MESAJ İÇERİKLERİNE GÖRE DE ZİNA EYLEMİNİN VARLIĞI İSPATLANMIŞTIR.
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2024/9853
Karar No : 2025/6237
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/438 E., 2024/2186 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, zina sebebine dayalı boşanma davasının reddi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri, nafakalar, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı-karşı davalı kadın tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu`nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanma davası açılmış, davalı-karşı davacı erkek vekilince de 4721 sayılı Kanun`un 161 inci maddesi, olmadığı takdirde 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karşı boşanma davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı kadının 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı davasının reddine, davalı-karşı davacı erkeğin ise 4721 sayılı Kanun`un 161 maddesine dayalı davasının reddine, 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı davasının kabulü ile birliğin sarsılmasında kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu belirtilerek tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verilmiştir. Verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kusur belirlemesine; kadının ise kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen manevi tazminat, tedbir nafakasının miktarları, iştirak ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi ve asıl davanın reddine yönelik istinaf başvurularının kabulüne, tarafların sair yönlere ilişkin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Karar her iki taraf vekili tarafından yukarıda belirtilen sebeplerle temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar erkeğin 4721 sayılı Kanunu`nun 161 inci maddesine dayalı boşanma davasının ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmiş, ancak kadına sadakatsizlik vakıası kusur olarak yüklenilerek erkeğin 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı davasının kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de kadına sadakatsizlik vakıasının kusur olarak yüklenmesinin doğru olduğu belirtilmesine rağmen erkeğin zina sebebine dayalı boşanma davasının reddine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de yapılan yargılama, toplanan deliller ve mesaj kayıtlarından; kayıtların bulunduğu cep telefonunun davacı-karşı davalı kadın eşe ait olduğu, bu hususun davacı-karşı davalı kadının, davalı-karşı davacı eş tarafından yakalanan mesaj içerikleri sonrasında aile içerisinde çıkan tartışma ortamında davalı-karşı davacı erkeğin tanıkları L.K ile E.K'nin yanında mesaj içeriklerinin kendisine ait olduğunu gösterir tavır ve davranışları ve erkek eşten bu yönde özür ve af dileyen sözleri ile anlaşıldığı, bu haliyle davalı-karşı davacı erkeğin tanıkları L.K ile E.K'nin beyanları da nazara alındığında işbu mesajların kadın eş tarafından gönderildiğinin ve alındığının ispatlandığı, kadın eş tarafından gönderildiği ve alındığı anlaşılan iş bu mesaj içeriklerine göre de zina eyleminin varlığının ispatlandığı anlaşılmaktadır. O halde, erkeğin zinaya dayalı boşanma davasının kabulü gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı gerekçe ile erkeğin zinaya dayalı boşanma davasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkeğin zinaya dayalı davasının reddi yönünden davalı- karşı davacı erkek yararına BOZULMASINA,
2. Bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen boşanma davalarına ve boşanmanın fer'îlerine yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
M. Kasım Çetin Sedat Demirtaş Çetin Durak Harun Can Erdem Şimşek
MESAJ İÇERİKLERİNE GÖRE DE ZİNA EYLEMİNİN VARLIĞI İSPATLANMIŞTIR.
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2024/9853
Karar No : 2025/6237
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/438 E., 2024/2186 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, zina sebebine dayalı boşanma davasının reddi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri, nafakalar, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı-karşı davalı kadın tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu`nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanma davası açılmış, davalı-karşı davacı erkek vekilince de 4721 sayılı Kanun`un 161 inci maddesi, olmadığı takdirde 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karşı boşanma davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı kadının 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı davasının reddine, davalı-karşı davacı erkeğin ise 4721 sayılı Kanun`un 161 maddesine dayalı davasının reddine, 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı davasının kabulü ile birliğin sarsılmasında kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu belirtilerek tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verilmiştir. Verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kusur belirlemesine; kadının ise kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen manevi tazminat, tedbir nafakasının miktarları, iştirak ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi ve asıl davanın reddine yönelik istinaf başvurularının kabulüne, tarafların sair yönlere ilişkin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Karar her iki taraf vekili tarafından yukarıda belirtilen sebeplerle temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar erkeğin 4721 sayılı Kanunu`nun 161 inci maddesine dayalı boşanma davasının ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmiş, ancak kadına sadakatsizlik vakıası kusur olarak yüklenilerek erkeğin 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı davasının kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de kadına sadakatsizlik vakıasının kusur olarak yüklenmesinin doğru olduğu belirtilmesine rağmen erkeğin zina sebebine dayalı boşanma davasının reddine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de yapılan yargılama, toplanan deliller ve mesaj kayıtlarından; kayıtların bulunduğu cep telefonunun davacı-karşı davalı kadın eşe ait olduğu, bu hususun davacı-karşı davalı kadının, davalı-karşı davacı eş tarafından yakalanan mesaj içerikleri sonrasında aile içerisinde çıkan tartışma ortamında davalı-karşı davacı erkeğin tanıkları L.K ile E.K'nin yanında mesaj içeriklerinin kendisine ait olduğunu gösterir tavır ve davranışları ve erkek eşten bu yönde özür ve af dileyen sözleri ile anlaşıldığı, bu haliyle davalı-karşı davacı erkeğin tanıkları L.K ile E.K'nin beyanları da nazara alındığında işbu mesajların kadın eş tarafından gönderildiğinin ve alındığının ispatlandığı, kadın eş tarafından gönderildiği ve alındığı anlaşılan iş bu mesaj içeriklerine göre de zina eyleminin varlığının ispatlandığı anlaşılmaktadır. O halde, erkeğin zinaya dayalı boşanma davasının kabulü gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı gerekçe ile erkeğin zinaya dayalı boşanma davasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkeğin zinaya dayalı davasının reddi yönünden davalı- karşı davacı erkek yararına BOZULMASINA,
2. Bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen boşanma davalarına ve boşanmanın fer'îlerine yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
M. Kasım Çetin Sedat Demirtaş Çetin Durak Harun Can Erdem Şimşek

