KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

YAKIN AKRABALARIN TAŞINMASI AHLÂKİ BİR ÖDEVİN İFASI KAPSAMINDA OLUP BELİRLENEN TAZMİNATTAN HATIR TAŞIMASI İNDİRİMİ YAPILAMAZ.

T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2023/2133
Karar No      : 2026/1415

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       :
 Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
TARİHİ                                 : 27.12.2022
SAYISI                                 : 2020/1678 E., 2022/2378 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda 02.07.2017 tarihinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının yaralanıp malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 177.283,26 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı görmeye İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının talep edebileceği tazminatın Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelirlerin tespit edilerek hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşup oluşmadığının tespiti için rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/347 Esas, 2020/256 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile 141.826,61 TL maddi tazminatın (17.901,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 123.925,07 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere) 29.09.2017 temerrüt tarihinden (sigorta şirketine başvuru tarihi olan ve davalı sigorta şirketi tarafından bildirilen 18.09.2017 başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinin sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet ve hesap raporunun hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.

Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.

Davalı vekilince cevap dilekçesinde hatır taşıması def’inde bulunulmuş ve mahkemece verilen kararda hatır taşıması nedeniyle hesaplanan tazminattan indirim yapılmış ve davacı vekilince bu husus istinafta ileri sürülmüş ise de Bölge Adliye Mahkemesince davacının itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

Somut olayda; davalıya sigortalı aracın sürücüsü Dilaver Şahin olup davacının aile nüfus kayıt örneğinden araç sürücüsünün davacının eniştesi olduğu görülmektedir. Yakın akrabaların taşınması ahlaki bir ödevin ifası kapsamında olup belirlenen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılamaz. Sürücü ile davacı arasındaki bu taşımada hatır taşıması bulunmamasına göre hatır taşıması indirimi yapılmaksızın tazminat belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                     Üye                 Üye                     Üye                    Üye
Kadri Özerdoğan     Nilgün Taş     Yunus Yılmaz     Salim Küçük     Mehmet Arı