KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

ŞİRKET ÇALIŞANLARININ ŞAHSEN İMZALADIKLARI ALICI TEMSİL YETKİ SÖZLEŞMESİ UYARINCA TAŞINMAZI DAVA DIŞI ŞİRKET İKTİSAP ETTİĞİNDEN DOLAYI SORUMLULUKLARI DOĞMUŞTUR.

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2025/1327
Karar No      : 2025/4871

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       :
 İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
TARİHİ                                 : 30.12.2024
SAYISI                                 : 2020/679 E., 2024/1939 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalıların, müvekkili ile 18/07/2014 tarihli "Alıcı Temsil Yetki Sözleşmesi" imzaladıklarını ve sözleşme kapsamında C. Mah. İ. Cad. No:15 Fatih/İSTANBUL adresinde bulunan konağı müvekkili aracılığıyla gördüklerini, buna rağmen hizmet bedelini ödememek amacıyla sözleşme hükmüne aykırı olarak müvekkili devre dışı bırakarak taşınmazı satın aldıklarını, sözleşmeye göre 7.500.000 USD satış bedelinin %3'ü ve KDV'si toplamı 225.000 USD hizmet bedeline hak kazandığını, hizmet bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili, sözleşmenin sunulmadığını, hiçbir sözleşmeye taraf olmadıklarını, kötü niyetli olan davacının hukuka aykırı şekilde menfaat elde etme çabasında olduğunu, taşınmazın davalılar tarafından satın alınmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalılar arasında 18.07.2014 tarihinde "Alıcı/Kiralayıcı Temsil Yetkisi Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmeye konu yerin davalılar dışında dava dışı şirkete satıldığı, sözleşmenin imzalandığı tarihte davacı ile dava dışı malikler arasında geçerli bir simsarlık/vekalet/temsil sözleşmesi bulunmadığı, simsarlık sözleşmenin unsuru olan "sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etme" şartının gerçekleşmediği, taşınmazın dava dışı şirketler tarafından satın alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı simsarın davalılarla 18.07.2014 tarihinde "Alıcı Temsil Yetki Sözleşmesi" imzaladığı, sözleşmede davalıların gayrimenkulü 1 yıl içeresinde "kendileri, eşi, nişanlısı, ortağı veya çalışanı bulunduğu şirket, şirket ortakları, şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhri hısımları tarafından satın alındığı takdirde sözleşmede yazılı satış bedelinin %3+KDV sini hizmet bedeli olarak davacı simsara ödemeyi" kabul ve taahhüt ettikleri, taşınmazın 1/2 hissesinin 14.10.2014 tarihinde davalıların çalışanı olduğu A.G Gayrimenkul Tur. Yat. San. Tic. AŞ.'ne, 1/2 hissesinin ise 30.01.2015 tarihinde H.Z Gayrimenkul Tur. Tic. AŞ.’ne satıldığı, sözleşmede gayrımenkulü gören kişiler kısmında "M.G.-C.B.K." isimlerinin devamında A.G Gayrimenkul Tur. Yat. San. Tic. AŞ. unvanının yazılı olduğu, davalıların şirket adına taşınmazı gezip gördüklerinin kabulü gerektiği ve temsil yetkilerinin bulunmadığı, sözleşmenin davalıların şahsi sorumluluklarını gerektirecek bir sözleşme olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; davalıların imzaladıkları sözleşmeye rağmen taşınmazı sırf davacıyı devre dışı bırakmak için çalıştıkları firmalar adına aldıklarını, tapuda malik durumundaki her iki şirketin de sahibinin aynı kişi olduğunu, sonuç olarak davalıların taşınmazı davacı aracılığıyla gördüklerin, davaya dayanak sözleşmede açıkça taşınmazın çalışanı olunan şirket tarafından alınması halinin de belirtildiğini, sözleşmede öngörülen şartın gerçekleştiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

Uyuşmazlık simsarlık sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Simsarlık sözleşmesinin tanımı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 520 nci maddesinin birinci fıkrasında "...simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir" şeklinde yapılmış, ikinci fıkrasında ise simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümlerin uygulanacağı ifade edilmiştir. Aynı kanunun simsarın ücrete hak etme zamanını düzenleyen 521. maddesi "Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır.

Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir.

Simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsarın faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir." hükmünü içerir.

Somut olayda 18.07.2014 tarihli ve davalılarca imzalanan "Alıcı/Kiralayıcı Temsil Yetki Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin davalılarca şirket adına ve şirketi temsilen değil kendi adlarına asaleten "gayrimenkulü gören kişiler" sıfatıyla imzalandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmede "Yukarıda adı geçen gayrimenkulü/ gayrimenkulleri, belirtilen tarihte satın almak / kiralamak amacı ile gördüm. Söz konusu yeri 1 yıl içinde şahsım, eşim, nişanlım, ortağı veya çalışanı bulunduğum şirket, şirket ortakları, şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhri hısımların satın aldığı takdirde yukarıda yazılı satış bedelinin %3+KDV'sini, kiraladığı takdirde yıllık kira bedelinin %12+KDV'sini R./M.X K.'e hizmet bedeli olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum. İhtilaf halinde İSTANBUL Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkilerini kabul ediyorum." hükmü bulunmakla söz konusu hüküm geçerli ve tarafları bağlayıcıdır.

Davacı, sözleşme kapsamındaki çalışanı oldukları şirketlere satıldığını ve hizmet bedelini hakkettiklerini ileri sürmüştür.

Sözleşme konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde; taşınmazın 1/2 hissesinin 14.10.2014 tarihinde, kalan 1/2 hissesinin ise 30.01.2015 tarihinde iki ayrı şirkete devredildiği görülmüş, devir tarihleri itibariyle taraflar arasındaki sözleşme hükmünde belirtilen 1 yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca Mahkemece; davacı tarafça sunulan sözleşmenin geçerli olduğu ve davalıların sözleşmeyi şahsen imzaladıkları ve dava dışı şirketlere satışının yapıldığı gözetilerek tarafların iddia ve savunmaları ile taraf delilleri sözleşme çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmişti.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,        

İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kaunu'nun 371. maddesi uyarınca davacı lehine BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan V.          Üye                    Üye                       Üye              Üye 
Filiz Pınarcı        Halil Özdemir     Dr. Adem Aslan     Emir Ateş      Muzaffer Gürkanlı