KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

TAŞINIR REHİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA İLÂMSIZ TAKİPTE BORÇLUNUN HESABIN KAT EDİLMEMESİ VE MUACCELİYET İHTARI GÖNDERİLMEMESİ SEBEBİYLE ALACAĞIN MUACCEL OLMADIĞI İDDİASI BORCA İTİRAZDIR.

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

ESAS NO       : 2025/3242
KARAR NO    : 2025/5358

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L A M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ           : 
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
TARİHİ                     : 19.02.2025
NUMARASI             : 2024/1096 - 2025/359

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Kiraz Koyuncu Ceylan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Taşınır rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibinde, (örnek 8 nolu) ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlunun sair itiraz ve şikayet nedenlerinin yanı sıra, hesabın kat edilmediğini, noter aracılığıyla usulüne uygun ihtarname gönderilmediğini ve muacceliyet şartı oluşmadığını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetçi borçluya İİK'nın 150/ı maddesi uyarınca hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesi ile şikayetin kabulüne ve takibin iptaline, takibin iptaline karar verildiğinden borçlunun takibe, faize yönelik itiraz ve şikayetleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.

İİK'nın "borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi kredileri ve gayri nakdi kredileri teminen alınan ipotekler" başlıklı 150/ı maddesinde; ''Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayri nakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar'' düzenlemesine yer verilmiştir.

İİK'nın 23. maddesi gereği ipotek ibaresi gayrimenkul rehnini içerdiğinden, gayrimenkul rehnine dayalı takipler için uygulanabilecek İİK'nın 150/ı maddesi taşınır rehninde uygulanmaz (Aşık, İbrahim/Tok, Ozan, İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip-Şerh, İstanbul 2025, s. 400).

Somut olayda, taşınır rehinin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun hesabın kat edilmemesi ve muacceliyet ihtarı gönderilmemesi sebebiyle alacağın muaccel olmadığına yönelik iddiası borca itiraz niteliğinde olup, bu itirazın İİK'nın 147/1 maddesi atfı ile uygulanması gereken İİK'nın 62/1 maddesi uyarınca, (örnek 8 nolu) ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra müdürlüğüne yapılması gerekir. İcra müdürlüğü yerine icra mahkemesine yapılan itiraz fuzuli olup bir hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemece, somut olayda uygulama yeri olmayan İİK'nın 150/ı maddesi uyarınca hesap kat ihtarı tebliğ edilmediği gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.

O halde, İlk Derece Mahkemesince, borca itiraz niteliğinde olup icra müdürlüğüne yapılması gereken itirazlar dışında kalan şikayet nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 19.02.2025 tarihli ve 2024/1096 E.-2025/359 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), Çan İcra Hukuk Mahkemesinin 29.02.2024 tarih ve 2023/3 E.-2024/9 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan V.         Üye                   Üye                    Üye             Üye
M. ÇAMUR       G. HEYBET      S. ÖZTEMİZ       A. AYAN      Y. ÇİFTCİ