KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

SATIŞ AVANSININ PEŞİN YATIRILMASI GEREKİRSE DE SATIŞ TALEBİNDE BULUNAN TARAFÇA AZ DA OLSA SATIŞ AVANSININ YATIRILMIŞ OLMASI HÂLİNDE USÛLÜNE UYGUN SATIŞ TALEBİNİN BULUNDUĞUNUN KABULÜ GEREKİR.

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU

Esas No        : 2025/6-228
Karar No       : 2026/323

T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                :
 Gaziantep 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ                          : 22.10.2024
SAYISI                          : 2024/337 E., 2024/518 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 30.05.2024 tarihli ve 2023/2889 Esas,
                                        2024/1877 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki sıra cetvelinin iptali isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikâyetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.

Kararın şikâyet olunan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikâyet olunan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı şikâyet olunan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Şikâyetçi vekili talep dilekçesinde; Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2015/215862 Esas sayılı dosyasında düzenlenen 11.02.2022 tarihli sıra cetvelinde müvekkilinin alacağının birinci sırada olması gerekirken on birinci sırada yer aldığını, müvekkilinin alacağı için yapılan icra takibinin kesinleştiğini, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde borçlu şirket adına arsa tahsisi için yatırılan paranın icra dosyasına istenilmesi hususunda Gaziantep Organize Sanayi Bölgesine 22.09.2021 tarihinde haciz ihbarnamesi gönderildiğini, Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/522 Esas sayılı dosyasında görülen tasarrufun iptali davasındaki ihtiyati haczin ihtiyati tedbir niteliğinde olup kesin hacze dönüşmediğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın tasarrufun iptaline yönelik olduğunu ve kesinleşmesi gerektiğini, kesin hacze dönmüş olan bir ihtiyati haciz olmayıp, taraflarınca başlatılan takip sonucu yapılan haczin kesin haciz olduğunu, kesin haczin ihtiyati hacizden önce geldiğini ve müvekkilinin sıra cetvelinin on birinci sırasında yer almasının hatalı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Şikâyet olunan vekili cevap dilekçesinde; Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/522 Esas sayılı dosyasında borçlu şirketin Gaziantep Organize Sanayi Bölgesindeki hak ve alacaklarını dava dışı şirkete muvazaalı olarak devrettiğini, mahkemece bu devrin muvazaalı olarak yapıldığına karar verilerek müvekkilinin icra dosyalarındaki alacakların tahsili için R. Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti’nin Organize Sanayi Bölgesi nezdindeki hak ve alacaklarının cebri icra yolu ile tahsiline karar verdiğini, müvekkilinin haciz taleplerinin Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/522 Esas sayılı tasarrufun iptali davasından kaynaklandığını, kararın 08.05.2019 tarihinde verildiğini, bu tarihte ihtiyati haczin kesin hacze döndüğünü belirterek şikâyetin reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2022 tarihli ve 2022/96 Esas, 2022/452 Karar sayılı kararı ile; şikâyet olunanın başlattığı icra takiplerinin tamamına ilişkin açtığı tasarrufun iptali davasında arsa tahsis belgesine ihtiyati haciz konulduğu, ihtiyati haczin 08.05.2019 tarihinde kesin hacze dönüştüğü, bu tarihten itibaren haciz tarihinde uygulanması gereken 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 106. maddesine göre altı ay içerisinde paranın icra dosyasına celbinin istenilmesi gerektiği, şikâyet olunan vekili tarafından her ne kadar 13.06.2019 tarihinde her bir dosyaya 500,00’er TL satış avansı yatırılmış ise de açıkça paranın dosyaya celbinin istenilmediği, açıkça paranın celbi talep edilmeden satış talep edilmesi aynı mahiyette kabul edilebilecekse de 13.06.2019 tarihli talebin satış talebini dahi içermediği, icra müdürlüğünce de aynı tarihli tensip zaptı ile bilgilendirme amaçlı evrakın dosyaya konulmasına karar verildiği, 2015/103043 Esas sayılı dosyada ise taşınmazın satışı için kıymet takdiri talep edildiği, davalının alacaklı olduğu dosyalarda konulan hacizlerin düştüğü, davacının alacaklı olduğu icra dosyasında ise dava dışı borçlu ve tasarrufun iptali dosyasında davalı olan R. Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibine başlandığı, takibin kesinleşmesi üzerine alacaklı vekili tarafından 20.09.2021 tarihinde şirket adına arsa tahsisi için yatırılmış bulunan paranın icra dosyasına yatırılması hususunda Gaziantep Organize Sanayi Bölgesine haciz ihbarnamesi gönderilmesinin talep edildiği, 22.09.2021 tarihinde talebin kabulüne karar verildiği, sıra cetvelinin düzenlendiği 11.02.2022 tarihi itibariyle bu dosyada henüz paranın dosyaya yatırılması için gerekli sürenin dolmadığı ve haczin geçerli olduğu gerekçesiyle şikâyetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikâyet olunan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2023 tarihli ve 2022/2215 Esas, 2023/581 Karar sayılı kararı ile; şikâyet olunanın alacaklı olduğu icra dosyalarında, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi nezdindeki arsa tahsis dosyasına konulan haciz sonrasında süresinde paranın dosyaya celbi istenilmediğinden hacizlerin düştüğü, şikâyetçinin alacaklı olduğu icra dosyasındaki haczin sıra cetvelinin yapıldığı tarih itibariyle geçerli olduğu bu nedenle sıra cetvelinde birinci sırada olması gerektiğinden şikâyetin kabulü ile sıra cetvelinin iptalinin gerektiği, İlk Derece Mahkemesince bu yönde verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle şikâyet olunan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikâyet olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 30.05.2024 tarihli ve 2023/2889 Esas, 2024/1877 Karar sayılı kararı ile,

".... 1- Haciz tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, İcra İflas Kanunu'nun 106 ve 110. maddelerine göre taşınır haczini izleyen 6 ay içerisinde satış istenmezse o mal üzerindeki haciz düşer. Aynı Kanun'un 59. maddesi uyarınca, bir işlemin yapılmasını isteyen taraf, o işlemin yapılması için gerekli masrafları avans olarak (peşin) yatırmalıdır. İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 6. maddesine göre, bu masrafların, tahsilat makbuzu karşılığında para olarak alınması gerekir. Aksi takdirde, talep yapılmamış sayılır. Cüz’i de olsa satış avansının yatırılmış olması, usulüne uygun bir satış talebinin bulunduğu anlamına gelir. Alacaklı tarafça yasal süre henüz dolmadan satış talep edilmiş ve buna ilişkin satış avansı yasal süre dolmadan yatırılmış ise, haczin düşmediğinin kabulü gerekir. Satış avansını yatıranın satış talebinde bulunmuş olduğu da kabul edilmelidir.

Somut olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere şikayet olunan vekili tarafından alacaklı olunan her bir dosyaya haczin kesinleştiği tarih olan 08.05.2019 tarihinden itibaren 6 aylık satış isteme süresi içerisinde 13.09.2019 tarihinde 500’er TL satış avansı yatırıldığı sabittir. Hal böyle olunca şikayetçinin haczinin ayakta olduğunun kabulü ile şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış talebinin varlığının kabulü için açık bir satış talebi ile satış avansının yatırılması gerektiği, kıymet takdirinin istenmesi satışa esas olmak üzere ibaresiyle dahi olsa veya kıymet takdiri de yapılsa bunun satış talebi anlamında düşünülemeyeceği, şikâyet olunanın alacaklı olduğu icra dosyalarına yatırılan 500,00'er TL'lik avansın satış avansı olarak kabulü hususunda bir uyuşmazlık olmadığı, ancak şikâyet olunan alacaklı tarafından tasarrufun iptaline konu icra dosyalarının her biri yönünden ayrı ayrı ve açıkça satış talebinde bulunulmadığı, böylece "satış avansının yatırılması" ve "açıkça satış talebinde bulunma" hususlarının birlikte yerine getirilmediği, bu nedenle şikâyet olunan şirketin alacaklı olduğu icra dosyalarındaki hacizlerin düştüğü, şikâyetçinin alacaklı olduğu dosyadaki haczin ise haciz tarihi itibariyle geçerli olduğu ve sıra cetvelinde birinci sırada olması gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde şikâyet olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Şikâyet olunan vekili, müvekkilinin süresi içinde satış talebinde bulunduğunu, az da olsa satış avansı yatırılması hâlinde usulüne uygun satış talebinin yapılmış sayılacağını, icra müdürlüğünün 19.06.2019 tarihli tensip tutanağı ile müvekkilinin yatırdığı avansın kıymet takdiri ve satış avansı olarak kabulüne karar verildiğini belirterek direnme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü kabul edilen 08.05.2019 tarihinden sonra şikâyet olunan tarafından alacaklı olduğu icra dosyalarının her birine satış isteme süresi içerisinde 13.06.2019 tarihinde 500,00’er TL satış avansı yatırıldığı gözetildiğinde, satış avansını yatıranın satış talebinde de bulunmuş olduğunun kabul edilip edilemeyeceği, şikâyet olunanın alacaklı olduğu icra dosyalarındaki haczin geçerli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

D. Gerekçe

1. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 16, 17, 59, 106, 110, 140 vd. maddeleri.

2. Değerlendirme

1. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuyla ilgili olarak haciz tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır.

2. İcra ve İflas Kanunu'nun aşağıda sistematik bir biçimde sıralanmış olan ilgili maddelerinde:

“Şikayet ve şartlar:

Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)

Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.

Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.

Şikayet üzerine yapılacak muameleler :

Madde 17 – Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir.

Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.

Takip masrafları:

Madde 59 – (Değişik: 6/6/1985-3222/4 md.)

Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder.

Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.

1 – Satış Talebi

Talep için müddetler:

Madde 106 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)

(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/21 md.) Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.

Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı taşınır hükmündedir.

Haczin kalkması:

Madde 110 – (Değişik: 2/7/2012-6352/22 md.)

Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir.

Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.

Birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur.

Sıra cetveli:

Madde 140 – Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemiye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.

Alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar.

Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir.

Cetvel suretlerinin tebliği:

Madde 141 – Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ edilir.

Cetvele itiraz:

Madde 142 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)

Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.

Dava basit yargılama usulüyle görülür.

İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle icra mahkemesine arzolunur.

Teminat karşılığı ödeme:

Madde 142/a- (Ek: 17/7/2003-4949/39 md.)

Sıra cetveline karşı 142 nci madde uyarınca şikâyet veya itiraz yapılmışsa, tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblâğı tahsil edebilir. 36 ncı maddenin ikinci fıkrası burada da uygulanır” düzenlemeleri yer almaktadır.

3. Alacaklının talebiyle başlayan takip talebi, ödeme emri, haciz ve satış aşamalarından sonra icra dairesi, haczedilen mal tek alacaklı için haczedilmişse elde edilen parayı alacaklıya ödeyecektir. Aynı malların birden fazla alacaklı için haczedilmiş olmasında yani hacze iştirak hâlinde ise üç ihtimal ile karşılaşılır. Satış tutarı aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (İİK md.100-101) bütün alacakları (faiz ve takip giderleriyle birlikte) ödemeye yeterse, para bütün alacaklılar arasında paylaşılır.Buna karşılık satış tutarı, aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (İİK md.100-101) bütün alacakları (faiz ve takip giderleriyle birlikte) ödemeye yetmezse, icra dairesi önce tamamlama haczi yapar. Tamamlama haciz ile elde edilen malların satış tutarı ile daha önce haczedilmiş ve satılmış bulunan malların satış tutarı toplamı da, bütün alacakları ödemeye yetmezse, icra dairesi alacaklılarına bir sıra cetveli yapar. Sıra cetvelinde aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (İİK md.100-101) bütün alacaklılar, alacak miktarları ve faizleri ile gösterilir. Bu alacaklıların her biri belli bir sıraya girer. Bu sıra, İİK’nın 206. maddesinde gösterilmiştir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013, s. 730, 733).

4. Alacaklılar sıra cetvelinin bir suretinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde sıra cetveline şikâyet yoluna başvurabilirler veya İİK'nın 142. maddesi gereğince sıra cetveline itiraz davası açabilirler. Bu süre içerisinde şikâyet ya da itiraz yoluna başvurulmazsa sıra cetveli kesinleşir. Sıra cetveli kesinleşmeden icra müdürü paraları paylaştıramaz.

5. Sıra cetveline yönelik şikâyet veya itirazda, şikâyetçinin haczinin ayakta olması; böylelikle iptal edilecek sıra cetvelinden sonra düzenlenecek sıra cetveline girebilecek durumda bulunması gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkla ilgili olarak haczin hangi hâllerde düşeceği açıklığa kavuşturulmalıdır.

6. Alacaklı haczedilen mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.

7. Satış talebinde bulunan alacaklının satış giderlerini peşin yatırması gerekir (İİK md. 59). Süresi içinde satış istenmesine rağmen avanslar süresinde yatırılmazsa satış istenmemiş sayılır ve haciz düşer.

8. İcra ve İflas Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca bir malın satılması kanuni müddeti içinde istenmez veya gerekli avans on beş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.02.2018 tarihli ve 2016/4 Esas, 2018/1 Karar sayılı kararı, Hukuk Genel Kurulunun 03.12.2025 tarihli ve 2024/6-699 Esas, 2025/764 Karar sayılı kararı).

9. Hacizli malların satılabilmesi için satış talebine ihtiyaç vardır. Satış talebi hukuki niteliği itibariyle bir icra takip işlemi olmayıp, taraf işlemidir. Haczedilen malların icra müdürlüğünce satılabilmesi için alacaklı icra takibini yürüten icra müdürlüğüne satış talebinde bulunmalıdır.

10. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şikâyet olunanın alacaklı olduğu icra dosyalarının tamamına ilişkin açtığı tasarrufun iptali davasında arsa tahsis belgesine ihtiyati haciz konulduğu, Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli ve 2015/522 Esas, 2019/287 Karar sayılı kararı ile de tasarrufun iptaline karar verildiği ve bu tarih itibariyle ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, bu nedenle İİK'nın 106. maddesi uyarınca 08.05.2019 tarihinden itibaren altı ay içerisinde şikâyet olunan alacaklının satış talebinde bulunması gerektiği anlaşılmaktadır.

11. Şikâyet olunan alacaklı vekili tarafından 13.06.2019 tarihinde alacaklı olunan her bir icra dosyasına 500,00'er TL satış avansı yatırılmıştır. Bununla birlikte şikâyet olunan alacaklı vekili, Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2015/103043 Esas sayılı icra dosyasına sunduğu 19.06.2019 tarihli dilekçesiyle, Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli ve 2015/522 Esas, 2019/287 Karar sayılı dosyasında borçlunun taşınmazı ile ilgili arsa tahsis belgesinin devrine ilişkin işlemin iptaline karar verildiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyalarındaki alacak ve ferilerine yetecek kadar taşınmazın haczi ve satış işlemi yetkisinin müvekkiline tanındığını, verilen karar sonucunda müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyalarındaki ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğünü, söz konusu icra dosyasında satış avanslarının yatırıldığını belirterek taşınmazın satışı için kıymet takdiri yapılmasını talep ettiği de anlaşılmaktadır.

12. Şikâyet olunan alacaklı vekilinin bu talebi üzerine icra müdürlüğünce, taşınmazın çap kroki ve imar durumunun ilgili kurumlardan istenilmesine, taşınmazın kıymet takdiri henüz yapılmadığından hak kaybına sebebiyet vermemek için alacaklı vekilince yatırılan avansın kıymet takdiri ve satış avansı olarak kabulüne karar verilmiştir.

13. Az yukarıda ifade edildiği üzere satış talebinde bulunan alacaklının satış giderlerini peşin yatırması gerekir. Süresi içinde satış istenmesine rağmen avanslar süresinde yatırılmazsa satış istenmemiş sayılır ve haciz düşer, ancak satış talebinde bulunan tarafça az da olsa satış avansının yatırılmış olması hâlinde usulüne uygun satış talebinin bulunduğunun kabulü gerekir.

14. Şikâyet olunan vekili tarafından Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/522 Esas sayılı dosyasında 08.05.2019 tarihinde verilen tasarrufun iptali kararı sonrasında altı aylık süre içerisinde alacaklı tarafından her bir icra dosyası yönünden az da olsa satış avansının yatırıldığı, şikâyet olunan alacaklı vekilinin yine altı aylık süre içerisinde 19.06.2019 tarihinde taşınmazın satışı için kıymet takdiri yapılmasını talep ettiği ve icra müdürlüğünün 19.06.2019 tarihli kararı ile alacaklı tarafından yatırılan paranın kıymet takdiri ve satış avansı olarak kabulüne karar verildiği, böyle olunca şikâyet olunan alacaklının süresi içinde satış talebinde bulunduğu ve haczinin ayakta olduğu görülmektedir.

15. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince şikâyetin reddine karar verilmesi gerekirken, şikâyet olunan alacaklı tarafından tasarrufun iptaline konu icra dosyalarının her biri yönünden ayrı ayrı ve açık satış talebinde bulunulmadığından şikâyet olunanın alacaklı olduğu icra dosyalarındaki hacizlerin düştüğü gerekçesiyle şikâyetin kabulüne dair verilen direnme kararı yerinde değildir.

16. Hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemesince önceki kararda direnilmesi doğru olmadığından, hükmün Özel Daire bozma kararında belirtilen ve yukarıda açıklanan ilâve gerekçe ve nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Şikâyet olunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında belirtilen ve yukarıda açıklanan ilâve gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,

İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin 1. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.