KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİNE KONU KARARLAR MİKTAR İTİBARİYLE TEMYİZ EDİLEBİLİRLİK SINIRINI AŞMASI HÂLİNDE İLGİLİSİNCE TEMYİZ EDİLEBİLECEĞİNDEN BU KARARLAR ARASINDA UYUŞMAZLIK GİDERİLEMEZ.

T.C.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ

Esas No       : 2024/7454
Karar No      : 2024/8204

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR
Y A R G I T A Y   İ L  M I

Bölge Adliye Mahkemesi : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu
Tarihi                                  : 02.05.2024
No                                       : 2024/5 Uyuşmazlığın Giderilmesi

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ
İSTEMİNE DAİR KARAR     

I-BAŞVURU

Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.03.2024 tarih ve 2022/33 Esas sayılı yazısı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi ilamlarında meydana gelen iş kazası sebebi ile zamanaşımı süresinin hesabında ikili bir ayrıma gidilmediği, eylem suç teşkil ediyorsa TBK'nın 72 nci maddesine göre zamanaşımı süresinin belirleneceğinin belirtildiği, TBK'nun 60. maddesine göre bir kişinin sorumluluğu birden fazla sebebe dayanıyorsa zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verilmesi gerektiği, doktrinde bu hususun sorumluluk sebeplerin yarışması olarak da belirtildiği, her ne kadar işçi ve işveren arasında sözleşmeden doğan sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerekse de iş kazası sebebi ile maddi ve manevi tazminat isteklerinin bir niteliğinin de haksız fiil olduğu, TBK'nın 60 ıncı maddesine göre hâkimin sorumluluk sebebini belirlemesi gerektiği, bu sorumluluk sebebinin belirlenmesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi arasında farklılıklar bulunduğu, ilgili ilamların davalılarının işveren oldukları, bu hâli ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu, 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre uyuşmazlığının giderilmesi Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu’ndan talep edilmiştir.

II-ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULUNUN 02.05.2024 TARİH ve 2024/5 UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ SAYILI KARARI

5235 sayılı Kanunun Bölge Adliye Mahkemesi başkanlar kurulunun görevlerini düzenleyen 35 inci maddesinin 1 inci fıkrasının 3 numaralı bendinde "Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek" başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.

Bu düzenleme gereğince; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 31.01.2024 tarih ve 2024/221 Esas, 2024/172 Karar sayılı kararı ile iş kazasına bağlı maddi ve manevi tazminat davalarında işverenin sorumluluğunun sözleşme ilişkisinden kaynaklanması sebebi ile haksız fiillerde uygulanacak olan uzamış ceza zamanaşımı hükümlerinin uygulanamayacağından bahisle kararın kaldırılmasına ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından ise uzamış ceza zamanaşımı hükümlerinin uygulanması gerektiğine karar verildiği, bunlardan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 14.02.2024 tarih ve 2023/241 Esas, 2024/279 Karar sayılı kararı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 12.12.2023 tarih ve 2022/2788 Esas, 2023/4454 Karar sayılı kararı istinaf başvurusunun esastan reddi suretiyle sonuçlandığı, kararların kesin olarak verildiği, diğer daire kararlarının ise HMK'nın 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının a bendinin 6 ncı alt bendi uyarınca eksikler nedeniyle kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine ilişkin olduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi ile diğer daire kararları arasında işverenin tazminat sorumluluğunda Borçlar Kanunu'nun haksız fiilere ilişkin uzamış ceza zamanaşımı hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı noktasında uyuşmazlık bulunduğu, bu noktada 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde "kesin hüküm"den değil "kesin karar"dan söz edilmesi sebebi ile HMK'nın 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının a bendinin 6 ncı alt bendi kapsamında verilen kesin nitelikteki kararların ilgili olduğu dosyaların derdest olması halinde uyuşmazlığın giderilmesinin istenemeyeceğine dair Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 02.10.2023 tarih ve 2023/12641 Esas, 2023/13520 Karar sayılı kararına bu yönüyle hukuken katılma imkanı bulunulmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin anılan kararı gereği Başkanlar Kurulu yargısal faaliyette bulunamayacağından uyuşmazlığın hangi daire kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği konusunda görüş bildirilemeyeceğindan bahisle;

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 31.01.2024 tarih ve 2024/221 Esas, 2024/172 Karar sayılı kararı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 01.03.2024 tarih ve 2024/643 Esas, 2024/737 Karar sayılı kararı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 12.12.2023 tarih ve 2022/2788 Esas, 2023/4454 Karar sayılı kararı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 08.04.2021 tarih, 2019/3427 Esas, 2021/922 Karar sayılı kararı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 11.04.2022 tarih ve 2021/1774 Esas, 2022/797 Karar sayılı kararı, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 14.02.2024 tarih ve 2023/241 Esas, 2024/279 Karar sayılı kararı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 07.02.2024 tarih ve 2022/247 Esas, 2024/301 Karar sayılı kararı ve Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 13.03.2024 tarih ve 2023/484 Esas, 2024/589 Karar sayılı kararı arasında uyuşmazlık bulunduğuna oy birliği ile karar verilmiştir.

III-UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR

1- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 31.01.2024 Tarih ve 2024/221 Esas, 2024/172 Karar Sayılı Kararı

22.05.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının hak sahibinin açtığı tazminat dava dosyasında Sarayköy Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince asıl dava dosyasının davalısı gerçek kişi yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, birleşen dosyanın davalısı tüzel kişi işveren yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ve birleşen dava dosyasının davalısı işveren şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı şirketin istinaf isteminin kaza tarihinin 22.05.2008, birleşen dava tarihinin 15.12.2020 olduğu ve davalı şirket vekilinin süresinde zamanaşımı defi ileri sürdüğünden bahisle kabulüne, birleşen dava dosyasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl dava dosyasının davalısı gerçek kişi yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, birleşen dava dosyasının zamanaşımı nedeniyle reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verilmiştir.

2- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 12.12.2023 tarih ve 2022/2788 Esas, 2023/4454 Karar Sayılı Kararı

04.08.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının açtığı tazminat dava dosyasında Ankara 39. İş Mahkemesince davacının asıl dava dosyasındaki maddi tazminat talebinin kabulüne, birleşen dava dosyasında davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi her ne kadar davalı işveren şirket tarafından birleşen dava dosyasına karşı süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de “Davaya konu eylem aynı zamanda suç teşkil edip bu suçun zamanaşımı 12 yıl olmakla manevi tazminata ilişkin davanın dava tarihi 08.02.2019 olup zararlandırıcı olay tarihi 04.08.2007 olduğundan 12 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi geçmediğinden 6098 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi gereğince zamanaşımı ceza zamanaşımı kadar uzayacağından somut olayda zamanaşımı gerçekleşmemiş olup davalı istinaf istemi isabetsizdir.” gerekçesiyle tarafların diğer istinaf itirazları ile birlikte davalının zamanaşımı itirazını da reddederek sonuç itibariyle tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere karar vermiştir.

3- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 14.02.2024 tarih ve 2023/241 Esas, 2024/279 Karar Sayılı Kararı

17.01.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının açtığı tazminat dava dosyasında Elazığ İş Mahkemesince davalı tarafın 12.08.2022 tarihli ıslah istemine karşı ileri sürülen zamanaşımı defi reddedilip, davacının ıslah edilmiş haliyle maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 13.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi “İş kazalarına bağlı zamanaşımı süresi, haksız fiil sebebiyle 10 yıldır. Bu süreler 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60/1 maddesine göre, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak bir yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımı söz konusu olur; 60/2 nci maddesinde ise eylemin aynı zamanda suç oluşturması halinde artık o suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72 nci maddesinde ise benzer düzenlemeye 2 yıl ve 10 yıl şeklinde yer verilmiştir. Dava konusu zararlandırıcı iş kazası olayı, aynı zamanda taksirle yaralanmaya sebebiyet verme niteliğindedir. Açılmış bir ceza davası bulunmasa dahi uzamış ceza zamanaşımının tatbiki gerekir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.03.2021 tarih, 2020/7310 Esas 2021/3390 Karar sayılı ilamı bu yönüyle emsal niteliktedir. Mevcut evraka göre iş kazasının 17.01.2011 tarihinde yaşandığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminde gerçekleşen olay yönünden, maddi tazminat talebi için dava ve ıslah tarihi itibariyle uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı değerlendirilmiştir.” gerekçesiyle tarafların diğer istinaf itirazları ile birlikte davalının zamanaşımı itirazını da reddederek sonuç itibariyle tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere karar vermiştir.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun görüş yazısında bahsedilen ve aşağıda sıralanan diğer kararlar zamanaşımı noktasında değerlendirmeler içeriyor ise de bu kararlar istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararlar veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında verilen kararlar olmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılarak, dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine dair verilen kararlardır.

1- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 01.03.2024 tarih ve 2024/643 Esas, 2024/737 Karar sayılı kararı,

2- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 08.04.2021 tarih, 2019/3427 Esas, 2021/922 Karar sayılı kararı,

3- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 11.04.2022 tarih ve 2021/1774 Esas, 2022/797 Karar sayılı kararı,

4- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 07.02.2024 tarih ve 2022/247 Esas, 2024/301 Karar sayılı kararı

5- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 13.03.2024 tarih ve 2023/484 Esas, 2024/589 Karar sayılı kararı

IV. UYUŞMAZLIK

Uyuşmazlık işverenin iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat sorumluluğunda Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin uzamış ceza zamanaşımı hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır.

V-GEREKÇE

5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un “Başkanlar kurulunun görevleri” başlıklı 35 inci maddesinin 1 inci fıkrasının 3 üncü bendine göre; “Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması halinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtay’dan bu konuda bir karar verilmesini istemek,” Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairleri Başkanları Kurulu ve Hukuk Daireleri Başkanları Kurulu’nun görevleri arasındadır. Anılan hükümde açıkça belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemelerinin niteliği itibariyle kesin, diğer bir deyişle herhangi bir şekilde temyiz kanun yoluna başvurma imkanı bulunmayan nitelikteki kararları için Yargıtay ilgili dairesinden uyuşmazlığın giderilmesini istenebilir.

Öte yandan uyuşmazlığın giderilmesi yoluna başvurulabilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının uyuşmazlığı nihai bir kararla sona erdiren kesin hükümle sonuçlanmış olması gerekmektedir. Henüz derdest olan dosyalar arasında uyuşmazlığın giderilmesi imkânı bulunmamaktadır.

Somut olayda;

1- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 01.03.2024 tarih ve 2024/643 Esas, 2024/737 Karar sayılı kararı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 08.04.2021 tarih, 2019/3427 Esas, 2021/922 Karar sayılı kararı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 11.04.2022 tarih ve 2021/1774 Esas, 2022/797 Karar sayılı kararı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 07.02.2024 tarih ve 2022/247 Esas, 2024/301 Karar sayılı kararı, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 13.03.2024 tarih ve 2023/484 Esas, 2024/589 Karar sayılı kararının uyuşmazlığı nihai bir kararla sona erdirmeyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılarak, dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine dair verilen kararlar olduğu dikkate alındığında anılan kararlar arasında 5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi kapsamında bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.

2- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 31.01.2024 tarih ve 2024/221 Esas, 2024/172 Karar sayılı kararı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 12.12.2023 tarih ve 2022/2788 Esas, 2023/4454 Karar sayılı kararı, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 14.02.2024 tarih ve 2023/241 Esas, 2024/279 Karar sayılı kararı yönünden yapılan değerlendirmede ise uyuşmazlığın giderilmesi taleplerine konu edilen bu kararların miktar itibariyle temyiz edilebilirlik sınırını aşması halinde ilgilisince temyiz edilebileceği, bu kapsamda anılan kararların nitelikleri itibariyle değil, miktar itibariyle kesin kararlar oldukları, diğer bir deyişle 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin 1 inci fıkrasının 3 üncü bendi kapsamında kesinlik şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığı değerlendirilmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 02.05.2024 tarih ve 2024/5 Uyuşmazlığın Giderilmesi sayılı kararında belirtilen bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine YER OLMADIĞINA,

16.07.2024 günü oy birliğiyle karar verildi.

Başkan              Üye                  Üye                     Üye                           Üye  
Mustafa Taş        Ali İnceman      Yılmaz Akıncı     Şerafettin Özyürür     Kemal Güngör