İŞYERİNDE ÜST DÜZEY YÖNETİCİ OLARAK GÖREV YAPAN İŞÇİLERİN FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞININ REDDİ HÂLİNDE DAVALI LEHİNE VEKÂLET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİ GEREKİR.
T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2025/7997
Karar No : 2025/8076
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
(BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR)
I. BAŞVURU
Başvurucu vekili dilekçesinde; Yargıtay 9. Hukuk Dairesince Eylül 2020 tarihi itibarıyla işçilik alacakları ile ilgili olarak köklü içtihat değişikliğine gidildiğini, işyerinde şube müdürü olarak çalışan işçilerin fazla çalışma alacağı talebiyle açtıkları davalarda içtihat değişikliği nedeniyle ret kararları verilip davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu bu konuda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarihli ve 2023/743 Esas, 2025/968 Karar sayılı kararında; davacının fazla çalışma alacağı reddedilmesine rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesinin 05.03.2025 tarihli ve 2024/1987 Esas, 2025/190 Karar sayılı dosyasında da fazla çalışma alacağının reddine karar verildiği, davalı lehine verilen vekâlet ücretinin ise 08.05.2025 tarihli tavzih kararı ile kaldırıldığını, her iki Daire kararı arasında uyuşmazlık bulunduğunu belirterek uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.
II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 19.09.2025 tarihli ve 2025/24 Esas, 2025/24 Karar sayılı kararı ile; uyuşmazlığın giderilmesi talebinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarihli ve 2023/743 Esas, 2025/968 Karar sayılı dosyası ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesinin 05.03.2025 tarihli ve 2024/1987 Esas, 2025/190 Karar sayılı kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu, uyuşmazlığın İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki kararı benimsenerek giderilmesi için 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35/3.maddesi uyarınca Yargıtay 9. Hukuk Dairesine başvurulmasına karar verilmiştir.
III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
A. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 Tarihli ve 2023/743 Esas 2025/968 Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararları ile; davacının davalı işyerinde 10.04.2006 tarihinden itibaren şube müdürü olarak çalıştığı, son olarak Antalya/Döşemealtı Şubesi müdürü olarak görev yaptığı, bu sebeple bulunduğu yerde en üst düzey yönetici sıfatıyla çalıştığının ve yetki alanı gereğince çalışma düzenini kendisinin belirleyebilecek konumda olduğunun anlaşılmasına göre davacının fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kabul kararının hatalı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış ve davalı lehine reddedilen alacaktan dolayı vekâlet ücreti takdir edilerek yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından tavzih talebinde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile gerekçeli kararının tashihini ve tavzihini gerektirir aykırılık veya maddi hatta bulunmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi ilâmları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararı öncesinde de Yargıtay ve ilk derece mahkemelerinde şube müdürlerinin fazla çalışma alacağı talebiyle açılan davaların kabulü ve reddine dair kararların bulunduğu, davacının bulunduğu yerde en üst düzey yönetici sıfatıyla çalışmış olduğu, yetki alanı gereğince çalışma düzenini kendisi belirleyebilecek konumda bulunduğu, fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği, fazla çalışma ücreti alacağı talebinin reddinden kaynaklı davacı aleyhine vekâlet ücreti takdir edilmesinde aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle talep reddedilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesinin 03.05.2025 tarih 2024/1987 Esas 2025/190 Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararları ile; davacının davalı bankada şube müdürü olduğu, Bu konuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi Kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2023/6171 Esas, 2023/4908 Karar sayılı ilâmı dikkate alındığında, davacının zamanaşımına rastlamayan dönemde davalı Bankada şube müdürü olarak görev yapması sebebiyle bulunduğu yerde en üst düzey yönetici sıfatıyla çalışmış olduğu, yetki alanı gereğince çalışma düzenini kendisinin belirleyebilecek konumda olduğu, fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiş, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilerek davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından tavzih talep edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının kurulan hükmün tamamlanmasına ilişkin talebi Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi ilâmları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2023/6171 Esas, 2023/4908 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda yerinde bulunmasa da; somut davada fazla çalışma ücreti yönünden verilen kararın aynı zamanda Yargıtay ve Dairenin değişen uygulamasından kaynaklandığı, bu nedenle kararının (7) numaralı bendindeki davalı lehine hükmedilen 30.000,00 TL'nin kaldırılması gerektiği, dava açıldığı tarihte Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2023/6171 Esas, 2023/4908 Karar sayılı ilâmı henüz ortada bulunmadığından davalı lehine vekâlet ücretine hükmolunmayacağı gerekçeleriyle davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti kaldırılarak tavzih talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Uyuşmazlık, işyerinde üst düzey yönetici olarak çalışan işçinin fazla çalışma alacağı konusunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin içtihat değişikliğinin bulunup bulunmadığı ve talebin reddi nedeniyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği konularındadır.
1. Uyuşmazlığın esasına yönelik değerlendirmeden önce, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesine dayanan taleplerle ilgili olarak dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine karar verdiği sırada, uyuşmazlığın hangi daire görüşü doğrultusunda veya ne şekilde giderilmesi gerektiğine yönelik görüş bildirip bildiremeyeceği ele alınmalıdır. İlgili hükümde, uyuşmazlığın giderilmesinin gerekçeli olarak istenmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun kendi aralarında toplanacakları ve kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini isteyecekleri düzenlenmiştir. Kanun'daki "kendi görüşleri" ifadesinden anlaşılması gereken husus, Başkanlar Kurulunun Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığı yönündeki görüşüdür. Uyuşmazlığın giderilmesinin gerekip gerekmediği veya hangi daire kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği yönündeki karar, Yargıtay ilgili hukuk dairesince verilir. Keza ilgili daire uyuşmazlığı mutlaka uyuşmazlık konusu daire kararları çerçevesinde ele alıp gidermek zorunda değildir. Gerektiği takdirde uyuşmazlığın, bölge adliye mahkemesi kararlarında belirtilen gerekçelerden farklı gerekçe ile de giderebilir. Başkanlar Kurulunun uyuşmazlığın hangi bölge adliye mahkemesinin kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği konusunda bir görüş ortaya koyması, ilgili yasal düzenlemeye aykırı olduğu gibi yargısal bir faaliyette bulunulması anlamına geleceğinden yerinde de değildir. Somut olayda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunca daire kararları arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile yetinilmesi gerekirken, uyuşmazlığın hangi daire görüşü doğrultusunda giderilmesi gerektiğinin belirtilmesi isabetsiz olup eleştirilmiştir.
2. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin başvurunun dayanağı özetle üst düzey yöneticilerin fazla çalışma ücretleri konusunda içtihat değişikliği olup olmadığı, içtihat değişikliği mevcut ise önceki içtihada güvenerek dava açanlar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği noktasındadır. Bu çerçevede öncelikle değerlendirilmesi gereken husus, başvuru konusu dosyalar bakımından içtihat değişikliği bulunup bulunmadığıdır.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre işyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması hâlinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. Üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Bu noktada belirtmek gerekir ki belirli bir ünvanda çalışan kişinin sırf bu ünvan nedeniyle peşinen üst düzey yönetici olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bunun için her somut olay bakımından yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre ayrı ayrı değerlendirme yapılarak sonuca gidilmelidir.
Daha önce Dairemizin 04.04.2023 tarihli ve 2023/6171 Esas, 2023/4908 Karar sayılı ilâmı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinin ilgili Daireleri arasındaki uyuşmazlığın "...Dosya içeriklerine göre davacıların davalı Bankalarda şube müdürü olarak görev yapmaları sebebiyle bulunduğu yerde en üst düzey yönetici sıfatıyla çalışmış oldukları, yetki alanı gereğince çalışma düzenlerini kendilerinin belirleyebilecek konumda oldukları anlaşılmakla; fazla çalışma ücreti talep edemeyeceklerinin kabulü gerekmektedir." şeklindeki gerekçeyle "davacının üst düzey yönetici olması nedeniyle fazla çalışma alacağına hak kazanamayacağı yönündeki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 15.09.2022 tarihli ve 2019/549 Esas, 2022/1372 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesine," karar verilmiştir. Somut uyuşmazlığa özgü olan söz konusu karar, Dairemizin üst düzey yöneticilerin fazla çalışma ücreti talep edemeyecekleri yönündeki yerleşik uygulamasına uygun olup bir içtihat değişikliği şeklinde de değerlendirilemez.
Bu açıklamalara göre başvuru konusu kararlar değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlıkta; davacıların işyerinde banka müdürü olarak çalıştıkları ve aynı yerde davacılara talimat veren başka bir yöneticinin de bulunmadığı sabittir. Mahkemelerce fazla çalışma alacaklarının reddi yerinde ise de bu sonuç, içtihat değişikliğinden kaynaklanmamaktadır. Hâl böyle olunca ispat edilemeyen fazla çalışma alacağının reddi hâlinde, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıktır.
Dairemizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin farklı dairelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarihli ve 2023/743 Esas, 2025/968 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
V. KARAR
1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından iletilen işyerinde üst düzey yönetici olarak görev yapan işçilerin fazla çalışma alacağının reddi hâlinde davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği yönündeki uyuşmazlığın; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarihli ve 2023/743 Esas, 2025/968 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda giderilmesine;
2. Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Doç. Dr. Seracettin Muharrem Akkaya Nevzat Karababa Havva Aydınlı Hüseyin Sarıkamış
Göktaş
BİLGİ : Son yıllarda hem uyuşmazlığın giderilmesi kararlarının birçoğunda, hem de içtihatların birleştirilmesi kararlarının hepsinde başvurucunun kimliği belirtilmemektedir. Kanımızca, kararın çıkmasında emeği geçen kişinin kararda belirtilmemesinin hiçbir gerekçesi olamaz. Umarız ki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin başlatmış olduğu bu uygulamaya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nden sonra diğer hukuk daireleri ve Yargıtay Birinci Başkanlığı katılır.
İŞYERİNDE ÜST DÜZEY YÖNETİCİ OLARAK GÖREV YAPAN İŞÇİLERİN FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞININ REDDİ HÂLİNDE DAVALI LEHİNE VEKÂLET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMESİ GEREKİR.
T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2025/7997
Karar No : 2025/8076
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
(BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR)
I. BAŞVURU
Başvurucu vekili dilekçesinde; Yargıtay 9. Hukuk Dairesince Eylül 2020 tarihi itibarıyla işçilik alacakları ile ilgili olarak köklü içtihat değişikliğine gidildiğini, işyerinde şube müdürü olarak çalışan işçilerin fazla çalışma alacağı talebiyle açtıkları davalarda içtihat değişikliği nedeniyle ret kararları verilip davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu bu konuda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarihli ve 2023/743 Esas, 2025/968 Karar sayılı kararında; davacının fazla çalışma alacağı reddedilmesine rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesinin 05.03.2025 tarihli ve 2024/1987 Esas, 2025/190 Karar sayılı dosyasında da fazla çalışma alacağının reddine karar verildiği, davalı lehine verilen vekâlet ücretinin ise 08.05.2025 tarihli tavzih kararı ile kaldırıldığını, her iki Daire kararı arasında uyuşmazlık bulunduğunu belirterek uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.
II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 19.09.2025 tarihli ve 2025/24 Esas, 2025/24 Karar sayılı kararı ile; uyuşmazlığın giderilmesi talebinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarihli ve 2023/743 Esas, 2025/968 Karar sayılı dosyası ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesinin 05.03.2025 tarihli ve 2024/1987 Esas, 2025/190 Karar sayılı kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu, uyuşmazlığın İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki kararı benimsenerek giderilmesi için 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35/3.maddesi uyarınca Yargıtay 9. Hukuk Dairesine başvurulmasına karar verilmiştir.
III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
A. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 Tarihli ve 2023/743 Esas 2025/968 Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararları ile; davacının davalı işyerinde 10.04.2006 tarihinden itibaren şube müdürü olarak çalıştığı, son olarak Antalya/Döşemealtı Şubesi müdürü olarak görev yaptığı, bu sebeple bulunduğu yerde en üst düzey yönetici sıfatıyla çalıştığının ve yetki alanı gereğince çalışma düzenini kendisinin belirleyebilecek konumda olduğunun anlaşılmasına göre davacının fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kabul kararının hatalı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış ve davalı lehine reddedilen alacaktan dolayı vekâlet ücreti takdir edilerek yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından tavzih talebinde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ek karar ile gerekçeli kararının tashihini ve tavzihini gerektirir aykırılık veya maddi hatta bulunmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi ilâmları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararı öncesinde de Yargıtay ve ilk derece mahkemelerinde şube müdürlerinin fazla çalışma alacağı talebiyle açılan davaların kabulü ve reddine dair kararların bulunduğu, davacının bulunduğu yerde en üst düzey yönetici sıfatıyla çalışmış olduğu, yetki alanı gereğince çalışma düzenini kendisi belirleyebilecek konumda bulunduğu, fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği, fazla çalışma ücreti alacağı talebinin reddinden kaynaklı davacı aleyhine vekâlet ücreti takdir edilmesinde aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle talep reddedilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesinin 03.05.2025 tarih 2024/1987 Esas 2025/190 Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararları ile; davacının davalı bankada şube müdürü olduğu, Bu konuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi Kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2023/6171 Esas, 2023/4908 Karar sayılı ilâmı dikkate alındığında, davacının zamanaşımına rastlamayan dönemde davalı Bankada şube müdürü olarak görev yapması sebebiyle bulunduğu yerde en üst düzey yönetici sıfatıyla çalışmış olduğu, yetki alanı gereğince çalışma düzenini kendisinin belirleyebilecek konumda olduğu, fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiş, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilerek davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından tavzih talep edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının kurulan hükmün tamamlanmasına ilişkin talebi Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi ilâmları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2023/6171 Esas, 2023/4908 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda yerinde bulunmasa da; somut davada fazla çalışma ücreti yönünden verilen kararın aynı zamanda Yargıtay ve Dairenin değişen uygulamasından kaynaklandığı, bu nedenle kararının (7) numaralı bendindeki davalı lehine hükmedilen 30.000,00 TL'nin kaldırılması gerektiği, dava açıldığı tarihte Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2023/6171 Esas, 2023/4908 Karar sayılı ilâmı henüz ortada bulunmadığından davalı lehine vekâlet ücretine hükmolunmayacağı gerekçeleriyle davalı lehine hükmedilen vekâlet ücreti kaldırılarak tavzih talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Uyuşmazlık, işyerinde üst düzey yönetici olarak çalışan işçinin fazla çalışma alacağı konusunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin içtihat değişikliğinin bulunup bulunmadığı ve talebin reddi nedeniyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği konularındadır.
1. Uyuşmazlığın esasına yönelik değerlendirmeden önce, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesine dayanan taleplerle ilgili olarak dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine karar verdiği sırada, uyuşmazlığın hangi daire görüşü doğrultusunda veya ne şekilde giderilmesi gerektiğine yönelik görüş bildirip bildiremeyeceği ele alınmalıdır. İlgili hükümde, uyuşmazlığın giderilmesinin gerekçeli olarak istenmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun kendi aralarında toplanacakları ve kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini isteyecekleri düzenlenmiştir. Kanun'daki "kendi görüşleri" ifadesinden anlaşılması gereken husus, Başkanlar Kurulunun Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığı yönündeki görüşüdür. Uyuşmazlığın giderilmesinin gerekip gerekmediği veya hangi daire kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği yönündeki karar, Yargıtay ilgili hukuk dairesince verilir. Keza ilgili daire uyuşmazlığı mutlaka uyuşmazlık konusu daire kararları çerçevesinde ele alıp gidermek zorunda değildir. Gerektiği takdirde uyuşmazlığın, bölge adliye mahkemesi kararlarında belirtilen gerekçelerden farklı gerekçe ile de giderebilir. Başkanlar Kurulunun uyuşmazlığın hangi bölge adliye mahkemesinin kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği konusunda bir görüş ortaya koyması, ilgili yasal düzenlemeye aykırı olduğu gibi yargısal bir faaliyette bulunulması anlamına geleceğinden yerinde de değildir. Somut olayda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunca daire kararları arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile yetinilmesi gerekirken, uyuşmazlığın hangi daire görüşü doğrultusunda giderilmesi gerektiğinin belirtilmesi isabetsiz olup eleştirilmiştir.
2. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin başvurunun dayanağı özetle üst düzey yöneticilerin fazla çalışma ücretleri konusunda içtihat değişikliği olup olmadığı, içtihat değişikliği mevcut ise önceki içtihada güvenerek dava açanlar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği noktasındadır. Bu çerçevede öncelikle değerlendirilmesi gereken husus, başvuru konusu dosyalar bakımından içtihat değişikliği bulunup bulunmadığıdır.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre işyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması hâlinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. Üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Bu noktada belirtmek gerekir ki belirli bir ünvanda çalışan kişinin sırf bu ünvan nedeniyle peşinen üst düzey yönetici olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bunun için her somut olay bakımından yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre ayrı ayrı değerlendirme yapılarak sonuca gidilmelidir.
Daha önce Dairemizin 04.04.2023 tarihli ve 2023/6171 Esas, 2023/4908 Karar sayılı ilâmı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinin ilgili Daireleri arasındaki uyuşmazlığın "...Dosya içeriklerine göre davacıların davalı Bankalarda şube müdürü olarak görev yapmaları sebebiyle bulunduğu yerde en üst düzey yönetici sıfatıyla çalışmış oldukları, yetki alanı gereğince çalışma düzenlerini kendilerinin belirleyebilecek konumda oldukları anlaşılmakla; fazla çalışma ücreti talep edemeyeceklerinin kabulü gerekmektedir." şeklindeki gerekçeyle "davacının üst düzey yönetici olması nedeniyle fazla çalışma alacağına hak kazanamayacağı yönündeki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 15.09.2022 tarihli ve 2019/549 Esas, 2022/1372 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesine," karar verilmiştir. Somut uyuşmazlığa özgü olan söz konusu karar, Dairemizin üst düzey yöneticilerin fazla çalışma ücreti talep edemeyecekleri yönündeki yerleşik uygulamasına uygun olup bir içtihat değişikliği şeklinde de değerlendirilemez.
Bu açıklamalara göre başvuru konusu kararlar değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlıkta; davacıların işyerinde banka müdürü olarak çalıştıkları ve aynı yerde davacılara talimat veren başka bir yöneticinin de bulunmadığı sabittir. Mahkemelerce fazla çalışma alacaklarının reddi yerinde ise de bu sonuç, içtihat değişikliğinden kaynaklanmamaktadır. Hâl böyle olunca ispat edilemeyen fazla çalışma alacağının reddi hâlinde, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıktır.
Dairemizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin farklı dairelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarihli ve 2023/743 Esas, 2025/968 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
V. KARAR
1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından iletilen işyerinde üst düzey yönetici olarak görev yapan işçilerin fazla çalışma alacağının reddi hâlinde davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği yönündeki uyuşmazlığın; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 07.05.2025 tarihli ve 2023/743 Esas, 2025/968 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda giderilmesine;
2. Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Doç. Dr. Seracettin Muharrem Akkaya Nevzat Karababa Havva Aydınlı Hüseyin Sarıkamış
Göktaş
BİLGİ : Son yıllarda hem uyuşmazlığın giderilmesi kararlarının birçoğunda, hem de içtihatların birleştirilmesi kararlarının hepsinde başvurucunun kimliği belirtilmemektedir. Kanımızca, kararın çıkmasında emeği geçen kişinin kararda belirtilmemesinin hiçbir gerekçesi olamaz. Umarız ki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin başlatmış olduğu bu uygulamaya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nden sonra diğer hukuk daireleri ve Yargıtay Birinci Başkanlığı katılır.

