiili teslim tarihine göre belirlenmemesi yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar, velâyet ve ziynet alacağının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın lehine takdir edilen maddî ve manevî tazminat çoktur. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî (TMK m. 174/1) ve manevî (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı kadın dava dilekçesinde belirttiği ziynetlerin rızası olmadan davalı tarafından bozdurulduğunu, ziynetlerin aynen iadesini mümkün olmadığı takdirde teslim tarihindeki bedellerinin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonrasında; davanın kısmen kabulü ile kararda belirtilen ziynetlerin aynen mevcut olmadığı takdirde bedelleri toplamı olan 91.570,00TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa dava tarihi olan 25.04.2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş, kararın ziynetler yönünden de taraflarca istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve taraflarca yukarıda belirtildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Yapılan soruşturma ve toplanan delilere göre, davacı tarafından ziynetlerin aynen iadesi, aynen iade mümkün olmadığı takdirde teslim tarihindeki bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup, dava tarihindeki bedellerin tahsiline ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Fiilen ödeme günündeki bedelin tahsiline şeklinde infazda tereddüt oluşturacak bir hüküm kurulamayacağına göre mahkemece bu talebin reddine, kabul edilen ziynetlerin aynen iadesine karar verilmesi ve aynen iadesine karar verilen ziynetlerin açıklanan değerlerinin harca esas değer olduğu ve infaz aşamasında dikkate alınamayacağı da gözetilerek aynen iade kararı ile yetinilmesi gerekirken, talep dışına çıkılarak dava tarihindeki bedelin tahsiline şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1/b ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 26.04.2022 (Salı)
Başkan Üye Üye Üye Üye
Ömer Uğur Gençcan Rıza Sarıtaş Çetin Durak Harun Can Hatıran Alper
AYNI YÖNDE KARAR:
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2023/9572
Karar No : 2024/936
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Aksaray 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 30.12.2022
SAYISI : 2019/93 E., 2022/674 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma, ziynet ve eşya alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı-davacı kadın vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı-davalı erkek vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; Aksaray 2. Aile Mahkemesinin 2006/200 Esas sayılı dava dosyası ile erkek tarafından boşanma davası açıldığını, boşanma davasının reddine karar verildiği ve bu kararın üzerinden üç yıl geçtiğini; davalıya 2. Aile Mahkemesince 2010/400 Esas sayılı kararı ile bağlanan tedbir nafakasının kaldırılmasının gerektiğini ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin son fıkrası ve 197 nci gereğince davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına, bağımsız nafaka davasında hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı-davalı erkek birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; altınların belirtilen kadar olmadığını, kadına takılanların dışında talebe konu 14 fazla bilezik, 5 tane bileklik, alyans ve söz yüzüğü dışında 2 tane daha yüzük, 2 küpe ve taşlı altın söz bileziği olmadığını, kadının ailesinin erkeği dövdüğünü, eşya ve ziynetleri giderken yanında götürdüğünü, bir yatak odası takımı, 1 halı, yatak odası perdesi, üçlü teflon tencere seti, kaşık çatal bıçak takımını veremeye hazır olduklarını, diğerlerinin müvekkili ve babası tarafından alındığını beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı kadın vekili cevap ve birleşen dava dilekçesinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, erkeğin sadakatsiz olduğunu, komşuları kadını döverken seyirci kaldığını, sonrasında da evden kovduğunu, cihaz eşyalarının evde kaldığını, ziynetlerini kaybolur diye kasaya koyduğunu, kovduğunda da vermediğini ileri sürerek 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi gereğince erkeğin davasının reddine, birleşen davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksullu , her bir çocuk için ayrı ayrı aylık 800,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, nafakanın yıllık TÜFE oranında artırılmasına, kadın yararına yasal faizi ile birlikte 40.000,00 TL maddî ve 40.000,00 TL manevî tazminata, dilekçesinde belirttiği çeyiz eşyalarının aynen mevcut değil ise bedellerinin yasal faiziyle tahsiline; dilekçesinde belirttiği ziynet eşyalarının aynen mümkün değilse ödeme günündeki bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 14.01.2015 tarih ve 2013/461 Esas, 2015/43 Karar sayılı kararı ile yargılama sırasında eşya ve ziynet alacağı davasının tefrikine, erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki boşanma davasının kabulü ile 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci ve son fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, velâyetin babaya verilmesine, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, kadın yararına 10.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 30.11.2015 tarih ve 2015/6255 Esas, 2015/22597 Karar sayılı kararı ile davacı-davalı erkeğin dava dilekçesinde boşanma yanında, davalı-davacı kadına bağlanan tedbir nafakasının kaldırılmasını da talep ettiği, dava dilekçesi ile birlikte yatırılan başvurma harcının, dilekçedeki tüm talepleri kapsadığı, başvurma harcı ile birlikte yatırılan maktu harcın boşanma davası için alındığı, dava dilekçesindeki her bir talep için ayrı ayrı maktu ve nispi harçların yatırılması gerektiği, davacı-davalı erkeğin nafakanın kaldırılması yönündeki talebi için ayrıca harç alınmadığı, kaldırılması talep edilen nafakanın yıllık tutarı üzerinden hesaplanacak nispi harç alınmadan (Harçlar Kanunu 30 uncu ve 32 nci maddeleri) davaya devam edilmesinin yanlış olduğu; davacı-davalı erkeğin asıl boşanma davasının kabulüne karar verildiği gözetilmeden, asıl dava yönünden davalı-davacı kadın yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına, diğer yönlerden onanmasına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 05.01.2018 tarih ve 2016/350 Esas, 2018/9 Karar sayılı kararı ile kesinleşen yönlerden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasının reddine, kadının tefrik edilen ancak ilk bozma kararı sonrası yeniden birleştirilen eşya ve ziynet alacağı davasının kısmen kabulü ile bir adet yatak odası takımının aynen ya da dava tarihindeki değeri olan 400,00 TL bir adet perde takımının aynen ya da dava tarihindeki değeri olan 140,00 TL 22 adet burma bileziğin mutat ortalama ağırlığı ile aynen olmadığı takdirde dava tarihindeki değeri olan 36.590,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
2. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı- davalı erkek vekili tarafından, tedbir nafakasının kaldırılması talebinin reddi ve ziynet alacağı yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise reddedilen ziynet ve eşya alacağı ile kabul edilen ziynetlerin dava tarihindeki değeri üzerinden bedelinin ödenmesine karar verilmesi yönünden temyiz edilmiştir.
3. Dairemizin 12.02.2019 tarih ve 2019/171 Esas, 2019/921 Karar sayılı kararı ile davacı- davalı erkek vekili tarafından 14.06.2013 tarihinde boşanma ve tedbir nafakasının kaldırılmasına ilişkin dava açıldığı, buna karşın davalı-davacı kadın tarafından 19.06.2013 tarihinde birleşen boşanma ve ziynet ile çeyiz eşya alacağı davası açıldığı, kadının birleşen davasında erkeğin cevap dilekçesinin kadına tebliğ edilmeden, dilekçeler aşaması tamamlanmadan ziynet ve eşya alacağına ilişkin tefrik kararı verildiği, tefrik edildikten sonra da bu eksikliğin tamamlanmadığı, bozmadan sonra dosyaların tekrar birleştirilerek karar verilmesinin hatalı olduğu, erkeğin, Aksaray 2. Aile Mahkemesinin 2009/894 Esas, 2010/400 Karar sayılı dosyası ile kadın lehine hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiş ise de gerekçeli kararda tedbir nafakasının kaldırılması talebinin reddine ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmediği gerekçesi ile bozulmasına, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Aksaray 2. Aile Mahkemesinin 2010/400 Esas, 906 Karar sayılı davası ile kadın ve çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakasının geçici koruma mahiyetinde olduğu, Aksaray 2. Aile Mahkemesinin 2013/461 Esas, 2015/43 Karar sayılı 14.01.2015 tarihli kararı ile, kadın yararına aylık 400,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, aynı karar ile çocuğun velâyetinin babaya bırakıldığı, boşanma hükmünün kesinleştiği, buna göre çocuk ve kadın yararına Aksaray 2.Aile Mahkemesinin 2010/400-906 E-K sayılı davası ile hükmedilen tedbir nafakasının 12.04.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kaldırılması gerektiği, dava dilekçesinde belirtilen ev eşyalarının kadına ait olduğunun, kadına bağışlandığının, kadın tarafından satın alındığının ya da tarafların ortak malı olduğunun veya bu eşyalarının dava dilekçesinde gösterilen şekilde varlığının kadın tarafından kanıtlanamadığı; dava dilekçesinde gösterilen 22 adet bilezik, 1 adet set takım, 5 adet bileklik, 4 adet yüzük ile 2 çift küpenin kadına düğünde takıldığının ispatlandığı, anılan ziynetlerin tarafların ayrıldığı gün kadının evden kovulması nedeniyle kadının üzerinde olmadığı, ayrılma anında kadının yanında bulunan tanığın anlatımları ile sabit olduğu gerekçesi ile erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasının kabulüne, kadının çeyiz, eşya alacağı davasının reddine, kadının ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne 22 adet bilezik her biri 22 ayar 22 gr (39.688,00 TL), 1 adet set takım 22 ayar 70 gr (5.740,00 TL), 1 adet 14 ayar 25 gr bileklik ( 1.250,00 TL), 5 adet her biri 12 gr 22 ayar bileklik (4.920,00 TL) 4 adet her biri 5 gr 14 ayar yüzük (1.100,00TL ) 2 çift her biri 5 gr 14 ayar küpe (550,00 TL ) olmak üzere ziynetlerin aynen iadesine, olmadığı takdirde toplam bedeli olan 53.248,00 TL' nin dava tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili kabul edilen ziynet bedeli ve vekalet ücreti; davalı-davacı kadın vekili, reddedilen eşya alacağı, ziynetlerin dava tarihindeki bedeline hükmedilmesi ve tedbir nafakasının kaldırılması yönlerinden temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairenin 20.06.2023 tarihli ve 2023/4468 Esas, 2023/3378 Karar sayılı kararıyla, kadının ziynet alacağına yönelik aynen iade olmadığı takdirde fiili ödeme günündeki bedelinin tahsiline şeklindeki talebinin infaz aşamasında dikkate alınacağının ve hüküm altına alınmasında hukuki yarar bulmadığının anlaşılmış bulunmasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, kendisini vekille temsil ettiren erkek yararına reddedilen ziynet alacağı yönünden vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve erkeğin kabul ettiği, tanık beyanları ile kadına ait olduğu ve evde kaldığı sabit olan eşyalar yönünden bilirkişi incelemesi yapılmış ise buna göre, aksi takdirde bilirkişi incelemesi yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile çeyiz eşya alacağı davasının reddinin doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı-davacı kadın vekili özetle; ziynet eşyalarının fiili ödeme tarihindeki bedeline hükmedilmesi gerektiğini, bu durumun infaz aşamasında dikkate alınacağının belirtilmesinin hukuka aykırı olduğunu, nafakanın kaldırılması, çeyiz alacağı davasının kısmen kabulü ile karşı taraf lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğine dair kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadının eşya alacağı davasının kısmen kabulünün doğru olup olmadığı, reddedilen ziynet alacağı yönünden erkek lehine vekalet ücreti takdirinin ve ziynetlerin fiili ödeme tarihindeki bedele hükmedilmesinin gerekip gerekmediği, geçici tedbir nafakasının kaldırılmasının hatalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 197 inci maddesi 220 nci, 222 nci ve 226 ncı maddeleri. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi, geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle kısmen onanıp kısmen bozulmuş olup, temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre davalı-davacı kadının aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.
3. Davalı-davacı kadın karşı dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesini mümkün olmadığı takdirde ödeme günündeki bedellerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece ziynetlerin aynen iadesine, olmadığı takdirde toplam bedeli olan 53.248,00 TL'nin dava tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmiştir. Davalı-davacı kadının dava tarihindeki bedellerin tahsiline ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Ziynet eşyalarının fiili ödeme günündeki bedeline hükmedilmesi halinde de infazda tereddüt oluşacağı kaldı ki bu hususun infaz aşamasında dikkate alınacağından bu talepte hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek mahkemece bu talebin usulden reddine ve ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi gözetilmeksizin talebin dışına çıkılarak dava tarihindeki bedele hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. Ne var ki bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalı-davacı kadının bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 20.06.2023 gün ve 2023/4468 sas 2023/3378 karar sayılı kısmen onama-kısmen bozmaya dair ilamının kadının ziynet alacağı davası yönünden yapılan onama bölümünün kaldırılmasına, Mahkeme kararının ziynet alacağı davası yönünden de kadın yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı-davacı vekilinin sair yönlere ilişkin karar düzeltme talebinin REDDİNE,
2. Davalı-davacı kadın vekilinin "ziynetlerin dava tarihindeki bedeline hükmedilmesine" ilişkin KARAR DÜZELTME TALEBİNİN KABULÜ İLE Dairemizin 20.06.2023 gün ve 2023/4468 Esas, 2023/3378 Karar sayılı kısmen onama kısmen bozma ilamının kadının ziynet alacağı davası yönünden yapılan onama bölümünün KALDIRILMASINA, Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ziynet alacağı davası yönünden de kadın yararına BOZULMASINA,
İstek halinde karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Mehmet Kasım Çetin Sedat Demirtaş Seydi Kahveci Harun Can Erdem Şimşek
FİİLEN ÖDEME GÜNÜNDEKİ BEDELİN TAHSİLİNE ŞEKLİNDE İNFAZDA TEREDDÜT OLUŞTURACAK BİR HÜKÜM KURULAMAZ.
T.C.
Y A R G I T A Y
2. Hukuk Dairesi
ESAS NO: KARAR NO:
2022/2996 2022/3975
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, ziynet alacağı davasında ziynetlerin değerlerinin fiili teslim tarihine göre belirlenmemesi yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar, velâyet ve ziynet alacağının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın lehine takdir edilen maddî ve manevî tazminat çoktur. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî (TMK m. 174/1) ve manevî (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı kadın dava dilekçesinde belirttiği ziynetlerin rızası olmadan davalı tarafından bozdurulduğunu, ziynetlerin aynen iadesini mümkün olmadığı takdirde teslim tarihindeki bedellerinin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonrasında; davanın kısmen kabulü ile kararda belirtilen ziynetlerin aynen mevcut olmadığı takdirde bedelleri toplamı olan 91.570,00TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa dava tarihi olan 25.04.2017 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş, kararın ziynetler yönünden de taraflarca istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve taraflarca yukarıda belirtildiği şekilde temyiz edilmiştir.
Yapılan soruşturma ve toplanan delilere göre, davacı tarafından ziynetlerin aynen iadesi, aynen iade mümkün olmadığı takdirde teslim tarihindeki bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup, dava tarihindeki bedellerin tahsiline ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Fiilen ödeme günündeki bedelin tahsiline şeklinde infazda tereddüt oluşturacak bir hüküm kurulamayacağına göre mahkemece bu talebin reddine, kabul edilen ziynetlerin aynen iadesine karar verilmesi ve aynen iadesine karar verilen ziynetlerin açıklanan değerlerinin harca esas değer olduğu ve infaz aşamasında dikkate alınamayacağı da gözetilerek aynen iade kararı ile yetinilmesi gerekirken, talep dışına çıkılarak dava tarihindeki bedelin tahsiline şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1/b ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 26.04.2022 (Salı)
Başkan Üye Üye Üye Üye
Ömer Uğur Gençcan Rıza Sarıtaş Çetin Durak Harun Can Hatıran Alper
AYNI YÖNDE KARAR:
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2023/9572
Karar No : 2024/936
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Aksaray 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 30.12.2022
SAYISI : 2019/93 E., 2022/674 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma, ziynet ve eşya alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı-davacı kadın vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı-davalı erkek vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; Aksaray 2. Aile Mahkemesinin 2006/200 Esas sayılı dava dosyası ile erkek tarafından boşanma davası açıldığını, boşanma davasının reddine karar verildiği ve bu kararın üzerinden üç yıl geçtiğini; davalıya 2. Aile Mahkemesince 2010/400 Esas sayılı kararı ile bağlanan tedbir nafakasının kaldırılmasının gerektiğini ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin son fıkrası ve 197 nci gereğince davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına, bağımsız nafaka davasında hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı-davalı erkek birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; altınların belirtilen kadar olmadığını, kadına takılanların dışında talebe konu 14 fazla bilezik, 5 tane bileklik, alyans ve söz yüzüğü dışında 2 tane daha yüzük, 2 küpe ve taşlı altın söz bileziği olmadığını, kadının ailesinin erkeği dövdüğünü, eşya ve ziynetleri giderken yanında götürdüğünü, bir yatak odası takımı, 1 halı, yatak odası perdesi, üçlü teflon tencere seti, kaşık çatal bıçak takımını veremeye hazır olduklarını, diğerlerinin müvekkili ve babası tarafından alındığını beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı kadın vekili cevap ve birleşen dava dilekçesinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, erkeğin sadakatsiz olduğunu, komşuları kadını döverken seyirci kaldığını, sonrasında da evden kovduğunu, cihaz eşyalarının evde kaldığını, ziynetlerini kaybolur diye kasaya koyduğunu, kovduğunda da vermediğini ileri sürerek 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi gereğince erkeğin davasının reddine, birleşen davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksullu , her bir çocuk için ayrı ayrı aylık 800,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, nafakanın yıllık TÜFE oranında artırılmasına, kadın yararına yasal faizi ile birlikte 40.000,00 TL maddî ve 40.000,00 TL manevî tazminata, dilekçesinde belirttiği çeyiz eşyalarının aynen mevcut değil ise bedellerinin yasal faiziyle tahsiline; dilekçesinde belirttiği ziynet eşyalarının aynen mümkün değilse ödeme günündeki bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 14.01.2015 tarih ve 2013/461 Esas, 2015/43 Karar sayılı kararı ile yargılama sırasında eşya ve ziynet alacağı davasının tefrikine, erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki boşanma davasının kabulü ile 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci ve son fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, velâyetin babaya verilmesine, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, kadın yararına 10.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 30.11.2015 tarih ve 2015/6255 Esas, 2015/22597 Karar sayılı kararı ile davacı-davalı erkeğin dava dilekçesinde boşanma yanında, davalı-davacı kadına bağlanan tedbir nafakasının kaldırılmasını da talep ettiği, dava dilekçesi ile birlikte yatırılan başvurma harcının, dilekçedeki tüm talepleri kapsadığı, başvurma harcı ile birlikte yatırılan maktu harcın boşanma davası için alındığı, dava dilekçesindeki her bir talep için ayrı ayrı maktu ve nispi harçların yatırılması gerektiği, davacı-davalı erkeğin nafakanın kaldırılması yönündeki talebi için ayrıca harç alınmadığı, kaldırılması talep edilen nafakanın yıllık tutarı üzerinden hesaplanacak nispi harç alınmadan (Harçlar Kanunu 30 uncu ve 32 nci maddeleri) davaya devam edilmesinin yanlış olduğu; davacı-davalı erkeğin asıl boşanma davasının kabulüne karar verildiği gözetilmeden, asıl dava yönünden davalı-davacı kadın yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına, diğer yönlerden onanmasına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 05.01.2018 tarih ve 2016/350 Esas, 2018/9 Karar sayılı kararı ile kesinleşen yönlerden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasının reddine, kadının tefrik edilen ancak ilk bozma kararı sonrası yeniden birleştirilen eşya ve ziynet alacağı davasının kısmen kabulü ile bir adet yatak odası takımının aynen ya da dava tarihindeki değeri olan 400,00 TL bir adet perde takımının aynen ya da dava tarihindeki değeri olan 140,00 TL 22 adet burma bileziğin mutat ortalama ağırlığı ile aynen olmadığı takdirde dava tarihindeki değeri olan 36.590,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
2. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı- davalı erkek vekili tarafından, tedbir nafakasının kaldırılması talebinin reddi ve ziynet alacağı yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise reddedilen ziynet ve eşya alacağı ile kabul edilen ziynetlerin dava tarihindeki değeri üzerinden bedelinin ödenmesine karar verilmesi yönünden temyiz edilmiştir.
3. Dairemizin 12.02.2019 tarih ve 2019/171 Esas, 2019/921 Karar sayılı kararı ile davacı- davalı erkek vekili tarafından 14.06.2013 tarihinde boşanma ve tedbir nafakasının kaldırılmasına ilişkin dava açıldığı, buna karşın davalı-davacı kadın tarafından 19.06.2013 tarihinde birleşen boşanma ve ziynet ile çeyiz eşya alacağı davası açıldığı, kadının birleşen davasında erkeğin cevap dilekçesinin kadına tebliğ edilmeden, dilekçeler aşaması tamamlanmadan ziynet ve eşya alacağına ilişkin tefrik kararı verildiği, tefrik edildikten sonra da bu eksikliğin tamamlanmadığı, bozmadan sonra dosyaların tekrar birleştirilerek karar verilmesinin hatalı olduğu, erkeğin, Aksaray 2. Aile Mahkemesinin 2009/894 Esas, 2010/400 Karar sayılı dosyası ile kadın lehine hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiş ise de gerekçeli kararda tedbir nafakasının kaldırılması talebinin reddine ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmediği gerekçesi ile bozulmasına, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Aksaray 2. Aile Mahkemesinin 2010/400 Esas, 906 Karar sayılı davası ile kadın ve çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakasının geçici koruma mahiyetinde olduğu, Aksaray 2. Aile Mahkemesinin 2013/461 Esas, 2015/43 Karar sayılı 14.01.2015 tarihli kararı ile, kadın yararına aylık 400,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, aynı karar ile çocuğun velâyetinin babaya bırakıldığı, boşanma hükmünün kesinleştiği, buna göre çocuk ve kadın yararına Aksaray 2.Aile Mahkemesinin 2010/400-906 E-K sayılı davası ile hükmedilen tedbir nafakasının 12.04.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kaldırılması gerektiği, dava dilekçesinde belirtilen ev eşyalarının kadına ait olduğunun, kadına bağışlandığının, kadın tarafından satın alındığının ya da tarafların ortak malı olduğunun veya bu eşyalarının dava dilekçesinde gösterilen şekilde varlığının kadın tarafından kanıtlanamadığı; dava dilekçesinde gösterilen 22 adet bilezik, 1 adet set takım, 5 adet bileklik, 4 adet yüzük ile 2 çift küpenin kadına düğünde takıldığının ispatlandığı, anılan ziynetlerin tarafların ayrıldığı gün kadının evden kovulması nedeniyle kadının üzerinde olmadığı, ayrılma anında kadının yanında bulunan tanığın anlatımları ile sabit olduğu gerekçesi ile erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasının kabulüne, kadının çeyiz, eşya alacağı davasının reddine, kadının ziynet alacağı davasının kısmen kabulüne 22 adet bilezik her biri 22 ayar 22 gr (39.688,00 TL), 1 adet set takım 22 ayar 70 gr (5.740,00 TL), 1 adet 14 ayar 25 gr bileklik ( 1.250,00 TL), 5 adet her biri 12 gr 22 ayar bileklik (4.920,00 TL) 4 adet her biri 5 gr 14 ayar yüzük (1.100,00TL ) 2 çift her biri 5 gr 14 ayar küpe (550,00 TL ) olmak üzere ziynetlerin aynen iadesine, olmadığı takdirde toplam bedeli olan 53.248,00 TL' nin dava tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili kabul edilen ziynet bedeli ve vekalet ücreti; davalı-davacı kadın vekili, reddedilen eşya alacağı, ziynetlerin dava tarihindeki bedeline hükmedilmesi ve tedbir nafakasının kaldırılması yönlerinden temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairenin 20.06.2023 tarihli ve 2023/4468 Esas, 2023/3378 Karar sayılı kararıyla, kadının ziynet alacağına yönelik aynen iade olmadığı takdirde fiili ödeme günündeki bedelinin tahsiline şeklindeki talebinin infaz aşamasında dikkate alınacağının ve hüküm altına alınmasında hukuki yarar bulmadığının anlaşılmış bulunmasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, kendisini vekille temsil ettiren erkek yararına reddedilen ziynet alacağı yönünden vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve erkeğin kabul ettiği, tanık beyanları ile kadına ait olduğu ve evde kaldığı sabit olan eşyalar yönünden bilirkişi incelemesi yapılmış ise buna göre, aksi takdirde bilirkişi incelemesi yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile çeyiz eşya alacağı davasının reddinin doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı-davacı kadın vekili özetle; ziynet eşyalarının fiili ödeme tarihindeki bedeline hükmedilmesi gerektiğini, bu durumun infaz aşamasında dikkate alınacağının belirtilmesinin hukuka aykırı olduğunu, nafakanın kaldırılması, çeyiz alacağı davasının kısmen kabulü ile karşı taraf lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğine dair kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadının eşya alacağı davasının kısmen kabulünün doğru olup olmadığı, reddedilen ziynet alacağı yönünden erkek lehine vekalet ücreti takdirinin ve ziynetlerin fiili ödeme tarihindeki bedele hükmedilmesinin gerekip gerekmediği, geçici tedbir nafakasının kaldırılmasının hatalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 197 inci maddesi 220 nci, 222 nci ve 226 ncı maddeleri. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi, geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle kısmen onanıp kısmen bozulmuş olup, temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre davalı-davacı kadının aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.
3. Davalı-davacı kadın karşı dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesini mümkün olmadığı takdirde ödeme günündeki bedellerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece ziynetlerin aynen iadesine, olmadığı takdirde toplam bedeli olan 53.248,00 TL'nin dava tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmiştir. Davalı-davacı kadının dava tarihindeki bedellerin tahsiline ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Ziynet eşyalarının fiili ödeme günündeki bedeline hükmedilmesi halinde de infazda tereddüt oluşacağı kaldı ki bu hususun infaz aşamasında dikkate alınacağından bu talepte hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek mahkemece bu talebin usulden reddine ve ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi gözetilmeksizin talebin dışına çıkılarak dava tarihindeki bedele hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. Ne var ki bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalı-davacı kadının bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 20.06.2023 gün ve 2023/4468 sas 2023/3378 karar sayılı kısmen onama-kısmen bozmaya dair ilamının kadının ziynet alacağı davası yönünden yapılan onama bölümünün kaldırılmasına, Mahkeme kararının ziynet alacağı davası yönünden de kadın yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı-davacı vekilinin sair yönlere ilişkin karar düzeltme talebinin REDDİNE,
2. Davalı-davacı kadın vekilinin "ziynetlerin dava tarihindeki bedeline hükmedilmesine" ilişkin KARAR DÜZELTME TALEBİNİN KABULÜ İLE Dairemizin 20.06.2023 gün ve 2023/4468 Esas, 2023/3378 Karar sayılı kısmen onama kısmen bozma ilamının kadının ziynet alacağı davası yönünden yapılan onama bölümünün KALDIRILMASINA, Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ziynet alacağı davası yönünden de kadın yararına BOZULMASINA,
İstek halinde karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Mehmet Kasım Çetin Sedat Demirtaş Seydi Kahveci Harun Can Erdem Şimşek