09 ARALIK 2025 TARİHİNDE CEVAP VERİLEN YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME BAŞVURUSU
BAŞVURU DİLEKÇESİ:
YARGITAY BİRİNCİ BAŞKANLIĞINA
ANKARA
TALEP EDEN : Av. Fatih KARAMERCAN - (T.C. Kimlik No: 3.........8)
(Adres antettedir)
TALEBİN KONUSU : Yabancı para alacağına ilişkin bir dava veya takip için verilen hükmün kanun yolu kesinlik sınırının dava veya takip tarihindeki kura göre mi yoksa karar tarihindeki kura göre mi tespit edilmesi gerektiği konusu oluşturmaktadır.
DOKTRİNDEKİ GÖRÜŞLER
Tespit edebildiğimiz kadarı ile doktrinde bildirilen görüşler şu şekildedir:
“Davanın açıldığı tarih ile hüküm tarihi arasında yabancı paranın Türk Lirası karşılığı değişmemişse, davanın açıldığı tarihteki kur üzerinden temyiz sınırının hesaplanması gerekir. Ancak bu hemen hemen imkânsız olup, çoğu kez, yabancı paranın Türk Lirası karşılığı davanın açıldığı tarih ile hüküm verildiği tarih arasında değişecektir. Bu dununda, davanın açıldığı tarihteki kur üzerinden temyiz sınırının hesaplanması doğru olmaz. Çünkü, mahkemenin hüküm verdiği tarihte yabancı paranın değeri Türk Lirası karşısında artmış ise, harç, bu artan değer özerinden hesaplanmalıdır. Bu nedenle, temyiz sınırında da, bu hüküm tarihinin esas alınması doğru olur. Dava konusu yabancı para alacağının 20.000.000 Lirayı geçip geçmediği, davanın açıldığı tarihteki kur üzerinden değil mahkemenin hüküm verdiği tarihteki belirlediği ve harcı tamamladığı kur üzerinden hesaplanmalıdır.” (EK-1 PEKCANITEZ, Hakan, Medenî Usûl ve İcra-İflâs Hukukunda Yabancı Para Alacaklarının Tahsili, Genişletilmiş ve Yeniden Gözden Geçirilmiş 3. Bası, Ankara, 1998, s. 117)
“Sonuç olarak yabancı para alacaklarında tarafın kanun yoluna başvuru hakkının olup olmadığı karar tarihinde geçerli olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının güncel efektif satış kuru ile hesaplanan alacak değerinin, yine karar tarihinde geçerli olan yeniden değerleme oranına göre güncellenmiş Türk Lirası kesinlik sınırının karşılaştırılması suretiyle belirlenmelidir. Alacağın değeri kesinlik sınırının üzerindeyse karara karşı kanun yolu açık sayılmalı, altında kalıyorsa hüküm verildiği anda kesin hüküm olarak kabul edilmelidir.” (EK-2 AKKAYA, Tolga, Yabancı Para Alacaklarında İstinaf ve Temyizde Kesinlik Sınırının Uygulanması, Prof. Dr. Baki Kuru Anısına Armağan, C: I, Ankara, 2025, s. 74). Detaylı hukukî gerekçeler için bkz. (EK-3 AKKAYA, s. 70-74)
Ayrıca, tarafımızca daha önce yapılan “yabancı para alacağına ilişkin bir davada verilen hükmün kanun yolu kesinlik sınırının dava tarihindeki kura göre mi yoksa karar tarihindeki kura göre mi tespit edilmesi” gerektiği konusundaki 16.03.2021 başvuru tarihli içtihatların birleştirilmesi başvurusunun, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 09.12.2021 tarihli ve 338 sayılı Kararı ile “aykırılık bulunduğu ileri sürülen kararlar arasında içtihat aykırılığı sonucunu doğuracak sürekli bir durum mevcut olmadığı anlaşıldığından içtihatları birleştirme yoluna gidilmesine gerek olmadığına” karar verilmesi, doktrinde şu şekilde eleştiri konusu yapılmıştır.
“Yargıtay hukuk dairelerinin yabancı para alacaklarında temyiz kesinlik sınırının uygulanmasında dikkate alınacak döviz kuru için farklı tarihleri dikkate alması ve aynı hukuki konuda çelişen kararlar vermesi, yargı organları tarafından sağlanması gereken hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini ihlal etmektedir. Daha önce Yargıtay Başkanlar Kurulu bu konuda sürekli bir çelişki durumu olmadığı gerekçesiyle içtihatların birleştirilmesi talebini reddetmişse de ülkede hukuk birliğinin sağlanması ve hukukun geliştirilmesi görevi olan Yargıtay’ın Anayasa’ya, temel hak ve hürriyetlere ve hukuki korunma talebinde bulunan kişilerin menfaatlerini koruyan amaçsal bir yorumla içtihadı birleştirme kararı vermesinde fayda bulunmaktadır.” (EK-4 AKKAYA, s. 73)
Devamında ise tarafımızca daha önce yapılan 16.03.2021 tarihli başvurusunun, Yargıtay Birinci Başkanlığı tarafından 09.12.2021 tarihinde reddedilmesi, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin vermiş olduğu kararlara ilişkin verilmiş karşı oylarda şu şekilde dile getirilmiştir.
“Yapılan içtihadı birleştirme başvurusu hakkında temyiz kesinlik sınırının belirlenmesinde Yargıtayın 11. Hukuk Dairesi ile Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin kesinlik sınırının yabancı para alacağında dava tarihindeki kur üzerinden belirlenmesi gerektiği görüşüne karşılık Yargıtayın 9, 12 ve Kapatılan 23. Hukuk Dairelerinin kesinlik sınırının yabancı para alacağının karar tarihindeki döviz kuru esas alınmak suretiyle belirleneceği görüşünde oldukları ancak kararlar arasındaki içtihat aykırılığı doğuracak uygulamanın sürekli olmadığı gerekçesiyle içtihatları birleştirme yoluna gidilmesine gerek olmadığına, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 09.12.2020 tarihli ve 338 sayılı karar ile karar verilmiştir. Bu konunun yargısal uygulamalarda farklı uygulamalara yol açan ve sıkça tartışılan bir konu olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır.” (Onlarca örnekten sadece birkaçı için bkz. (EK-10-14 arasındaki sunulan Y. 6. HD. Kararları)
Son olarak, Anayasa Mahkemesi, “hukukî ilişkinin doğduğu, uyuşmazlığa konu olayın veya hukuki durumun gerçekleştiği ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinafa veya temyize başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda hükmün verildiği tarihte geçerli olan parasal tutarlara göre kanun yoluna başvurulması imkânı ortadan kalkabileceği” gerekçesiyle, 04.12.2024 tarihinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle eklenen ek 1. maddenin (2) numaralı fıkrasında yer alan “...341 inci, 362 nci...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. (AYM, 04.12.2024, 2023/182 E. - 2024/203 K. - RG., 30.01.2025, S: 32798)
BİLGİ : Yargıtay Hukuk Daireleri’nin talep konumuz ile ilgili olarak onlarca kararı bulunmakta olup yaklaşık olarak üçer aylık dönemler çerçevesinde vermiş olduğu kararlar aşağıda sunulmaktadır.
YABANCI PARA ALACAĞINA İLİŞKİN BİR DAVA VEYA TAKİP İÇİN
VERİLEN HÜKMÜN KANUN YOLU KESİNLİK SINIRININ
DAVA VEYA TAKİP TARİHİNDEKİ KURA GÖRE BELİRLENECEĞİ YÖNÜNDEKİ
YARGITAY HUKUK DAİRESİ KARARLARI
(YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)
“… Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar (icra takibine konu yabancı para borcunun dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı) 202.280,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE,” (EK-5 Y. 3. HD. 18.11.2024, 3275/3665 sayılı Kararı)
* * *
“… Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 14.860,46 Euro (hükmedilen yabancı para borcunun dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı 148.604,6 TL) olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kalmaktadır.
Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2024 tarihli ek kararının ONANMASINA,” (EK-6 Y. 3. HD. 23.09.2024, 2975/2499 sayılı Kararı)
* * *
“… Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar (icra takibine konu yabancı para borcunun dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı) 277.359,60 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) REDDİNE,” (EK-7 Y. 3. HD. 01.07.2024, 1622/2047 sayılı Kararı)
* * *
“… Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar (takibe konu yabancı para borcunun dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı) 95.248,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) REDDİNE,” (EK-8 Y. 3. HD. 22.04.2024, 853/1317 sayılı Kararı)
* * *
“… Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar (takibe konu yabancı para borcunun dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı) 65.208,98 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) REDDİNE,” (EK-9 Y. 3. HD. 12.02.2024, 215/547 sayılı Kararı)
(YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)
MUHALEFET ŞERHİ
“… Yukarıdaki açıklamalarda da yer aldığı üzere yabancı paranın değeri serbest kur rejimi nedeniyle sürekli değiştiğinden yasal sınırların belirlenmesinde ve vekalet ücretinin takdirinde hüküm tarihinin esas alınması yasal düzenlemelerin bir gereği olduğu gibi hükmolunan şeyin gerçek ve güncel değerini yansıtması, taraflara yüklenen hak ve borçların yabancı paranın hüküm tarihindeki Türk Lirası karşılığının olacağı, ilam icra dairesi aracılığıyla infaza verildiğinde; bu değerin esas alınacağı gözetildiğinde; somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, gerek vekalet ücreti gerekse genel olarak parasal sınırların belirlenmesinde kullanılan ölçütlere göre, temyiz sınırı ve harç bakımından yabancı paranın karar tarihindeki kur karşılığının esas alınması gerektiği, bu nedenle işin esasının görüşülmesi düşüncesiyle kesinlik nedeniyle temyiz talebinin reddi yönündeki ek kararın onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.” (EK-10 Y. 6. HD. 26.12.2024, 3508/5237 sayılı Kararı - Muhalefet Şerhi)
Üye Üye
Hasan Kaya Mehmet Özdemir
* * *
MUHALEFET ŞERHİ
“… Yukarıdaki açıklamalarda da yer aldığı üzere yabancı paranın değeri serbest kur rejimi nedeniyle sürekli değiştiğinden yasal sınırların belirlenmesinde ve vekalet ücretinin takdirinde hüküm tarihinin esas alınması yasal düzenlemelerin bir gereği olduğu gibi hükmolunan şeyin gerçek ve güncel değerini yansıtması, taraflara yüklenen hak ve borçların yabancı paranın hüküm tarihindeki TL karşılığının olacağı, ilam icra dairesi aracılığıyla infaza verildiğinde; bu değerin esas alınacağı gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta olduğu gibi gerek vekalet ücreti gerekse genel olarak parasal sınırların belirlenmesinde kullanılan ölçütlere göre temyiz sınırı ve harç bakımından yabancı paranın karar tarihindeki kur karşılığının esas alınması gerektiği, bu nedenle işin esasının görüşülmesi düşüncesiyle kesinlik nedeniyle temyiz talebinin reddi yönündeki ek kararı onayan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.” (EK-11 Y. 6. HD. 11.09.2024, 2418/2640 sayılı Kararı - Muhalefet Şerhi)
Üye
Hasan Kaya
* * *
MUHALEFET ŞERHİ
“… Yukarıdaki açıklamalarda da yer aldığı üzere yabancı paranın değeri serbest kur rejimi nedeniyle sürekli değiştiğinden yasal sınırların belirlenmesinde ve vekalet ücretinin takdirinde hüküm tarihinin esas alınması yasal düzenlemelerin bir gereği olduğu gibi hükmolunan şeyin gerçek ve güncel değerini yansıtması, taraflara yüklenen hak ve borçların yabancı paranın hüküm tarihindeki TL karşılığının olacağı, ilam icra dairesi aracılığıyla infaza verildiğinde; bu değerin esas alınacağı gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta olduğu gibi gerek vekalet ücreti gerekse genel olarak parasal sınırların belirlenmesinde kullanılan ölçütlere göre temyiz sınırı ve harç bakımından yabancı paranın karar tarihindeki kur karşılığının esas alınması gerektiği, bu nedenle işin esasının görüşülmesi düşüncesiyle kesinlik nedeniyle temyiz talebinin reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.” (EK-12 Y. 6. HD. 02.07.2024, 1999/2411 sayılı Kararı - Muhalefet Şerhi)
Üye
Hasan KAYA
* * *
KARŞI OY
“… Dolayısıyla kanun yoluna başvuru bakımından yargılamanın uzun sürmesi ve serbest kur rejimi nedeniyle somut uyuşmazlıkta olduğu üzere aleyhine TL cinsinden 2024 yılı itibariyle 378.290 TL tutarında aleyhine alacağa hükmedilen bir davalı veya bu tutarda bir talebi reddedilen karara karşı kanun yoluna başvurma hakkına sahipken yukarıda açıklandığı üzere İcra İflas Kanunun 32 ve 36. maddeleri gereğince ilama dayalı alacak istendiğinde karar tarihi itibariye 29.500 USD nin TL karşılığı TCMB efektif satış kuru olan 32,0443 kur üzerinden 957.068.50 TL karşılığı olan bir başka deyişle yaklaşık 3 katı tutarda lehine veya aleyhine bir alacakla karşılaşan taraf kanun yoluna başvuru olanağından yoksun bırakılmaktadır. Bu hususun Anayasanın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine ve 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu hususu da dikkate alınmalıdır.” (EK-13 Y. 6. HD. 06.06.2024, 1868/2012 sayılı Kararı - Karşı Oy Yazısı)
Üye
Mehmet ÖZDEMİR
* * *
KARŞI OY
“… Yukarıdaki açıklamalarda da yer aldığı üzere yabancı paranın değeri serbest kur rejimi nedeniyle sürekli değiştiğinden yasal sınırların belirlenmesinde ve vekalet ücretinin takdirinde hüküm tarihinin esas alınması yasal düzenlemelerin bir gereği olduğu gibi hükmolunan şeyin gerçek ve güncel değerini yansıtması, taraflara yüklenen hak ve borçların yabancı paranın hüküm tarihinde TL karşılığının olacağı ilam icra dairesi aracılığıyla infaza verildiğinde; bu değerin esas alınacağı gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta olduğu gibi gerek vekalet ücreti gerekse genel olarak parasal sınırların belirlenmesinde kullanılan ölçütlere göre temyiz sınırı ve harç bakımından yabancı paranın karar tarihindeki kur karşılığının esas alınması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.” (EK-14 Y. 6. HD. 13.06.2023, 2022/1802 E. - 2023/2331 K. - Karşı Oy Yazısı)
Üye
Mehmet ÖZDEMİR
(YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 31.380,00 TL (3.000,00 euronun dava tarihinde ki değeri) olup Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,” (EK-15 Y. 11. HD. 17.03.2025, 1489/1834 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 13.602,92 euro (dava tarihindeki Merkez Bankası efektif döviz satış kuru karşılığı 89.418,80 TL) olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,” (EK-16 Y. 11. HD. 13.01.2025, 58/17 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre davacı yönünden reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 27.026,71 euronun dava tarihindeki değeri 122.701,26 TL, davalı yönünden aleyhine hükmedilen tutar asıl davada 15.438,04 euro dava tarihindeki değeri 70.088,70 TL karşı dava bakımından ise reddedilen tutar 11.888,60 euro dava tarihindeki değer 53.974,51 TL olup her bir dava bakımından Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.300,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple; taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE,” (EK-17 Y. 11. HD. 04.11.2024, 5916/7632 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre dava konusu edilen alacak miktarı 21.269,74 euro (dava tarihinde değeri 59.842,42 TL) olup Dairemizin karar tarihi itibari ile bu miktar karar düzeltme sınırı olan 126.560,00 TL’nin altında kaldığından karar düzeltme dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktardan REDDİNE,” (EK-18 Y. 11. HD. 05.09.2024, 4557/6103 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar (16.461,60 euro) dava tarihindeki değeri 126.589,70 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.300,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple; davalı banka vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,” (EK-19 Y. 11. HD. 10.06.2024, 3440/4826 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyiz istemine konu edilen toplam miktar 59.579,94 euro (Dava tarihindeki değeri 173.377,62 TL) olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,” (EK-20 Y. 11. HD. 05.02.2024, 630/691 sayılı Kararı)
(YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)
“… Temyiz, (-takip tarihi olan 20/09/2022 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan-Türk Lirası karşılığı 366.778,00-TL. olan) 20.000 USD asıl alacağın tahsili amacıyla başlatılan örnek 10 takibin; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği gerekçesiyle iptali kararına ilişkindir.
Somut olayda, bölge adliye mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık (temyiz) konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan bölge adliye mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK.nin 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nin 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),” (EK-21 Y. 12. HD. 08.11.2024, 7028/9443 sayılı Kararı)
* * *
“… Temyiz, İlk Derece Mahkemesi kararının; takip tarihindeki 1 EURO'nun efektif satış kuru dikkate alınarak Euro cinsinden iptal edilen 2.819,95 Euro işlemiş faiz kısmına ilişkindir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca alacaklının temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),” (EK-22 Y. 12. HD. 10.10.2024, 2992/8438 sayılı Kararı)
* * *
“… Uyuşmazlık, (-takip tarihi olan 21.02.2023 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan-Türk Lirası karşılığı) 143.695,05 TL asıl alacağın tahsili amacıyla başlatılan örnek 7 takipte, İİK'nın 45. maddesi gereğince öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadan, genel haciz yoluyla takip yapılamayacağı gerekçesiyle takibin iptali talebine ilişkindir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),” (EK-23 Y. 12. HD. 07.06.2024, 3014/6008 sayılı Kararı)
* * *
“… Temyiz, (-takip tarihi olan 07/04/2021 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan-Türk Lirası karşılığı 163.916,00-TL olan) 20.000 USD alacağın tahsili amacıyla başlatılan örnek 7 takibin; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği gerekçesiyle iptali kararına ilişkindir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık (temyiz) konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nin 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru taleplerinin (REDDİNE),” (EK-24 Y. 12. HD. 17.05.2024, 3091/4984 sayılı Kararı)
* * *
“… Temyiz, icra emrinde yer alan takip talebindeki EURO'nun efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan icra inkar tazminatı alacağına ilişkindir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),” (EK-25 Y. 12. HD. 22.03.2024, 1986/2858 sayılı Kararı)
YABANCI PARA ALACAĞINA İLİŞKİN BİR DAVA VEYA TAKİP İÇİN
VERİLEN HÜKMÜN KANUN YOLU KESİNLİK SINIRININ
KARAR TARİHİNDEKİ KURA GÖRE BELİRLENECEĞİ YÖNÜNDEKİ
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU VE YARGITAY HUKUK DAİRESİ KARARLARI
(YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI)
“… Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen net 441 USD ulusal bayram ve genel tatil ücreti, net 1449 USD hafta tatili ücreti, net 4.288 USD fazla çalışma ücretinin (direnme kararının verildiği 10.10.2023 tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası USD efektif satış kurunun 27,77 TL olduğu dikkate alınarak TL karşılığı hesaplanmıştır) toplam miktarı 171.563,06 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Hâl böyle olunca davalı vekilinin temyiz başvurusunun miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz başvurusunun miktardan REDDİNE,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.” (EK-26 Y. HGK. 11.12.2024, 9-159/658 sayılı Kararı)
(YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen alacak toplamı (Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.” (EK-27 Y. 9. HD. 04.12.2024, 12863/15693 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre davacının hizmet süresi, iddia edilen ücreti ve talep edilen alacağın niteliği ile bilirkişi raporu, dava ve ıslah dilekçeleri birlikte dikkate alındığında; reddedilen ve temyize konu edilen miktar (karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmekle hesaplanan), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.” (EK-28 Y. 9. HD. 17.10.2024, 12566/13777 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre davacının ihbar tazminatı talep ettiği, iddia edilen çalışma süresi, ücreti ve talep edilen alacağın niteliği ile bilirkişi raporu, dava ve ıslah dilekçeleri birlikte dikkate alındığında; reddedilen ve temyize konu edilen miktar (karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmekle hesaplanan), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.” (EK-29 Y. 9. HD. 12.09.2024, 9376/11620 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen alacak toplamı (Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.” (EK-30 Y. 9. HD. 23.05.2024, 6825/9007 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre; kabul edilen ve temyize konu edilen alacak toplamının karar tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden Türk lirasına çevrilmesi ile tespit edilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.” (EK-31 Y. 9. HD. 28.03.2024, 5098/6191 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı vekilince temyize konu edilen alacaklar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 01.06.2023 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrildiğinde belirlenen miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.” (EK-32 Y. 9. HD. 05.02.2024, 2023/17769 E. - 2024/1478 K.)
* * *
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 9.525,00 Euro olup bu miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2023 olan karar tarihindeki Merkez Bankası Euro efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmesi ile hesaplandığı üzere 200.478,39 TL'ye tekabül etmektedir. Bu miktar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır.” (EK-33 Y. 9. HD. 06.12.2023, 14089/18991 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre davada hüküm altına alınan, reddedilen ve temyize konu edilen toplam alacak miktarları Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 31.05.2023 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır.” (EK-34 Y. 9. HD. 14.09.2023, 13866/12167 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam alacak 10.671,75 Amerikan doları (USD) olup bu miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 28.02.2023 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrildiğinde 201.984,21 TL'ye tekabül etmektedir.
Şu hâlde davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır.” (EK-35 Y. 9. HD. 01.06.2023, 10086/8461 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre davada reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 5.232,22 Amerikan Doları (USD) olup 28.09.2022 olan Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmesi ile hesaplandığı üzere 97.043 TL'ye tekabül etmektedir.
Şu hâlde davada reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalmaktadır.” (EK-36 Y. 9. HD. 26.01.2023, 2022/16868 E. - 2023/1426 K.)
SONUÇ : Kişisel görüşümüze göre de yabancı para alacağına ilişkin bir dava veya takip için verilen hükmün kanun yolu kesinlik sınırının karar tarihindeki kura göre belirlenmesi gerektiği kanaatinde olduğumuz belirterek her türlü takdir hakkı sayın Yargıtay Birinci Başkanlığı’na ait olmak üzere TALEP KONUMUZA AİT YARGITAY HUKUK GENEL KURULU VE YARGITAY HUKUK DAİRELERİ’NCE VERİLMİŞ OLAN İÇTİHATLAR ARASINDAKİ FARKLILIKLAR NEDENİ İLE İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNİ saygı ile dilerim. 20.05.2025
Talep Eden
Av. Fatih KARAMERCAN, LL.M.
EKİ : Kimlik fotokopisi.
1-) PEKCANITEZ, Hakan, Medenî Usûl ve İcra-İflâs Hukukunda Yabancı Para Alacaklarının Tahsili, Genişletilmiş ve Yeniden Gözden Geçirilmiş 3. Bası, Ankara, 1998, s. 117.
2-) AKKAYA, Tolga, Yabancı Para Alacaklarında İstinaf ve Temyizde Kesinlik Sınırının Uygulanması, Prof. Dr. Baki Kuru Anısına Armağan, C: I, Ankara, 2025, s. 74.
3-) AKKAYA, s. 70-74.
4-) AKKAYA, s. 73.
5-) Y. 3. HD. 18.11.2024, 3275/3665 sayılı Kararı.
6-) Y. 3. HD. 23.09.2024, 2975/2499 sayılı Kararı.
7-) Y. 3. HD. 01.07.2024, 1622/2047 sayılı Kararı.
8-) Y. 3. HD. 22.04.2024, 853/1317 sayılı Kararı.
9-) Y. 3. HD. 12.02.2024, 215/547 sayılı Kararı.
10-) Y. 6. HD. 26.12.2024, 3508/5237 sayılı Kararı - Muhalefet Şerhi
11-) Y. 6. HD. 11.09.2024, 2418/2640 sayılı Kararı - Muhalefet Şerhi.
12-) Y. 6. HD. 02.07.2024, 1999/2411 sayılı Kararı - Muhalefet Şerhi.
13-) Y. 6. HD. 06.06.2024, 1868/2012 sayılı Kararı - Karşı Oy Yazısı.
14-) Y. 6. HD. 13.06.2023, 2022/1802 E. - 2023/2331 K. - Karşı Oy Yazısı.
15-) Y. 11. HD. 17.03.2025, 1489/1834 sayılı Kararı.
16-) Y. 11. HD. 13.01.2025, 58/17 sayılı Kararı.
17-) Y. 11. HD. 04.11.2024, 5916/7632 sayılı Kararı.
18-) Y. 11. HD. 05.09.2024, 4557/6103 sayılı Kararı.
19-) Y. 11. HD. 10.06.2024, 3440/4826 sayılı Kararı.
20-) Y. 11. HD. 05.02.2024, 630/691 sayılı Kararı.
21-) Y. 12. HD. 08.11.2024, 7028/9443 sayılı Kararı.
22-) Y. 12. HD. 10.10.2024, 2992/8438 sayılı Kararı.
23-) Y. 12. HD. 07.06.2024, 3014/6008 sayılı Kararı.
24-) Y. 12. HD. 17.05.2024, 3091/4984 sayılı Kararı.
25-) Y. 12. HD. 22.03.2024, 1986/2858 sayılı Kararı.
26-) Y. HGK. 11.12.2024, 9-159/658 sayılı Kararı.
27-) Y. 9. HD. 04.12.2024, 12863/15693 sayılı Kararı.
28-) Y. 9. HD. 17.10.2024, 12566/13777 sayılı Kararı.
29-) Y. 9. HD. 12.09.2024, 9376/11620 sayılı Kararı
30-) Y. 9. HD. 23.05.2024, 6825/9007 sayılı Kararı.
31-) Y. 9. HD. 28.03.2024, 5098/6191 sayılı Kararı.
32-) Y. 9. HD. 05.02.2024, 2023/17769 E. - 2024/1478 K.
33-) Y. 9. HD. 06.12.2023, 14089/18991 sayılı Kararı.
34-) Y. 9. HD. 14.09.2023, 13866/12167 sayılı Kararı.
35-) Y. 9. HD. 01.06.2023, 10086/8461 sayılı Kararı.
36-) Y. 9. HD. 26.01.2023, 2022/16868 E. - 2023/1426 K.
BAŞVURU SONUCU:
T.C.
YARGITAY
Birinci Başkanlığı
12.01.2026
Sayı : E-60482426/261/366
Konu : Kurul Kararı
Sayın Avukat Fatih KARAMERCAN
Hamidiye Mah. Cendere Cad. No:45
(Kordon İstanbul 2. Etap)
C Blok Kat:4 Daire:19
Kağıthane/İSTANBUL
İlgi : 20.05.2025 tarihli dilekçeniz.
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 09.12.2025 tarih ve 267 sayılı karar sureti ilişikte gönderilmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Özgen BİÇGİN
Hâkim
Genel Sekreter Yardımcısı
EK : Karar Sureti
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 09/12/2025 tarihli ve 267 sayılı
Kararı
Yargıtay Kanunu'nun 10. maddesi gereğince toplanan Kurulumuzca:
“Yabancı para alacağına ilişkin bir dava veya takip için verilen hükmün kanun yolu kesinlik sınırının dava veya takip tarihindeki kura göre mi yoksa karar tarihindeki kura göre mi tespit edilmesi gerektiği” konusunda Avukat Fatih Karamercan tarafından, 20.05.2025 tarihli; 2025/13294 sayılı içtihatları birleştirme başvurusunda;
Üçüncü Hukuk Dairesi Başkanlığının: 18.11.2024 tarih, E:2024/3275 K:2024/3665; 23.09.2024 tarih, E:2024/2975 K:2024/2499; 01.07.2024 tarih, E:2024/1622 K:2024/2047; 22.04.2024 tarih, E:2024/853 K:2024/1317; 12.02.2024 tarih, E:2024/215 K:2024/547;
Altıncı Hukuk Dairesi Başkanlığının: 26.12.2024 tarih, E:2024/3508 K:2024/5237; 11.09.2024 tarih, E:2024/2418 K:2024/2640; 02.07.2024 tarih, E:2024/1999 K:2024/2411; 06.06.2024 tarih, E:2024/1868 K:2024/2012; 13.06.2023 tarih, E:2022/1802 K:2023/2331; (Karşı oyları belirtmiş)
Dokuzuncu Hukuk Dairesi Başkanlığının: 04.12.2024 tarih, E:2024/12863 K:2024/15693; 17.10.2024 tarih, E:12566 K:2024/13777; 12.09.2024 tarih, E:2024/9376 K:2024/11620; 23.05.2024 tarih, E:2024/6825 K:2024/9007; 28.03.2024 tarih, E:2024/5098 K:2024/6191; 05.02.2024 tarih, E:2023/17769 K:2024/1478; 06.12.2023 tarih, E:2023/14089 K:2023/18991; 14.09.2023 tarih, E:2023/13866 K:2023/12167; 01.06.2023 tarih, E:2023/10086 K:2023/8461; 26.01.2023 tarih, E:2022/16868 K:2023/1426;
On Birinci Hukuk Dairesi Başkanlığının: 17.03.2025 tarih, E:2025/1489 K:2025/1834; 13.01.2025 tarih, E:2025/58 K:2025/17; 04.11.2024 tarih, E:2024/5916 K:2024/7632; 05.09.2024 tarih, E:2024/4557 K:2024/6103; 10.06.2024 tarih, E:2024/3440 K:2024/4826; 05.02.2024 tarih, E:2024/630 K:2024/691;
On İkinci Hukuk Dairesi Başkanlığının: 08.11.2024 tarih, E:2024/7028 K:2024/9443; 10.10.2024 tarih, E:2024/2992 K:2024/8438; 07.06.2024 tarih, E:2024/3014 K:2024/6008; 17.05.2024 tarih, E:2024/3091 K:2024/4984; 22.03.2024 tarih, E:2024/1986 K:2024/2858;
Hukuk Genel Kurulu Başkanlığının: 11.12.2024 tarih, E 2024/9-159 K 2024/658; sayılı kararlan arasında içtihat aykınlığı bulunduğu ileri sürülmesi üzerine ilgili daire başkanlıklannın ve Hukuk Genel Kurulu Başkanlığının görüşleri alındı.
Gereği görüşüldü:
Aykırılık bulunduğu ileri sürülen kararlar arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ek 1. maddesinin ikinci fıkrasında ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ek 1. maddesinin ikinci fıkrasında 7550 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında anılan konu bakımından daireler arasındaki içtihat farklılığı nihayete erdiğinden içtihatları birleştirme yoluna gidilmesine gerek olmadığına;
09.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
09 ARALIK 2025 TARİHİNDE CEVAP VERİLEN YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME BAŞVURUSU
BAŞVURU DİLEKÇESİ:
YARGITAY BİRİNCİ BAŞKANLIĞINA
ANKARA
TALEP EDEN : Av. Fatih KARAMERCAN - (T.C. Kimlik No: 3.........8)
(Adres antettedir)
TALEBİN KONUSU : Yabancı para alacağına ilişkin bir dava veya takip için verilen hükmün kanun yolu kesinlik sınırının dava veya takip tarihindeki kura göre mi yoksa karar tarihindeki kura göre mi tespit edilmesi gerektiği konusu oluşturmaktadır.
DOKTRİNDEKİ GÖRÜŞLER
Tespit edebildiğimiz kadarı ile doktrinde bildirilen görüşler şu şekildedir:
“Davanın açıldığı tarih ile hüküm tarihi arasında yabancı paranın Türk Lirası karşılığı değişmemişse, davanın açıldığı tarihteki kur üzerinden temyiz sınırının hesaplanması gerekir. Ancak bu hemen hemen imkânsız olup, çoğu kez, yabancı paranın Türk Lirası karşılığı davanın açıldığı tarih ile hüküm verildiği tarih arasında değişecektir. Bu dununda, davanın açıldığı tarihteki kur üzerinden temyiz sınırının hesaplanması doğru olmaz. Çünkü, mahkemenin hüküm verdiği tarihte yabancı paranın değeri Türk Lirası karşısında artmış ise, harç, bu artan değer özerinden hesaplanmalıdır. Bu nedenle, temyiz sınırında da, bu hüküm tarihinin esas alınması doğru olur. Dava konusu yabancı para alacağının 20.000.000 Lirayı geçip geçmediği, davanın açıldığı tarihteki kur üzerinden değil mahkemenin hüküm verdiği tarihteki belirlediği ve harcı tamamladığı kur üzerinden hesaplanmalıdır.” (EK-1 PEKCANITEZ, Hakan, Medenî Usûl ve İcra-İflâs Hukukunda Yabancı Para Alacaklarının Tahsili, Genişletilmiş ve Yeniden Gözden Geçirilmiş 3. Bası, Ankara, 1998, s. 117)
“Sonuç olarak yabancı para alacaklarında tarafın kanun yoluna başvuru hakkının olup olmadığı karar tarihinde geçerli olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının güncel efektif satış kuru ile hesaplanan alacak değerinin, yine karar tarihinde geçerli olan yeniden değerleme oranına göre güncellenmiş Türk Lirası kesinlik sınırının karşılaştırılması suretiyle belirlenmelidir. Alacağın değeri kesinlik sınırının üzerindeyse karara karşı kanun yolu açık sayılmalı, altında kalıyorsa hüküm verildiği anda kesin hüküm olarak kabul edilmelidir.” (EK-2 AKKAYA, Tolga, Yabancı Para Alacaklarında İstinaf ve Temyizde Kesinlik Sınırının Uygulanması, Prof. Dr. Baki Kuru Anısına Armağan, C: I, Ankara, 2025, s. 74). Detaylı hukukî gerekçeler için bkz. (EK-3 AKKAYA, s. 70-74)
Ayrıca, tarafımızca daha önce yapılan “yabancı para alacağına ilişkin bir davada verilen hükmün kanun yolu kesinlik sınırının dava tarihindeki kura göre mi yoksa karar tarihindeki kura göre mi tespit edilmesi” gerektiği konusundaki 16.03.2021 başvuru tarihli içtihatların birleştirilmesi başvurusunun, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 09.12.2021 tarihli ve 338 sayılı Kararı ile “aykırılık bulunduğu ileri sürülen kararlar arasında içtihat aykırılığı sonucunu doğuracak sürekli bir durum mevcut olmadığı anlaşıldığından içtihatları birleştirme yoluna gidilmesine gerek olmadığına” karar verilmesi, doktrinde şu şekilde eleştiri konusu yapılmıştır.
“Yargıtay hukuk dairelerinin yabancı para alacaklarında temyiz kesinlik sınırının uygulanmasında dikkate alınacak döviz kuru için farklı tarihleri dikkate alması ve aynı hukuki konuda çelişen kararlar vermesi, yargı organları tarafından sağlanması gereken hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini ihlal etmektedir. Daha önce Yargıtay Başkanlar Kurulu bu konuda sürekli bir çelişki durumu olmadığı gerekçesiyle içtihatların birleştirilmesi talebini reddetmişse de ülkede hukuk birliğinin sağlanması ve hukukun geliştirilmesi görevi olan Yargıtay’ın Anayasa’ya, temel hak ve hürriyetlere ve hukuki korunma talebinde bulunan kişilerin menfaatlerini koruyan amaçsal bir yorumla içtihadı birleştirme kararı vermesinde fayda bulunmaktadır.” (EK-4 AKKAYA, s. 73)
Devamında ise tarafımızca daha önce yapılan 16.03.2021 tarihli başvurusunun, Yargıtay Birinci Başkanlığı tarafından 09.12.2021 tarihinde reddedilmesi, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin vermiş olduğu kararlara ilişkin verilmiş karşı oylarda şu şekilde dile getirilmiştir.
“Yapılan içtihadı birleştirme başvurusu hakkında temyiz kesinlik sınırının belirlenmesinde Yargıtayın 11. Hukuk Dairesi ile Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin kesinlik sınırının yabancı para alacağında dava tarihindeki kur üzerinden belirlenmesi gerektiği görüşüne karşılık Yargıtayın 9, 12 ve Kapatılan 23. Hukuk Dairelerinin kesinlik sınırının yabancı para alacağının karar tarihindeki döviz kuru esas alınmak suretiyle belirleneceği görüşünde oldukları ancak kararlar arasındaki içtihat aykırılığı doğuracak uygulamanın sürekli olmadığı gerekçesiyle içtihatları birleştirme yoluna gidilmesine gerek olmadığına, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 09.12.2020 tarihli ve 338 sayılı karar ile karar verilmiştir. Bu konunun yargısal uygulamalarda farklı uygulamalara yol açan ve sıkça tartışılan bir konu olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır.” (Onlarca örnekten sadece birkaçı için bkz. (EK-10-14 arasındaki sunulan Y. 6. HD. Kararları)
Son olarak, Anayasa Mahkemesi, “hukukî ilişkinin doğduğu, uyuşmazlığa konu olayın veya hukuki durumun gerçekleştiği ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinafa veya temyize başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda hükmün verildiği tarihte geçerli olan parasal tutarlara göre kanun yoluna başvurulması imkânı ortadan kalkabileceği” gerekçesiyle, 04.12.2024 tarihinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle eklenen ek 1. maddenin (2) numaralı fıkrasında yer alan “...341 inci, 362 nci...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. (AYM, 04.12.2024, 2023/182 E. - 2024/203 K. - RG., 30.01.2025, S: 32798)
BİLGİ : Yargıtay Hukuk Daireleri’nin talep konumuz ile ilgili olarak onlarca kararı bulunmakta olup yaklaşık olarak üçer aylık dönemler çerçevesinde vermiş olduğu kararlar aşağıda sunulmaktadır.
YABANCI PARA ALACAĞINA İLİŞKİN BİR DAVA VEYA TAKİP İÇİN
VERİLEN HÜKMÜN KANUN YOLU KESİNLİK SINIRININ
DAVA VEYA TAKİP TARİHİNDEKİ KURA GÖRE BELİRLENECEĞİ YÖNÜNDEKİ
YARGITAY HUKUK DAİRESİ KARARLARI
(YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)
“… Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar (icra takibine konu yabancı para borcunun dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı) 202.280,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE,” (EK-5 Y. 3. HD. 18.11.2024, 3275/3665 sayılı Kararı)
* * *
“… Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 14.860,46 Euro (hükmedilen yabancı para borcunun dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı 148.604,6 TL) olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kalmaktadır.
Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2024 tarihli ek kararının ONANMASINA,” (EK-6 Y. 3. HD. 23.09.2024, 2975/2499 sayılı Kararı)
* * *
“… Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar (icra takibine konu yabancı para borcunun dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı) 277.359,60 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) REDDİNE,” (EK-7 Y. 3. HD. 01.07.2024, 1622/2047 sayılı Kararı)
* * *
“… Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar (takibe konu yabancı para borcunun dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı) 95.248,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) REDDİNE,” (EK-8 Y. 3. HD. 22.04.2024, 853/1317 sayılı Kararı)
* * *
“… Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar (takibe konu yabancı para borcunun dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı) 65.208,98 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin (miktar itibariyle) REDDİNE,” (EK-9 Y. 3. HD. 12.02.2024, 215/547 sayılı Kararı)
(YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)
MUHALEFET ŞERHİ
“… Yukarıdaki açıklamalarda da yer aldığı üzere yabancı paranın değeri serbest kur rejimi nedeniyle sürekli değiştiğinden yasal sınırların belirlenmesinde ve vekalet ücretinin takdirinde hüküm tarihinin esas alınması yasal düzenlemelerin bir gereği olduğu gibi hükmolunan şeyin gerçek ve güncel değerini yansıtması, taraflara yüklenen hak ve borçların yabancı paranın hüküm tarihindeki Türk Lirası karşılığının olacağı, ilam icra dairesi aracılığıyla infaza verildiğinde; bu değerin esas alınacağı gözetildiğinde; somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, gerek vekalet ücreti gerekse genel olarak parasal sınırların belirlenmesinde kullanılan ölçütlere göre, temyiz sınırı ve harç bakımından yabancı paranın karar tarihindeki kur karşılığının esas alınması gerektiği, bu nedenle işin esasının görüşülmesi düşüncesiyle kesinlik nedeniyle temyiz talebinin reddi yönündeki ek kararın onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.” (EK-10 Y. 6. HD. 26.12.2024, 3508/5237 sayılı Kararı - Muhalefet Şerhi)
Üye Üye
Hasan Kaya Mehmet Özdemir
* * *
MUHALEFET ŞERHİ
“… Yukarıdaki açıklamalarda da yer aldığı üzere yabancı paranın değeri serbest kur rejimi nedeniyle sürekli değiştiğinden yasal sınırların belirlenmesinde ve vekalet ücretinin takdirinde hüküm tarihinin esas alınması yasal düzenlemelerin bir gereği olduğu gibi hükmolunan şeyin gerçek ve güncel değerini yansıtması, taraflara yüklenen hak ve borçların yabancı paranın hüküm tarihindeki TL karşılığının olacağı, ilam icra dairesi aracılığıyla infaza verildiğinde; bu değerin esas alınacağı gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta olduğu gibi gerek vekalet ücreti gerekse genel olarak parasal sınırların belirlenmesinde kullanılan ölçütlere göre temyiz sınırı ve harç bakımından yabancı paranın karar tarihindeki kur karşılığının esas alınması gerektiği, bu nedenle işin esasının görüşülmesi düşüncesiyle kesinlik nedeniyle temyiz talebinin reddi yönündeki ek kararı onayan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.” (EK-11 Y. 6. HD. 11.09.2024, 2418/2640 sayılı Kararı - Muhalefet Şerhi)
Üye
Hasan Kaya
* * *
MUHALEFET ŞERHİ
“… Yukarıdaki açıklamalarda da yer aldığı üzere yabancı paranın değeri serbest kur rejimi nedeniyle sürekli değiştiğinden yasal sınırların belirlenmesinde ve vekalet ücretinin takdirinde hüküm tarihinin esas alınması yasal düzenlemelerin bir gereği olduğu gibi hükmolunan şeyin gerçek ve güncel değerini yansıtması, taraflara yüklenen hak ve borçların yabancı paranın hüküm tarihindeki TL karşılığının olacağı, ilam icra dairesi aracılığıyla infaza verildiğinde; bu değerin esas alınacağı gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta olduğu gibi gerek vekalet ücreti gerekse genel olarak parasal sınırların belirlenmesinde kullanılan ölçütlere göre temyiz sınırı ve harç bakımından yabancı paranın karar tarihindeki kur karşılığının esas alınması gerektiği, bu nedenle işin esasının görüşülmesi düşüncesiyle kesinlik nedeniyle temyiz talebinin reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.” (EK-12 Y. 6. HD. 02.07.2024, 1999/2411 sayılı Kararı - Muhalefet Şerhi)
Üye
Hasan KAYA
* * *
KARŞI OY
“… Dolayısıyla kanun yoluna başvuru bakımından yargılamanın uzun sürmesi ve serbest kur rejimi nedeniyle somut uyuşmazlıkta olduğu üzere aleyhine TL cinsinden 2024 yılı itibariyle 378.290 TL tutarında aleyhine alacağa hükmedilen bir davalı veya bu tutarda bir talebi reddedilen karara karşı kanun yoluna başvurma hakkına sahipken yukarıda açıklandığı üzere İcra İflas Kanunun 32 ve 36. maddeleri gereğince ilama dayalı alacak istendiğinde karar tarihi itibariye 29.500 USD nin TL karşılığı TCMB efektif satış kuru olan 32,0443 kur üzerinden 957.068.50 TL karşılığı olan bir başka deyişle yaklaşık 3 katı tutarda lehine veya aleyhine bir alacakla karşılaşan taraf kanun yoluna başvuru olanağından yoksun bırakılmaktadır. Bu hususun Anayasanın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine ve 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu hususu da dikkate alınmalıdır.” (EK-13 Y. 6. HD. 06.06.2024, 1868/2012 sayılı Kararı - Karşı Oy Yazısı)
Üye
Mehmet ÖZDEMİR
* * *
KARŞI OY
“… Yukarıdaki açıklamalarda da yer aldığı üzere yabancı paranın değeri serbest kur rejimi nedeniyle sürekli değiştiğinden yasal sınırların belirlenmesinde ve vekalet ücretinin takdirinde hüküm tarihinin esas alınması yasal düzenlemelerin bir gereği olduğu gibi hükmolunan şeyin gerçek ve güncel değerini yansıtması, taraflara yüklenen hak ve borçların yabancı paranın hüküm tarihinde TL karşılığının olacağı ilam icra dairesi aracılığıyla infaza verildiğinde; bu değerin esas alınacağı gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta olduğu gibi gerek vekalet ücreti gerekse genel olarak parasal sınırların belirlenmesinde kullanılan ölçütlere göre temyiz sınırı ve harç bakımından yabancı paranın karar tarihindeki kur karşılığının esas alınması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.” (EK-14 Y. 6. HD. 13.06.2023, 2022/1802 E. - 2023/2331 K. - Karşı Oy Yazısı)
Üye
Mehmet ÖZDEMİR
(YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 31.380,00 TL (3.000,00 euronun dava tarihinde ki değeri) olup Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,” (EK-15 Y. 11. HD. 17.03.2025, 1489/1834 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 13.602,92 euro (dava tarihindeki Merkez Bankası efektif döviz satış kuru karşılığı 89.418,80 TL) olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,” (EK-16 Y. 11. HD. 13.01.2025, 58/17 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre davacı yönünden reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 27.026,71 euronun dava tarihindeki değeri 122.701,26 TL, davalı yönünden aleyhine hükmedilen tutar asıl davada 15.438,04 euro dava tarihindeki değeri 70.088,70 TL karşı dava bakımından ise reddedilen tutar 11.888,60 euro dava tarihindeki değer 53.974,51 TL olup her bir dava bakımından Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.300,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple; taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE,” (EK-17 Y. 11. HD. 04.11.2024, 5916/7632 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre dava konusu edilen alacak miktarı 21.269,74 euro (dava tarihinde değeri 59.842,42 TL) olup Dairemizin karar tarihi itibari ile bu miktar karar düzeltme sınırı olan 126.560,00 TL’nin altında kaldığından karar düzeltme dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktardan REDDİNE,” (EK-18 Y. 11. HD. 05.09.2024, 4557/6103 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar (16.461,60 euro) dava tarihindeki değeri 126.589,70 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.300,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple; davalı banka vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,” (EK-19 Y. 11. HD. 10.06.2024, 3440/4826 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyiz istemine konu edilen toplam miktar 59.579,94 euro (Dava tarihindeki değeri 173.377,62 TL) olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,” (EK-20 Y. 11. HD. 05.02.2024, 630/691 sayılı Kararı)
(YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)
“… Temyiz, (-takip tarihi olan 20/09/2022 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan-Türk Lirası karşılığı 366.778,00-TL. olan) 20.000 USD asıl alacağın tahsili amacıyla başlatılan örnek 10 takibin; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği gerekçesiyle iptali kararına ilişkindir.
Somut olayda, bölge adliye mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık (temyiz) konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan bölge adliye mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK.nin 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nin 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),” (EK-21 Y. 12. HD. 08.11.2024, 7028/9443 sayılı Kararı)
* * *
“… Temyiz, İlk Derece Mahkemesi kararının; takip tarihindeki 1 EURO'nun efektif satış kuru dikkate alınarak Euro cinsinden iptal edilen 2.819,95 Euro işlemiş faiz kısmına ilişkindir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca alacaklının temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),” (EK-22 Y. 12. HD. 10.10.2024, 2992/8438 sayılı Kararı)
* * *
“… Uyuşmazlık, (-takip tarihi olan 21.02.2023 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan-Türk Lirası karşılığı) 143.695,05 TL asıl alacağın tahsili amacıyla başlatılan örnek 7 takipte, İİK'nın 45. maddesi gereğince öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadan, genel haciz yoluyla takip yapılamayacağı gerekçesiyle takibin iptali talebine ilişkindir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),” (EK-23 Y. 12. HD. 07.06.2024, 3014/6008 sayılı Kararı)
* * *
“… Temyiz, (-takip tarihi olan 07/04/2021 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan-Türk Lirası karşılığı 163.916,00-TL olan) 20.000 USD alacağın tahsili amacıyla başlatılan örnek 7 takibin; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği gerekçesiyle iptali kararına ilişkindir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık (temyiz) konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nin 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru taleplerinin (REDDİNE),” (EK-24 Y. 12. HD. 17.05.2024, 3091/4984 sayılı Kararı)
* * *
“… Temyiz, icra emrinde yer alan takip talebindeki EURO'nun efektif satış kuru dikkate alınarak hesaplanan icra inkar tazminatı alacağına ilişkindir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
5311 sayılı Kanunla değişik İİK’nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),” (EK-25 Y. 12. HD. 22.03.2024, 1986/2858 sayılı Kararı)
YABANCI PARA ALACAĞINA İLİŞKİN BİR DAVA VEYA TAKİP İÇİN
VERİLEN HÜKMÜN KANUN YOLU KESİNLİK SINIRININ
KARAR TARİHİNDEKİ KURA GÖRE BELİRLENECEĞİ YÖNÜNDEKİ
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU VE YARGITAY HUKUK DAİRESİ KARARLARI
(YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI)
“… Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen net 441 USD ulusal bayram ve genel tatil ücreti, net 1449 USD hafta tatili ücreti, net 4.288 USD fazla çalışma ücretinin (direnme kararının verildiği 10.10.2023 tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası USD efektif satış kurunun 27,77 TL olduğu dikkate alınarak TL karşılığı hesaplanmıştır) toplam miktarı 171.563,06 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Hâl böyle olunca davalı vekilinin temyiz başvurusunun miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz başvurusunun miktardan REDDİNE,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.” (EK-26 Y. HGK. 11.12.2024, 9-159/658 sayılı Kararı)
(YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ KARARLARI)
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen alacak toplamı (Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.” (EK-27 Y. 9. HD. 04.12.2024, 12863/15693 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre davacının hizmet süresi, iddia edilen ücreti ve talep edilen alacağın niteliği ile bilirkişi raporu, dava ve ıslah dilekçeleri birlikte dikkate alındığında; reddedilen ve temyize konu edilen miktar (karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmekle hesaplanan), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.” (EK-28 Y. 9. HD. 17.10.2024, 12566/13777 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre davacının ihbar tazminatı talep ettiği, iddia edilen çalışma süresi, ücreti ve talep edilen alacağın niteliği ile bilirkişi raporu, dava ve ıslah dilekçeleri birlikte dikkate alındığında; reddedilen ve temyize konu edilen miktar (karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmekle hesaplanan), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.” (EK-29 Y. 9. HD. 12.09.2024, 9376/11620 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen alacak toplamı (Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.” (EK-30 Y. 9. HD. 23.05.2024, 6825/9007 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre; kabul edilen ve temyize konu edilen alacak toplamının karar tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden Türk lirasına çevrilmesi ile tespit edilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.” (EK-31 Y. 9. HD. 28.03.2024, 5098/6191 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı vekilince temyize konu edilen alacaklar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 01.06.2023 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrildiğinde belirlenen miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.” (EK-32 Y. 9. HD. 05.02.2024, 2023/17769 E. - 2024/1478 K.)
* * *
“… Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 9.525,00 Euro olup bu miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2023 olan karar tarihindeki Merkez Bankası Euro efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmesi ile hesaplandığı üzere 200.478,39 TL'ye tekabül etmektedir. Bu miktar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır.” (EK-33 Y. 9. HD. 06.12.2023, 14089/18991 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre davada hüküm altına alınan, reddedilen ve temyize konu edilen toplam alacak miktarları Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 31.05.2023 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır.” (EK-34 Y. 9. HD. 14.09.2023, 13866/12167 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam alacak 10.671,75 Amerikan doları (USD) olup bu miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 28.02.2023 tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrildiğinde 201.984,21 TL'ye tekabül etmektedir.
Şu hâlde davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır.” (EK-35 Y. 9. HD. 01.06.2023, 10086/8461 sayılı Kararı)
* * *
“… Dosya içeriğine göre davada reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 5.232,22 Amerikan Doları (USD) olup 28.09.2022 olan Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki Merkez Bankası USD efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmesi ile hesaplandığı üzere 97.043 TL'ye tekabül etmektedir.
Şu hâlde davada reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalmaktadır.” (EK-36 Y. 9. HD. 26.01.2023, 2022/16868 E. - 2023/1426 K.)
SONUÇ : Kişisel görüşümüze göre de yabancı para alacağına ilişkin bir dava veya takip için verilen hükmün kanun yolu kesinlik sınırının karar tarihindeki kura göre belirlenmesi gerektiği kanaatinde olduğumuz belirterek her türlü takdir hakkı sayın Yargıtay Birinci Başkanlığı’na ait olmak üzere TALEP KONUMUZA AİT YARGITAY HUKUK GENEL KURULU VE YARGITAY HUKUK DAİRELERİ’NCE VERİLMİŞ OLAN İÇTİHATLAR ARASINDAKİ FARKLILIKLAR NEDENİ İLE İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİNİ saygı ile dilerim. 20.05.2025
Talep Eden
Av. Fatih KARAMERCAN, LL.M.
EKİ : Kimlik fotokopisi.
1-) PEKCANITEZ, Hakan, Medenî Usûl ve İcra-İflâs Hukukunda Yabancı Para Alacaklarının Tahsili, Genişletilmiş ve Yeniden Gözden Geçirilmiş 3. Bası, Ankara, 1998, s. 117.
2-) AKKAYA, Tolga, Yabancı Para Alacaklarında İstinaf ve Temyizde Kesinlik Sınırının Uygulanması, Prof. Dr. Baki Kuru Anısına Armağan, C: I, Ankara, 2025, s. 74.
3-) AKKAYA, s. 70-74.
4-) AKKAYA, s. 73.
5-) Y. 3. HD. 18.11.2024, 3275/3665 sayılı Kararı.
6-) Y. 3. HD. 23.09.2024, 2975/2499 sayılı Kararı.
7-) Y. 3. HD. 01.07.2024, 1622/2047 sayılı Kararı.
8-) Y. 3. HD. 22.04.2024, 853/1317 sayılı Kararı.
9-) Y. 3. HD. 12.02.2024, 215/547 sayılı Kararı.
10-) Y. 6. HD. 26.12.2024, 3508/5237 sayılı Kararı - Muhalefet Şerhi
11-) Y. 6. HD. 11.09.2024, 2418/2640 sayılı Kararı - Muhalefet Şerhi.
12-) Y. 6. HD. 02.07.2024, 1999/2411 sayılı Kararı - Muhalefet Şerhi.
13-) Y. 6. HD. 06.06.2024, 1868/2012 sayılı Kararı - Karşı Oy Yazısı.
14-) Y. 6. HD. 13.06.2023, 2022/1802 E. - 2023/2331 K. - Karşı Oy Yazısı.
15-) Y. 11. HD. 17.03.2025, 1489/1834 sayılı Kararı.
16-) Y. 11. HD. 13.01.2025, 58/17 sayılı Kararı.
17-) Y. 11. HD. 04.11.2024, 5916/7632 sayılı Kararı.
18-) Y. 11. HD. 05.09.2024, 4557/6103 sayılı Kararı.
19-) Y. 11. HD. 10.06.2024, 3440/4826 sayılı Kararı.
20-) Y. 11. HD. 05.02.2024, 630/691 sayılı Kararı.
21-) Y. 12. HD. 08.11.2024, 7028/9443 sayılı Kararı.
22-) Y. 12. HD. 10.10.2024, 2992/8438 sayılı Kararı.
23-) Y. 12. HD. 07.06.2024, 3014/6008 sayılı Kararı.
24-) Y. 12. HD. 17.05.2024, 3091/4984 sayılı Kararı.
25-) Y. 12. HD. 22.03.2024, 1986/2858 sayılı Kararı.
26-) Y. HGK. 11.12.2024, 9-159/658 sayılı Kararı.
27-) Y. 9. HD. 04.12.2024, 12863/15693 sayılı Kararı.
28-) Y. 9. HD. 17.10.2024, 12566/13777 sayılı Kararı.
29-) Y. 9. HD. 12.09.2024, 9376/11620 sayılı Kararı
30-) Y. 9. HD. 23.05.2024, 6825/9007 sayılı Kararı.
31-) Y. 9. HD. 28.03.2024, 5098/6191 sayılı Kararı.
32-) Y. 9. HD. 05.02.2024, 2023/17769 E. - 2024/1478 K.
33-) Y. 9. HD. 06.12.2023, 14089/18991 sayılı Kararı.
34-) Y. 9. HD. 14.09.2023, 13866/12167 sayılı Kararı.
35-) Y. 9. HD. 01.06.2023, 10086/8461 sayılı Kararı.
36-) Y. 9. HD. 26.01.2023, 2022/16868 E. - 2023/1426 K.
BAŞVURU SONUCU:
T.C.
YARGITAY
Birinci Başkanlığı
12.01.2026
Sayı : E-60482426/261/366
Konu : Kurul Kararı
Sayın Avukat Fatih KARAMERCAN
Hamidiye Mah. Cendere Cad. No:45
(Kordon İstanbul 2. Etap)
C Blok Kat:4 Daire:19
Kağıthane/İSTANBUL
İlgi : 20.05.2025 tarihli dilekçeniz.
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 09.12.2025 tarih ve 267 sayılı karar sureti ilişikte gönderilmiştir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Özgen BİÇGİN
Hâkim
Genel Sekreter Yardımcısı
EK : Karar Sureti
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 09/12/2025 tarihli ve 267 sayılı
Kararı
Yargıtay Kanunu'nun 10. maddesi gereğince toplanan Kurulumuzca:
“Yabancı para alacağına ilişkin bir dava veya takip için verilen hükmün kanun yolu kesinlik sınırının dava veya takip tarihindeki kura göre mi yoksa karar tarihindeki kura göre mi tespit edilmesi gerektiği” konusunda Avukat Fatih Karamercan tarafından, 20.05.2025 tarihli; 2025/13294 sayılı içtihatları birleştirme başvurusunda;
Üçüncü Hukuk Dairesi Başkanlığının: 18.11.2024 tarih, E:2024/3275 K:2024/3665; 23.09.2024 tarih, E:2024/2975 K:2024/2499; 01.07.2024 tarih, E:2024/1622 K:2024/2047; 22.04.2024 tarih, E:2024/853 K:2024/1317; 12.02.2024 tarih, E:2024/215 K:2024/547;
Altıncı Hukuk Dairesi Başkanlığının: 26.12.2024 tarih, E:2024/3508 K:2024/5237; 11.09.2024 tarih, E:2024/2418 K:2024/2640; 02.07.2024 tarih, E:2024/1999 K:2024/2411; 06.06.2024 tarih, E:2024/1868 K:2024/2012; 13.06.2023 tarih, E:2022/1802 K:2023/2331; (Karşı oyları belirtmiş)
Dokuzuncu Hukuk Dairesi Başkanlığının: 04.12.2024 tarih, E:2024/12863 K:2024/15693; 17.10.2024 tarih, E:12566 K:2024/13777; 12.09.2024 tarih, E:2024/9376 K:2024/11620; 23.05.2024 tarih, E:2024/6825 K:2024/9007; 28.03.2024 tarih, E:2024/5098 K:2024/6191; 05.02.2024 tarih, E:2023/17769 K:2024/1478; 06.12.2023 tarih, E:2023/14089 K:2023/18991; 14.09.2023 tarih, E:2023/13866 K:2023/12167; 01.06.2023 tarih, E:2023/10086 K:2023/8461; 26.01.2023 tarih, E:2022/16868 K:2023/1426;
On Birinci Hukuk Dairesi Başkanlığının: 17.03.2025 tarih, E:2025/1489 K:2025/1834; 13.01.2025 tarih, E:2025/58 K:2025/17; 04.11.2024 tarih, E:2024/5916 K:2024/7632; 05.09.2024 tarih, E:2024/4557 K:2024/6103; 10.06.2024 tarih, E:2024/3440 K:2024/4826; 05.02.2024 tarih, E:2024/630 K:2024/691;
On İkinci Hukuk Dairesi Başkanlığının: 08.11.2024 tarih, E:2024/7028 K:2024/9443; 10.10.2024 tarih, E:2024/2992 K:2024/8438; 07.06.2024 tarih, E:2024/3014 K:2024/6008; 17.05.2024 tarih, E:2024/3091 K:2024/4984; 22.03.2024 tarih, E:2024/1986 K:2024/2858;
Hukuk Genel Kurulu Başkanlığının: 11.12.2024 tarih, E 2024/9-159 K 2024/658; sayılı kararlan arasında içtihat aykınlığı bulunduğu ileri sürülmesi üzerine ilgili daire başkanlıklannın ve Hukuk Genel Kurulu Başkanlığının görüşleri alındı.
Gereği görüşüldü:
Aykırılık bulunduğu ileri sürülen kararlar arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ek 1. maddesinin ikinci fıkrasında ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ek 1. maddesinin ikinci fıkrasında 7550 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında anılan konu bakımından daireler arasındaki içtihat farklılığı nihayete erdiğinden içtihatları birleştirme yoluna gidilmesine gerek olmadığına;
09.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

