KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

KADININ DİLEKÇESİ YENİ VAKIA BİLDİRİLMESİ VE BOŞANMANIN FER’İLERİ KONUSUNDA YENİ TALEPTE BULUNMASI AÇISINDAN ISLAH DİLEKÇESİ NİTELİĞİNDEDİR.

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2024/3680
Karar No      : 2025/1367

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       : 
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI                                 : 2024/371 E., 2024/407 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından 18.10.2022 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabul edilmemesi, zina nedeniyle boşanmaya karar verilmemesi, tazminat istemleriyle ilgili hüküm kurulmaması ve hükmedilen nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı kadın tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan boşanma davasının sonucunda İlk Derece Mahkemesince kadının davasının kabulü ile boşanma ve fer'îlerine karar verilmiştir. Karar kadın vekilince istinaf edilmiş, istinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince ortak çocuk Kürşat Emir yönünden iştirak nafakası, kadın yönünden yoksulluk nafakası miktarları arttırılmış, karar yine kadın vekilince temyiz edilmiştir. Kadın, istinaf ve temyiz başvuru dilekçelerinde 18.10.2022 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi sayılması gerektiğini beyan etmiştir. Kadın, erkeğin kendisine başka kadınlarla cinsel ilişkiye girdiğine dair video gönderdiğini, erkeğin sadakatsiz olduğunu söylemiştir. Kadının 18.10.2022 tarihli dilekçesi yeni vakıa bildirilmesi ve boşanmanın fer’ileri konusunda yeni talepte bulunması açısından ıslah dilekçesi niteliğindedir. O halde Mahkemece erkeğin başka kadınlarla cinsel ilişkide bulunduğu, bu durumu kabul ettiği de gözönüne alındığında bu dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabulü ile tüm deliller hep birlikte değerlendirilip davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre, yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine.

12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan V.                Üye                      Üye                   Üye                     Üye
Sedat Demirtaş        Seydi Kahveci      Çetin Durak      Erdem Şimşek     Hatıran Alper

İÇTİHAT YORUMU : Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 12 Şubat 2025 tarihli kararına katılmak mümkün değildir. “Kadının 18.10.2022 tarihli dilekçesi yeni vakıa bildirilmesi ve boşanmanın fer’ileri konusunda yeni talepte bulunması açısından ıslah dilekçesi niteliğindedir” şeklindeki hukukî görüşün, herhangi bir hukukî dayanağı bulunmamaktadır. Zira, aşağıda yer verilen doktrin görüşlerinden de anlaşılacağı üzere, ıslah iradesinin açık olması gerekir. Tarafların farazî veya zımnî iradelerinden yola çıkarak ıslah işleminin gerçekleştirildiği sonucunu çıkarılamaz.

“Islah için, ıslahta bulunacak tarafın bu yöndeki iradesini açıklaması ve bu irade beyanının açık olması gerekir. Bu beyan yazılı olabileceği gibi, sözlü de olabilir (m.177/2).” (YILMAZ, Ejder, Islah, Genişletilmiş 5. Baskı, Ankara, 2021, s. 449)

“Islah istemi, açık bir irade bildirimi ile yapılmalıdır. Üstü kapalı (zımni) ifadelerden ıslah yapıldığı yolunda bir sonuç çıkartılmamalıdır.” (YILMAZ, s. 567)

“Islah, mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanıdır.” (ÖZEKES, Muhammet, Pekcanıtez Usûl Medenî Usûl Hukuku, C: III, 16. Bası, İstanbul, 2025, s. 2485)