BİR HUKUKÎ İŞLEMİN SADECE 6502 SAYILI YASADA DÜZENLENMİŞ OLMASI TEK BAŞINA O İŞLEMDEN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIĞI TÜKETİCİ MAHKEMESİNDE GÖRÜLMESİNİ GEREKTİRMEZ.
T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2024/1183
Karar No : 2025/48
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 18.01.2024
SAYISI : 2023/2333 E., 2024/120 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirkete ait 3 nolu parseldeki 23 nolu daireyi şirket ortakları diğer davalılardan 3.350.000,00 TL bedelle satın almak üzere 11.03.2021 tarihinde anlaştıklarını, satış bedelinden 760.000,00 TL'nin ödendiğini ve bakiyesi için de bankadan kredi kullanıldığını, ancak tapu devrinin verilmediğini, ödediği bedelin faizsiz iade edildiğini ve dairenin 3. şahsa satıldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere asgari 10.000,00 TL munzam ve fiili zararı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 12.10.2021 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; tarafların taşınmaz satışı konusunda anlaşamadıkları ve davacıya ödediği bedelin iade edildiğini, buna rağmen davacının faiz talebinde bulunarak icra takibi yaptığı, davacının maddi ve manevi tazminat talebini kabul etmedikleri gibi, davanın hem davalı şirkete hem de davalı şirket yetkililerine yöneltildiğini, davalı şirket yetkililerine davanın yöneltilemeyeceğini, davanın tümden reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesinin 2022/260 E., 2022/785 K. sayılı görevsizlik kararı verilmiş, dosyanın tevzi edildiği İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar İdris D. ve davalı Murat D.'ye yönelik açılan davanın ayrı ayrı pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalılar ile müvekkili arasında bir satış sözleşmesi olduğu, bunun yazılı olması veya olmamasına ilişkin bir itiraz dahi bulunmadığı, yerel mahkemece iyiniyet kurallarına aykırı hareket edildiği irdelenmeden müvekkilinin zarara uğratıldığı gerçeğinin göz önüne alınmadığı ve inceleme dahi yapmayarak karar tesis edildiği, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici taşınmaz satışından vazgeçilmesi iddiasına dayalı munzam zarar ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Somut olayda; davacının tüketici olması, taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesi gerekirken, görevsiz mahkeme tarafından görülen davanın esastan incelenerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1- Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- İlk Derece Mahkemesi kararının aynı kanunun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
3- Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Battal Yılmaz Filiz Pınarcı Dr. Adem Aslan Emir Ateş Osman Kiper
BİR HUKUKÎ İŞLEMİN SADECE 6502 SAYILI YASADA DÜZENLENMİŞ OLMASI TEK BAŞINA O İŞLEMDEN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIĞI TÜKETİCİ MAHKEMESİNDE GÖRÜLMESİNİ GEREKTİRMEZ.
T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2024/1183
Karar No : 2025/48
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 18.01.2024
SAYISI : 2023/2333 E., 2024/120 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirkete ait 3 nolu parseldeki 23 nolu daireyi şirket ortakları diğer davalılardan 3.350.000,00 TL bedelle satın almak üzere 11.03.2021 tarihinde anlaştıklarını, satış bedelinden 760.000,00 TL'nin ödendiğini ve bakiyesi için de bankadan kredi kullanıldığını, ancak tapu devrinin verilmediğini, ödediği bedelin faizsiz iade edildiğini ve dairenin 3. şahsa satıldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere asgari 10.000,00 TL munzam ve fiili zararı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 12.10.2021 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; tarafların taşınmaz satışı konusunda anlaşamadıkları ve davacıya ödediği bedelin iade edildiğini, buna rağmen davacının faiz talebinde bulunarak icra takibi yaptığı, davacının maddi ve manevi tazminat talebini kabul etmedikleri gibi, davanın hem davalı şirkete hem de davalı şirket yetkililerine yöneltildiğini, davalı şirket yetkililerine davanın yöneltilemeyeceğini, davanın tümden reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesinin 2022/260 E., 2022/785 K. sayılı görevsizlik kararı verilmiş, dosyanın tevzi edildiği İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar İdris D. ve davalı Murat D.'ye yönelik açılan davanın ayrı ayrı pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalılar ile müvekkili arasında bir satış sözleşmesi olduğu, bunun yazılı olması veya olmamasına ilişkin bir itiraz dahi bulunmadığı, yerel mahkemece iyiniyet kurallarına aykırı hareket edildiği irdelenmeden müvekkilinin zarara uğratıldığı gerçeğinin göz önüne alınmadığı ve inceleme dahi yapmayarak karar tesis edildiği, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici taşınmaz satışından vazgeçilmesi iddiasına dayalı munzam zarar ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Somut olayda; davacının tüketici olması, taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesi gerekirken, görevsiz mahkeme tarafından görülen davanın esastan incelenerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1- Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- İlk Derece Mahkemesi kararının aynı kanunun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
3- Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Battal Yılmaz Filiz Pınarcı Dr. Adem Aslan Emir Ateş Osman Kiper

