KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/blog_yargitay.php internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

MAL REJİMİNİN SONA ERMESİNDEN SONRA MAL REJİMİNDEN KAYNAKLI ALACAK DEVREDİLEBİLİR.

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2023/6691
Karar No      : 2024/4203

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       : 
Afyonkarahisar 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ                                 : 14.03.2023
SAYISI                                 : 2021/86 E., 2023/201 K.

Taraflar arasındaki katılma alacağı davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı kadın vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalı Ayşe T. vekili Av. Ahmet G.O. geldi. Başka gelen olmadı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.06.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı erkek vekili dava dilekçesinde; tarafların resmi nikah olmaksızın 1999 yılında birlikte yaşamaya başladıklarını, resmi nikahın ise daha sonra 27.04.2004 tarihinde yapıldığını, tarafların birlikte yaşamaya başladıklarında davalının henüz inşaatı tamamlanmamış bir kooperatif hissesi ile eski model bir aracının olduğunu, başkaca malvarlığının bulunmadığını, tarafların birlikte yaşamaya başladıktan sonra müvekkilinin davalıya maddi ve manevi katkı yaptığını, davalıya ait kooperatif hissesinin kaba inşaatı tamamlanarak teslim edildiğini, müvekkilinin bu kooperatif hissesinin içini yaptırdığını, tarafların birlikte yaşamaya başladıkları tarihlerde müvekkilinin emlakçılık yapmakta olup gelir durumunun davalıdan çok daha iyi olduğunu, müvekkilinin kendi geliri ile birçok taşınmaz satın aldığını, ancak hepsinin tapusunu da çok sevdiği davalı adına tescil ettirdiğini, 392 parsel sayılı bağ niteliğindeki taşınmaz, 3295 ada 1 ve 2 parsel sayılı arsa niteliğinden taşınmazlar, 3180 ada 15 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmaz, 3180 ada 15 parseldeki dubleks bina ve arsasını müvekkilinin harici olarak satın alarak davalı adına tescil ettirdiğini, ayrıca Bayındır villalardaki taşınmazın içini de müvekkil yaptırdığını belirterek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL katkının tasfiyenin sona ermesinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve etmiştir.

2. Davacı erkek vekili 25.11.2015 tarihli ıslah dilekçesinde; davayı katılma alacağına dönüştürdüklerini belirterek, katılma alacağının tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla katılma alacağının boşanma dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

3. Davacı erkek vekili 25.01.2017 tarihli dilekçesinde; bilirkişi raporunda müvekkilinin alacağının 199.276,66 TL tespit edildiğini belirterek, talep miktarını toplam 199.276,66 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı ile evlenmeden önce sahip olduğu aracın satılarak evlilik birliği içinde araç alındığını, bu aracın da satılarak satış parasının evlilik birliği içinde davacı tarafından tüketildiğini, davacının malların edinilmesine davacının katkısının olmadığını, müvekkilinin kişisel mallarından gelen para ile alındığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı kadın vekili ıslah dilekçesinde karşı sunduğu cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 05.02.2016 tarih ve 2012/335 Esas, 2016/132 Karar sayılı kararı ile, 12.01.2016 havale tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu 3295 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 37.500,00 TL, 3180 ada 15 parsel sayılı taşınmazın yönünden 161.776,66 TL davacının katılma alacağı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile, 199.276,66 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

 A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05.12.2017 tarih ve 2016/8131 Esas, 2017/16135 Karar sayılı kararı ile, 3295 ada 1 ve 2 sayılı taşınmazların edinilmesinde davalının 29.04.2004 tarihinde 9.810,00 TL'ye sattığı aracın satışından elde edilen paranın kullanıldığının kabulü gerektiği; 3180 ada 15 parsel sayılı sayılı taşınmazın edinilmesinde de davalının 04.05.2005 tarihinde sattığı dava dışı 8 nolu bağımsız bölümün satışından elde edilen paranın kullanıldığının kabulü gerektiği; kabule göre de kabul-ret oranına göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin hesaplaması gerektiği belirtilerek davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün bozulmasına, davalı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

B. İkinci Bozma Kararı

1. Bozmaya uyan Mahkemenin 12.03.2020 tarih ve 20193/67 Esas, 2020/179 Karar sayılı kararı ile, 3295 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların alımında davalının evlilik öncesinde edindiği 2001 model aracın 9.810, 00 TL'ye satılması sonucunda davalının kişisel malı olan bu aracın satımından elde edilen paranın kullanıldığı; 3180 ada 15 parsel sayılı taşınmazın da davalının evlenmeden önce alınıp satılan taşınmazları bulunduğunu, en son alınan ve kişisel malı olan dava dışı 8 nolu bağımsız bölümün satımından ele geçen 49.000,00 TL'ye davalı adına çekilen banka kredisi eklenerek toplam 79.000,00 TL bedelle satın alındığını savunmuş, banka kredisinin evlilik birliği birliği içinde ödenip kapatıldığı; 01.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının 3295 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden toplam 27.000,00 TL ve 3180 ada 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden 136.101, 70 TL katılma alacağı hesaplandığı; 392 ve 391 parsel sayılı taşınmazların davalının kişisel malı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, 3295 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden toplam 27.000,00 TL, 1380 ada 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden 136.101,70 TL davacının katılma alacağı olduğunun tespitiyle, karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 392 ve 391 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine yönelik verilen karara karşı süresi içinde davacı erkek vekili ve davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.12.2020 tarih ve 2020/2692 Esas, 2020/7736 Karar sayılı kararı ile, 3295 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan denkleştirmenin ve katılma alacağı hesabının isabetli olduğu; 3180 ada 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden denkleştirmenin hatalı olduğu, 3180 ada 15 parsel sayılı taşınmazın edinme tarihinin 23.05.2005 olduğu, dava dışı 8 nolu bağımsız bölümün satışından elde edilen paranın 27.000,00 TL değil, 40.000,00 TL olduğu, 3180 ada 15 parsel sayılı taşınmazın edinme tarihindeki değerinin tespiti için bilirkişi raporu aldırılarak edinme değeri ile 40.000,00 TL'nin oransal karşılığı bulunarak denkleştirmenin yapılıp katılma alacağının bulunması gerektiği; 3295 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden belirlenen 27.000,00 TL ile 3180 ada 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden belirlenecek katılma alacağına 05.02.2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği belirtilerek davacı erkek vekili ile davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün bozulmasına, davacı erkek vekili ile davalı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, bozma sebebine göre davalı kadın vekilinin yargılama giderleri ve vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 3180 ada 15 parsel sayılı taşınmazın edinme tarihi olan 23.05.2005 tarihindeki değeri konusunda bilirkişiden ek rapor alındığı, 13.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın edinme değerinin 159.787,15 TL belirlendiği, itirazlar doğrultusunda alınan 23.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın edinme değerinin 145.705, 80 TL belirlendiği, raporlar arasında çelişki olduğu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla, dosyaya daha önce davalı vekilince sunulan uzman raporunun da değerlendirilmesi suretiyle alınan 02.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz edinme değerinin 152.746,48 TL belirlendiği, işbu raporun denetlenebilir ve bilimsel verilere uygun bulunarak hükme esas alındığı, dava dışı 8 nolu bağımsız bölümün satışından elde edilen 40.000,00 TL denkleştirilerek 03.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda 3180 ada 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının 121.749,60 TL katılma alacağı hesaplandığı, işbu raporun denetlenebilir ve bilimsel verilere uygun bulunarak hükme esas alındığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, 3295 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar yönünden toplam 27.000,00 TL, 1380 ada 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden 121.749,60 TL davacının katılma alacağı olduğunun tespitiyle, 05.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 392 ve 391 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde; davacının alacağını üçüncü kişiye devrettiğini, temlik alan tarafından davaya müdahale talebinde bulunulmadığı ve davanın takip edilmediğini, devirden sonra davacının sıfatı kalmadığını, davanın birden fazla ıslah edildiğini, davanın belirsiz alacak davası olmadığını, katılma alacağının fahiş belirlendiğini, davacının alacağı olmadığını, taşınmazın edinme tarihindeki değerinin yüksek belirlendiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davanın kabul ret oranının hatalı belirlendiğini, 391 ve 393 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 73.000,00 TL üzerinden harcın tamamlandığını toplam 272.276,66 TL'ye göre kabul ret oranının belirlenerek yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin hesaplanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraf ve dava ehliyeti, davanın türü, birden fazla ıslah yapılıp yapılmadığı, faizin başlangıç tarihi, edinme değeri, denkleştirme, bozmaya uygun araştırma ve inceleme yapılıp yapılmadığı, kabul-ret oranı, yargılama giderleri ile vekâlet ücreti ve usuli kazanılmış hak noktasında toplanmaktadır. Dava, katılma alacağı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ıncı maddesi, 31 inci maddesi, 33 üncü maddesi, 50 ve 51 inci maddeleri, 107 nci maddesi, 114 ve 115 inci maddeleri, 125 inci maddesi, 176 ve devamı maddeleri, 190 ıncı maddesi, 323 üncü maddesi, 326 ncı maddesi, geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164 üncü maddesi, 168 inci maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 nci maddesi, 219 uncu maddesi, 222 nci maddesi, 225 inci maddesinin ikinci fıkrası, 229 uncu maddesi, 230 uncu maddesi, 231 inci maddesi, 235 inci maddesinin birinci fıkrası, 236 ıncı maddesinin birinci fıkrası; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarih ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme

1. 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında, davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından devredilecek olması halinde, devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği düzenlenmiştir.

2. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca yapılan incelemede; somut olayda, Afyonkarahisar 3. Noterliğinde yapılan 05.11.2020 tarih ve 13870 yevmiye numaralı 'Alacağın Devri' sözleşmesi ile davacı İbrahim'in alacağını dava dışı İbrahim T.'ye devrettiği, Mahkemece işbu sözleşme gözardı edilerek yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 6100 sayılı Kanun'un 125 inci ikinci fıkrası göz ardı edilerek karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA; bozma sebebine göre, davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Duruşma için takdir olunan 17.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde asıl dava yönünden karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                          Üye                               Üye                     Üye                 Üye
Mehmet Kasım Çetin     A. Albayrak Doğan       Seydi Kahveci     Sevil Kartal     Hatıran Alper

İÇTİHAT YORUMU : “Katılma alacağı devredilirse, TBK m. 189/1 hükmü gereğince, TMK m. 241 hükmüyle düzenlenen hak da, temlik alana geçer. Ayrıca, katılma alacağının haczedilmesi halinde, üçüncü kişiye başvurma hakkı da haczedilmiş olur. Kanımızca, katılma alacağı haczedilen eşin alacaklısı, TMK m. 241/3 hükmü gereği ve İİK m. 120/2 hükmü delaletiyle aynı TMK m. 562 hükmü çerçevesinde açılan tenkis davasında olduğu gibi, mal rejimi sona ermiş olmasına rağmen, katılma alacağı alacaklısının, TMK m. 241 hükmü şartlarını içeren bir katılma alacağı davası açmaması durumunda, TMK m. 241 hükmü kapsamında katılma alacağı borçlusuna karşı, dava açabilmelidir.” (KARAMERCAN, Fatih, Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Eşin Üçüncü Kişilere Karşı Dava Hakkı (TMK m. 229, 241), Güncellenmiş 5. Baskı, Ankara, 2024, s. 117, 118)