KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

İTİRAZ HAKEM HEYETİNİN DELİL TOPLAMA YETKİSİ BULUNMAKTADIR.

T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2025/9344
Karar No      : 2026/901

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       :
 İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ                                 : 09.08.2022
SAYISI                                 : 2022/696 E., 2022/683 K.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.07.2018 tarihinde yolcu konumundaki müvekkilinin bulunduğu araç ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı için 5.100,00 TL tazminatın başvuru tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 66.782,29 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, ödeme yapıldığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yeterli olmadığını, medikal firma tarafından yapılan incelemeye göre davacının maluliyeti olmadığını, kaza ile illiyet bağı olmadığını ve hesaplanacak vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporuna göre alınan hesap raporu gereği davanın kabulü ile 66.782,29 TL sürekli iş göremezlik ve taleple bağlılık ilkesi gereği 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 67.282,29 TL tazminatın 17.02.2019 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesi karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kabul edilen tutarda rakamsal hata olduğu gerekçesiyle davalının itirazının kısmen kabulü ile hükmün düzeltilmesine davanın kısmen kabulü ile 66.282,29 TL sürekli iş göremezlik ve taleple bağlılık ilkesi gereği 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 66.782,29 TL tazminatın 17.02.2019 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, ödeme yapıldığını, 30.000,00 TL tutar için temlikname düzenlendiğinden husumetten ret gerektiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini belirmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe:

Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile davacının yolcu olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.

Davalı vekili aşamalardaki savunmasında alacağın temliki sözleşmesiyle dava konusu alacağın davacı tarafından dava dışı kişiye temlik edildiğini, temlik edilen kısmın tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini savunmuştur. Eksik incelemeyle karar verilemez.

Bu durumda, alacağın temliki ile kısmi temlikte temlik edilen miktarın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz olup, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30/23 maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetinin delil toplama yetkisinin bulunduğu gözetilerek mükerrer ödemenin ve sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi, gerçek zararın tespiti amacı ile davalının savunmalarında belirttiği Osmaniye 7. Noterliği'nin 12.07.2020 tarihli (kaza tarihi farklı yazılmış olmakla birlikte) temlik sözleşmesinin sigorta alacağını temlik yasağını getiren yasal düzenlemenin yapıldığı tarihten önce yapıldığı da gözetilerek yukarıdaki açıklamalar ışığında temlik konusu miktar yönünden aktif husumet ehliyeti konusunda bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

3. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

Somut olayda davacının hakem heyetine müracaatı sırasında sunduğu Tokat Gaziosmanpaşa Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Kurulunca düzenlenen 30.10.2019 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik oranı %8 olarak hesaplandığı, ancak İtiraz Hakem Heyetince dosyada aldırılan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesince düzenlenen 08.06.2022 tarihli raporda ise davacının sürekli iş göremezlik oranı %28 olarak tespit edilmiş olup İtiraz Hakem Heyetince davalı lehine olduğundan ilk rapor hükme esas alınmıştır. Ancak davacının maluliyet oranları göz önüne alındığında raporlar arasında çelişki oluşmuştur.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenerek raporlar arası çelişkinin giderilmesi için davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde yaralanmayla ilgili uzmanının da bulunduğu başka bir üniversitenin adli tıp anabilim başkanlığından rapor alınıp (davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

4. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin ödemesine ilişkin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

3.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin ödemesine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                      Üye                         Üye                                  Üye                        Üye
Kadri Özerdoğan      Hüseyin Tuztaş     Gülsüm Mısır Özyurt      Yunus Yılmaz       Mehmet Arı