
BOŞANMA DAVASINDA BORÇLUNUN İSTEMİ İLE TAŞINMAZIN ŞİKAYETÇİYE DEVRİNE KARAR VERİLMESİ HENÜZ TAPUDA BORÇLU ADINA KAYITLI TAŞINMAZIN BORÇLUNUN BORCU NEDENİYLE HACZİNE ENGEL DEĞİLDİR.
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/641
KARAR NO : 2024/1176
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GÖLCÜK İCRA HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/11/2023
NUMARASI : 2023/146 Esas 2023/204 Karar
DAVANIN KONUSU : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/11/2024
Yukarıdaki esas ve karar numarası ayrıntılı olarak belirtilen İlk Derece Mahkeme kararının incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya içeriğindeki tüm bilgi ve belgeler okunup, tetkik edilip heyetçe yapılan müzakerede, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355 maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı incelenerek aynı kanunun 353 maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın yapılan inceleme sonunda gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, Başiskele İlçesi, Fatih Mahallesi 2.32 ada 1 nolu parselde bulunan 18 nolu bağımsız bölümün Gölcük Aile Mahkemesinin 2019/957 esas 2019/973 karar sayılı 18/12/2019 tarihli boşanma kararı ile mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini, müvekkilinin boşandığı eşinin gayrimenkulün müvekkilin adına tescilini önlemek için danışıklı olarak komşusu ve arkadaşı olan Erhan A.'a borçlanmak suretiyle Gölcük İcra Müdürlüğünün 2022/1787 Esas sayılı icra dosyası üzerinden haciz koydurmak suretiyle satışa çıkardığını, aslında mülkiyetin müvekkilinin de olduğunu bu sebeple Kocaeli Başiskele Fatih Mah. 3.38 Ada 1 parsel 187 nolu bağımsız bölüm üzerindeki haczin kaldırılmasına yönelik talebin reddine dair 02.08.2023 tarihli memur işleminin şikayet yolu ile kaldırılarak adı geçen gayrimenkuldeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYADA TOPLANAN DELİLLER:
Gölcük İcra Müdürlüğünün 2022/1787 Esas sayılı icra dosyası.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ;
Mahkemesince; şikayetin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen şikayetin reddine kararının hukuka aykırı olduğunu, protokol kapsamında taşınmaza ilişkin maddede taşınmazın açıkça müvekkile bırakıldığının belirtildiğini, ödemelerin bitiminden sonra yapılacak olanın açıkça Hüseyin adına olan tapu kaydının iptali ile Songül adına tapuya kayıt ve tesciline denmek suretiyle yalnızca tescil işleminin durumun mahiyeti gereği borç ödeme işleminin bitiminden itibaren yapılacağının kararlaştırıldığını, taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğu için tescil işlemi yapılamamakta, tescil işlemi için borcun ödenmesi gerektiğini, tescil işleminin borç ödenmesinden sonraya bırakılma sebebinin bu olduğunu, boşanma ilamı ile taşınmaz müvekkil Songül üzerine bırakıldığını ve bu işlemin kazandırıcı bir işlem olduğunu, bu ilamın kesinleşmesiyle müvekkil Songül'ün mülkiyeti kazandığını, borç ödendikten sonraki işlemin yalnızca açıklayıcı işlem olduğunu, Mahkeme ilamının karar kesinleştiğinde tapu müdürlüğüne gönderildiğini, tapuya şerh ettirildiğini, tapuda kazandırıcı işleme dair şerh olmasına rağmen icra müdürlüğünün haciz işlemi yapmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle işlemin iptali gerekirken yerel mahkemenin işlemin iptali yönündeki taleplerini reddetmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne, haciz işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SEBEPLER:
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması talebinin reddi işleminin iptali istemine ilişkindir.
Gölcük İcra Müdürlüğünün 2022/1787 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı tarafından borçlu Hüseyin Bektik aleyhine bir adet bonoya dayalı olarak toplam 2.517.208,90 TL alacağın tahsili için Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğünce borçlu adına kayıtlı, "Kocaeli ili Başiskele ilçesi Fatih mahalle/köyündeki, 2.32 numaralı adadaki, 1 numaralı parsel" de kayıtlı 10/08/2022 tarihinde haciz işlemi yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusu; Gölcük Aile Mahkemesinin 18/12/2019 tarih 2019/957 esas 2019/973 karar sayılı boşanma ilamına dayalı olarak şikayet konusu taşınmazın mülkiyetinin geçmesi sebebiyle takip dosyasından haciz konulamayacağı şikayetidir.
Gölcük Aile Mahkemesinin 2019/957 Esas ve 2019/973 Karar sayılı boşanma ilamının incelenmesinde; 7. Maddede, ''Davacı eş Hüseyin adına kayıtlı olduğu anlaşılan Kocaeli ili, Başiskele ilçesi, Yuvacık mahallesi, 5.47 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulu, B2 blok, 2. kat (çatı arası), 18 numaralı bağımsız bölümün kredi geri ödemelerinin bitimine müteakiben davacı Hüseyin adına olan tapu kaydının iptali ile davalı eş Songül adına tapuya kayıt ve tesciline, karar kesinleştiğinde bir örneğinin ilgili tapu müdürlüğüne tevdine,'' şeklinde karar verildiği ve hükmün 06/01/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Şikayete konu tapu kaydının incelenmesinde; borçlu adına kayıtlı taşınmaz üzerine 10/08/2022 tarihinde takip dosyasından haciz konulduğu, 17/07/2023 tarihinde ise davacı üçüncü kişi adına tescil edildiği görülmüştür.
Takipte borçlu sıfatı bulunmayan üçüncü kişinin, mülkiyeti kendisine ait taşınmaza konan haczin kaldırılmasını icra mahkemesinden şikayet yolu ile isteme hakkı vardır. 4721 sayılı TMK'nun 705/1. maddesi; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmünü içermektedir.
Buna göre, kural olarak şikayet hakkı takibin taraflarına ait ise de takibe taraf olmayan üçüncü kişiler, şikayet konusu ettikleri yolsuz işlemlerin iptalinde hukuken korunan yararları bulunmak koşuluyla, şikayet hakkına sahiptirler. (Pekcanıtez H/Simil C - İcra ve İflas Hukukunda Şikayet 2. Baskı s. 49)
Eldeki davada da, davacı üçüncü kişi taşınmaz maliki olup, şikayet hakkında sahiptir. Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E., 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olması zorunludur.
Somut olayda, İcra Müdürünün haciz uyguladığı tarihte taşınmaz borçlu adına kayıtlıdır, taşınmaz borçlu adına kayıtlı olduğundan taşınmaz üzerine haciz konulmasında bir usulsüzlük yoktur. Aile mahkemesinde görülen boşanma davasında borçlunun istemi üzerine taşınmazın şikayetçiye devrine karar verilmesi henüz tapuda borçlu adına kayıtlı taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczine engel değildir. Aile mahkemesince sözkonusu taşınmazın şikayetçi adına devrine ilişkin vermiş olduğu karar tapuda tescil edilmedikçe bir sonuç doğurmaz. Bu durumda İcra Müdürünün haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Başvuruda bulunan, bundan sonra taşınmazın mülkiyetinin kazanıldığı belirtilip mülkiyet hakkına dayanılarak haczin kaldırılması talep edilmiştir. Bu hususlar İcra Mahkemesince icra müdürünün haciz uygulama işlemi kapsamında incelenemez.
Haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin hacizden sonra kazandığı mülkiyet hakkına dayalı olarak haczin kaldırılması talebi maddi hukuka dayalı açacağı davanın konusunu oluşturur. Bir başka anlatımla icra müdürlüğünce usulüne uygun konulan haciz, artık genel mahkemeden alınan kararla kaldırılabilir.
Bu nedenle icra müdürlüğü işleminde usul ve yasaya uymayan bir yön bulunmadığından, mahkemece şikayetin reddine dair karar yerinde olup, davacı üçüncü kişinin istinafında isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre; kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacının yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3- Dosyanın İstinaf Mahkemesi'ne gönderilmesi amacıyla yapılan harç, posta masrafı ve tebligat giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,
4- İnceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5- HMK'nın 333. maddesi gereğince kalan gider avansının yatıran tarafa geri verilmesine,
6- Kararın taraflara tebliğ edilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere, başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere TEMYİZ yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna oy birliği ile karar verildi. 07/11/2024
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/524
KARAR NO : 2025/2178
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 07.11.2024
NUMARASI : 2024/641 - 2024/1176
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ummahan Yıldız tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 11.03.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL M. ÇAMUR Dr. Ş. KELEŞ A. AYAN Y. ÇİFTCİ
BOŞANMA DAVASINDA BORÇLUNUN İSTEMİ İLE TAŞINMAZIN ŞİKAYETÇİYE DEVRİNE KARAR VERİLMESİ HENÜZ TAPUDA BORÇLU ADINA KAYITLI TAŞINMAZIN BORÇLUNUN BORCU NEDENİYLE HACZİNE ENGEL DEĞİLDİR.
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/641
KARAR NO : 2024/1176
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GÖLCÜK İCRA HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/11/2023
NUMARASI : 2023/146 Esas 2023/204 Karar
DAVANIN KONUSU : Şikayet (İcra Memur Muamelesi)
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/11/2024
Yukarıdaki esas ve karar numarası ayrıntılı olarak belirtilen İlk Derece Mahkeme kararının incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya içeriğindeki tüm bilgi ve belgeler okunup, tetkik edilip heyetçe yapılan müzakerede, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355 maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı incelenerek aynı kanunun 353 maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın yapılan inceleme sonunda gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, Başiskele İlçesi, Fatih Mahallesi 2.32 ada 1 nolu parselde bulunan 18 nolu bağımsız bölümün Gölcük Aile Mahkemesinin 2019/957 esas 2019/973 karar sayılı 18/12/2019 tarihli boşanma kararı ile mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini, müvekkilinin boşandığı eşinin gayrimenkulün müvekkilin adına tescilini önlemek için danışıklı olarak komşusu ve arkadaşı olan Erhan A.'a borçlanmak suretiyle Gölcük İcra Müdürlüğünün 2022/1787 Esas sayılı icra dosyası üzerinden haciz koydurmak suretiyle satışa çıkardığını, aslında mülkiyetin müvekkilinin de olduğunu bu sebeple Kocaeli Başiskele Fatih Mah. 3.38 Ada 1 parsel 187 nolu bağımsız bölüm üzerindeki haczin kaldırılmasına yönelik talebin reddine dair 02.08.2023 tarihli memur işleminin şikayet yolu ile kaldırılarak adı geçen gayrimenkuldeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYADA TOPLANAN DELİLLER:
Gölcük İcra Müdürlüğünün 2022/1787 Esas sayılı icra dosyası.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ;
Mahkemesince; şikayetin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen şikayetin reddine kararının hukuka aykırı olduğunu, protokol kapsamında taşınmaza ilişkin maddede taşınmazın açıkça müvekkile bırakıldığının belirtildiğini, ödemelerin bitiminden sonra yapılacak olanın açıkça Hüseyin adına olan tapu kaydının iptali ile Songül adına tapuya kayıt ve tesciline denmek suretiyle yalnızca tescil işleminin durumun mahiyeti gereği borç ödeme işleminin bitiminden itibaren yapılacağının kararlaştırıldığını, taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğu için tescil işlemi yapılamamakta, tescil işlemi için borcun ödenmesi gerektiğini, tescil işleminin borç ödenmesinden sonraya bırakılma sebebinin bu olduğunu, boşanma ilamı ile taşınmaz müvekkil Songül üzerine bırakıldığını ve bu işlemin kazandırıcı bir işlem olduğunu, bu ilamın kesinleşmesiyle müvekkil Songül'ün mülkiyeti kazandığını, borç ödendikten sonraki işlemin yalnızca açıklayıcı işlem olduğunu, Mahkeme ilamının karar kesinleştiğinde tapu müdürlüğüne gönderildiğini, tapuya şerh ettirildiğini, tapuda kazandırıcı işleme dair şerh olmasına rağmen icra müdürlüğünün haciz işlemi yapmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle işlemin iptali gerekirken yerel mahkemenin işlemin iptali yönündeki taleplerini reddetmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne, haciz işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SEBEPLER:
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması talebinin reddi işleminin iptali istemine ilişkindir.
Gölcük İcra Müdürlüğünün 2022/1787 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı tarafından borçlu Hüseyin Bektik aleyhine bir adet bonoya dayalı olarak toplam 2.517.208,90 TL alacağın tahsili için Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğünce borçlu adına kayıtlı, "Kocaeli ili Başiskele ilçesi Fatih mahalle/köyündeki, 2.32 numaralı adadaki, 1 numaralı parsel" de kayıtlı 10/08/2022 tarihinde haciz işlemi yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusu; Gölcük Aile Mahkemesinin 18/12/2019 tarih 2019/957 esas 2019/973 karar sayılı boşanma ilamına dayalı olarak şikayet konusu taşınmazın mülkiyetinin geçmesi sebebiyle takip dosyasından haciz konulamayacağı şikayetidir.
Gölcük Aile Mahkemesinin 2019/957 Esas ve 2019/973 Karar sayılı boşanma ilamının incelenmesinde; 7. Maddede, ''Davacı eş Hüseyin adına kayıtlı olduğu anlaşılan Kocaeli ili, Başiskele ilçesi, Yuvacık mahallesi, 5.47 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulu, B2 blok, 2. kat (çatı arası), 18 numaralı bağımsız bölümün kredi geri ödemelerinin bitimine müteakiben davacı Hüseyin adına olan tapu kaydının iptali ile davalı eş Songül adına tapuya kayıt ve tesciline, karar kesinleştiğinde bir örneğinin ilgili tapu müdürlüğüne tevdine,'' şeklinde karar verildiği ve hükmün 06/01/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Şikayete konu tapu kaydının incelenmesinde; borçlu adına kayıtlı taşınmaz üzerine 10/08/2022 tarihinde takip dosyasından haciz konulduğu, 17/07/2023 tarihinde ise davacı üçüncü kişi adına tescil edildiği görülmüştür.
Takipte borçlu sıfatı bulunmayan üçüncü kişinin, mülkiyeti kendisine ait taşınmaza konan haczin kaldırılmasını icra mahkemesinden şikayet yolu ile isteme hakkı vardır. 4721 sayılı TMK'nun 705/1. maddesi; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmünü içermektedir.
Buna göre, kural olarak şikayet hakkı takibin taraflarına ait ise de takibe taraf olmayan üçüncü kişiler, şikayet konusu ettikleri yolsuz işlemlerin iptalinde hukuken korunan yararları bulunmak koşuluyla, şikayet hakkına sahiptirler. (Pekcanıtez H/Simil C - İcra ve İflas Hukukunda Şikayet 2. Baskı s. 49)
Eldeki davada da, davacı üçüncü kişi taşınmaz maliki olup, şikayet hakkında sahiptir. Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E., 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olması zorunludur.
Somut olayda, İcra Müdürünün haciz uyguladığı tarihte taşınmaz borçlu adına kayıtlıdır, taşınmaz borçlu adına kayıtlı olduğundan taşınmaz üzerine haciz konulmasında bir usulsüzlük yoktur. Aile mahkemesinde görülen boşanma davasında borçlunun istemi üzerine taşınmazın şikayetçiye devrine karar verilmesi henüz tapuda borçlu adına kayıtlı taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczine engel değildir. Aile mahkemesince sözkonusu taşınmazın şikayetçi adına devrine ilişkin vermiş olduğu karar tapuda tescil edilmedikçe bir sonuç doğurmaz. Bu durumda İcra Müdürünün haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Başvuruda bulunan, bundan sonra taşınmazın mülkiyetinin kazanıldığı belirtilip mülkiyet hakkına dayanılarak haczin kaldırılması talep edilmiştir. Bu hususlar İcra Mahkemesince icra müdürünün haciz uygulama işlemi kapsamında incelenemez.
Haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin hacizden sonra kazandığı mülkiyet hakkına dayalı olarak haczin kaldırılması talebi maddi hukuka dayalı açacağı davanın konusunu oluşturur. Bir başka anlatımla icra müdürlüğünce usulüne uygun konulan haciz, artık genel mahkemeden alınan kararla kaldırılabilir.
Bu nedenle icra müdürlüğü işleminde usul ve yasaya uymayan bir yön bulunmadığından, mahkemece şikayetin reddine dair karar yerinde olup, davacı üçüncü kişinin istinafında isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre; kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacının yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3- Dosyanın İstinaf Mahkemesi'ne gönderilmesi amacıyla yapılan harç, posta masrafı ve tebligat giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,
4- İnceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5- HMK'nın 333. maddesi gereğince kalan gider avansının yatıran tarafa geri verilmesine,
6- Kararın taraflara tebliğ edilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere, başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere TEMYİZ yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna oy birliği ile karar verildi. 07/11/2024
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/524
KARAR NO : 2025/2178
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 07.11.2024
NUMARASI : 2024/641 - 2024/1176
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ummahan Yıldız tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 11.03.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL M. ÇAMUR Dr. Ş. KELEŞ A. AYAN Y. ÇİFTCİ