KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde yayınlanan tüm içerik telif yasaları ve Türk Patent Enstitüsü kapsamında koruma altındadır. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın kullanımından doğabilecek zararlar için KARAMERCAN HUKUK Bürosu hiçbir sorumluluk kabul etmez. www.karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/ internet adresinde paylaşılan Yargıtay Kararları’nın link verilmeden bir başka anlatımla www.karamercanhukuk.com internet adresinden alındığı belirtilmeksizin kopyalanması, paylaşılması ve kullanılması YASAKTIR. KARAMERCAN HUKUK Bürosu internet sitesini ziyaret etmekle, yukarıda belirtilen kullanım şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.
Yazdır

ZİYNET EŞYALARININ AYNEN İADESİ MÜMKÜN OLMADIĞI TAKDİRDE BEDELİN DAVALIDAN TAHSİLİNE ŞEKLİNDE KURULAN HÜKÜM, HMK 297 HÜKMÜNE AYKIRILIK TEŞKİL ETMEKTEDİR.

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU

Esas No        : 2023/2-1142
Karar No       : 2025/370

T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L  M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ                :
 Vakfıkebir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 
TARİHİ                          : 07.02.2023
SAYISI                          : 2022/930 E., 2023/216 K.
ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/5995 Esas,
                                        2022/7892 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 17.09.2016 tarihinde evlenen tarafların ortak çocuklarının bulunmadığını, eşlerin Vakfıkebir Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli ve 2018/112 Esas, 2019/136 Karar sayılı kararı ile boşanmalarına karar verildiğini, müvekkiline ait ziynet eşyalarının davalı tarafından elinden alınarak iade edilmediğini ileri sürerek dökümü yapılan ziynet eşyalarının müvekkiline aynen iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde ziynetlerin güncel tutarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine talep etmişken, 15.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 227.821,60 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, takılan takıların istenilen miktarda olmadığını, diğer yandan düğünde takılan takılar ile eşlerin düğün masraflarını ödediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli ve 2019/330 Esas, 2022/33 Karar sayılı kararı ile; ziynet alacağına ilişkin eldeki davada kural olarak düğün sırasında takılan ziynet eşyalarının aksine bir anlaşma bulunmadıkça kadına ait olduğu, somut olayda davacıya nişanda ve düğünde takılan ziynetlerin davacıdan alındığı ve tekrar iade edilmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne ve "1 adet 125 gr 7 kol kolye ve 19 kol bilezikten oluşan hasır set takımı, 6 adet 12 gram 22 ayar fantazi bilezik, 8 adet 20 gram 22 ayar burma bilezik, 1 adet 16 gram 22 ayar burma bilezik, 3 adet 14 gram 22 ayar fantazi bilezik, 1 adet 20 gram 22 ayar hint işi bilezik, 1 adet beşi birlik, 12,24 gram 14 ayar zincir, 99 adet çeyrek altın, 10 adet çeyrek altın, 9 adet gram altın, 15 adet yarım altın, 1 adet 22 ayar 40 gram bilezik, 1 adet 0,75 karat tektaş yüzük, 1 adet 1 karat beştaş yüzük, 1 adet saat, 1 adet inci kolye ve 2 adet inci küpeden oluşan set, 1 adet altın kolye ucunda etrafı taşlı çerçeveli liranın" aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde toplam 210.111,60 TL ziynet alacağının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2022/637 Esas, 2022/633 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

 2. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinin (2.) fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerkeçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Gerek tefhim edilen ve zabıtla berlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir..."

gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki kararda yer alan gerekçenin yanında; bozma ilamında her ne kadar eşyaların cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmediği gerekçesine yer verilmişse de hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterildiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ziynet eşyalarına ilişkin aynen iade mümkünken, dava tarihindeki bedelin ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, altınların fiili ödeme günündeki değerinin hüküm altına alınmasının gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; ziynet alacağı istemine ilişkin eldeki davada Mahkemece kurulan hükmün; dava konusu eşyaların cins, nitelik, miktar ve değerlerini açıklar nitelikte olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

D. Gerekçe

1. İlgili Hukuk

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesi.

2. Değerlendirme

1. Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar görülmektedir.

2. Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanun'un "Hükmün kapsamı" başlıklı 297. maddesi "(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.

b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.

c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.

ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.

d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.

e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmünü taşımaktadır.

3. Eldeki davaya gelince; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın 19.11.2020 tarihli duruşmasında alınan ara karar ile dosya kuyumcu bilirkişiye tevdi edilmiş, tarafların nişan ve düğününe ait kamera görüntüleri ve fotoğraflar üzerinden talep konusu ziynet eşyalarının değerlendirilmesi talep edilmiştir. Bilirkişi raporunda; davacının talep ettiği her bir ziynet eşyası hakkında ayrı ayrı cins, nitelik ve miktar tespiti yapıldıktan sonra, son olarak eşyanın TL cinsinden değeri tespit edilmiştir. Davacı vekili 15.12.2021 tarihli ıslah dilekçesinde ise; talep edilen her bir eşyanın cins, nitelik ve miktarını ayrı ayrı belirterek öncelikli olarak bu eşyaların aynen iadesini, aynen iade mümkün olmadığı takdirde her bir eşyanın TL cinsinden değeri yazılmak suretiyle toplamda 227.821,60 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

4. Nitekim yukarıda yer verilen 6100 sayılı Kanun'un 297/2. hükmüne bakıldığında da, hükmün sonuç kısmında; taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği açıktır. Bu fıkraya ilişkin hükümet gerekçesinde hükmün, 1086 sayılı Kanunun 388. maddesinin 2. fıkrasının karşılığı olduğu ve bu kuralla hükümlerin açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılmasının öngörülmüş olduğu belirtilmiştir. Oysaki İlk Derece Mahkemesinin gerek 13.01.2022 tarihli ilk kararı gerekse 07.02.2023 tarihli direnme kararında; hüküm kurulan her bir ziynet eşyası hakkında cins, nitelik ve miktar gösterilmişse de, hemen ardında o eşyanın ayrıca değerinin belirtilmediği anlaşılmaktadır. Böyle olunca hükmün sonuç bölümünde "....aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde 210.111,60 TL ziynet alacağının davalıdan tahsiline..." şeklinde kurulan hükmün 6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesine uygun şekilde kurulduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Mahkemece yapılması gereken iş, davalı tarafa yüklenen "aynen iade, olmadığı takdirde bedel tahsiline" ilişkin hükmün her bir ziynet eşyasının infaz ve denetime elverişli olacak şekilde; cins, nitelik ve miktarı yanında ayrıca bedelini de göstermekten ibarettir.

5. O hâlde Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır.

6. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında açıklanan gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,

İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 maddesinin 1. fıkrası uyarınca Vakfıkebir Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.