USÛLÜNE UYGUN BİR YÖNETİM KURULU TEŞEKKÜLÜNDEN SONRA HİSSE DEVİR İŞLEMİNİN REDDİ KARARININ HAKSIZLIĞI VEYA ÜÇ AYLIK DOLAYLI ONAYDAN SÖZ EDİLEBİLİR.
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2025/2171
Karar No : 2025/3814
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 29.12.2023
SAYISI : 2021/773 Esas, 2023/1560 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.05.2025 günü hazır bulunan asıl davada davacı vekili Avukat G.A.G., birleşen davada davacı G. Ticaret A.Ş. vekili Avukat A.Ö. ve davalı T. Yatırım Holding A.Ş. vekili Avukat M.S.D. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı şirketin sermayesinin %21,68'ini temsil eden 43.567 adet C grubu nama yazılı pay sahibi olan müvekkili şirketin, davalı şirketteki tüm paylarını devrederek ortaklıktan ayrılmak istediğini, şirketin diğer ortaklarına, pay sahipleri sözleşmesi gereği önalım haklarını kullanması hususunda bildirim yükümlülüğünü yerine getiren müvekkilinin 10.05.2019 tarihinde dava dışı G. Yatçılık Gayrimenkul Turizm Otomotiv İç ve Dış Tic A.Ş. ile imzaladığı pay devir sözleşmesi ile ilgili pay devri kararı alınması ve pay devrinin şirket pay defterlerine işlenmesi talebinin 24.06.2019 tarihli toplantıda, davalı şirket anasözleşmesinin 8.1. ve 8.1.(i) maddesi gerekçe gösterilerek oy birliği ile reddedildiğini, davaya konu pay devrinde anasözleşmeye aykırılık bulunmadığını, nama yazılı pay devrinin önemli bir sebeple reddi için red sebeplerinin esas sözleşmede açık ve somut bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, pay devrinin reddini gerektirecek önemli bir sebebin bulunmadığını, şirket açısından önemli bir payın devrinin de söz konusu olmadığını, davalı şirketin halihazırdaki ortaklarının profili şirketin büyümesi, başarısı, ekonomik bağımsızlığı ve faaliyetinin devamlılığı açısından önemli ise de bu hususun şirketin kuruluş ve gelişme aşamalarında bir anlam ifade ettiğini, gelinen aşamada davalının tanınır ve güvenilir bir şirket haline geldiğini, ayrıca pay sahipleri sözleşmesine göre müvekkilinin, davalı şirkette mali yükümlülük altına girme borcunun olmadığını, davalı şirkette ortak olarak kalmasının davalının hayatiyeti açısından öneminin olmadığını, davalı şirket pay sahipleri sözleşmesindeki, muhtemel pay devri kısıtlamalarının emredici nitelikteki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı TTK) hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirket yönetim kurulunca verilen 24.06.2019 tarihli ve 2019/6 sayılı kararın iptali ile müvekkili tarafından yapılan pay devir işleminin pay devir tarihi olan 29.05.2019 tarihi itibarıyla pay defterine hükmen işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; nitelikli kararların alınmasına yönelik olarak, C grubu pay sahipliği temsil edilmediğinden toplantı yeter sayısının sağlanmadığını, hisse devrinin reddine dair 24.06.2019 tarihli TAV yönetim kurulu kararının batıl/geçersiz olduğunu ileri sürerek hisse devrinin reddine dair 24.06.2019 tarih 2019/6 karar sayılı TAV yönetim kurulu kararı batıl/geçersiz olmakla şirketçe 3 ay içerisinde hisse devrinin tescilini red iradesi tecessüm etmemiş olduğundan, 6102 sayılı TTK'nın 494/3 hükmü uyarınca G. A.Ş.’nin hissedarlığının tespitine ve pay devrinin pay defterine hükmen işlenmesine, Mahkemece gerek duyulur ise 24.06.2019 tarih 2019/6 karar sayılı yönetim kurulu kararının butlanı/geçersizliğinin tespitine veya iptaline, bu talep kabul görmez ise terditli talep olarak hisse devrinin 28.06.2019 tarihli ihtar ve ekindeki 24.06.2019 tarih ve 2019/6 karar sayılı TAV Yönetim Kurulu kararında bildirilen red gerekçelerinin haksızlığı sebebiyle G. A.Ş.’nin hissedarlığının tespiti ve pay devrinin pay defterine hükmen işlenmesine, anasözleşmenin 8. ve 12. maddeleri hükümlerinin ve pay sahipleri sözleşmesinin 5. ve 6.8 maddelerinin ve diğer maddelerin yorumunda taraflar arasında çıkan muarazanın menine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin anasözleşmesinin 8.1 maddesinde pay sahipleri çevresinin bileşimine dair hüküm yer aldığını, pay sahiplerinin profilinin şirket için önem arz ettiğini, anasözleşmenin 8.1 maddesinin 2017 yılında kaleme alındığını, davacının hisselerini devretmek istediği G. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı ve sahibi olan şahsı yönetim kuruluna aday gösterdiğini, bu adayın seçilmemesi üzerine 24.05.2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararının iptali talebi ile açılan davanın kabulüne karar verildiğini, genel kurul süreciyle ilgili uyuşmazlıklar devam ederken davacının diğer ortakların itirazlarını görmezden gelerek hisselerini G. A.Ş'ye devrettiğinden bahisle bildirimde bulunduğunu, 24.06.2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile pay devrinin pay defterine işlenmesi talebinin reddedildiğini, şirketin ekonomik bağımsızlığı ve faaliyetinin devamlılığında bankalarla yapılan işlemlerin önemli olduğunu, davacının hisselerini devrettiği şirketin sahibinin dava dışı A.net A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, bu şirketin müvekkilinin rakibi konumunda bulunduğunu, bankaların dönem itibarı ile ortak değişikliğini kabul etmemesinin muhtemel olduğunu, G. A.Ş.'nin 2016 yılında kurulduğunu, ana iştigal konusunun A.net İnşaat Grubu ile ilgili bulunduğunu, müvekkilinin ekonomik yönden ve yeni işlere girmekte sıkıntılı olduğu bir dönemde rakip bir şirketin müvekkilinin ortaklık yapısına dahil olmasının ve şirketin yıllarca biriktirdiği birikime vakıf olmasının kabul edilebilir olmadığını, bu yönü ile pay sahibi çevresinin bileşiminin korunmasının önemli olduğunu, rakip bir şirketin pay sahipleri çevresinin bileşimini bozacak şekilde ortaklık yapısına dahil edilmek istenmesi karşısında pay devri talebinin reddedilmesinin ilgili mevzuata uygun olduğunu, davacı tarafın da oyuyla kabul edilen şirket anasözleşmesinin 8.1.(i) maddesinde pay sahipleri arasındaki sözleşmeye aykırı devirlerin şirket tarafından reddedilebileceği hükmü getirildiğini, kurulduğu günden bu yana şirkette ortak olan hissedarların güçlü bir pay sahibi çevresi oluşturduğunu, teknik başarı yakalanmış olsa da ekonomik bağımsızlığın sağlanması için pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunmasının elzem olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; asıl davadaki savunmalarına benzer gerekçelerle davanın haksız olduğunu, asıl dava ile birleştirme kararı verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket anasözleşmesinin 12. maddesine göre nama yazılı hisse senetlerinin devrinin onaylanması kararının özellikli yönetim kurulu kararı olduğu, 8.1. maddesine göre nama yazılı payların ancak şirketin onayı ile devredilebileceği, bu onayın şirketin yönetim kurulunun tüm üyelerinin katılımı ve oybirliğiyle alacağı kararla verilebileceği, anasözleşmenin 8.1., 12. maddesi ve pay sahipleri sözleşmesinin 6.7. ile 6.8. maddeleri uyarınca özellikli yönetim kurulu toplantılarında C grubu yönetim üyesinin varlığının ve olumlu oyunun arandığı, birleşen davada davacı şirketin halihazırda pay sahibi olmayıp üçüncü kişi olduğu, dolayısıyla İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/334 E., 2019/1036 K. sayılı dosyasında yönetim kurulu seçimine dair genel kurul kararının iptali talebi ile açılan davanın sonucunun bu davaya etkili olmayacağı, üçüncü kişi konumundaki davacı G. A.Ş.'ye bir etkisinin olmayacağı, anılan karar bu hali ile kesinleşse dahi davacı G. A.Ş.'nin pay sahibi sıfatını haiz olmayacağı, üçüncü bir kişinin şirkette pay sahibi olabilmesi için yönetim kurulunun hisse senetlerinin devrini oy birliği ile onaylaması gerektiği, 24.06.2019 tarihli yönetim kurulu toplantısında ise oy birliği ile davacıların pay devri işleminin pay defterine işlenmesi talebinin reddedildiği, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/334E., 2019/1036 K. sayılı kararı ile yönetim kurulu üyesi M. Y.'ın C grubu hisselerini temsilen yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkin genel kurul kararının iptal edildiği, diğer yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararın iptaline ilişkin istem reddedildiği, yönetim kurulu üyesi M. Y.'ın üyeliğinin iptaline karar verilmesinin payı devralan G. A.Ş.'nin pay defterine kayıt talebine ilişkin yönetim kurulu kararını dış ilişkide kendiliğinden geçersiz hale getirmeyeceği, anasözleşme ve pay sahipleri sözleşmesinde pay devrinin reddedilmesi için yönetim kurulunun tüm üyeler ile toplanma ve oy birliği ile karar alma şartının bulunmadığı, bu şartın sadece devre onay verilecek yönetim kurulu toplantıları için öngörüldüğü, devrin reddine ilişkin alınacak kararlar yönünden böyle bir şartın düzenlenmediği ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 490. maddesi uyarınca kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı payların, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebileceği, davalı şirketin ise anasözleşme ile devri yönetim kurulunun oy birliği ile alınacak onay kararı şartına bağladığı, somut uyuşmazlıkta C grubu hisselerini temsil eden üyenin olumsuz oy kullandığı varsayıldığında dahi 4 yönetim kurulu üyesinin pay devrine onay vermediği, dolayısıyla C grubunu temsilen yönetim kurulu üyesi toplantıya katılmasa veya katılıp olumlu oy kullansa dahi sonucun değişmeyeceği, bu nedenlerle davacıların bu yöndeki iddialarının yerinde görülmediği ve İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/334E., 2019/1036 K. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmadığı, dava konusu yönetim kurulu toplantısında anasözleşmenin 8.1. ve 8.1.(i) maddesine atıfta bulunulduğu, bu nedenle davalının dayandığı pay sahipleri sözleşmesinin 5.5, 7.7 maddelerinin, davalının ekonomik bağımsızlığın sağlanması için pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunmasının önemine ilişkin açıklamalarını teyit ettiği, davalının pay devrini kabul etmemesinin temel dayanağının anasözleşmenin 8.1 ile 8.1.(i) maddesi uyarınca pay sahipleri sözleşmesi olduğu, TAV Holding'in faaliyet alanı içerisindeki öncü konumunu korumak ve işletme konusunun gerçekleştirilmesi için sahip olunması gereken teknik bilgi, uzmanlık, ticari itibarın varlığını devam ettirmek amacıyla pay devrinin sınırlanması yoluna gittiği, dava dilekçesinde yer alan ifadelere göre davacı A. Holding A.Ş.'nin de mevcut profilin şirketin büyümesi, başarısı, ekonomik bağımsızlığı ve faaliyetin devamlılığı için önemli olduğunu kabul ettiği, bu hususun şirketin kuruluş ve gelişme aşamasında bir anlam ifade ettiğini, gelinen aşamada şirketin kendisini bir araya getiren ortaklarından bağımsız olarak tanınır ve güvenilir hale geldiğini belirtmiş ise de davalı şirketin kuruluş tarihi 01.07.2005 olup anasözleşmenin 8.1 maddesindeki değişikliğin 08.08.2017 tarihinde yapıldığı ve davacı A. Holding A.Ş.'nin de bu değişikliğe olumlu oy kullandığı, buna göre davacı A. Holding A.Ş.'nin de şirketin büyümesi, başarısı ve ekonomik bağımsızlığının devamı için pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunmasının halen önemli olduğunu kabul ettiği sonucuna ulaşıldığı, ticari hayatta bankalar yönünden şirketlerin ortaklık yapısının önemi ile ortaklık yapısındaki değişikliklere bankaların/kredi kuruluşlarının tereddüt ile yaklaştığının bilindiği, davalının bu yöndeki açıklamalarının haklı neden olarak kabul edildiği, şirket yapısına ve işletme konusuna yabancı bir kişinin/şirketin ortaklık yapısına dahil edilip, yüksek kredibilite ve teknik bilgi (know-how) isteyen alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin işletme konusuna yönelik faaliyetlerini sürdürmesinin, pay sahipleri çevresinin korunması ile şirkete dahil olacak ortağın ancak bu niteliklere sahip olması halinde mümkün olacağı, G. A.Ş.'nin ortağı olduğu, dava dışı A.net A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğu, bu hali ile davalı şirketin ortakları arasına girecek olan G. A.Ş.'nin vakıf olacağı bilgileri dava dışı A.net A.Ş. vasıtası ile kullanabilmesi ve inşaat alanında rakip firma haline gelmesinin, davalı şirketin büyümesi ve faaliyetinin devamlılığına olumsuz etki edebileceği kanaatinin oluştuğu, davalı şirketin pay devrine onay vermemesine ilişkin gerekçelerinin, pay devrinin reddi açısından önemli sebep teşkil ettiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı A. Holding A.Ş.'nin davalı T. Yatırım Holding A.Ş.'de sahip olduğu 43.567 adet 21.783.500 nominal bedelli C grubu payların tamamının birleşen dosya davacısına devredilmesine ilişkin 10.05.2019 tarihli pay devir sözleşmesi imzalandığı, 6102 sayılı Kanun'un 490/1. maddesine göre, Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı payların, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebileceği, ancak 492/1 maddesine göre de esas sözleşme ile nama yazılı payların şirketin onayıyla devredilebileceğinin öngörülebileceği, red sebeplerinin ise 493. maddede düzenlendiği, 6102 sayılı Kanun'un 494/3 hükmüne göre de şirket, onaylamaya ilişkin talebi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya reddi haksızsa, onay verilmiş sayılacağı, davalı şirketin ana sözleşmesinin 10. maddesinde yönetim kurulunun 5 üyeden oluşacağı, 12/7 ve devamı maddelerinde yönetim kurulunun özellikli yönetim kurulu kararları dışındaki kararlarının en az 4 üyeyle toplanıp en az 4 üyeyle karara bağlanacağı; özellikli yönetim kurulu kararlarına yönelik toplantılarında C grubu yönetim kurulu üyesinin varlığının ve olumlu oyunun gerekliliğinin düzenlendiği, nama yazılı hisse senetlerinin devrinin onaylanmasının özellikli yönetim kurulu kararları arasında sayıldığı, ana sözleşmenin 8.1 maddesinin 1. paragrafının son cümlesinde nama yazılı payların devrine ilişkin onayın şirket yönetim kurulunun tüm üyelerinin katılımı ve oybirliğiyle alacağı kararı ile verileceğinin düzenlendiği, davalı şirketin 24.05.2019 tarihli genel kurulunda C grubu pay sahibi davacının gösterdiği aday yerine, ortaklardan S. Yapı'nın aday gösterdiği Mustafa Y.'ın şirketin organsız kalmaması gerekçesiyle seçilmiş olması karşısında, şirket yönetim kurulunda C grubu payları temsil eden yönetim kurulu üyesinin, seçilemediğinden bulunmadığı, ana sözleşmenin 12. maddesine göre onay istemi için karar yeter sayısının sağlanamamasının onay isteminin reddi sonucunu, toplantı yeter sayısının sağlanamamasının ise yönetim kurulu kararının yokluğu sonucunu doğuracağı, usulüne göre toplanmamış bir yönetim kurulunun aldığı karar ile ilgili olarak ise toplantıya katılamayan üyenin karara etki edip edemeyeceğinin bir önemi bulunmadığı, zira "nama yazılı hisse senetlerinin devrinin onaylanması" talebinin görüşüleceği yönetim kurulu toplantısına C grubu hisselerini temsil eden üyenin katılmasının yönetim kurulunun teşekkül ettirilebilmesi için şart olduğu, somut olayda, dava konusu nama yazılı hisse devrinin onaylanması talebinin, C grubu hisseleri temsil eden üyenin bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanmış olması nedeniyle yok hükmünde olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 494/3 hükmündeki "Şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılır" şeklindeki hüküm uyarınca davalı şirket tarafından hisse devrinin onaylanması talebi usulünce reddedilmediğinden kabul edilmiş olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 493/1 hükmüne göre şirketin, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebileceği, 2. fıkraya göre ise pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümlerinin, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa, önemli sebep oluşturacağı, şirket ana sözleşmesinin 8.1. maddesinin "Pay sahipleri, Şirket’in ve Şirket’in iştiraklerinin faaliyette bulunduğu sektörlerde öncü bir konumda bulunabilmek ve Şirket’in işbu esas sözleşmede yer alan amaç ve konularını gerçekleştirmek için Şirket’in sürekli olarak yüksek düzeyde teknik bilgi (know-how) kullanması, geniş bir ağa sahip olması, profesyonel düzeyde uzmanlığa sahip olması gerektiğini ve ayrıca önemli miktarlarda yatırım yapması gerektiğini ve emsalsiz becerilere ve deneyime sahip olan (A) Grubu, (B) Grubu ve (C) Grubu Pay Sahiplerinin tamamının, birlikte Şirket’in büyümesi, başarısı, ekonomik bağımsızlığı ve faaliyetinin devamlılığı yanı sıra pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunması konusunda Şirket’te önemli bir yere sahip olduklarını kabul etmektedirler. Bu sebeple, nama yazılı paylar ancak Şirketin onayı ile devredilebilir. Bu onay Şirketin Yönetim Kurulu'nun tüm üyelerinin katılımı ve oybirliğiyle alacağı kararı ile verilir.” şeklinde olduğu, ana sözleşmenin 8.1(i) maddesinde ise pay devrinin ya da devralanın işbu esas sözleşme şartlarına veya pay sahipleri arasındaki pay sahipleri sözleşmesi hükümlerine aykırı olması halinde pay devrine ilişkin onay isteminin reddine karar verilebileceğinin düzenlendiği, yönetim kurulunca, pay devrinin şirket ana sözleşmesi'nin 8.1. maddesine aykırı olması ve pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunmasının hem işletme konusu hem de işletmenin ekonomik bağımsızlığının korunması hususlarının red sebebi yapıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 493. maddesinin gerekçesine göre, esas sözleşmeye konulacak haklı sebeplerin kanunda gösterilmiş sebeplerden olması gerektiği, esas sözleşmede mezkûr maddeye atfın yeterli olmadığı, haklı sebebin kanundaki haklı sebeplere uygun bir şekilde somutlaştırılması gerektiği, haklı sebep kategorilerinin paysahipleri çevresinin bileşimi, şirketin konusu ve işletmenin bağımsızlığı olarak belirlendiği, davalı şirket ana sözleşmesinin 8.1 maddesinde, emsalsiz becerilere ve deneyime sahip olan (A) grubu, (B) grubu ve (C) grubu pay sahiplerinin tamamının, birlikte şirketin büyümesi, başarısı, ekonomik bağımsızlığı ve faaliyetinin devamlılığı yanı sıra pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunması konusunda şirkette önemli bir yere sahip olduklarını kabul etmekte oldukları ifade edildiği ancak hisse devrinin söz konusu olması halinde devre onay verilmesi için hangi hususların aranacağının düzenlenmediği, somutlaştırılmadığı, ana sözleşmenin 8.1(i) maddesinde pay devrinin ya da devralanın işbu esas sözleşme şartlarına veya pay sahipleri arasındaki pay sahipleri sözleşmesi hükümlerine aykırı olması halinde, pay devrine ilişkin onay isteminin reddine karar verilebileceği düzenlenmiş olmakla birlikte, hisse devrine onay verilmemesini gerektiren sebeplerin ana sözleşmede açıkça yazılması gerektiği, dolayısıyla pay sahipleri sözleşmesi hükümlerine yapılan atfın geçerli olmadığı, nama yazılı hisselerin devrine onay verilmesi isteminin reddine dair kararda, "pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunması" hususuna vurgu yapılmış ise de, bu durumun 6102 sayılı Kanun'un 493. maddesi kapsamında somutlaştırılmadığı, ana sözleşme ile anonim şirketlerde nama yazılı hisselerin devri sınırlandırılabilirse de davalı şirketin nama yazılı hisselerin devrini sınırlandıran 8.1 maddesinin, birleşen dosya davacısının hisseleri devralmasına onay verilmemesini gerektiren bir önemli neden içermediği, davalının diğer hissedarlarının devre onay verme yetkileri bulunmayıp, devre muvafakatlerinin bulunmamasının sonuca bir etkisinin olmadığı, davalı şirket pay sahipleri sözleşmesinin ise sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği birleşen dosya davacısına karşı ileri sürülemeyeceği, davalı şirketin nama yazılı hisselerin devrine onay vermemesinin 6102 sayılı Kanun'un 493/1-2 hükümleri anlamında önemli bir sebebe dayanmadığı, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinin isabetli görülmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen dosya davacısı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde 198824-5 sicil numarası ile kayıtlı birleşen dosya davacısı G. Yatçılık Turizm Gayrimenkul Otomotiv İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin, davalı T. Yatırım Holding A.Ş.'nin 43.567 adet 21.783.500 nominal bedelli C grubu pay itibariyle davalı şirketin ortağı olduğunun tespitine ve pay defterine kaydına karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davacının davalı şirketteki paylarını dava dışı şirkete devrinin pay defterine işlenmesi talebinin reddine dair yönetim kurulu kararının iptali ile pay devir işleminin pay devir tarihi itibarı ile pay defterine hükmen işlenmesi talebine, birleşen dava ise, asıl davaya konu yönetim kurulu kararının payı devralan şirket tarafından geçersizliği/iptali talebine, terditli olarak payı devralan şirketin hissedarlığının tespiti ile hissedarlığın hükmen pay defterine işlenmesi taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1- Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekilince duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olmasına rağmen dosyanın temyiz incelemesi Dairemizce sehven duruşmasız olarak yapılmış ve Dairemizin 03.02.2025 tarihli 2024/1865 E., 2025/478 K. sayılı ilamı ile karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun HMK 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı gözetilerek Dairemizce, HMK'nın 369. maddesi uyarınca bir duruşma günü tayin edilerek taraflara usulen tebligat yapılıp, gelen taraf/taraf vekilleri dinlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, sehven duruşmasız inceleme yapılması suretiyle karar verilmesi doğru olmadığından Dairemizin 03.02.2025 tarihli 2024/1865 E., 2025/478 K. sayılı onama kararının kaldırılması ve temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması gerekmiştir. Bu kapsamda 27.05.2025 tarihinde yapılan duruşma neticesinde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
2. Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı A. Holding A.Ş.'nin davalı T. Yatırım Holding A.Ş.'de sahip olduğu 43.567 adet 21.783.500 nominal bedelli C grubu payların tamamının birleşen dosya davacısı G. Yatçılık Turizm Gayrimenkul Otomotiv İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye devredilmesine ilişkin 10.05.2019 tarihli pay devir sözleşmesi imzalanmıştır. Bu devrin onaylanması için davacı A. Holding A.Ş. ve G. A.Ş. tarafından 12.06.2019 tarihli ihtarname ile başvurulması üzerine, davalı şirketin 24.06.2019 tarih ve 2019/6 sayılı yönetim kurulu kararı ile hisse devir işleminin kabul edilmemesine ve buna bağlı olarak pay devrinin pay defterine işlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden önce 6102 sayılı TTK hükümlerine ve davalı şirketin anasözleşmesine bakmak gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 490. maddesinde, kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı payların, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebileceği, anılan Kanun'un 492/1. hükmünde esas sözleşmede, nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceğinin öngörülebileceği düzenlenmiş, "Ret sebepleri" başlıklı 493. madde ise "...(1) Şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir. (2) Pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa, önemli sebep oluşturur. (3) Bundan başka, devralan, payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmezse şirket, devrin pay defterine kaydını reddedebilir...(7) Esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramaz...." hükmünü düzenlemiştir.
6102 sayılı TTK'nın 494. maddesinde ise (1) Devir için gerekli olan onay verilmediği sürece, payların mülkiyeti ve paylara bağlı tüm haklar devredende kalır....(3) Şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılır..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davalı şirketin anasözleşmesindeki hükümlere bakıldığında "Pay Senetlerinin Devri" başlıklı 8. maddesinin 8.1. hükmü "Pay sahipleri, Şirket’in ve Şirket’in iştiraklerinin faaliyette bulunduğu sektörlerde öncü bir konumda bulunabilmek ve Şirket’in işbu esas sözleşmede yer alan amaç ve konularını gerçekleştirmek için Şirket’in sürekli olarak yüksek düzeyde teknik bilgi (know-how) kullanması, geniş bir ağa sahip olması, profesyonel düzeyde uzmanlığa sahip olması gerektiğini ve ayrıca önemli miktarlarda yatırım yapması gerektiğini ve emsalsiz becerilere ve deneyime sahip olan (A) Grubu, (B) Grubu ve (C) Grubu Pay Sahiplerinin tamamının, birlikte Şirket’in büyümesi, başarısı, ekonomik bağımsızlığı ve faaliyetinin devamlılığı yanı sıra pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunması konusunda Şirket’te önemli bir yere sahip olduklarını kabul etmektedirler. Bu sebeple, nama yazılı paylar ancak Şirketin onayı ile devredilebilir. Bu onay Şirketin Yönetim Kurulu'nun tüm üyelerinin katılımı ve oybirliğiyle alacağı kararı ile verilir, 8.1.(i) hükmü ise Şirket; pay devrinin ya da devralanın işbu esas sözleşme şartlarına veya pay sahipleri arasındaki pay sahipleri sözleşmesi hükümlerine aykırı olması halinde, pay devirlerine ilişkin onay istemini reddedebilir ve söz konusu pay devirlerini şirket pay defterine kaydetmekten imtina edebilir..." hükmünü düzenlemiştir.
Davalı şirketin anasözleşmesinin 10. maddesinde yönetim kurulunun 5 üyeden oluşacağı, yönetim kurulunun 2 üyesinin A grubu, 2 üyesinin B grubu ve 1 üyesinin C grubu payların çoğunluğuna sahip olan pay sahipleri tarafından aday gösterilen adaylar arasından genel kurul tarafından seçileceği düzenlenmiştir.
Davalı şirket anasözleşmesinin 12/7 hükmü ve devamında ise "...Yönetim Kurulu Özellikli Yönetim Kurulu Kararları dışındaki kararları alacağı toplantılarda en az dört (4) Üye ile toplanır ve en az dört (4) Yönetim Kurulu Üyesinin olumlu oyu ile karar alır. Özellikli Yönetim Kurulu Kararları'nın alınacağı Yönetim Kurulu toplantılarında C Grubu Yönetim Kurulu üyesinin varlığı aranır ve C Grubu payları temsil eden Yönetim Kurulu Üyesi'nin olumlu gerekir...Yönetim Kurulu Başkanı da dahil olmak üzere her üyenin bir oy hakkı vardır. Özellikli Yönetim Kurulu Kararları: Şirket Yönetim Kurulu'nda alınacak Özellikli Yönetim Kurulu Kararları aşağıdaki gibidir ve Özellikli Yönetim Kurulu Kararları'nın alınacağı Yönetim Kurulu toplantılarında C Grubu Yönetim üyesinin varlığı aranır ve C Grubu payları temsil eden Yönetim Kurulu Üyesi'nin olumlu oyu gereklidir....(iii) Nama yazılı hisse senetlerinin devrinin onaylanması..." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Davalı şirketin 24.05.2019 tarihli olağanüstü genel kurulunda, gündemin 3. maddesinde görev süreleri biten yönetim kurulu üyelerinin yerine yeni yönetim kurulu üyelerinin seçiminin görüşüldüğü, A ve B grubu pay sahipleri adına önerilen adayların tüm tarafların oybirliği ile seçildiği, C grubu pay sahipleri tarafından Servet A.'ın yönetim kurulu üyeliği için önerildiğinde, B grubu hissedarlar tarafından, Servet A.'ın, A. Holding A.Ş. tarafından hisse devri planlanan şirketin ortağı olduğundan rekabet eder konumda olması, aynı sektörde başka bir şirketin hakim ortağı bulunması ve muvazaalı hisse devri amacına hizmet ediyor olması gerekçesiyle C grubu hisse sahipleri tarafından önerilen Servet A.'ın adaylığına itiraz edildiği, itiraz üzerine C grubu hisse sahibi A. Holding A.Ş. tarafından ret gerekçelerinin, şirket esas sözleşmesine ve yasal mevzuattan kaynaklanan haklarına aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, yapılan oylamada A ve B grubu hissedarların oy çokluğu ile Servet A.'ın adaylığının reddedildiği, devamında divan başkanı tarafından yönetim kurulunun teşekkül edebilmesi ve şirketin organsız kalmaması açısından 5. yönetim kurulu adayı için öneri olup olmadığının sorulduğu, bunun üzerine S. Yapı End. A.Ş temsilcisi tarafından İstanbul Barosuna kayıtlı avukat Mustafa Y.'ın aday gösterildiği, Mustafa Y.'ın adaylığına C grubu hisse sahibi A. Holding A.Ş.'nin itiraz ettiği, yapılan oylama sonucunda Mustafa Y.'ın, A ve B grubu hisse sahiplerinin kabul oyu, C grubunun ret oyu ile oy çokluğuyla yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında ve UYAP'ta yapılan incelemede İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/334 E., 2019/1036 K. sayılı ilamı ile A. Holding A.Ş. tarafından davalı T. Yatırım Holding A.Ş. aleyhine açılan davada, davalı T. Yatırım Holding A.Ş.'nin 24.05.2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 3.1 maddesinde alınan C grubu pay sahibi A. Holding A.Ş. tarafından aday gösterilen Servet A.'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçilmemesi ve yerine Mustafa Y.'ın C grubu adayı olarak yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine ilişkin kararın butlanla malul olduğunun tespitine ve iptaline, aynı maddede diğer pay grupları olan A ve B grubu pay sahipleri tarafından önerilen adayların seçimine ilişkin (Mustafa Y. dışında) seçilen adaylar yönünden açılan davanın reddine, aynı genel kurulda gündemin 3.2 maddesinde yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımının yapılmasına yönelik alınan kararların yönetim kurulunun yetkilerinin devrine yönelik olduğu anlaşıldığından iptaline, aynı genel kurulda gündemin 3.2.1 maddesinde şirketin temsiline ilişkin alınan kararın iptaline karar verilmiş, hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 13.07.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İşbu kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 25.11.2024 tarihli 2023/4662 E., 2024/8264K. sayılı ilamı ile genel kurul tarafından C grubu pay sahibi A. Holding A.Ş. tarafından yönetim kurulu adaylığına önerilen Servet A.'ın yönetim kurulu adaylığının reddi haklı nedene dayanmakta ise de Kanun'da imtiyaz sahibi pay sahibinin önerdiği adayın haklı nedenle reddi hâlinde ilgili yönetim kurulu üyesinin nasıl seçileceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca somut olaya uygun bir şekilde bu boşluğun doldurulması gerektiği, ilgili genel kurulda C grubu pay sahibi A. Holding A.Ş. tarafından yönetim kurulu adaylığına önerilen Servet A.'ın yönetim kurulu adaylığının reddinden sonra tutanakta açıkça belirtilmek suretiyle C grubu pay sahibi A. Holding A.Ş. temsilcisine başka bir yönetim kurulu adayı göstermesi için aynı toplantı içinde makul bir süre verilmesi, gerekirse toplantıya kısa bir ara verilmesi, bu hususların özellikle toplantı tutanağında belirtilmesi, bu şekilde makul bir süre verilmesinden ya da toplantıya kısa bir ara verilmesinden sonra C grubu pay sahibi A. Holding A.Ş. temsilcisinden yönetim kurulu için reddedilen aday dışında yeni adayının sorulması, yeni aday sunulması hâlinde o adayın durumunun değerlendirilmesi, reddedilen aday Servet A. da ısrar edilmesi hâlinde ise diğer pay gruplarından aday sorulması gerekirken bu prosedür izlenmeden yönetim kuruluna Mustafa Y.'ın seçilmesinin isabetli olmadığı ancak İlk Derece Mahkemesince, davalı T. Yatırım Holding A.Ş.'nin 24.05.2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 3.1 maddesinde alınan C grubu pay sahibi A. Holding A.Ş. tarafından aday gösterilen Servet A.'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçilmemesi ve yerine Mustafa Y.'ın C grubu adayı olarak yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine ilişkin kararın iptaline karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu 24.06.2019 tarih ve 2019/6 sayılı yönetim kurulu kararında S. Yapı End. Tic.A.Ş. temsilcisi, S.İ. Bilkent Fitness ve S. Mer. A.Ş. temsilcisi, S. Proje Gel. Yat.A.Ş. temsilcisi, B. Gayrımenkul İnş.Yat.Yön. Hiz. A.Ş. temsilcisi ve yönetim kurulu üyesi Mustafa Y.'ın imzasının bulunduğu görülmüştür.
Bu durumda 6102 sayılı TTK'nın yukarıda belirtilen hükümleri, davalı şirketin anasözleşme hükümleri ve Dairemizin 25.11.2024 tarihli 2023/4662 E., 2024/8264K. sayılı ilamı nazara alındığında ortada usulüne uygun teşekkül edip, toplanıp karar alan bir yönetim kurulundan bahsedilemeyecektir.
Yukarıda belirtildiği gibi 6102 sayılı TTK'nın 494/3 hükmü gereği şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılır. Bu hüküm kapsamında yönetim kurulunun hisse devrine ilişkin talebi reddetmemiş olması veya reddin haksızlığının tartışılabilmesi için öncelikle yönetim kurulunun usulüne uygun teşekkülü gerekir. Ancak usulüne uygun bir yönetim kurulu teşekkülünden sonra hisse devir işleminin reddi kararının haksızlığı veya 3 aylık dolaylı onaydan söz edilebilir.
Somut uyuşmazlıkta Dairemizin 25.11.2024 tarihli 2023/4662 E., 2024/8264K. sayılı ilamı da gözetildiğinde yukarıda anılan 6102 sayılı TTK hükümleri ve davalı şirketin anasözleşmesine uygun teşekkül etmiş bir yönetim kurulu bulunmadığından dava konusu karar da yok hükmünde olacağından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 03.02.2025 tarihli 2024/1865 E., 2025/478 K. sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak asıl ve birleşen davada davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Abdullah Yaman Mehmet Durgun Dr. Orhan Sekmen Döndü Deniz Bilir Okan Albayrak
USÛLÜNE UYGUN BİR YÖNETİM KURULU TEŞEKKÜLÜNDEN SONRA HİSSE DEVİR İŞLEMİNİN REDDİ KARARININ HAKSIZLIĞI VEYA ÜÇ AYLIK DOLAYLI ONAYDAN SÖZ EDİLEBİLİR.
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2025/2171
Karar No : 2025/3814
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 29.12.2023
SAYISI : 2021/773 Esas, 2023/1560 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.05.2025 günü hazır bulunan asıl davada davacı vekili Avukat G.A.G., birleşen davada davacı G. Ticaret A.Ş. vekili Avukat A.Ö. ve davalı T. Yatırım Holding A.Ş. vekili Avukat M.S.D. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı şirketin sermayesinin %21,68'ini temsil eden 43.567 adet C grubu nama yazılı pay sahibi olan müvekkili şirketin, davalı şirketteki tüm paylarını devrederek ortaklıktan ayrılmak istediğini, şirketin diğer ortaklarına, pay sahipleri sözleşmesi gereği önalım haklarını kullanması hususunda bildirim yükümlülüğünü yerine getiren müvekkilinin 10.05.2019 tarihinde dava dışı G. Yatçılık Gayrimenkul Turizm Otomotiv İç ve Dış Tic A.Ş. ile imzaladığı pay devir sözleşmesi ile ilgili pay devri kararı alınması ve pay devrinin şirket pay defterlerine işlenmesi talebinin 24.06.2019 tarihli toplantıda, davalı şirket anasözleşmesinin 8.1. ve 8.1.(i) maddesi gerekçe gösterilerek oy birliği ile reddedildiğini, davaya konu pay devrinde anasözleşmeye aykırılık bulunmadığını, nama yazılı pay devrinin önemli bir sebeple reddi için red sebeplerinin esas sözleşmede açık ve somut bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, pay devrinin reddini gerektirecek önemli bir sebebin bulunmadığını, şirket açısından önemli bir payın devrinin de söz konusu olmadığını, davalı şirketin halihazırdaki ortaklarının profili şirketin büyümesi, başarısı, ekonomik bağımsızlığı ve faaliyetinin devamlılığı açısından önemli ise de bu hususun şirketin kuruluş ve gelişme aşamalarında bir anlam ifade ettiğini, gelinen aşamada davalının tanınır ve güvenilir bir şirket haline geldiğini, ayrıca pay sahipleri sözleşmesine göre müvekkilinin, davalı şirkette mali yükümlülük altına girme borcunun olmadığını, davalı şirkette ortak olarak kalmasının davalının hayatiyeti açısından öneminin olmadığını, davalı şirket pay sahipleri sözleşmesindeki, muhtemel pay devri kısıtlamalarının emredici nitelikteki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı TTK) hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirket yönetim kurulunca verilen 24.06.2019 tarihli ve 2019/6 sayılı kararın iptali ile müvekkili tarafından yapılan pay devir işleminin pay devir tarihi olan 29.05.2019 tarihi itibarıyla pay defterine hükmen işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; nitelikli kararların alınmasına yönelik olarak, C grubu pay sahipliği temsil edilmediğinden toplantı yeter sayısının sağlanmadığını, hisse devrinin reddine dair 24.06.2019 tarihli TAV yönetim kurulu kararının batıl/geçersiz olduğunu ileri sürerek hisse devrinin reddine dair 24.06.2019 tarih 2019/6 karar sayılı TAV yönetim kurulu kararı batıl/geçersiz olmakla şirketçe 3 ay içerisinde hisse devrinin tescilini red iradesi tecessüm etmemiş olduğundan, 6102 sayılı TTK'nın 494/3 hükmü uyarınca G. A.Ş.’nin hissedarlığının tespitine ve pay devrinin pay defterine hükmen işlenmesine, Mahkemece gerek duyulur ise 24.06.2019 tarih 2019/6 karar sayılı yönetim kurulu kararının butlanı/geçersizliğinin tespitine veya iptaline, bu talep kabul görmez ise terditli talep olarak hisse devrinin 28.06.2019 tarihli ihtar ve ekindeki 24.06.2019 tarih ve 2019/6 karar sayılı TAV Yönetim Kurulu kararında bildirilen red gerekçelerinin haksızlığı sebebiyle G. A.Ş.’nin hissedarlığının tespiti ve pay devrinin pay defterine hükmen işlenmesine, anasözleşmenin 8. ve 12. maddeleri hükümlerinin ve pay sahipleri sözleşmesinin 5. ve 6.8 maddelerinin ve diğer maddelerin yorumunda taraflar arasında çıkan muarazanın menine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin anasözleşmesinin 8.1 maddesinde pay sahipleri çevresinin bileşimine dair hüküm yer aldığını, pay sahiplerinin profilinin şirket için önem arz ettiğini, anasözleşmenin 8.1 maddesinin 2017 yılında kaleme alındığını, davacının hisselerini devretmek istediği G. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı ve sahibi olan şahsı yönetim kuruluna aday gösterdiğini, bu adayın seçilmemesi üzerine 24.05.2019 tarihli olağanüstü genel kurul kararının iptali talebi ile açılan davanın kabulüne karar verildiğini, genel kurul süreciyle ilgili uyuşmazlıklar devam ederken davacının diğer ortakların itirazlarını görmezden gelerek hisselerini G. A.Ş'ye devrettiğinden bahisle bildirimde bulunduğunu, 24.06.2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile pay devrinin pay defterine işlenmesi talebinin reddedildiğini, şirketin ekonomik bağımsızlığı ve faaliyetinin devamlılığında bankalarla yapılan işlemlerin önemli olduğunu, davacının hisselerini devrettiği şirketin sahibinin dava dışı A.net A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, bu şirketin müvekkilinin rakibi konumunda bulunduğunu, bankaların dönem itibarı ile ortak değişikliğini kabul etmemesinin muhtemel olduğunu, G. A.Ş.'nin 2016 yılında kurulduğunu, ana iştigal konusunun A.net İnşaat Grubu ile ilgili bulunduğunu, müvekkilinin ekonomik yönden ve yeni işlere girmekte sıkıntılı olduğu bir dönemde rakip bir şirketin müvekkilinin ortaklık yapısına dahil olmasının ve şirketin yıllarca biriktirdiği birikime vakıf olmasının kabul edilebilir olmadığını, bu yönü ile pay sahibi çevresinin bileşiminin korunmasının önemli olduğunu, rakip bir şirketin pay sahipleri çevresinin bileşimini bozacak şekilde ortaklık yapısına dahil edilmek istenmesi karşısında pay devri talebinin reddedilmesinin ilgili mevzuata uygun olduğunu, davacı tarafın da oyuyla kabul edilen şirket anasözleşmesinin 8.1.(i) maddesinde pay sahipleri arasındaki sözleşmeye aykırı devirlerin şirket tarafından reddedilebileceği hükmü getirildiğini, kurulduğu günden bu yana şirkette ortak olan hissedarların güçlü bir pay sahibi çevresi oluşturduğunu, teknik başarı yakalanmış olsa da ekonomik bağımsızlığın sağlanması için pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunmasının elzem olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; asıl davadaki savunmalarına benzer gerekçelerle davanın haksız olduğunu, asıl dava ile birleştirme kararı verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket anasözleşmesinin 12. maddesine göre nama yazılı hisse senetlerinin devrinin onaylanması kararının özellikli yönetim kurulu kararı olduğu, 8.1. maddesine göre nama yazılı payların ancak şirketin onayı ile devredilebileceği, bu onayın şirketin yönetim kurulunun tüm üyelerinin katılımı ve oybirliğiyle alacağı kararla verilebileceği, anasözleşmenin 8.1., 12. maddesi ve pay sahipleri sözleşmesinin 6.7. ile 6.8. maddeleri uyarınca özellikli yönetim kurulu toplantılarında C grubu yönetim üyesinin varlığının ve olumlu oyunun arandığı, birleşen davada davacı şirketin halihazırda pay sahibi olmayıp üçüncü kişi olduğu, dolayısıyla İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/334 E., 2019/1036 K. sayılı dosyasında yönetim kurulu seçimine dair genel kurul kararının iptali talebi ile açılan davanın sonucunun bu davaya etkili olmayacağı, üçüncü kişi konumundaki davacı G. A.Ş.'ye bir etkisinin olmayacağı, anılan karar bu hali ile kesinleşse dahi davacı G. A.Ş.'nin pay sahibi sıfatını haiz olmayacağı, üçüncü bir kişinin şirkette pay sahibi olabilmesi için yönetim kurulunun hisse senetlerinin devrini oy birliği ile onaylaması gerektiği, 24.06.2019 tarihli yönetim kurulu toplantısında ise oy birliği ile davacıların pay devri işleminin pay defterine işlenmesi talebinin reddedildiği, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/334E., 2019/1036 K. sayılı kararı ile yönetim kurulu üyesi M. Y.'ın C grubu hisselerini temsilen yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkin genel kurul kararının iptal edildiği, diğer yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararın iptaline ilişkin istem reddedildiği, yönetim kurulu üyesi M. Y.'ın üyeliğinin iptaline karar verilmesinin payı devralan G. A.Ş.'nin pay defterine kayıt talebine ilişkin yönetim kurulu kararını dış ilişkide kendiliğinden geçersiz hale getirmeyeceği, anasözleşme ve pay sahipleri sözleşmesinde pay devrinin reddedilmesi için yönetim kurulunun tüm üyeler ile toplanma ve oy birliği ile karar alma şartının bulunmadığı, bu şartın sadece devre onay verilecek yönetim kurulu toplantıları için öngörüldüğü, devrin reddine ilişkin alınacak kararlar yönünden böyle bir şartın düzenlenmediği ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 490. maddesi uyarınca kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı payların, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebileceği, davalı şirketin ise anasözleşme ile devri yönetim kurulunun oy birliği ile alınacak onay kararı şartına bağladığı, somut uyuşmazlıkta C grubu hisselerini temsil eden üyenin olumsuz oy kullandığı varsayıldığında dahi 4 yönetim kurulu üyesinin pay devrine onay vermediği, dolayısıyla C grubunu temsilen yönetim kurulu üyesi toplantıya katılmasa veya katılıp olumlu oy kullansa dahi sonucun değişmeyeceği, bu nedenlerle davacıların bu yöndeki iddialarının yerinde görülmediği ve İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/334E., 2019/1036 K. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmadığı, dava konusu yönetim kurulu toplantısında anasözleşmenin 8.1. ve 8.1.(i) maddesine atıfta bulunulduğu, bu nedenle davalının dayandığı pay sahipleri sözleşmesinin 5.5, 7.7 maddelerinin, davalının ekonomik bağımsızlığın sağlanması için pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunmasının önemine ilişkin açıklamalarını teyit ettiği, davalının pay devrini kabul etmemesinin temel dayanağının anasözleşmenin 8.1 ile 8.1.(i) maddesi uyarınca pay sahipleri sözleşmesi olduğu, TAV Holding'in faaliyet alanı içerisindeki öncü konumunu korumak ve işletme konusunun gerçekleştirilmesi için sahip olunması gereken teknik bilgi, uzmanlık, ticari itibarın varlığını devam ettirmek amacıyla pay devrinin sınırlanması yoluna gittiği, dava dilekçesinde yer alan ifadelere göre davacı A. Holding A.Ş.'nin de mevcut profilin şirketin büyümesi, başarısı, ekonomik bağımsızlığı ve faaliyetin devamlılığı için önemli olduğunu kabul ettiği, bu hususun şirketin kuruluş ve gelişme aşamasında bir anlam ifade ettiğini, gelinen aşamada şirketin kendisini bir araya getiren ortaklarından bağımsız olarak tanınır ve güvenilir hale geldiğini belirtmiş ise de davalı şirketin kuruluş tarihi 01.07.2005 olup anasözleşmenin 8.1 maddesindeki değişikliğin 08.08.2017 tarihinde yapıldığı ve davacı A. Holding A.Ş.'nin de bu değişikliğe olumlu oy kullandığı, buna göre davacı A. Holding A.Ş.'nin de şirketin büyümesi, başarısı ve ekonomik bağımsızlığının devamı için pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunmasının halen önemli olduğunu kabul ettiği sonucuna ulaşıldığı, ticari hayatta bankalar yönünden şirketlerin ortaklık yapısının önemi ile ortaklık yapısındaki değişikliklere bankaların/kredi kuruluşlarının tereddüt ile yaklaştığının bilindiği, davalının bu yöndeki açıklamalarının haklı neden olarak kabul edildiği, şirket yapısına ve işletme konusuna yabancı bir kişinin/şirketin ortaklık yapısına dahil edilip, yüksek kredibilite ve teknik bilgi (know-how) isteyen alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin işletme konusuna yönelik faaliyetlerini sürdürmesinin, pay sahipleri çevresinin korunması ile şirkete dahil olacak ortağın ancak bu niteliklere sahip olması halinde mümkün olacağı, G. A.Ş.'nin ortağı olduğu, dava dışı A.net A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğu, bu hali ile davalı şirketin ortakları arasına girecek olan G. A.Ş.'nin vakıf olacağı bilgileri dava dışı A.net A.Ş. vasıtası ile kullanabilmesi ve inşaat alanında rakip firma haline gelmesinin, davalı şirketin büyümesi ve faaliyetinin devamlılığına olumsuz etki edebileceği kanaatinin oluştuğu, davalı şirketin pay devrine onay vermemesine ilişkin gerekçelerinin, pay devrinin reddi açısından önemli sebep teşkil ettiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı A. Holding A.Ş.'nin davalı T. Yatırım Holding A.Ş.'de sahip olduğu 43.567 adet 21.783.500 nominal bedelli C grubu payların tamamının birleşen dosya davacısına devredilmesine ilişkin 10.05.2019 tarihli pay devir sözleşmesi imzalandığı, 6102 sayılı Kanun'un 490/1. maddesine göre, Kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı payların, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebileceği, ancak 492/1 maddesine göre de esas sözleşme ile nama yazılı payların şirketin onayıyla devredilebileceğinin öngörülebileceği, red sebeplerinin ise 493. maddede düzenlendiği, 6102 sayılı Kanun'un 494/3 hükmüne göre de şirket, onaylamaya ilişkin talebi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya reddi haksızsa, onay verilmiş sayılacağı, davalı şirketin ana sözleşmesinin 10. maddesinde yönetim kurulunun 5 üyeden oluşacağı, 12/7 ve devamı maddelerinde yönetim kurulunun özellikli yönetim kurulu kararları dışındaki kararlarının en az 4 üyeyle toplanıp en az 4 üyeyle karara bağlanacağı; özellikli yönetim kurulu kararlarına yönelik toplantılarında C grubu yönetim kurulu üyesinin varlığının ve olumlu oyunun gerekliliğinin düzenlendiği, nama yazılı hisse senetlerinin devrinin onaylanmasının özellikli yönetim kurulu kararları arasında sayıldığı, ana sözleşmenin 8.1 maddesinin 1. paragrafının son cümlesinde nama yazılı payların devrine ilişkin onayın şirket yönetim kurulunun tüm üyelerinin katılımı ve oybirliğiyle alacağı kararı ile verileceğinin düzenlendiği, davalı şirketin 24.05.2019 tarihli genel kurulunda C grubu pay sahibi davacının gösterdiği aday yerine, ortaklardan S. Yapı'nın aday gösterdiği Mustafa Y.'ın şirketin organsız kalmaması gerekçesiyle seçilmiş olması karşısında, şirket yönetim kurulunda C grubu payları temsil eden yönetim kurulu üyesinin, seçilemediğinden bulunmadığı, ana sözleşmenin 12. maddesine göre onay istemi için karar yeter sayısının sağlanamamasının onay isteminin reddi sonucunu, toplantı yeter sayısının sağlanamamasının ise yönetim kurulu kararının yokluğu sonucunu doğuracağı, usulüne göre toplanmamış bir yönetim kurulunun aldığı karar ile ilgili olarak ise toplantıya katılamayan üyenin karara etki edip edemeyeceğinin bir önemi bulunmadığı, zira "nama yazılı hisse senetlerinin devrinin onaylanması" talebinin görüşüleceği yönetim kurulu toplantısına C grubu hisselerini temsil eden üyenin katılmasının yönetim kurulunun teşekkül ettirilebilmesi için şart olduğu, somut olayda, dava konusu nama yazılı hisse devrinin onaylanması talebinin, C grubu hisseleri temsil eden üyenin bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanmış olması nedeniyle yok hükmünde olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 494/3 hükmündeki "Şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılır" şeklindeki hüküm uyarınca davalı şirket tarafından hisse devrinin onaylanması talebi usulünce reddedilmediğinden kabul edilmiş olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 493/1 hükmüne göre şirketin, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebileceği, 2. fıkraya göre ise pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümlerinin, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa, önemli sebep oluşturacağı, şirket ana sözleşmesinin 8.1. maddesinin "Pay sahipleri, Şirket’in ve Şirket’in iştiraklerinin faaliyette bulunduğu sektörlerde öncü bir konumda bulunabilmek ve Şirket’in işbu esas sözleşmede yer alan amaç ve konularını gerçekleştirmek için Şirket’in sürekli olarak yüksek düzeyde teknik bilgi (know-how) kullanması, geniş bir ağa sahip olması, profesyonel düzeyde uzmanlığa sahip olması gerektiğini ve ayrıca önemli miktarlarda yatırım yapması gerektiğini ve emsalsiz becerilere ve deneyime sahip olan (A) Grubu, (B) Grubu ve (C) Grubu Pay Sahiplerinin tamamının, birlikte Şirket’in büyümesi, başarısı, ekonomik bağımsızlığı ve faaliyetinin devamlılığı yanı sıra pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunması konusunda Şirket’te önemli bir yere sahip olduklarını kabul etmektedirler. Bu sebeple, nama yazılı paylar ancak Şirketin onayı ile devredilebilir. Bu onay Şirketin Yönetim Kurulu'nun tüm üyelerinin katılımı ve oybirliğiyle alacağı kararı ile verilir.” şeklinde olduğu, ana sözleşmenin 8.1(i) maddesinde ise pay devrinin ya da devralanın işbu esas sözleşme şartlarına veya pay sahipleri arasındaki pay sahipleri sözleşmesi hükümlerine aykırı olması halinde pay devrine ilişkin onay isteminin reddine karar verilebileceğinin düzenlendiği, yönetim kurulunca, pay devrinin şirket ana sözleşmesi'nin 8.1. maddesine aykırı olması ve pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunmasının hem işletme konusu hem de işletmenin ekonomik bağımsızlığının korunması hususlarının red sebebi yapıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 493. maddesinin gerekçesine göre, esas sözleşmeye konulacak haklı sebeplerin kanunda gösterilmiş sebeplerden olması gerektiği, esas sözleşmede mezkûr maddeye atfın yeterli olmadığı, haklı sebebin kanundaki haklı sebeplere uygun bir şekilde somutlaştırılması gerektiği, haklı sebep kategorilerinin paysahipleri çevresinin bileşimi, şirketin konusu ve işletmenin bağımsızlığı olarak belirlendiği, davalı şirket ana sözleşmesinin 8.1 maddesinde, emsalsiz becerilere ve deneyime sahip olan (A) grubu, (B) grubu ve (C) grubu pay sahiplerinin tamamının, birlikte şirketin büyümesi, başarısı, ekonomik bağımsızlığı ve faaliyetinin devamlılığı yanı sıra pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunması konusunda şirkette önemli bir yere sahip olduklarını kabul etmekte oldukları ifade edildiği ancak hisse devrinin söz konusu olması halinde devre onay verilmesi için hangi hususların aranacağının düzenlenmediği, somutlaştırılmadığı, ana sözleşmenin 8.1(i) maddesinde pay devrinin ya da devralanın işbu esas sözleşme şartlarına veya pay sahipleri arasındaki pay sahipleri sözleşmesi hükümlerine aykırı olması halinde, pay devrine ilişkin onay isteminin reddine karar verilebileceği düzenlenmiş olmakla birlikte, hisse devrine onay verilmemesini gerektiren sebeplerin ana sözleşmede açıkça yazılması gerektiği, dolayısıyla pay sahipleri sözleşmesi hükümlerine yapılan atfın geçerli olmadığı, nama yazılı hisselerin devrine onay verilmesi isteminin reddine dair kararda, "pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunması" hususuna vurgu yapılmış ise de, bu durumun 6102 sayılı Kanun'un 493. maddesi kapsamında somutlaştırılmadığı, ana sözleşme ile anonim şirketlerde nama yazılı hisselerin devri sınırlandırılabilirse de davalı şirketin nama yazılı hisselerin devrini sınırlandıran 8.1 maddesinin, birleşen dosya davacısının hisseleri devralmasına onay verilmemesini gerektiren bir önemli neden içermediği, davalının diğer hissedarlarının devre onay verme yetkileri bulunmayıp, devre muvafakatlerinin bulunmamasının sonuca bir etkisinin olmadığı, davalı şirket pay sahipleri sözleşmesinin ise sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği birleşen dosya davacısına karşı ileri sürülemeyeceği, davalı şirketin nama yazılı hisselerin devrine onay vermemesinin 6102 sayılı Kanun'un 493/1-2 hükümleri anlamında önemli bir sebebe dayanmadığı, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçelerle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinin isabetli görülmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen dosya davacısı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde 198824-5 sicil numarası ile kayıtlı birleşen dosya davacısı G. Yatçılık Turizm Gayrimenkul Otomotiv İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin, davalı T. Yatırım Holding A.Ş.'nin 43.567 adet 21.783.500 nominal bedelli C grubu pay itibariyle davalı şirketin ortağı olduğunun tespitine ve pay defterine kaydına karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davacının davalı şirketteki paylarını dava dışı şirkete devrinin pay defterine işlenmesi talebinin reddine dair yönetim kurulu kararının iptali ile pay devir işleminin pay devir tarihi itibarı ile pay defterine hükmen işlenmesi talebine, birleşen dava ise, asıl davaya konu yönetim kurulu kararının payı devralan şirket tarafından geçersizliği/iptali talebine, terditli olarak payı devralan şirketin hissedarlığının tespiti ile hissedarlığın hükmen pay defterine işlenmesi taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1- Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekilince duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olmasına rağmen dosyanın temyiz incelemesi Dairemizce sehven duruşmasız olarak yapılmış ve Dairemizin 03.02.2025 tarihli 2024/1865 E., 2025/478 K. sayılı ilamı ile karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun HMK 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı gözetilerek Dairemizce, HMK'nın 369. maddesi uyarınca bir duruşma günü tayin edilerek taraflara usulen tebligat yapılıp, gelen taraf/taraf vekilleri dinlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, sehven duruşmasız inceleme yapılması suretiyle karar verilmesi doğru olmadığından Dairemizin 03.02.2025 tarihli 2024/1865 E., 2025/478 K. sayılı onama kararının kaldırılması ve temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması gerekmiştir. Bu kapsamda 27.05.2025 tarihinde yapılan duruşma neticesinde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
2. Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı A. Holding A.Ş.'nin davalı T. Yatırım Holding A.Ş.'de sahip olduğu 43.567 adet 21.783.500 nominal bedelli C grubu payların tamamının birleşen dosya davacısı G. Yatçılık Turizm Gayrimenkul Otomotiv İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye devredilmesine ilişkin 10.05.2019 tarihli pay devir sözleşmesi imzalanmıştır. Bu devrin onaylanması için davacı A. Holding A.Ş. ve G. A.Ş. tarafından 12.06.2019 tarihli ihtarname ile başvurulması üzerine, davalı şirketin 24.06.2019 tarih ve 2019/6 sayılı yönetim kurulu kararı ile hisse devir işleminin kabul edilmemesine ve buna bağlı olarak pay devrinin pay defterine işlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden önce 6102 sayılı TTK hükümlerine ve davalı şirketin anasözleşmesine bakmak gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 490. maddesinde, kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı payların, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebileceği, anılan Kanun'un 492/1. hükmünde esas sözleşmede, nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceğinin öngörülebileceği düzenlenmiş, "Ret sebepleri" başlıklı 493. madde ise "...(1) Şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir. (2) Pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa, önemli sebep oluşturur. (3) Bundan başka, devralan, payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmezse şirket, devrin pay defterine kaydını reddedebilir...(7) Esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramaz...." hükmünü düzenlemiştir.
6102 sayılı TTK'nın 494. maddesinde ise (1) Devir için gerekli olan onay verilmediği sürece, payların mülkiyeti ve paylara bağlı tüm haklar devredende kalır....(3) Şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılır..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davalı şirketin anasözleşmesindeki hükümlere bakıldığında "Pay Senetlerinin Devri" başlıklı 8. maddesinin 8.1. hükmü "Pay sahipleri, Şirket’in ve Şirket’in iştiraklerinin faaliyette bulunduğu sektörlerde öncü bir konumda bulunabilmek ve Şirket’in işbu esas sözleşmede yer alan amaç ve konularını gerçekleştirmek için Şirket’in sürekli olarak yüksek düzeyde teknik bilgi (know-how) kullanması, geniş bir ağa sahip olması, profesyonel düzeyde uzmanlığa sahip olması gerektiğini ve ayrıca önemli miktarlarda yatırım yapması gerektiğini ve emsalsiz becerilere ve deneyime sahip olan (A) Grubu, (B) Grubu ve (C) Grubu Pay Sahiplerinin tamamının, birlikte Şirket’in büyümesi, başarısı, ekonomik bağımsızlığı ve faaliyetinin devamlılığı yanı sıra pay sahipleri çevresinin bileşiminin korunması konusunda Şirket’te önemli bir yere sahip olduklarını kabul etmektedirler. Bu sebeple, nama yazılı paylar ancak Şirketin onayı ile devredilebilir. Bu onay Şirketin Yönetim Kurulu'nun tüm üyelerinin katılımı ve oybirliğiyle alacağı kararı ile verilir, 8.1.(i) hükmü ise Şirket; pay devrinin ya da devralanın işbu esas sözleşme şartlarına veya pay sahipleri arasındaki pay sahipleri sözleşmesi hükümlerine aykırı olması halinde, pay devirlerine ilişkin onay istemini reddedebilir ve söz konusu pay devirlerini şirket pay defterine kaydetmekten imtina edebilir..." hükmünü düzenlemiştir.
Davalı şirketin anasözleşmesinin 10. maddesinde yönetim kurulunun 5 üyeden oluşacağı, yönetim kurulunun 2 üyesinin A grubu, 2 üyesinin B grubu ve 1 üyesinin C grubu payların çoğunluğuna sahip olan pay sahipleri tarafından aday gösterilen adaylar arasından genel kurul tarafından seçileceği düzenlenmiştir.
Davalı şirket anasözleşmesinin 12/7 hükmü ve devamında ise "...Yönetim Kurulu Özellikli Yönetim Kurulu Kararları dışındaki kararları alacağı toplantılarda en az dört (4) Üye ile toplanır ve en az dört (4) Yönetim Kurulu Üyesinin olumlu oyu ile karar alır. Özellikli Yönetim Kurulu Kararları'nın alınacağı Yönetim Kurulu toplantılarında C Grubu Yönetim Kurulu üyesinin varlığı aranır ve C Grubu payları temsil eden Yönetim Kurulu Üyesi'nin olumlu gerekir...Yönetim Kurulu Başkanı da dahil olmak üzere her üyenin bir oy hakkı vardır. Özellikli Yönetim Kurulu Kararları: Şirket Yönetim Kurulu'nda alınacak Özellikli Yönetim Kurulu Kararları aşağıdaki gibidir ve Özellikli Yönetim Kurulu Kararları'nın alınacağı Yönetim Kurulu toplantılarında C Grubu Yönetim üyesinin varlığı aranır ve C Grubu payları temsil eden Yönetim Kurulu Üyesi'nin olumlu oyu gereklidir....(iii) Nama yazılı hisse senetlerinin devrinin onaylanması..." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Davalı şirketin 24.05.2019 tarihli olağanüstü genel kurulunda, gündemin 3. maddesinde görev süreleri biten yönetim kurulu üyelerinin yerine yeni yönetim kurulu üyelerinin seçiminin görüşüldüğü, A ve B grubu pay sahipleri adına önerilen adayların tüm tarafların oybirliği ile seçildiği, C grubu pay sahipleri tarafından Servet A.'ın yönetim kurulu üyeliği için önerildiğinde, B grubu hissedarlar tarafından, Servet A.'ın, A. Holding A.Ş. tarafından hisse devri planlanan şirketin ortağı olduğundan rekabet eder konumda olması, aynı sektörde başka bir şirketin hakim ortağı bulunması ve muvazaalı hisse devri amacına hizmet ediyor olması gerekçesiyle C grubu hisse sahipleri tarafından önerilen Servet A.'ın adaylığına itiraz edildiği, itiraz üzerine C grubu hisse sahibi A. Holding A.Ş. tarafından ret gerekçelerinin, şirket esas sözleşmesine ve yasal mevzuattan kaynaklanan haklarına aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, yapılan oylamada A ve B grubu hissedarların oy çokluğu ile Servet A.'ın adaylığının reddedildiği, devamında divan başkanı tarafından yönetim kurulunun teşekkül edebilmesi ve şirketin organsız kalmaması açısından 5. yönetim kurulu adayı için öneri olup olmadığının sorulduğu, bunun üzerine S. Yapı End. A.Ş temsilcisi tarafından İstanbul Barosuna kayıtlı avukat Mustafa Y.'ın aday gösterildiği, Mustafa Y.'ın adaylığına C grubu hisse sahibi A. Holding A.Ş.'nin itiraz ettiği, yapılan oylama sonucunda Mustafa Y.'ın, A ve B grubu hisse sahiplerinin kabul oyu, C grubunun ret oyu ile oy çokluğuyla yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında ve UYAP'ta yapılan incelemede İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/334 E., 2019/1036 K. sayılı ilamı ile A. Holding A.Ş. tarafından davalı T. Yatırım Holding A.Ş. aleyhine açılan davada, davalı T. Yatırım Holding A.Ş.'nin 24.05.2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 3.1 maddesinde alınan C grubu pay sahibi A. Holding A.Ş. tarafından aday gösterilen Servet A.'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçilmemesi ve yerine Mustafa Y.'ın C grubu adayı olarak yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine ilişkin kararın butlanla malul olduğunun tespitine ve iptaline, aynı maddede diğer pay grupları olan A ve B grubu pay sahipleri tarafından önerilen adayların seçimine ilişkin (Mustafa Y. dışında) seçilen adaylar yönünden açılan davanın reddine, aynı genel kurulda gündemin 3.2 maddesinde yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımının yapılmasına yönelik alınan kararların yönetim kurulunun yetkilerinin devrine yönelik olduğu anlaşıldığından iptaline, aynı genel kurulda gündemin 3.2.1 maddesinde şirketin temsiline ilişkin alınan kararın iptaline karar verilmiş, hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 13.07.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İşbu kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 25.11.2024 tarihli 2023/4662 E., 2024/8264K. sayılı ilamı ile genel kurul tarafından C grubu pay sahibi A. Holding A.Ş. tarafından yönetim kurulu adaylığına önerilen Servet A.'ın yönetim kurulu adaylığının reddi haklı nedene dayanmakta ise de Kanun'da imtiyaz sahibi pay sahibinin önerdiği adayın haklı nedenle reddi hâlinde ilgili yönetim kurulu üyesinin nasıl seçileceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca somut olaya uygun bir şekilde bu boşluğun doldurulması gerektiği, ilgili genel kurulda C grubu pay sahibi A. Holding A.Ş. tarafından yönetim kurulu adaylığına önerilen Servet A.'ın yönetim kurulu adaylığının reddinden sonra tutanakta açıkça belirtilmek suretiyle C grubu pay sahibi A. Holding A.Ş. temsilcisine başka bir yönetim kurulu adayı göstermesi için aynı toplantı içinde makul bir süre verilmesi, gerekirse toplantıya kısa bir ara verilmesi, bu hususların özellikle toplantı tutanağında belirtilmesi, bu şekilde makul bir süre verilmesinden ya da toplantıya kısa bir ara verilmesinden sonra C grubu pay sahibi A. Holding A.Ş. temsilcisinden yönetim kurulu için reddedilen aday dışında yeni adayının sorulması, yeni aday sunulması hâlinde o adayın durumunun değerlendirilmesi, reddedilen aday Servet A. da ısrar edilmesi hâlinde ise diğer pay gruplarından aday sorulması gerekirken bu prosedür izlenmeden yönetim kuruluna Mustafa Y.'ın seçilmesinin isabetli olmadığı ancak İlk Derece Mahkemesince, davalı T. Yatırım Holding A.Ş.'nin 24.05.2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 3.1 maddesinde alınan C grubu pay sahibi A. Holding A.Ş. tarafından aday gösterilen Servet A.'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçilmemesi ve yerine Mustafa Y.'ın C grubu adayı olarak yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine ilişkin kararın iptaline karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu 24.06.2019 tarih ve 2019/6 sayılı yönetim kurulu kararında S. Yapı End. Tic.A.Ş. temsilcisi, S.İ. Bilkent Fitness ve S. Mer. A.Ş. temsilcisi, S. Proje Gel. Yat.A.Ş. temsilcisi, B. Gayrımenkul İnş.Yat.Yön. Hiz. A.Ş. temsilcisi ve yönetim kurulu üyesi Mustafa Y.'ın imzasının bulunduğu görülmüştür.
Bu durumda 6102 sayılı TTK'nın yukarıda belirtilen hükümleri, davalı şirketin anasözleşme hükümleri ve Dairemizin 25.11.2024 tarihli 2023/4662 E., 2024/8264K. sayılı ilamı nazara alındığında ortada usulüne uygun teşekkül edip, toplanıp karar alan bir yönetim kurulundan bahsedilemeyecektir.
Yukarıda belirtildiği gibi 6102 sayılı TTK'nın 494/3 hükmü gereği şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılır. Bu hüküm kapsamında yönetim kurulunun hisse devrine ilişkin talebi reddetmemiş olması veya reddin haksızlığının tartışılabilmesi için öncelikle yönetim kurulunun usulüne uygun teşekkülü gerekir. Ancak usulüne uygun bir yönetim kurulu teşekkülünden sonra hisse devir işleminin reddi kararının haksızlığı veya 3 aylık dolaylı onaydan söz edilebilir.
Somut uyuşmazlıkta Dairemizin 25.11.2024 tarihli 2023/4662 E., 2024/8264K. sayılı ilamı da gözetildiğinde yukarıda anılan 6102 sayılı TTK hükümleri ve davalı şirketin anasözleşmesine uygun teşekkül etmiş bir yönetim kurulu bulunmadığından dava konusu karar da yok hükmünde olacağından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 03.02.2025 tarihli 2024/1865 E., 2025/478 K. sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak asıl ve birleşen davada davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Abdullah Yaman Mehmet Durgun Dr. Orhan Sekmen Döndü Deniz Bilir Okan Albayrak

