ÖDENEN BEDELİN İSTİRDATI İSTEMİNDE KANUN YOLU KESİNLİK SINIRI, DAVA DİLEKÇESİNDE TALEP EDİLEN VE HARCA ESAS BEDEL OLARAK GÖSTERİLEN DEĞER ÜZERİNDEN BELİRLENMELİDİR.
T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No : 2025/11-302
Karar No : 2025/610
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 01.03.2023
SAYISI : 2023/46 E., 2023/355 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.09.2022 tarihli ve 2020/8526 Esas,
2022/5865 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı şirket hakkında açılan davanın husumetten reddine, davalı banka hakkında açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekili tarafından icra tehdidi altında ödenen çeklere ilişkin bedelin istirdatı talep edilmiş ve dava dilekçesinde harca esas bedel olarak 212.215,00 TL gösterilmiştir. Ayrıca istirdat talebine konu icra takip dosyasında davacı tarafça ödenen tutarın 212.215,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince davalı banka yönünden yeniden hüküm kurularak davanın esastan reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, uyuşmazlık konusu miktar 212.215,00 TL'dir.
Görüldüğü üzere temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını verdiği 01.03.2023 tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır ve karar miktar itibariyle temyizi mümkün değildir.
Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 25.06.2025 tarihli ve 2024/10-275 Esas, 2025/401 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Hâl böyle olunca davacı vekilinin temyiz başvurusunun miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz başvurusunun miktardan REDDİNE,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin direnme kararını veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
ÖDENEN BEDELİN İSTİRDATI İSTEMİNDE KANUN YOLU KESİNLİK SINIRI, DAVA DİLEKÇESİNDE TALEP EDİLEN VE HARCA ESAS BEDEL OLARAK GÖSTERİLEN DEĞER ÜZERİNDEN BELİRLENMELİDİR.
T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No : 2025/11-302
Karar No : 2025/610
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 01.03.2023
SAYISI : 2023/46 E., 2023/355 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.09.2022 tarihli ve 2020/8526 Esas,
2022/5865 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı şirket hakkında açılan davanın husumetten reddine, davalı banka hakkında açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekili tarafından icra tehdidi altında ödenen çeklere ilişkin bedelin istirdatı talep edilmiş ve dava dilekçesinde harca esas bedel olarak 212.215,00 TL gösterilmiştir. Ayrıca istirdat talebine konu icra takip dosyasında davacı tarafça ödenen tutarın 212.215,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince davalı banka yönünden yeniden hüküm kurularak davanın esastan reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, uyuşmazlık konusu miktar 212.215,00 TL'dir.
Görüldüğü üzere temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını verdiği 01.03.2023 tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır ve karar miktar itibariyle temyizi mümkün değildir.
Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 25.06.2025 tarihli ve 2024/10-275 Esas, 2025/401 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Hâl böyle olunca davacı vekilinin temyiz başvurusunun miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz başvurusunun miktardan REDDİNE,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin direnme kararını veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

