KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

İLERİ TARİHLİ EDİMLER İÇEREN ARABULUCULUK SON ANLAŞMA TUTANAĞINA İCRA EDİLEBİLİRLİK ŞERHİNİN VERİLMESİNE İLİŞKİN BAŞVURU BU TARİH ÖNCESİNDE YAPILABİLİR.

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2025/6259
Karar No      : 2026/763

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

(BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR)

I. BAŞVURU

Avukat Olcay Göçüm 30.09.2025 tarihli başvurusunda; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kesin nitelikli kararları arasında, arabuluculuk son anlaşma tutanağında kabul edilen edimlerin, ifa süresi gelmeden icra edilebilirlik şerhi talep hakkının oluşup oluşmayacağına ilişkin uyuşmazlık bulunduğunu belirterek, söz konusu uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.

II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 01.12.2025 tarihli ve 2025/19 E., 2025/24 K. sayılı kararıyla; “İstinaf kararları arasındaki uyuşmazlık; ilk derece mahkemesince icra edilebilirlik şerhi verilirken, arabuluculuk anlaşmasındaki edimin ifa zamanının gelip gelmediği hususunun dikkate alınabilecek bir husus olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/2 maddesinde "Arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi verilmesi halinde ilam niteliğinde belge sayılır" aynı maddenin devamında "mahkeme, anlaşma belgesini yalnızca şekli yönünden inceler" hükümleri yer almaktadır.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, şerh verildiğinde belge ilam niteliği kazanacağından, mahkemenin edimin henüz doğmamış veya ifa zamanı gelmemiş olmasını tespit edebileceği, bu durumun esasa ilişkin olmayıp, icra kabiliyetinin mevcut olup olmadığını denetleme niteliği taşıdığı görüşü benimsenirken,

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ise; mahkemenin icra edilebilirlik şerhi verirken sadece şekli inceleme yapabileceği, edimin vadesinin gelip gelmediğini araştırması, anlaşmanın içeriğine girerek esasa ilişkin inceleme yapmak anlamına geleceği görüşü benimsenmiştir.

Bu durumda kararlar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Arabuluculuk anlaşması taraf iradeleri ile ortaya çıkan ve hukuk düzeni tarafından teşvik edilen bir sulh sözleşmesidir. Bu anlaşmaya mahkemece icra edilebilirlik şerhi verilmesi, o anda icra başlatma yetkisi vermeyecek, yalnızca belgeyi ilam niteliğine haiz hale getirecektir. Bu bağlamda mahkemenin yetkisi, 6235 sayılı Kanun'un 18/2 maddesi gereğince yalnızca şekli hususlarla sınırlı olup, bu sınırın ötesine geçilerek, anlaşma konusu edimin ifa tarihinin gelip gelmediğinin araştırılmasının, kanunun mahkemeye tanımadığı bir yetki olacağı değerlendirilmekle, kararlar arasındaki uyuşmazlığın Konya Bölge Adliye Mahkemesi Kararı yönünde giderilmesi yönünde görüş hakim olmuştur.” denilerek, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir.

III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR

A. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 10.09.2025 tarihli ve 2025/3052 E., 2025/2334 K. sayılı kararı

Kütahya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.05.2025 tarihli ve 2025/612 E., 2025/645 K. sayılı dosyasında; 6235 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca taraflar arasında düzenlenen ve kiralananın 30.07.2025 tarihinde tahliye ve teslim edileceğinin kararlaştırıldığı 17.09.2024 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince; henüz anlaşma belgesi ile taahhüt edilen tahliye tarihi gelmeden ve anlaşma belgesinde belirlenen süre sona ermeden icra edilebilirlik şerhi verilemeyeceği, bu nedenle davanın erken açıldığı gerekçesiyle, talebin süre yönünden usulden reddine karar verildiği, davacının istinaf yoluna başvurması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; “... Somut olayda arabuluculuk son tutanağının 17.09.2024 tarihinde tanzim edilmiş olup, bu anlaşma ile kiracının 30.07.2025 tarihinde kiralananı tahliye etmeyi kabul ve taahhüt ettiği, belirlenen tahliye tarihinden önce anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesine ilişkin somut talebin süre nedeniyle reddinin usul ve yasaya uygun olduğu...” gerekçesiyle; başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.

B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 01.02.2024 tarihli ve 2023/3834 E., 2024/252 K. sayılı kararı

Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.10.2023 tarihli ve 2023/2261 E., 2023/1912 K. sayılı dosyasında; kiralananın 15.05.2024 tarihine kadar tahliye ve teslim edileceğinin kararlaştırıldığı 02.10.2023 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince; anlaşma belgesinde belirtilen tahliye tarihinin gelmediği ve kira bedellerinin ödenip ödenmediğinin belirtilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği, davacının istinaf yoluna başvurması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; “İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi talebi karşısında mahkemenin inceleme kapsamı 18/B maddede belirtildiği gibi arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ve taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalara uyulup uyulmadığıdır. Bunun dışında inceleme yapılmasına olanak bulunmamaktadır. Dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin henüz tahliye tarihinin gelmediği veya borcun ödenip ödenmediğine ilişkin bilgi ve belgenin sunulmadığı gibi hususlarda inceleme yapması usul ve yasaya aykırıdır.'' gerekçesiyle; başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine, kesin olarak karar verilmiştir.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlık; arabuluculuk son anlaşma tutanağında kabul edilen edimlerin, ifa süresi gelmeden ilgili anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi talep hakkının oluşup oluşmayacağı, bu kapsamda Mahkemelerin bu durumu icra edilebilirlik incelemesi kapsamında inceleme yetkisinin olup olmadığı ile sınırları noktasında toplanmaktadır.

6325 sayılı Kanunun 2/1-b maddesinde arabuluculuk; "Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi," olarak tanımlanmış olup,

Aynı Kanunun 18. maddesinde; “(1) Arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır.

(2) Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır.

(3) İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır. Ancak arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır. Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan başvuru ile bunun üzerine verilecek kararlara karşı ilgili tarafından istinaf yoluna gidilmesi hâlinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınır.

(4) (Ek: 12/10/2017-7036/35 md.) Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

(5) (Ek: 12/10/2017-7036/24 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.”;

01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 18/B maddesinde ise; “(1) Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır:

a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar. ” düzenlemeleri yer almaktadır. “(1) Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır:

a) Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.

b) Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar.

c) 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar.

ç) Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar.

(2) Arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşması halinde anlaşma belgesi, taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslar gözetilmek suretiyle düzenlenir.

(3) Bu madde kapsamında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması zorunlu olup bu şerh taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından taşınmazın bulunduğu yer, diğer anlaşma belgeleri bakımından ise arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden alınır. Mahkeme taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından yapacağı incelemede anlaşma içeriğini, arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ve taşınmazla ilgili olarak kanunlarda yer alan sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı yönünden denetler; bu kapsamda kurum veya kuruluşlardan bilgi veya belge talep edebilir ve gerektiğinde duruşma açabilir.

(4) Anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin verilmesiyle ilgili diğer hususlar hakkında 18 inci madde hükmü uygulanır.

(5) (Ek:7/11/2024-7531/26 md.) Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilir.” düzenlemeleri yer almaktadır.

25.10.2017 tarihli ve 30221 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 24. maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18. maddesine eklenen 4. fıkrasında; taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesinin, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilâm niteliğinde belge sayılacağı hükme bağlanmış olup, madde gerekçesinde; "Bu düzenleme yapılırken 19.03.1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 'Uzlaşma sağlama' başlıklı 35/A maddesi dikkate alınmaktadır. Zira bu maddede 'Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38. maddesi anlamında ilâm niteliğindedir." hükmü yer almaktadır.

Yine 7036 sayılı Kanunun 24. maddesi ile aynı maddeye eklenen 5. fıkrası; "Arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz." hükmü içermekte olup, madde gerekçesinde; “... 6325 sayılı Kanun'un 18 inci maddesine eklenen beşinci fıkra ile, arabulucu huzurunda anlaşılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı hüküm altına alınmaktadır. Anlaşılan hususların bilahare dava edilemeyeceği dikkate alındığında arabulucu tarafından düzenlenecek ve taraflar ve varsa temsilcileri veya avukatları tarafından imzalanacak anlaşma tutanağında 'anlaşılan hususların' net bir şekilde ortaya konulmasında zorunluluk bulunmaktadır. Örneğin işçi ve işveren tarafı kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti konusunda anlaştıklarında arabulucunun bu kalemleri ayrıca ve açıkça tutanağa bağlamasında fayda görülmektedir. Anlaşma tutanağının içeriğinden 'anlaşılan hususlar' net bir şekilde görülebilmeli ve bilahare dava açma yasağına tâbi olan bu hususlar tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça tespit edilebilmelidir. ...” şeklindedir. 6325 sayılı kanunun 18/B-1-a maddesiyle kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açma dava şartı arabuluculuk şartına bağlanmış, aynı kanunun 18/B-3 maddesinde ise bu arabuluculuk faaliyeti sonucunda tarafların anlaşmalarıyla düzenlenen anlaşma belgesi için icra edilebilirlik şerhi alınması halinde ilam niteliğinde belge niteliğine haiz olduğu kabul edilmiştir. Arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin verilmesiyle ilgili diğer hususlar hakkında 6325 sayılı kanunun 18. madde hükmüne yollama yapılmıştır. Aynı kanunun 18/3 maddesinde ise "...İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır. Ancak arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır." hükmü ile icra edilebilirlik şerhi başvurusunda mahkemenin inceleme usulü ve şekli sınırlı yetki olarak düzenlenmiştir.

Yukarıda gösterilen yasal düzenlemelere göre kira ilişkisinden doğan özellikle fesih ve tahliyeye ilişkin uyuşmazlıklarda taraflarca kiralananın tahliyesi için ileri bir tarih belirlenebilir. Böyle bir durumda kiracının kararlaştırılan tarihte tahliyeyi gerçekleştirmediği durumda kiraya verenin icra edilebilirlik şerhi alınmış olan arabuluculuk son anlaşma tutanağına ilam niteliğinde belge niteliği kazandırılıp İcra ve İflas Kanunun ilgili hükümlerine göre icra edilmesine imkan sağlanmıştır. Uyuşmazlık taraflarının son anlaşma tutanağına icra edilebilirlik şerhi verilmesi talebiyle yetkili ve görevli mahkemeye müracaatı sonrasında mahkeme bu başvuruyu çekişmesiz yargı işi olarak dosya üzerinden inceler. Dosya üzerinden yapılan bu icra edilebilirlik şerhi incelemesinin kapsamı 6325 sayılı Kanunun 18/3 maddesinde son anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlı tutulduğu gibi 6325 sayılı kanun ve ilgili mevzuatta icra edilebilirlik şerhi verilmesi başvurusu için veya başvuru sonrası incelenebilmesi yönünden arabuluculuk anlaşma belgesine göre tarafların yerine getirmeyi üstlendikleri edimlerin ifa tarihinin (örneğin son anlaşma tutanağında kararlaştırılan tahliye tarihi gibi) gelmiş olması gerektiğine ilişkin kısıtlayıcı bir ön şart getirilmemiş, bu konuda bir düzenleme yapılmamıştır.

Yapılan bu açıklamalar ile yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve gerekçeleri birlikte değerlendirildiğinde; aralarında kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık bulunan tarafların dava şartı arabuluculuk faaliyeti sonunda fesih, tahliye ve alacak üzerinde anlaşmaya varıp edimlerin ifası için ileri bir tarihi vade olarak belirlediklerinde bu yerine getirme tarihi öncesinde arabuluculuk anlaşma belgesi bakımından icra edilebilirlik şerhi almak üzere yapılacak başvurunun mahkemece çekişmesiz yargı işi olarak anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olduğundan son anlaşma tutanağında kararlaştırılan edimlerin (tahliye tarihinin) vadesinin gelip gelmediğinin denetlenmesi ile vadesi gelmeyen edimlerin yer aldığı anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesine ilişkin talebi reddetmesi, mahkemenin inceleme yetkisini aşarak "esasa ilişkin inceleme" yapması anlamına gelecektir. Bu kapsamda, arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilebilmesi için mahkemece yapılacak inceleme kapsamının, ilgili belgenin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olduğu, nitekim cebri icraya elverişli olup olmama hususunda yapılacak incelemenin, yine anlaşma metni içeriği ile birlikte değerlendirileceği anlaşılmakla; uyuşmazlığın yukarıda açıklandığı şekilde giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.       

KARAR

1. İleri tarihli edimler içeren arabuluculuk son anlaşma tutanağına icra edilebilirlik şerhinin verilmesine ilişkin başvurunun bu tarih öncesinde yapılabileceği, bu başvuru üzerine mahkemenin incelemesinin 6325 sayılı Kanun'un 18. maddesinde belirtildiği şekilde anlaşmanın arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlı tutulmasına , Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kesin nitelikteki kararları arasındaki görüş ve uygulama uyuşmazlığının bu şekilde giderilmesine,

2. Dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,

3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,

16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Başkan                Üye                     Üye               Üye                          Üye 
Battal Yılmaz        Halil Özdemir      Emir Ateş      Muzaffer Gürkanlı    Osman Kiper