KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

BOŞANMA DAVASI AÇISINDAN BİTCOİN İŞLEMLERİ YAPMAK EYLEMİNİN KUSUR OLARAK YÜKLENEBİLMESİ İÇİN BİRLİĞİN TEMELİNDEN SARSILMASINA SEBEBİYET VERECEK NİTELİKTE OLMASI GEREKİR.

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2024/9089
Karar No      : 2025/6065

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       : 
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI                                 : 2023/1341 E., 2024/1169 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, tedbir ve iştirak nafakasının miktarı yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi, reddedilen tazminat talepleri, aleyhine hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.

İlk Derece Mahkemesince, hüküm altına alınan iştirak nafakasının miktarı davacı- karşı davalı kadın tarafından istinaf edilmeyerek, kadın yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle davacı- karşı davalı kadın vekilinin iştirak nafakasının miktarına ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı- karşı davalı kadın vekilinin reddedilen yön dışındaki temyiz itirazları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor düzenlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı- karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mahkemece davalı- karşı davacı erkeğe "bitcoin işlemleri yapmak" eylemi kusur olarak yüklenmiş ise de; erkeğin bu eylemi neticesinde birliğin ekonomik durumuna zarar verdiği yahut birliğin temelinden sarsılmasına sebebiyet verecek nitelikte olduğu ispat edilemediğinden, erkeğe "bitcoin işlemleri yapmak" eyleminin kusur olarak yüklenmesi doğru olmamıştır. Buna karşın, Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurlu davranışları, özellikle erkeğin kadına yönelik olarak gerçekleşen eylemlerinin niteliği ve sürekliliği nazara alındığında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkek ağır kusurlu olup bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı- karşı davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davacı- karşı davalı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı- karşı davalı kadın vekilinin iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına kusur belirlemesi ve kadının reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının kadın yararına kusur belirlemesi ve kadının reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden BOZULMASINA,

4. Davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı- karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden Arzu'ya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden Mustafa'ya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan v.               Üye                  Üye                  Üye                       Üye
Sedat Demirtaş       Sevil Kartal      Harun Can       Erdem Şimşek      Şaban Kazdal

İÇTİHAT YORUMU : Aşağıda linki verilen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 12 Aralık 2024 tarihli kararına ilişkin olarak 26 Mayıs 2025 tarihinde İÇTİHAT YORUMU olarak şu şekilde yorumda bulunulmuştu.

Kanımızca, eşin parasını, kripto paraya bağlama vakıası, ailenin ekonomik gücünü sarsar derecede ise, parasını kripto paraya bağlayan eş için boşanma davası açısından kusur teşkil etmesi gerekir. Zira, “Tasarruf yetkisinin sınırlanması” kenar başlıklı 4721 sayılı TMK m. 199/1 hükmünde “Ailenin ekonomik varlığının korunması” amacıyla ve “Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim” kenar başlıklı 4721 sayılı TMK m. 406 hükmünde “malvarlığını kötü yönetmesi” sebebiyle eşin hukukî işlemleri sınırlanabilir ve/veya eş kısıtlanabilir. Sistematik yorum yöntemi gereğince söz konusu vakıanın, ailenin ekonomik gücünü sarsıp sarsmadığı, eşin kusuru açısından belirli rol oynamalıdır.”

“Eşin parasını kripto paraya bağlama vakıası, günün ekonomik koşulları bağlamında bir yatırım aracı olarak yapılmasından dolayı boşanma açısından eşe kusur olarak yüklenemez” şeklindeki Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 12 Aralık 2024 tarihli kararı ve İÇTİHAT YORUMU için bkz.

Görüldüğü üzere, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, haklı ve yerinde bir şekilde İÇTİHAT YORUMU olarak belirtilen 26 Mayıs 2025 tarihli yorumumuz şeklinde karar vermiştir.

https://karamercanhukuk.com/yargitay-karari/esin-parasini-kripto-paraya-baglama-vakiasi-gunun-ekonomik-kosullari-baglaminda-bir-yatirim-araci-olarak-yapilmasindan-dolayi-bosanma-acisindan-ese-kusur-olarak-yuklenemez