TENKİS TALEBİNİN BULUNDUĞU DAVADA TERDİTLİ OLARAK TAPU İPTAL VE TESCİL TALEBİNDE BULUNULDUĞUNDAN DAVALI HAKKINDA TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ DURUMUNDA BİLE İLÂM KESİNLEŞMEDEN İCRA EDİLEMEZ.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/2443
KARAR NO : 2025/4508
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 04.02.2025
NUMARASI : 2023/3979 - 2025/190
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi İlker Taşdemir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun İcra Hukuk Mahkemesine yaptığı başvuruda, takibe dayanak ilamın taşınmazın aynından kaynaklandığından kesinleşmeden infazının mümkün olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “Tenkis talepli görülen davada tercih hakkının bedelden yana kullanılmış olması ve taşınmazların aynını ihtilaf konusu olmaması nedeni ile tenkise ilişkin hükmün infazı için kesinleşmesi gereken ilamlardan olmadığından, istinaf talebi yerinde olmakla istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş” şeklindeki gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 367/2. maddesine göre gayrimenkul ile ilgili ayni haklara ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe takip konusu yapılamaz. Buna göre ilamda taşınmazın aynı ile ilgili hususların tartışma konusu yapılarak sonuca varılması kesinleşme gerekliliğinin kriteridir. Taşınmazla ilgili ayni hak tartışılarak neticede tazminata karar verilmiş olsa da, ilamın infazı için kesinleşme koşulu aranacak olup, davanın reddedilmiş olması da bu hususu değiştirmez.
Somut olayda, takibin dayanağı olan İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 2012/92 Esas sayılı dosyasında, asıl ve birleşen davalarda, terditli olarak tapu iptal ve tescil talebinin de olduğu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu sonucunda davalı Abdullah Y.’e TMK’nın 564. maddesi uyarınca seçimlik hakkı kullandırıldığından, dava sonucunda tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda dava temelde gayrimenkulün aynına ilişkin olduğundan, infazı için kesinleşmesi gerekir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, kararın kaldırılarak yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 04/02/2025 tarih ve 2023/3979 E. - 2025/190 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL M. ÇAMUR S. ÖZTEMİZ A. AYAN Y. ÇİFTCİ
BİLGİ : “Tenkisen mal olmadığı takdirde para talep edilmesi durumunda ilam kesinleşmeden icra edilemez” şeklindeki Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 17 Eylül 2020 tarihli kararı için bkz.
TENKİS TALEBİNİN BULUNDUĞU DAVADA TERDİTLİ OLARAK TAPU İPTAL VE TESCİL TALEBİNDE BULUNULDUĞUNDAN DAVALI HAKKINDA TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ DURUMUNDA BİLE İLÂM KESİNLEŞMEDEN İCRA EDİLEMEZ.
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/2443
KARAR NO : 2025/4508
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 04.02.2025
NUMARASI : 2023/3979 - 2025/190
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi İlker Taşdemir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun İcra Hukuk Mahkemesine yaptığı başvuruda, takibe dayanak ilamın taşınmazın aynından kaynaklandığından kesinleşmeden infazının mümkün olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “Tenkis talepli görülen davada tercih hakkının bedelden yana kullanılmış olması ve taşınmazların aynını ihtilaf konusu olmaması nedeni ile tenkise ilişkin hükmün infazı için kesinleşmesi gereken ilamlardan olmadığından, istinaf talebi yerinde olmakla istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş” şeklindeki gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 367/2. maddesine göre gayrimenkul ile ilgili ayni haklara ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe takip konusu yapılamaz. Buna göre ilamda taşınmazın aynı ile ilgili hususların tartışma konusu yapılarak sonuca varılması kesinleşme gerekliliğinin kriteridir. Taşınmazla ilgili ayni hak tartışılarak neticede tazminata karar verilmiş olsa da, ilamın infazı için kesinleşme koşulu aranacak olup, davanın reddedilmiş olması da bu hususu değiştirmez.
Somut olayda, takibin dayanağı olan İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 2012/92 Esas sayılı dosyasında, asıl ve birleşen davalarda, terditli olarak tapu iptal ve tescil talebinin de olduğu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu sonucunda davalı Abdullah Y.’e TMK’nın 564. maddesi uyarınca seçimlik hakkı kullandırıldığından, dava sonucunda tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda dava temelde gayrimenkulün aynına ilişkin olduğundan, infazı için kesinleşmesi gerekir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, kararın kaldırılarak yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 04/02/2025 tarih ve 2023/3979 E. - 2025/190 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
A. TUNCAL M. ÇAMUR S. ÖZTEMİZ A. AYAN Y. ÇİFTCİ
BİLGİ : “Tenkisen mal olmadığı takdirde para talep edilmesi durumunda ilam kesinleşmeden icra edilemez” şeklindeki Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 17 Eylül 2020 tarihli kararı için bkz.

