KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

DOSYALARIN TAKİBİNİ YAPMAYAN AVUKATIN TAZMİNAT SORUMLULUĞUNDA, BENZER AÇILIP SONUÇLANAN DOSYALAR VE BAŞKA HUKUKÎ SEBEPLERLE TALEPTE BULUNMA HAKKI BULUNUP BULUNMADIĞI İNCELENMELİDİR.

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2024/3905
Karar No      : 2025/3910

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       :
 Midyat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ                                 : 30.01.2023
SAYISI                                 : 2016/143 E., 2023/67 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı avukat ile miras sebebiyle açılan tazminat konulu Midyat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/18 Esas sayılı dava dosyasını takip etmek üzere anlaştıklarını, ancak davalının vekâlet akdinden kaynaklanan özen borcunu yerine getirmeyerek duruşmalara mazeretsiz olarak katılmadığından iki defa dosyanın işlemden kaldırılmasına ve bundan dolayı davanın açılmamış sayılmasına sebebiyet verdiğini, temyiz süresini de kaçırdığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiş, davacının yargılama sırasında vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davanın takibi için aralarında akdedilen sözleşmeye aykırı olarak verilmesi gereken avans ve masrafların müvekkiline verilmediğini, bu durumda müvekkilinin davacının işini görme yükümlülüğünün bulunmadığını, buna rağmen müvekkilinin defalarca Diyarbakır'dan Midyat'a gidip geldiğini, yine temyiz harcının da müvekkiline ödenmediği halde kararı temyiz ettiğini, temyiz harç ücretinin UYAP'ta meydana gelen aksaklıklar nedeniyle zamanında yatırılamadığını, ancak takip eden iş günü içerisinde müvekkili tarafından yatırılarak temyiz edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 02.05.2014 tarihli kararıyla; uyuşmazlığa konu taşınmazda yapılan keşif neticesinde dosyada tüm geldi gittisiyle birlikte tedavülleri bulunan Midyat Tapusunun İbrahim A. adına kayıtlı Cilt 19 sahife 108 ve 109 sıra nolu eski tapu kayıtlarının keşif esnasında okunması sırasında eski tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazın sınırlarına uyup uymadığı tespit edilemediği gibi dava konusu taşınmazın senetsizden Müstakime A. adına tespit gördüğü ve kadastro tespitinin 27.10.1998 tarihi itibariyle kesinleştiği, Müstakime A.'ın her ne kadar muris İbrahim A.'ın gelini olduğu nüfus kayıtlarından anlaşılmakta ise de Müstakime A.'ın bahse konu taşınmazı miras hakkından kaynaklanan şekilde edindiğine ilişkin dosyaya delil sunulmadığı ve ayrıca 2009/375 Esas sayılı dosyası kapsamında muvazaaya ilişkin delil sunulmadığı, dolayısıyla dava konusu Midyat ilçesi Bahçelievler mahallesi 269 Ada ve 42 parsel (265 ada ve 318 parsel olarak değişen) taşınmaz üzerinde ölen davacı Cemile Y.'in miras hukukundan kaynaklanan hakkının bulunduğunun ispat edilemediği, eldeki davada incelenmesi gereken hususun 2008/18 esas sayılı dosyası kapsamında verilen ve kesinleşen karar nedeniyle davacının hak kaybına uğrayıp uğramadığı ve bu hak kaybı nedeniyle maddi zararının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu, 2008/18 esas sayılı dosyanın davalı avukat tarafından usulüne uygun şekilde takip edilmesi halinde davacı tarafından hak elde edilip edemeyeceğinin tespiti gerektiği, davalının 2008/18 esas sayılı dosya kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine neden olması kusur sayılsa dahi tazminat hukuku ilkeleri uyarınca kusur nedeniyle bir zararın doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. (Kapatılan) Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 18.01.2016 tarihli ilamı ile; Mahkemece davalı avukatın özen borcunu yerine getirip getirmediği tarafların iddia ve savunması ve ceza davası ile birlikte dava tarihi itibarıyla hak düşürücü süresi dolmayan ilk davanın (2008/18 Esas) devamı halinde olası sonuçlarının değerlendirilmesi suretiyle konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişiler heyetinden denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma sonrası yapılan yargılamada davalı asil olan avukatın vekillik görevini ifa ederken dosyaların takibini yapmayarak davacıları hak kaybına uğrattığı gerekçesiyle; taleple bağlı kalınarak, davanın kabulüne, 20.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; Midyat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/17 Esas sayılı dosyasında verilen kararın müvekkilinin 2008/18 Esas sayılı dosyası için de emsal ve bağlayıcı nitelikte olduğunu, Mahkemece, müvekkil açısından 2008/18 Esas sayılı davası nedeniyle YHGK kararında açıklanan ilkeler çerçevesinde tazminat şartlarının oluşup oluşmadığına dair tek bir hukuksal değerlendirmesinin bulunmadığı ve adeta müvekkile verilen cezaya odaklanarak tazminat hükmü kurduğunu, 2008/18 Esas sayılı dosyadaki talebin kısmi dava niteliğinde olduğunu ve dava değerinin ise 6.500,00 TL olduğunu, müvekkilin yasal sorumluluğuna gidilse bile bu miktarın 6.500,00 TL olması gerektiğini, ayni hakların zamanaşımına tabi olmadığını, dolayısıyla muris muvazaası davasının, ayni hakka ilişkin olduğu için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığını, davacıların bugüne kadar dava açmadıklarınn dahil sorgulanmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, avukat olan davalının özen ve sadakat borcuna aykırı davranmak suretiyle müvekkili olan davacıyı zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

6098 sayılı TBK'nın 502 ve devamı maddelerine (818 sayılı BK 386 vd) göre; vekil, müvekkiline karşı vekaleti "sadakat ve özenle" ifa etmekle yükümlüdür. Vekilin, özen borcunun gereği olarak, mesleki bilgi ve deneyimleri ile hayat deneyimlerine ve işlerin normal oluşuna göre gerekli girişim ve davranışlarda bulunması, başarılı sonucu engelleyecek davranışlardan kaçınıp basiretli olarak hareket etmesi gerekmektedir. Vekil, amaçlanan sonucun elde edilmemesinden değil, bu sonuca ulaşmak için gerekli olan çalışmaların özenle yerine getirilmemesinden sorumludur. Bir avukatın yasa ile öngörülen süre içinde yapılması gereken işleri yapmaması, süresinde dava açmaması, müvekkili aleyhine verilen kararı temyiz etmemesi özen borcunun gereği gibi ifa edilmediğini ve vekilin kusurlu olduğunu gösterir. Hemen belirtmek gerekir ki tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için, sadece eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli olmayıp, eylem sonucunda bir zararın da doğmuş olması ve zararla eylem arasında uygun illiyet bağının da bulunması gereklidir.

Dava konusu tazminata dayanak yapılan ve davacı avukat tarafından takip edilen Midyat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/18 E sayılı dosyanın incelenmesinde; davacıların Cemile Y. ve Alye A. olduğu, dava dışı Mustakime A.’a karşı açılan davada Mardin İli, Midyat İlçesi, Bahçelievler Mahallesi 269 Ada 42 parselde kayıtlı taşınmazın kadastro çalışmaları esnasında 27.10.1998 tarihinde Müstakime A. adına kaydedildiği, dava konusu taşınmazın müvekkillerinin miras bırakanı İbrahim A.'a ait olduğu, baba İbrahim'in 28.04.1984 tarihinde ölümü ile terekesinin çocuklarına intikal ettiği, taşınmazın 3. kişilere devredilmesi nedeniyle açılan tazminat davası olduğu, dosyanın 3 kez işlemden kaldırılması üzerine 17.07.2009 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davalı avukatın kararı temyiz ettiği, temyiz talebi süresinde olmadığından Mahkemece temyiz başvurusunun süre yönünden reddine karar verildiği, Yargıtay incelemesinden geçerek kararın 09.11.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Yine dosya arasında bulunan Midyat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/17 E sayılı dosyasının ise; davacılarının Cemile Y. ve Alye A. olduğu, dava dışı Sadullah A.'a yönelik olarak Mardin İli, Midyat İlçesi, Bahçelievler Mahallesi 269 Ada 40 ile 41 parselde kayıtlı taşınmazların kadastro çalışmaları esnasında 27.10.1998 tarihinde Sadullah adına kaydedildiği, dava konusu taşınmazın miras bırakan İbrahim A.'a ait olduğu, baba İbrahim'in 28.04.1984 tarihinde ölümü ile terekesinin çocuklarına intikal ettiği belirtilerek Sadullah adına kayıtlı taşınmazın iptali ile Cemile ve Alye'nin miras hissesi oranında tesciline karar verilmesi talepli olarak açıldığı, Mahkemece taşınmazların murisin sağlığında Sadullah'a satılarak devredildiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.

Mahkemece davalı avukatın vekillik görevini ifa ederken dosyaların takibini yapmayarak davacıları hak kaybına uğrattığı gerekçesiyle davacının tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, işbu davaya dayanak 2008/18 E sayılı dosyanın olası sonuçlarının değerlendirilmediği nazara alındığında davacının tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

O halde Mahkemece; 2008/18 E. sayılı dosyanın, benzer mahiyette açılan ve sonuçlanan Midyat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/17 E sayılı davasıyla birlikte incelenip, açılmamış sayılmasına karar verilen davaya devam edilseydi davacının dava konusu alacağı tahsil imkanı olup olmadığı, olmadığı takdirde bile, sorumlulara karşı başkaca hukuki sebeplerle talepte bulunma hakkı bulunup bulunmadığı, başka bir deyişle davacı müvekkilin, vekilin eylemi ile zarara uğrayıp uğramadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan               Üye                   Üye                            Üye                    Üye 
Battal Yılmaz      Filiz Pınarcı       Adviye Füsun Ayaz     Hikmet Kanık     Osman Kiper