KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/blog_yargitay.php internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

TMK 240 VE 652 HÜKMÜNDEKİ HAKLARDAN FAYDALANABİLMEK İÇİN AİLE KONUTUNUN TESPİTİ İSTENEBİLİR.

T.C.
Y A R G I T A Y
2. Hukuk Dairesi

ESAS NO:           KARAR NO:
2021/418              2021/4910

TÜRK MİLLETİ ADINA

Y A R G I T A Y   İ L A M I

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.06.2021 günü temyiz eden davacı Fatma Sema D. vekili Av. E.B. ve karşı taraf davalı Hümeyra K. vekili Av. E.E. geldiler. Başka gelen olmadı. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı, dava dilekçesinde; Ankara ili Çankaya İlçesi Ali Fuat Başgil Mahallesinde bulunan dava konusu bağımsız bölümün %68 hissesine kendisinin, kalan %32 hisseye ise 21.04.2014 tarihinde ölen eşi Keramettin D.’in malik olduğunu, evlilik birliği içerisinde bu taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığını, halen bu taşınmazda mukim olduğunu, taşınmazın diğer mirasçılar tarafından izaleyi şuyu davasına konu edildiğini belirterek taşınmazın aile konutu olarak tespiti ile aile konutu şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir.

Mahalli mahkemece davacı ve Keramettin D.'in 11/09/1993 tarihinde evlendikleri muris Keramettin D.'in 21/04/2014 tarihinde vefat ettiği böylece davacı ile muris arasındaki evliliğin ölüm ile 21/04/2014 tarihinde sona ermiş olduğu anlaşıldığından evlilik birliğinin sona ermesinden sonra aile konutu şerhi konulması yasal olarak mümkün olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. (HUMK m.76) Somut olayda davacı, hissedar olduğu konutun, aile konutu olduğunun tespitini istemiştir. Davacının, Türk Medeni Kanununun 240. ve 652. maddelerinin kendisine tanıdığı hakları kullanabilmesi için, böyle bir tespit kararı istemekte hukuki yararı mevcuttur. O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların tüm delillerini toplayıp, gerektiğinde keşif de yapılıp, bu konutun aile konutu olup olmadığını tespit etmekten ibarettir. Açıklanan husus üzerinde durulmadan yasal olmayan gerekçe ile isteğin reddi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 3.050 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.06.2021 (Çrş)

Başkan V.        Üye                     Üye                     Üye                    Üye
Rıza Sarıtaş    Sedat Demirtaş   M. Kasım Çetin   Erdem Şimşek   Hatıran Alper

 

AYNI YÖNDE KARAR:

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2023/5662
Karar No      : 2024/2723

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                       : 
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
TARİHİ                                 : 24.01.2023
SAYISI                                 : 2020/1346 E., 2023/93 K.

Taraflar arasındaki aile konutu tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkille vefat eden eşinin 30.10.1981 tarihinde evlenmiş olduklarını, müvekkilinin eşi İbrahim Y.'ın 29.05.2015 tarihinde vefat ettiğini, müteveffa'nın mirasçıları, eşi Seher Y., Seher Y. ile Mütevefaa İbrahim Y.'ın ortak çocukları Arzu Türkdoğdu ile müteveffanın ilk eşinden olan kızı Dilek U. olduğunu, müvekkili ve mütevefanın, 30 yılı aşkın süre ve en son vefat tarihinde de Halıcıoğlu Mahallesi, Ahretlik Sokak, S. Apartmanı No:22 D:8 Beyoğlu/İSTANBUL adresindeki dairelerinde ikamet etmiş olduklarını, müvekkilinin halen bu dairede oturmakta olduklarını, bu daire tapu kayıtlarında 11 nolu bağımsız bölüm olarak gösterilmekte olduğunu, ancak belediye numarataj kayıtlarında daire 8 olarak geçmekte olduğunu, bu durumun belediye tarafından dükkanlar veya birden fazla giriş çıkış olması nedeniyle oluşmuş olabileceği şeklinde açıklandığını, işbu davaya konu gayrimenkul tapu kayıtlarında İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, 29.3 Ada, 9 parsel, 289 paftada kayıtlı 11 nolu bağımsız olarak geçmekte olduğunu, müvekkili ile eşinin 34 yıl evli kalmış olduklarını, en son oturdukları dairede ise 30 yıl birlikte yaşamış olduklarını, bu bağlamda yasaların kendisine verdiği bir hak olan eşinden olan miras payına mahsuben evin mülkiyetinin kendisine verilmesini istemekte olduğunu, muris İbrahim Y. terekesine ait İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, Halıcıoğlu Mah, Ahretlik Mevkii, 29.3 Ada, 9 Parsel, 289 Pafta da kayıtlı, 11 nolu bağımsız bölümdeki gayrimenkulün aile konu olarak tespitine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Dilek U. vekili cevap dilekçesinde; aile konutu, eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdikleri, acı tatlı günlerini yaşadıkları, yaşam faaliyetlerini yoğunlaştırdıkları mekân olarak belirtilmekte olduğunu, bir yerin aile konutu olarak kabul edilmesi için, birkaç unsuru içindeki barındırması gerekmekte olduğunu, bu unsurlar, aile unsuru, yasal evlilik birliği, konutun eşlerin ortak iradesiyle aile konutu olarak tahsis edilmesi, tek olması, eşlerin sürekli kalma niyetiyle oturduğu bir yer olması ve aile yaşantısının odak noktası olması olduğunu, davacı yanın, müteveffanın ölümü öncesinde davaya konu taşınmazda 30 yıl boyunca yaşadıklarını, acık tatlı anılarını biriktirdiklerini iddia etmişse de, bu iddialar ispattan yoksun olduğunu, davacının evlilik birliğinin başladığı ve sona erdiği tarihe kadar ki yerleşim yeri bilgilerinin celbi halinde, davacının Suyurdu Köyü, No: 6/1 Alucra/Giresun adresinde yaşadığı görüleceğini, bir yerin aile konutu olarak kabul edilebilmesi için gereken en önemli unsur, o yerin eşlerin ortak iradeleriyle ve sürekli olmak şartıyla ailenin yaşam merkezi haline gelmiş olması gerektiğini, davaya konu taşınmaz davacı ve müteveffanın aile yaşamlarının odağı olmamakla birlikte, mevsimsel ve dönemsel olarak kullanımlarında olan bir taşınmaz olduğunu, davacı ve müteveffa yaşamlarının büyük çoğunluğunu ve özellikle müteveffa İbrahim Y.'ın ölümünden önceki son 10 yılı Suyurdu Köyü, No: 6/1 Alucra/Giresun adresinde geçirmişler, bu adreste bulunan taşınmazı aile konutu olarak kullanmış olduklarını, Giresun ilinin kış aylarının çok sert geçmesi nedeniyle yılın sadece 3 ayını İstanbul'da ve davaya konu adreste geçirmiş olan davacı ve müteveffa İbrahim Y.'ın yerleşim yeri bilgilerinin istenmesi halinde, ikamet adreslerinin Suyurdu Köyü, No: 6/1 Alucra/Giresun adresi olduğu görüleceğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller ve tanık beyanları göz önüne alınarak davacı ve müteveffa İbrahim Y.'ın 29.05.2015 tarihine kadar Halıcıoğlu Mahallesi, Ahretlik Sokak, S. Apartmanı No:20 Daire: 8 Beyoğlu/İSTANBUL adresinde birlikte yaşadıkları bu taşınmazın düzenli olarak kullandıkları, bu taşınmazın aile konutu olduğu, müteveffanın ölümünden sonra davacının halen bu taşınmazı kullandığı, aboneliği kendi üzerine aldığı anlaşılmakla davanın kabulü ile tapuda " İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, Sütlüce mahallesi, Ahretlik mevkii, 29.3 Ada, 9 parsel nolu taşınmazın 11 nolu bağımsız bölüm" numarasına kayıtlı taşınmazın davacı Seher Y. ile ölen İbrahim Y.'ın son olarak birlikte yaşadıkları aile konutu olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Dilek U. vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Dilek U. vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesini tekrarla kabul edilen dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve müteveffanın yerleşim yeri bilgilerinin sorgulanmasında 09.03.2007 tarihinde dava konusu taşınmazın yerleşim yeri olduğu, 27.06.2014 tarihinde yerleşim yeri olarak Suyurdu Köyündeki adresin gösterildiği, 10.09.2015 tarihli bildirimle 01.09.2015 tarihinde Halıcıoğlu Mahallesi Kalfa Yamağı Sokak 15/2 Beyoğlu adresinin mernis adresi olarak gösterildiği, 09.10.2015 tarihli bildirimle ise 05.10.2015 tarihinde dava konusu konuta taşınıldığının bildirildiği, tarafların murisinin 29.05.2015 tarihinde vefat ettiği, eldeki davanın 23.10.2018 tarihinde açıldığı, tarafların murisinin Giresun'da vefat ettiği, murisin vefat tarihinde davacı ve müteveffanın yerleşim yerinin Suyurdu köyünde olduğu, İbrahim Y. ile davacının evlilik birliği İbrahim Y.'ın vefatı ile ölümle sona erdiği, 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinde düzenlenen Aile Konutunu koruyucu önlemlerin sona erdiği; davacı, eşinin ölümünden sonra ikametini dava konusu taşınmaza naklettiği, bu durumda dava konusu taşınmazın davacı ve müteveffa eşinin aile konutu olmadığı, davanın reddi gerekirken kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; reddedilen davası yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın mirasbırakanın ölüm tarihinde aile konutu olduğunun ispatlanıp ispatlanmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı, 193 üncü ve 194 üncü maddesi, 652 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Davacı vekili dava konusu taşınmazın miras hakkına mahsuben tarafına özgülenmesi için aile konutu olduğunun belirlenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı Dilek U. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.

2. 4721 sayılı Kanun'un 652 nci maddesinde; eşlerden birinin ölümü halinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa sağ kalan eşin bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben, mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Davacının bu yasal hakkını kullanabilmesi için taşınmazın aile konutu olduğunun tespitini istemekte hukuki yararının olduğu açıktır. Toplanan delillerden sağ kalan eş ve müteveffa eşin uzun süreden bu yana dava konusu taşınmazda oturdukları, ortak çocuklarının bu taşınmazda büyüdüğü, zaman zaman tarafların Giresun'daki taşınmazda kalmaları o taşınmazı aile konutu haline getirmeyeceği, aile birlikteliğinin ağırlıklı olarak dava konusu edilen taşınmazda geçtiği, dava konusu taşınmaza ait aboneliklerin 1980'li yıllardan bu yana aktif olduğu gibi tanık beyanları ile de dava konusu taşınmazın müteveffanın ölümüne kadar aile konutu olduğu anlaşılmaktadır. O halde, dava konusu taşınmazın mirasbırakanın ölüm tarihinde aile konutu olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, bu hususta ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan                           Üye                  Üye                 Üye                Üye
Mehmet Kasım Çetin      Çetin Durak     Sevil Kartal     Harun Can     Hatıran Alper