TASARRUFUN İPTALİ DAVASI BORÇLU ALEYHİNE SONUÇLANIRSA BORÇLU MESKENİYET İDDİASINDA BULUNAMAZ.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/8158
KARAR NO : 2020/356
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 04/04/2019
NUMARASI : 2018/1702 - 2019/794
DAVACI : BORÇLU : Z.N.İ.
DAVALI : ALACAKLI : G. İ.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi Mustafa Özbek tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Kıymet takdiri itirazına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdirine itiraza ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır.
Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin REDDİNE;
2- Meskeniyet şikayetine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında Büyükçekmece 1. Müdürlüğü'nün 2012/1..6 Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, şikayete konu 640 Ada, 3 Parsel sayılı F .1 Blok 9. Kat B Giriş 2. nolu bağımsız bölümün borçlu murisi Ali İ. tarafından 3. kişi Filiz D.’a satış suretiyle devredilmesi üzerine takip alacaklısı Gülgün İ.’nun anılan parsel hakkında takip borçlusu ve Filiz D.’a karşı tasarrufun iptali davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/07/2014 tarih ve 2012/1.0 E. - 2014/3.4 K. sayılı ilamı ile ''... borçlu muris Ali İ. tarafından ...devredilen...Beylikdüzü İlçesi G. Mah. 640 Ada 3 Parsel F .1 Blok 9. Kat B giriş 2. bağımsız bölüm nolu davalı Filiz D. adına kayıtlı taşınmaz .... tasarrufunun iptaline, ........ Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1..6 Esas sayılı dosyası .............takibe konu alacak ve ferilerinin tahsili için bu taşınmazlar yönünden cebri icra yetkisi tanınmasına ......'' karar verildiği, bilahare, sözü edilen tasarrufun iptali ilamına istinaden alacaklı vekilinin talebiyle şikayet konusu taşınmaz üzerine anılan icra dosyalasından haciz konulduğu ve şikayetçi tarafından taşınmaza yönelik meskeniyet iddiasında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
İİK'nun 283/1. maddesinde; "Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir." hükmüne yer verilmiştir. Satış ile 3. kişiye geçen mülkiyet tasarrufun iptaline karar verilmesi ile borçluya geri dönmez. Yalnızca, alacaklıya, 3. kişiye ait taşınmaz üzerine haciz koydurarak sattırmak suretiyle alacağını tahsil imkanı verir. Hacze dayanak yapılan tasarrufun iptali ilamında da anılan yasa hükmüne uygun olarak yalnızca satış işleminin iptaline karar verilmekle yetinilmiş olup; 3. kişi adına olan tapu kaydının iptali ile borçlu adına tesciline dair bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle, taşınmazın mülkiyeti şikayetçi 3. kişiye aittir.
Diğer taraftan, İİK'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde; borçlunun haline münasip evinin haczolunamayacağı ifade edilmiştir.
Somut olayda, şikayetçinin yukarıda değinilen yasal düzenleme ve açıklamalar uyarınca taşınmazın maliki olmaması sebebiyle meskeniyet şikayetinde bulunamayacağı açıktır.
O halde, mahkemece şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, süreden reddi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibariyle doğru olup, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 364. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nun 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 54,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 20/01/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan V. Üye Üye Üye Üye
B. AZMAN S. ÖZTEMİZ S. MUTTA İ. YAVUZ A. AYAN
BİLGİ : Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin bu görüşünün irdelendiği çalışma için bkz. GÜRTÜRK, Damla, Borçlunun Haline Münasip Evinin Tasarrufun İptali Davasına Konu Olup Olamayacağı Sorunu, İTÜSBD, S: 36, Y: 2019, s. 95-117.
http://hdl.handle.net/11467/3433
AYNI YÖNDE KARAR:
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/798
KARAR NO : 2025/2532
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 11/12/2024
NUMARASI : 2023/3091 - 2024/3867
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi Elif Yurtseven tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2016/28236 (2019/43069) Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibine başlandığı, şikayete konu 9827 sayılı parselin, takip borçlusu Turan A. tarafından 3. kişiye satış suretiyle temlik edilmesi üzerine takip alacaklısı anılan parsel hakkında takip borçlusu ve Zeynep A., Emir A. ve Nizamettin D.’e karşı tasarrufun iptali davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.04.2022 tarih ve 2020/109E. - 2022/165 K. sayılı ilamı ile ''...İstanbul Güngören ilçesi, 42 pafta 9.27 parsel sayılı taşınmazın davalı borçlu Turan A. tarafından davalı Nizamettin D.'e devrine ilişkin 25.05.2016, davalı Nizamettin Demir tarafından davalılar Emir A. ve Zeynep A.'e devrine ilişkin 12.01.2018 tarihli tasarrufların talep konusu olan.... İstanbul 8.İcra Dairesi'nin 2019/43069 sayılı dosyaları ile takip konusu yapılan alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere İİK 277 vd maddeleri uyarınca iptaline,...'' karar verildiği, bilahare, sözü edilen tasarrufun iptali ilamına istinaden alacaklı vekilinin talebiyle şikayet konusu taşınmaz üzerine anılan icra dosyasından haciz konulduğu ve şikayetçi Zeynep A. tarafından kayden maliki (hissedarı) olduğu taşınmaza yönelik meskeniyet iddiasında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, İİK'nın 283/1. maddesine göre "Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir." satış ile 3. kişiye geçen mülkiyet tasarrufun iptaline karar verilmesi ile borçluya geri dönmez. Yalnızca, alacaklıya, 3. kişiye ait taşınmaz üzerine haciz koydurarak sattırmak suretiyle alacağını tahsil imkanı verir. Hacze dayanak yapılan tasarrufun iptali ilamında da anılan yasa hükmüne uygun olarak yalnızca satış işleminin iptaline karar verilmekle yetinilmiş olup; 3. kişi adına olan tapu kaydının iptali ile borçlu adına tesciline dair bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle, taşınmazın mülkiyeti şikayetçi 3. kişiye aittir.
Öte yandan, İİK.'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde; borçlunun haline münasip evinin haczolunamayacağı ifade edilmiştir. Anılan yasal düzenleme uyarınca, meskeniyet şikayeti, yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup; takipte borçlu sıfatı taşımayan 3. kişinin bu şikayette bulunmaya hakkı yoktur.
Somut olayda, şikayetçi Zeynep A. yukarıda değinilen yasal düzenleme ve açıklamalar uyarınca icra takibinde "borçlu" sıfatını taşımaması nedeniyle meskeniyet şikayetinde bulunamayacağından Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, tasarrufun iptali ilamının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde haczin kaldırılmasının talep edilemeyeceğine ilişkin gerekçe ile reddi isabetsiz ise de sonuçta istemin reddine karar verildiğinden sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 20.03.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL M. ÇAMUR S. ÖZTEMİZ A. AYAN Y. ÇİFTCİ
TASARRUFUN İPTALİ DAVASI BORÇLU ALEYHİNE SONUÇLANIRSA BORÇLU MESKENİYET İDDİASINDA BULUNAMAZ.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/8158
KARAR NO : 2020/356
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 04/04/2019
NUMARASI : 2018/1702 - 2019/794
DAVACI : BORÇLU : Z.N.İ.
DAVALI : ALACAKLI : G. İ.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi Mustafa Özbek tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Kıymet takdiri itirazına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise; “Bölge adliye mahkemesi, birinci fıkra kapsamına girdiği hâlde reddine karar verilmemiş başvuruyu geri çevirmeyip doğrudan kesin karara bağlar” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdirine itiraza ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır.
Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin REDDİNE;
2- Meskeniyet şikayetine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında Büyükçekmece 1. Müdürlüğü'nün 2012/1..6 Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, şikayete konu 640 Ada, 3 Parsel sayılı F .1 Blok 9. Kat B Giriş 2. nolu bağımsız bölümün borçlu murisi Ali İ. tarafından 3. kişi Filiz D.’a satış suretiyle devredilmesi üzerine takip alacaklısı Gülgün İ.’nun anılan parsel hakkında takip borçlusu ve Filiz D.’a karşı tasarrufun iptali davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/07/2014 tarih ve 2012/1.0 E. - 2014/3.4 K. sayılı ilamı ile ''... borçlu muris Ali İ. tarafından ...devredilen...Beylikdüzü İlçesi G. Mah. 640 Ada 3 Parsel F .1 Blok 9. Kat B giriş 2. bağımsız bölüm nolu davalı Filiz D. adına kayıtlı taşınmaz .... tasarrufunun iptaline, ........ Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1..6 Esas sayılı dosyası .............takibe konu alacak ve ferilerinin tahsili için bu taşınmazlar yönünden cebri icra yetkisi tanınmasına ......'' karar verildiği, bilahare, sözü edilen tasarrufun iptali ilamına istinaden alacaklı vekilinin talebiyle şikayet konusu taşınmaz üzerine anılan icra dosyalasından haciz konulduğu ve şikayetçi tarafından taşınmaza yönelik meskeniyet iddiasında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
İİK'nun 283/1. maddesinde; "Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir." hükmüne yer verilmiştir. Satış ile 3. kişiye geçen mülkiyet tasarrufun iptaline karar verilmesi ile borçluya geri dönmez. Yalnızca, alacaklıya, 3. kişiye ait taşınmaz üzerine haciz koydurarak sattırmak suretiyle alacağını tahsil imkanı verir. Hacze dayanak yapılan tasarrufun iptali ilamında da anılan yasa hükmüne uygun olarak yalnızca satış işleminin iptaline karar verilmekle yetinilmiş olup; 3. kişi adına olan tapu kaydının iptali ile borçlu adına tesciline dair bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle, taşınmazın mülkiyeti şikayetçi 3. kişiye aittir.
Diğer taraftan, İİK'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde; borçlunun haline münasip evinin haczolunamayacağı ifade edilmiştir.
Somut olayda, şikayetçinin yukarıda değinilen yasal düzenleme ve açıklamalar uyarınca taşınmazın maliki olmaması sebebiyle meskeniyet şikayetinde bulunamayacağı açıktır.
O halde, mahkemece şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, süreden reddi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden karar sonucu itibariyle doğru olup, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 364. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken HMK'nun 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 54,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 20/01/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan V. Üye Üye Üye Üye
B. AZMAN S. ÖZTEMİZ S. MUTTA İ. YAVUZ A. AYAN
BİLGİ : Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin bu görüşünün irdelendiği çalışma için bkz. GÜRTÜRK, Damla, Borçlunun Haline Münasip Evinin Tasarrufun İptali Davasına Konu Olup Olamayacağı Sorunu, İTÜSBD, S: 36, Y: 2019, s. 95-117.
http://hdl.handle.net/11467/3433
AYNI YÖNDE KARAR:
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/798
KARAR NO : 2025/2532
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 11/12/2024
NUMARASI : 2023/3091 - 2024/3867
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi Elif Yurtseven tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün 2016/28236 (2019/43069) Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibine başlandığı, şikayete konu 9827 sayılı parselin, takip borçlusu Turan A. tarafından 3. kişiye satış suretiyle temlik edilmesi üzerine takip alacaklısı anılan parsel hakkında takip borçlusu ve Zeynep A., Emir A. ve Nizamettin D.’e karşı tasarrufun iptali davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.04.2022 tarih ve 2020/109E. - 2022/165 K. sayılı ilamı ile ''...İstanbul Güngören ilçesi, 42 pafta 9.27 parsel sayılı taşınmazın davalı borçlu Turan A. tarafından davalı Nizamettin D.'e devrine ilişkin 25.05.2016, davalı Nizamettin Demir tarafından davalılar Emir A. ve Zeynep A.'e devrine ilişkin 12.01.2018 tarihli tasarrufların talep konusu olan.... İstanbul 8.İcra Dairesi'nin 2019/43069 sayılı dosyaları ile takip konusu yapılan alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere İİK 277 vd maddeleri uyarınca iptaline,...'' karar verildiği, bilahare, sözü edilen tasarrufun iptali ilamına istinaden alacaklı vekilinin talebiyle şikayet konusu taşınmaz üzerine anılan icra dosyasından haciz konulduğu ve şikayetçi Zeynep A. tarafından kayden maliki (hissedarı) olduğu taşınmaza yönelik meskeniyet iddiasında bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, İİK'nın 283/1. maddesine göre "Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir." satış ile 3. kişiye geçen mülkiyet tasarrufun iptaline karar verilmesi ile borçluya geri dönmez. Yalnızca, alacaklıya, 3. kişiye ait taşınmaz üzerine haciz koydurarak sattırmak suretiyle alacağını tahsil imkanı verir. Hacze dayanak yapılan tasarrufun iptali ilamında da anılan yasa hükmüne uygun olarak yalnızca satış işleminin iptaline karar verilmekle yetinilmiş olup; 3. kişi adına olan tapu kaydının iptali ile borçlu adına tesciline dair bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle, taşınmazın mülkiyeti şikayetçi 3. kişiye aittir.
Öte yandan, İİK.'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde; borçlunun haline münasip evinin haczolunamayacağı ifade edilmiştir. Anılan yasal düzenleme uyarınca, meskeniyet şikayeti, yalnızca takip borçlusuna tanınmış bir hak olup; takipte borçlu sıfatı taşımayan 3. kişinin bu şikayette bulunmaya hakkı yoktur.
Somut olayda, şikayetçi Zeynep A. yukarıda değinilen yasal düzenleme ve açıklamalar uyarınca icra takibinde "borçlu" sıfatını taşımaması nedeniyle meskeniyet şikayetinde bulunamayacağından Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, tasarrufun iptali ilamının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde haczin kaldırılmasının talep edilemeyeceğine ilişkin gerekçe ile reddi isabetsiz ise de sonuçta istemin reddine karar verildiğinden sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 20.03.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL M. ÇAMUR S. ÖZTEMİZ A. AYAN Y. ÇİFTCİ

