KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

ZİYNETLERİN DAVALI ERKEĞİN MÜDAHALESİ İLE DAVALININ BABASINA TESLİM EDİLDİĞİ VE ZİYNETLER DAVALI ERKEĞİN HÂKİMİYETİNDE OLDUĞUNDAN ZİYNETLER AİLE MAHKEMELERİNDE DAVALI EŞTEN TALEP EDİLEBİLİR.

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU

Esas No        : 2025/2-200
Karar No       : 2026/52

T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                :
 Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
TARİHİ                          : 18.09.2024
SAYISI                          : 2024/2028 E., 2024/1959 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.05.2024 tarihli ve 2023/8816 Esas,
                                        2024/3146 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasında görülen ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 28.04.2018 tarihinde evlendiklerini ve Afyonkarahisar 1. Aile Mahkemesinin 2018/992 Esas ve 2019/447 Karar sayılı dosyası ile boşanmalarına karar verildiğini, dava dilekçesine ekli listedeki ziynet eşyalarının müvekkilinin kişisel malı niteliğinde olduğunu, bu takıların eşler balayına giderken davalı tarafından müvekkilinden alındığını ve davalının babasına teslim edildiğini, sonrasında davacıya iade edilmediğini ileri sürerek ziynetlerin aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde şimdilik 220.000,00 TL olmak üzere bilirkişi raporu ile tespit edilecek güncel bedelin faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, gerek nişan gerek düğün merasiminde takılan tüm ziynetlerin davacı tarafta kaldığını, davacının 11.07.2018 günü evden ayrılırken yanında götürdüğünü, müvekkilinin evlilik birliği süresince takılan ziynetleri davacıdan almasını gerektirir bir ihtiyacının olmadığını, diğer yandan talep edilen çeyrek-yarım gibi cumhuriyet altınlarının kadına özgü olmadığını, dolayısıyla davacının kişisel malı niteliğinde sayılamayacağını, takıların davacı tarafından götürülmesi nedeniyle asıl müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ve 2021/57 Esas, 2022/989 Karar sayılı kararı ile; ziynet alacağına ilişkin yapılan yargılamada toplanan delillere göre davalı ve ailesinin tanıklara "ziynetler bizde, kasada, istediğiniz zaman veririz" şeklinde beyanda bulundukları, böyle olunca varlığı kabul edilen ziynetlerin davalı hâkimiyetinde kabul edilmesi gerektiği, ziynetlerin davacıya iade edilmediği yönündeki iddianın dosya kapsamı itibari ile ispat edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2023 tarihli ve 2023/1891 Esas, 2023/1687 Karar sayılı kararı ile; davacının ziynet eşyaları ile ilgili iddiasının "balayına giderken yol üzerinde bizzat davalı tarafından ziynet eşyalarının muhafaza amacıyla davalının babasına verildiği" yönünde olmasına karşın tanık olarak dinlenen Ahmet Emin B.'nın ziynetlerin davacı tarafından davalının babasına verildiğini ifade ettiği, böyle olunca Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/3-451 Esas, 2019/355 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere davalı kocaya husumet yöneltilemeyeceği ancak davalının babasına karşı genel mahkemelerde dava açılabileceği, dolayısıyla davacının ziynet eşyalarının davalı tarafından alınarak babasına teslim edildiği iddiasını ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının ziynetlere ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle ziynet eşyası alacağı davasının reddine, eşya alacağına ilişkin dava yönünden yapılan yargılamada ise İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan 4.020,00 TL miktarın karar tarihi itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle tarafların bu yöne ilişkin başvurularının 6100 sayılı Kanun’un 352. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 1. Dava, kadının düğün sırasında takılan ziynetlerinin balayına giderken kasada saklanmak üzere erkeğin babasına teslim edilmesi ve sonrasında talep edilmesine karşın kadına iade edilmemesi nedeniyle ziynetlerinin ve kişisel eşyalarının aynen olmadığı takdirde bedelinin tahsili talebi ile açılmıştır. İlk Derece Mahkemesince görgüye dayalı davacı tanıkları anlatımlarından Mahkemece varlığı kabul edilen ziynetlerin davalı ve ailesinin kasasında olduğu, davalı ve ailesinin tanıklara ziynetler bizde, kasada, istediğiniz zaman veririz şeklinde beyanda bulundukları, ziynetlerin davalı hâkimiyetinde olduğu ve davacıya iade edilmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince davacının ziynetlerle ilgili iddiasının balayına giderken yol üzerinde bizzat davalı tarafından ziynetlerin muhafaza amacıyla davalının babasına verildiği yönünde olduğu, ancak tanık olarak dinlenen davacı tanığı A.E.B.'nın beyanı ile ziynetlerin davacı tarafından davalının babasına verildiği, dolayısıyla Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/3-451 Esas ve 2019/355 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bu durumda davalı erkeğe husumet yöneltilemeyeceği, ancak davalının babasına karşı genel mahkemelerde dava açılabileceği, dolayısıyla davacının ziynetlerin davalı tarafından alınarak babasına teslim edildiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile ziynet alacağı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

2. Davacı vekili dilekçesinde ziynetlerin davalı ve ailesinin kasasında olduğunu ileri sürmüş, davalı ise altınların kadında olduğu itirazından başka bir itiraz ileri sürmemiştir. Yargılama sırasında dinlenilen tanıkların ise davalı ve ailesinin tanıklara "ziynetler bizde, kasada, istediğiniz zaman veririz" şeklinde beyanda bulunduklarını beyan ettikleri görülmüştür. Ziynetlerin erkeğin babasına verilmesinde erkeğin de müdahil olduğu, bu hali ile ziynetlerin davalı erkeğin hâkimiyetinde olduğu ve davacıya iade edilmediği anlaşılmış olup erkeğin ziynetlerden yine müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü ile ziynet alacağı davasının esası hakkında tüm deliller değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde belirtilen Hukuk Genel Kurul kararının hatalı değerlendirilmesi ile yazılı gerekçe ile davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki kararda yer alan gerekçenin yanında; her ne kadar Yargıtay bozma ilâmında davalının ziynet eşyalarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu belirtilmiş ise de toplanan deliller uyarınca davalının ziynetler üzerinde hâkimiyeti olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, erkek eşin sadece altınların yeri konusunda bilgi sahibi olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davlının babasına teslim ettiği ziynet eşyalarından sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddine dair verilen direnme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda davalının babasına teslim edildiği anlaşılan ziynet eşyalarından davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalının taraf sıfatının bulunup bulunmadığı ve davanın esası hakkında bir karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

D. Gerekçe

1. İlgili Hukuk

Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 220 ve 226. maddeleri.

2. Değerlendirme

1. Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar vardır.

2. Ziynet; altın, gümüş gibi kıymetli madenlerden yapılmış olup; insanlar tarafından takılan süs eşyası olarak tanımlanmaktadır (Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Ankara 2011, s. 1529). Ziynet eşyasını evlilik münasebetiyle gelin ve damada verilen hediyeler olarak tanımlamak mümkündür. Bu bağlamda, bilezik, altın kelepçe, kolye, gerdanlık, takı seti, bileklik, saat, küpe ve yüzük gibi takılar, ziynet eşyası olarak kabul edilmektedir.

3. Bilindiği üzere kişisel mal kavramı, 4721 sayılı Kanun'un 220. maddesinde "Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:

1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,

2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,

3. Manevi tazminat alacakları,

4. Kişisel mallar yerine geçen değerler” şeklindeki düzenleme ile hüküm altına alınmıştır. Evlenen eşlere hediye edilen ziynet eşyaları da, tarafların karşılıksız kazandırma yoluyla elde ettikleri malvarlığı değerlerinden olup, kişisel mal olarak nitelendirilmektedir.

4. Evlilik birliğinin devamı süresince karşılıklı olarak sevgi ve güven duygusuyla hareket eden eşlerin birbirlerine ait mallarını kullanmaları, korumaları veya yönetmeleri hayatın olağan akışına uygun olduğundan; eşler aralarında bu konulara ilişkin bir sözleşme yapma gereği duymazlar. Bu çerçevede, bir eşin diğer eşin malı üzerinde tek başına veya birlikte zilyetliğinin söz konusu olduğu durumlar sıklıkla yaşanmaktadır. Ne var ki özellikle evlilik birliğinin sona ermesine bağlı olarak eşler; birbirlerinin zilyetliğinde bulunan mallarını doğal olarak geri almak isterler. Önemle belirtmek gerekir ki evlilik birliğinin kurulmuş ve edinilmiş mallara katılma rejiminin devam ediyor olması; eşlerin malvarlıkları üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf özgürlüğünü kısıtlamaz (TMK md. 193, 223/1). Dolayısıyla evlilik devam ederken bir eş diğer eşte bulunan malının iadesini talep edebilir. Nitekim 4721 sayılı Kanun'un "Malların geri alınması ve borçlar" başlıklı 226. maddesinin 1. fıkrası "Her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır" hükmünü taşımaktadır. Sonuç olarak eşler, birbirlerinin zilyetliğinde olan mallarını 4721 sayılı Kanun'un 226/1 maddesi uyarınca tasfiye davası ile birlikte talep edebileceği gibi tasfiyeden önce de geri isteyebilirler.

5. Eldeki davada; tarafların 28.04.2018 tarihinde evlendikleri ve dava dilekçesinde düğünde takılan ziynetlerin 30.04.2018 tarihinde balayına giderken hırsızlığa karşı önlem amaçlı davalı erkek tarafından kendi babasına teslim edildiği ne var ki kişisel mal niteliğindeki bu eşyaların davacıya iade edilmediğinin ileri sürüldüğü, buna karşılık davalı cevap dilekçesinde iddiaların doğru olmadığını, ziynetlerin ne balayı ne de başka bir sebeple hiç bir zaman davacıdan alınmadığını, düğünden itibaren davacının uhdesinde olduğunu ve 11.07.2018 günü ortak konuttan ayrılırken yanında götürdüğünü savunmuştur. Taraf vekilleri iddia ve savunmalarını cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde de aynen tekrar etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada ise ziynetlerin davacı tarafından davalının babasına verildiği, böyle olunca davalı erkeğe husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Özel Daire "ziynetlerin erkeğin babasına verilmesinde erkeğin de müdahil olduğu, bu hali ile ziynetlerin davalı erkeğin hâkimiyetinde olduğu ve davacıya iade edilmediği gerekçesiyle erkeğin ziynetlerden yine müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü ile ziynet alacağı davasının esası hakkında tüm deliller değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

6. Ziynet eşyası davalarında, ispat hukuku yönünden öncelikli kural; davacı kadın eş tarafından dava konusu edilen ziynet eşyalarının, cins, sayı, nitelik ve miktar olarak varlığının kanıtlanmış olması gerekliliğine ilişkindir. Ziynetlerin varlığını bu şekilde ispatlayan kadın eşin ikinci olarak ispatlaması gereken husus ise; bu ziynetlerin evlilik birliği içinde kendisinden alındığını ve tekrar iade edilmediğini veya bu şekilde elinden alındığına dair bir iddiası yoksa evden ayrılırken bu eşyaları yanında götürmesinin mümkün olmadığını ispat yükü altındadır. Diğer bir ifadeyle ziynet alacağı hakkı olduğunu iddia eden kadın eş, varlığını kanıtladığı dava konusu ziynetlerin kendinde olmadığını şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlanmakla yükümlüdür. İşte bu anda kadın eş; kişisel malı niteliğindeki ziynet eşyalarının kendi himayesinden çıkarak, erkeğin himayesine girdiğini şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlamış ise artık erkek eş; kadın eşe ait olan ziynet eşyalarının iadesiyle yükümlü olmadığı hususunu ispat yükü altındadır. Zira borçlar hukuku genel hükümleri uyarınca; asıl olan borçlunun aldığı şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kuralıdır.

7. Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu ziynetlerin balayına giderken güvenlik amacıyla davalının babasına teslim edildiğini iddia eden davacının dinletmiş olduğu tanık beyanları incelendiğinde görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan ve davacının dayısı olan Ahmet Emin B.'nın "taraflar evlendikten sonra balayına gidecekleri dönemde ben de oradaydım, İsmail'in babası ziynetleri bırakın, banka kasasına koyalım dedi, Beyza ziynetlerini bir torba halinde İsmail'in babasına teslim etti, ben buna şahit oldum, daha sonra Beyza bunu almadığını söylemektedir, ben de bir daha ziynetleri Beyza'da görmedim, ziynetler davalının ailesinde kaldı" şeklinde beyanda bulunduğu, davacının ortak konuttan şahsi eşyalarını almak için birlikte gittiği kuzeni Hakan P.'nın beyanında "kıyafetlerini alacağından müşterek eve bende gittim, davacı taksiye sığabilecek kadar kıyafetlerini alabildi, davacıya ziynetlerini de alsaydın dedim, oda -davalı ve ailesine teslim etmiştim, şimdi ziynet sırası değil- diye söyledi, erkek tarafı ses etmedi" dediği ve sonrasında özellikle ziynetlerin teslim edilmesi isteğine ilişkin olarak erkek tarafının "bizim mala mülke ihtiyacımız yok eksiklikleri yazın" şeklindeki ifadelerine bizzat şahit olduğu, davacının annesi olan Nazike P.'nın ise "düğünden bir kaç gün önce davalının annesi -ziynetler evde duramaz, davalının babasının bankada kasası var, oraya koyacağız- dediler, davalı da bu şekilde söyledi" dediği, düğünden sonra kızının üzerinde ziynetlerini görmediği, davacının sadece alyans ve tektaş taktığı, tarafların ayrılığından sonra ziynetler konusunda davalının babasının bizzat "ziynetleri dert etmeyin, istediğiniz zaman veririz, kasada bende" şeklinde cevap verdiğini beyan ettiği ne var ki ziynetlerin iade edilmediğini ifade etmiştir. Buna karşılık, ziynetlerin davacının uhdesinde olduğunu savunan davalı erkeğin dinletmiş olduğu tanıklarının, ziynet eşyaları hakkında -davalıdan duydukları kadarıyla davacının ailesinde kaldığını- beyan ettikleri görülmekte ise de davalıların bu yönde herhangi bir iddiası bulunmamaktadır.

8. Tüm bu genel açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu ziynetlerin, taraflar balayına giderken güvenlik amacıyla ve özellikle davalı erkeğin müdahalesi ile davalının babasına teslim edildiği ve ziynetlerin davalı erkeğin hakimiyetinde olduğu hususu tartışmasızdır. Davalı yapmış olduğu savunmasında bu hususu inkar ettiği gibi savunmasına dayanak yaptığı ziynetlerin davacının uhdesinde kaldığı hususunu ise ispatlayamamıştır. Böyle olunca ziynetlerin davalının hakimiyetinde olduğu ve iade edilmediği kabul edilerek, davanın esası hakkında tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince anlatılan bu hususlar gözetilmeksizin davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

9. O hâlde, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

10. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında açıklanan gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,

İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararı veren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

28.01.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.