KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

TENKİS TALEBİNE YÖNELİK DAVA, BELİRSİZ ALACAK DAVASI NİTELİĞİNDEDİR.

T.C.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2024/4445
Karar No      : 2025/2528

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       :
 İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
TARİHİ                                 : 08.07.2024
EK KARAR TARİHİ             : 17.09.2024
SAYISI                                 : 2022/582 E., 2024/1638 K.

Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mirasbırakanı Fahriye B.'ün 05.05.2006 tarihinde öldüğünü, mirasbırakanın düzenlediği Kadıköy 8. Noterliği 11.03.2015 tarih ve 006218 yevmiye numaralı bağış sözleşmesi ile adına kayıtlı 1208 ada 3 parsel 9 numaralı bağımsız bölüm, 643 ada 2 parsel sayılı 20 No.lu bağımsız bölüm ile 703 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 payını davalıya hibe ettiğini, davalının daha sonra 9 No.lu bağımsız bölümü adına tescil ettirdiğini, dava konusu sözleşmenin müvekkilinden mal kaçırma amacıyla düzenlenmesi nedeniyle tenkisinin gerektiğini ileri sürerek 1208 ada 3 parsel, 9 No.lu bağımsız bölümün davalı adına olan kaydının %50 hissesinin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; derdestlik itirazlarının bulunduğunu, dava konusu sözleşme uyarınca Darüşşafaka'nın hibe karşılığında mirasbırakanın bakımı ve barınması hususunda hizmet vermeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşmenin mirasbırakanın fiil ehliyetinin bulunduğu sırada düzenlendiğini, sözleşmenin tenkise tabi olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bağışlamanın mirasbırakanın ölümünden bir yıl önceye kadar yapılmadığı, bu nedenle doğrudan tenkise tabi olmayacağı, mirasbırakan Fahriye B.'ün 05.05.2006 tarihinde öldüğü ve geriye mirasçı olarak sadece davacıyı bıraktığını, dava konusu 11.03.2005 tarihli bağışlama sözleşmesi ile bir kısım taşınmazlarının mülkiyetini davalıya bağışladığı, 9 numaralı bağımsız bölümün 29.04.2005 tarihinde davalı adına tescil edildiği, sözleşmeye konu edilen diğer taşınmazların davacıda kaldığı, bağış sözleşmesi resmi şekle uygun yapılmakla geçerli olduğu, mirasbırakanın sağlığında kendisiyle ilgilenmiş bulunan tanıkların anlatımlarından ve davalı tarafından sunulan belgelerden bağış sözleşmesi şartlarının davalı tarafça yerine getirildiği, davacı tarafından saklı payın zedelendiği iddiasının ispatlamadığı, bağışın saklı payı etkisiz kılma amaçlı yapılmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 17.09.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili ek karar ve asıl karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; davanın 2007 yılında açılması nedeniyle temyiz kesinlik sınırının 6100 sayılı Kanun'a göre değerlendirilemeyeceğini, mirasbırakanın tüm malvarlığını davalıya bağışladığını, bu itibarla mirasbırakanın mirastan mal kaçırma amacının sabit olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.

 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Kanunun'un "Belirsiz alacak davası" kenar başlıklı 107. maddesi şöyledir: "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

(2) (Değişik:22.07.2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır."

3. Dosya içeriğine göre, tenkis talebine yönelik dava belirsiz alacak niteliğinde olduğundan, İlk Derece Mahkemesince yapılan tahkikatta, davacının dava açarken dava değerini 20.000,00 TL olarak gösterdiği, ancak İlk Derece Mahkemesince yapılan tahkikatta tenkise yönelik dava değeri belirlenmeden davanın reddedildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince davacının harca esas dava değeri miktar itibariyle dosyanın istinaf incelemesi kesinlik sınırı altında kaldığı değerlendirilmişse de davadaki belirsiz alacak niteliğindeki tenkis talebi yönünden kararın kesin olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Bu itibarla 17.09.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple ek kararın kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan 17.09.2024 tarihli EK KARARIN KALDIRILMASINA,

2. Temyiz olunan 08.07.2024 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Başkan              Üye                       Üye                          Üye                   Üye 
Hikmet Onat       Gülfem Saygılı      Ramazan Ülger       Bayram Şen      Dr. Hamit Yelken