KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

HMK 107/2 HÜKMÜ UYARINCA DAVACI TARAFA TALEBİNİ BELİRLEMESİ İÇİN İKİ HAFTALIK SÜRE VERİLMEDEN YAZILI ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASI HATALI OLMUŞTUR.

T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2024/8482
Karar No      : 2026/994

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       :
 İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ                                 : 28.06.2024
SAYISI                                 : 2024/652 D.İş, 2024/654 K.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.01.2021 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya haldeki davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans ile birlikte davalıdan tahsilini, 1.905,00 TL rapor ücretinin yargılama gideri kapsamında davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eksik evrakla davalı kuruma başvuru yaptığını, tamamlanmasının istenilmesine rağmen eksiklerin tamamlanmadığını, başvuru şartının eksik olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın netleştirilebilmesi için Güvence Hesabı tarafından istenen evrakların ilgili kuruma ve sonrasında dava dosyasına ibrazı gerektiği ancak ibraz edilmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kabulü ile itiraza konu kararının kaldırılarak yeniden hüküm verilmek suretiyle davanın kabulü ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın 23.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunmuş oldukları bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde ek rapor geldikten sonra HMK 107/2'ye göre talep artırımı için süre verilmesini talep etmiş olmalarına rağmen hakemlikçe taleplerinin reddedildiğini, talep artırımı için süre verilmeden müvekkili adına 200,00 TL tazminata hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.

1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) "Belirsiz alacak davası" kenar başlıklı 107. maddesi şu şekildedir:

"(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

(2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.

(3) (Mülga:22/7/2020-7251/7 md.)"

HMK'nın 107. maddesini değiştiren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7251 sayılı Kanun) 7. maddesinin gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir: "...Uygulamada sorun yaşanan ve doktrinde de tartışılan konu, alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu “an”ın tespitine yöneliktir, ikinci fıkrada yapılan değişiklikle, bu “an”ın, bir başka ifadeyle alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün hale geldiğinin tespiti mahkemece yapılacaktır. Hâkim, alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin “mümkün olduğu anda” talebini tam ve kesin olarak belirlemesi için davacıya iki haftalık kesin süre verecektir. Bu süre verme işlemi tahkikat aşaması sona ermeden yapılacaktır. Bu hüküm bölge adliye mahkemesince tahkikat yapıldığı hallerde de uygulanabilecektir. İsviçre hukukunda da kabul edilen genel görüş, hâkimin davacıya talebini belirlemesi için süre vermesi gerektiği yönündedir. Ayrıca 107 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan ve davacının, davanın başında belirtmiş olduğu talebini “artırabileceğine” ilişkin hüküm, yapılan diğer değişikliğin zorunlu sonucu olarak davacının talebini tam ve kesin olarak “belirleyebileceği” şeklinde değiştirilmektedir. Aynı fıkraya eklenen son bir cümleyle, hâkim tarafından verilen kesin süreye rağmen alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmemesi durumunda davanın talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanacağı açıkça hükme bağlanmaktadır..."

Yukarıda yer verilen madde hükmünde de belirtildiği gibi belirsiz alacak davasında davacıya, alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda iddianın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilme hakkı tanınmaktadır. 7251 sayılı Kanun'la HMK'nın 107. maddesinin ikinci fıkrası yeniden düzenlenerek hâkim tarafından davacıya tahkikat sona ermeden talebini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi için iki haftalık kesin süre verilmesi öngörülmüştür. Ayrıca Kanun'un gerekçesinde de bu sürenin, alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda hâkim tarafından verilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu sebeple, belirsiz alacak davasının şartlarını taşıyan bir davada Kanun'da belirtilen an hâkim tarafından resen gözetilmeli ve davacıya resen kesin süre verilmelidir. Davacının verilen süreye rağmen geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmemesi durumunda davanın, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanacağı 107. maddenin ikinci fıkrasının son cümlesinde düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu, 03.06.2024 tarihli kusur ve aktüer raporuna davacı tarafından 06.06.2014 tarihli dilekçeyle itiraz edildiği, İtiraz Hakem Heyetince rapor tarihinden 8 gün sonra 11.06.2024 tarihinde ilk taleple bağlı kalınarak karar verildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyeti tarafından HMK'nın 107. maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacıya bedel artırım dilekçesi sunması için iki haftalık kesin süre verilmeden dava dilekçesindeki talep miktarının kabulüne karar verilmiş ise de karar, yukarıda yer verilen kanun hükmü ve gerekçesi karşısında yerinde değildir.

Şu hâlde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından HMK'nın 107/2 hükmü uyarınca "tazminat alacağının miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün hâle geldiğinin tespiti" yapılmadan ve davacı tarafa "talebini belirlemesi için iki haftalık süre" verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                     Üye                          Üye                                  Üye                      Üye
Kadri Özerdoğan     Hüseyin Tuztaş      Gülsüm Mısır Özyurt      Yunus Yılmaz     Mehmet Arı