MESKENİYET ŞİKAYETİNİN SONUCU BEKLENMEDEN İHALE YAPILAMAZ.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/6305
KARAR NO : 2025/5980
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 28.05.2025
NUMARASI : 2024/2027 - 2025/1220
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Dilek tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlunun, ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddi ile borçlu aleyhine para cezasına hükmedildiği, şikayetçi borçlu tarafından bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nın 363/4. maddesinde; “istinaf yoluna başvuru satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. İİK’nın 364/3. maddesinde ise; temyiz yoluna başvurma satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz.” hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre, takibe yönelik itiraz ve şikayetler hakkında verilen icra mahkemesi kararları kesinleşmeden satışa gidilemez. Bu husus mahkemece de re'sen dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, satışın yapıldığı ilamsız icra takibinde borçlu olan taşınmaz malikinin meskeniyet nedeniyle haczin kaldırılmasını talep ettiği icra mahkemesi dosyasında, Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesinin, 02.06.2022 tarih ve 2021/610 E. - 2022/385 K. sayılı kararı ile meskeniyet şikayetinin kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, şikayetçi tarafın karara karşı 07.09.2022 tarihinde istinaf yoluna başvurduğu, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 05.07.2023 tarih ve 2022/2904 E. - 2023/1669 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, söz konusu kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 08.08.2023 tarihinde kesinleştiği, işbu şikayete konu ihalenin ise 08.12.2022 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Buna göre; 07.09.2022 tarihinde yapılan istinaf başvurusu üzerine verilecek karar beklenmeden ihale yapılması, İİK'nın 363/4. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, şikayetçi borçlu yönünden taşınmazın satışı mümkün değildir.
Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince verilen şikayetin reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olmakla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 28.05.2025 tarih ve 2024/2027 E. - 2025/1220 K. sayılı istinaf talebinin reddine ilişkin kararının (KALDIRILMASINA), Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 09.07.2024 tarih ve 2024/50 E. - 2024/424 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL M. ÇAMUR Dr. Ş. KELEŞ M. T. UYAR Y. ÇİFTCİ
BİLGİ : “Meskeniyet şikayetinin sonucu beklenmeden yapılan ihalenin feshi gerekir” şeklindeki Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 07 Ekim 2021 tarihli kararı için bkz.
“Meskeniyet şikayetinin sonucu beklenmeden ihale yapılabilir” şeklindeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22 Şubat 2023 tarihli kararı için bkz.
“Kabul edilen haczedilmezlik şikayetinin sonucu beklenmeden ihale olunan taşınmazın tescili yolsuzdur” şeklindeki Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 22 Eylül 2020 tarihli kararı için bkz.
MESKENİYET ŞİKAYETİNİN SONUCU BEKLENMEDEN İHALE YAPILAMAZ.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/6305
KARAR NO : 2025/5980
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 28.05.2025
NUMARASI : 2024/2027 - 2025/1220
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Dilek tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlunun, ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddi ile borçlu aleyhine para cezasına hükmedildiği, şikayetçi borçlu tarafından bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nın 363/4. maddesinde; “istinaf yoluna başvuru satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. İİK’nın 364/3. maddesinde ise; temyiz yoluna başvurma satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz.” hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre, takibe yönelik itiraz ve şikayetler hakkında verilen icra mahkemesi kararları kesinleşmeden satışa gidilemez. Bu husus mahkemece de re'sen dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, satışın yapıldığı ilamsız icra takibinde borçlu olan taşınmaz malikinin meskeniyet nedeniyle haczin kaldırılmasını talep ettiği icra mahkemesi dosyasında, Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesinin, 02.06.2022 tarih ve 2021/610 E. - 2022/385 K. sayılı kararı ile meskeniyet şikayetinin kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, şikayetçi tarafın karara karşı 07.09.2022 tarihinde istinaf yoluna başvurduğu, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 05.07.2023 tarih ve 2022/2904 E. - 2023/1669 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, söz konusu kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 08.08.2023 tarihinde kesinleştiği, işbu şikayete konu ihalenin ise 08.12.2022 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Buna göre; 07.09.2022 tarihinde yapılan istinaf başvurusu üzerine verilecek karar beklenmeden ihale yapılması, İİK'nın 363/4. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, şikayetçi borçlu yönünden taşınmazın satışı mümkün değildir.
Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince verilen şikayetin reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olmakla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 28.05.2025 tarih ve 2024/2027 E. - 2025/1220 K. sayılı istinaf talebinin reddine ilişkin kararının (KALDIRILMASINA), Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 09.07.2024 tarih ve 2024/50 E. - 2024/424 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL M. ÇAMUR Dr. Ş. KELEŞ M. T. UYAR Y. ÇİFTCİ
BİLGİ : “Meskeniyet şikayetinin sonucu beklenmeden yapılan ihalenin feshi gerekir” şeklindeki Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 07 Ekim 2021 tarihli kararı için bkz.
“Meskeniyet şikayetinin sonucu beklenmeden ihale yapılabilir” şeklindeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22 Şubat 2023 tarihli kararı için bkz.
“Kabul edilen haczedilmezlik şikayetinin sonucu beklenmeden ihale olunan taşınmazın tescili yolsuzdur” şeklindeki Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 22 Eylül 2020 tarihli kararı için bkz.

