EYLEMLİ SONA ERMENİN KABUL EDİLEBİLMESİ İÇİN KOOPERATİFİN YÖNETİM GİDERLERİ HARİÇ ARSA VEYA İNŞAAT MALİYETLERİ İLE İLGİLİ AİDAT TOPLAYAN BİR KOOPERATİF OLMASI GEREKMEKTEDİR.
T.C.
YARGITAY
6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/2316
KARAR NO : 2026/367
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 04.06.2025
NUMARASI : 2025/882 E., 2025/1018 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekili Avukat H.T. ile davalı kooperatif vekili Avukat D.K.'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin Muğla ili, Milas ilçesi, Boğaziçi Mahallesi, 26.2 no.lu parselde kayıtlı taşınmazı davalı kooperatiften edindiğini, bahsi geçen devir işleminin yapılabilmesi için zorunlu olarak ortaklık kaydının da bulunması gerektiğini, taşınmaza ait tapu senedindeki iktisap nedenine bakıldığında da “tamamı 340900 m² miktarındaki kışlak hisseli 451 kişi adına kayıtlı olup, rızai taksim neticesinde işbu mahal senet sahibine isabet etmekle tescili yapıldı” şeklindeki kaydın da devrin kooperatif ortaklığından kaynaklandığını doğruladığını, ancak davalıdan murisin ortaklığına ait evrak ve bilgiler talep edildiğinde ortaklığının bulunmadığının iddia edildiğini ve herhangi bir çıkarılma evrakının ibraz edilemediğini ileri sürerek, davacıların murisi Ali B.'un davalı kooperatif ortağı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kooperatife ait belge ve kayıtlarda murisin ortaklığını doğrulayacak bilgi bulunmadığını, iddia edilen hususun tanık ile ispatının da mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatif tarafından, davacının üyelik başlangıcı olan 1978 yılı ile üyelik bitiş tarihi olan 1991 yılları arası ticari defter kayıt ve belgelerinin ibraz edilmediği, dosya içerisinde muris Ali B.'a gönderilen ortaklıktan çıkarıldığını bildirir tebligat bulunmadığı, muris adına kayıtlı taşınmazdan da kooperatif ortak alanları için terkin işlemlerinin yaptırıldığı, davalı kooperatifçe hukuka ve usule uygun olarak muris Ali B.'u ortaklıktan çıkarma işlemi yapılmadığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 15.01.1978 tarihinde davalı kooperatif ortağı olan davacıların murisinin, aidat borcunu ödememesi nedeniyle, 19.10.1991 tarihli karar ile ortaklıktan çıkarıldığı, 13.07.2009 tarihinde vefat ettiği, davanın ise 03.08.2023 tarihinde açıldığı, aidat borcunu ödememesi nedeniyle 19.10.1991 tarihinde ortaklıktan çıkarılan murisin ölene kadar 18 yıllık süre içesinde kooperatif ile ilişki kurmadığı, aidat ödemediği, üyelikten çıkarılma ile ilgili herhangi bir dava açmadığı nazara alındığında, üyeliğinin eylemli olarak sona erdiğinin kabulü gerektiği belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; faal olmayan bir kooperatif ile ilgili bir davada kooperatif üyesine TMK madde 2'nin ölçüsüz bir şekilde uygulanmasının hatalı olduğunu, TMK madde 2'deki kötüniyet iddiasının davanın esasına ilişkin olduğunu ve davalının bu hususa dair hiçbir iddia ve savunma sunmadığını, muris Ali B.'un davalı kooperatifin ortağı olduğunu, murisin usulüne uygun olarak kooperatif üyeliğinden çıkarılmadığını ve dolayısıyla mirasçı sıfatını taşıyan davacıların halen kooperatif ortak ve üyesi olduklarını, davalı kooperatifin tebligatları usulüne uygun olarak yapmaması nedeniyle muris veya davacıların ortaklığa geri dönüş haklarını hiçbir zaman kullanamadıklarını, ortaklıktan çıkarma kararı kendi içerisinde çelişkili olup, çelişkili bir karar ile davacıların anayasal haklarına müdahale edilmesinin kabul edilemeyeceğini, itiraz ve dava hakkı tanınmamış olduğundan çıkarılma kararının kesin hükümsüz olduğunu, murisin usulüne uygun olarak ortaklıktan çıkarılmadığının veya istifa da etmediğinin sabit olduğunu, murise ait taşınmazın fiziken de davalı kooperatifin arazisinin içinde yer aldığını, murisin kendisine ait paydan kooperatif lehine tapuda terkler yaptığını, ortak olmadığını iddia etmenin tamamen kötü niyetli bir davranış olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dava, kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir.
Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacıların murisinin hakkında çıkarılma kararının alındığı 19.10.1991 tarihinden vefat ettiği, 13.07.2009 tarihine kadar davacı mirasçıların ise vefatten dava tarihine kadar kooperatif ile irtibatları bulunmamasına dayanmaktadır. Kaldı ki kooperatifin 19.10.1991 tarihli çıkarma kararının gerekçesinin de ortak ile irtibat sağlanamaması olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Ancak bahsi geçen kararın, murise tebliği bilgisi bulunmaması nedeniyle, kesinleştiğinden bahsedilemeyecektir.
Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda; eylemli sona ermenin kabul edilebilmesi için, kooperatifin yönetim giderleri hariç arsa ya da inşaat maliyetleri ile ilgili aidat toplayan bir kooperatif olması gerekmektedir. Dosya içeriği itibariyle; 19.10.1991 tarihi sonrasında davalı kooperatif tarafından belirtilen giderlere ilişkin aidat toplanıp toplanmadığı araştırılmamış olup, bu hususta araştırma yapılarak oluşacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacılar yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Mahmut Coşkun Belkıs Karakaş Mehmet Aksu Mehmet Özdemir Doğan Ağırman
EYLEMLİ SONA ERMENİN KABUL EDİLEBİLMESİ İÇİN KOOPERATİFİN YÖNETİM GİDERLERİ HARİÇ ARSA VEYA İNŞAAT MALİYETLERİ İLE İLGİLİ AİDAT TOPLAYAN BİR KOOPERATİF OLMASI GEREKMEKTEDİR.
T.C.
YARGITAY
6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2025/2316
KARAR NO : 2026/367
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
TARİHİ : 04.06.2025
NUMARASI : 2025/882 E., 2025/1018 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekili Avukat H.T. ile davalı kooperatif vekili Avukat D.K.'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin Muğla ili, Milas ilçesi, Boğaziçi Mahallesi, 26.2 no.lu parselde kayıtlı taşınmazı davalı kooperatiften edindiğini, bahsi geçen devir işleminin yapılabilmesi için zorunlu olarak ortaklık kaydının da bulunması gerektiğini, taşınmaza ait tapu senedindeki iktisap nedenine bakıldığında da “tamamı 340900 m² miktarındaki kışlak hisseli 451 kişi adına kayıtlı olup, rızai taksim neticesinde işbu mahal senet sahibine isabet etmekle tescili yapıldı” şeklindeki kaydın da devrin kooperatif ortaklığından kaynaklandığını doğruladığını, ancak davalıdan murisin ortaklığına ait evrak ve bilgiler talep edildiğinde ortaklığının bulunmadığının iddia edildiğini ve herhangi bir çıkarılma evrakının ibraz edilemediğini ileri sürerek, davacıların murisi Ali B.'un davalı kooperatif ortağı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kooperatife ait belge ve kayıtlarda murisin ortaklığını doğrulayacak bilgi bulunmadığını, iddia edilen hususun tanık ile ispatının da mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatif tarafından, davacının üyelik başlangıcı olan 1978 yılı ile üyelik bitiş tarihi olan 1991 yılları arası ticari defter kayıt ve belgelerinin ibraz edilmediği, dosya içerisinde muris Ali B.'a gönderilen ortaklıktan çıkarıldığını bildirir tebligat bulunmadığı, muris adına kayıtlı taşınmazdan da kooperatif ortak alanları için terkin işlemlerinin yaptırıldığı, davalı kooperatifçe hukuka ve usule uygun olarak muris Ali B.'u ortaklıktan çıkarma işlemi yapılmadığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 15.01.1978 tarihinde davalı kooperatif ortağı olan davacıların murisinin, aidat borcunu ödememesi nedeniyle, 19.10.1991 tarihli karar ile ortaklıktan çıkarıldığı, 13.07.2009 tarihinde vefat ettiği, davanın ise 03.08.2023 tarihinde açıldığı, aidat borcunu ödememesi nedeniyle 19.10.1991 tarihinde ortaklıktan çıkarılan murisin ölene kadar 18 yıllık süre içesinde kooperatif ile ilişki kurmadığı, aidat ödemediği, üyelikten çıkarılma ile ilgili herhangi bir dava açmadığı nazara alındığında, üyeliğinin eylemli olarak sona erdiğinin kabulü gerektiği belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; faal olmayan bir kooperatif ile ilgili bir davada kooperatif üyesine TMK madde 2'nin ölçüsüz bir şekilde uygulanmasının hatalı olduğunu, TMK madde 2'deki kötüniyet iddiasının davanın esasına ilişkin olduğunu ve davalının bu hususa dair hiçbir iddia ve savunma sunmadığını, muris Ali B.'un davalı kooperatifin ortağı olduğunu, murisin usulüne uygun olarak kooperatif üyeliğinden çıkarılmadığını ve dolayısıyla mirasçı sıfatını taşıyan davacıların halen kooperatif ortak ve üyesi olduklarını, davalı kooperatifin tebligatları usulüne uygun olarak yapmaması nedeniyle muris veya davacıların ortaklığa geri dönüş haklarını hiçbir zaman kullanamadıklarını, ortaklıktan çıkarma kararı kendi içerisinde çelişkili olup, çelişkili bir karar ile davacıların anayasal haklarına müdahale edilmesinin kabul edilemeyeceğini, itiraz ve dava hakkı tanınmamış olduğundan çıkarılma kararının kesin hükümsüz olduğunu, murisin usulüne uygun olarak ortaklıktan çıkarılmadığının veya istifa da etmediğinin sabit olduğunu, murise ait taşınmazın fiziken de davalı kooperatifin arazisinin içinde yer aldığını, murisin kendisine ait paydan kooperatif lehine tapuda terkler yaptığını, ortak olmadığını iddia etmenin tamamen kötü niyetli bir davranış olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dava, kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir.
Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına gelir. Böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacıların murisinin hakkında çıkarılma kararının alındığı 19.10.1991 tarihinden vefat ettiği, 13.07.2009 tarihine kadar davacı mirasçıların ise vefatten dava tarihine kadar kooperatif ile irtibatları bulunmamasına dayanmaktadır. Kaldı ki kooperatifin 19.10.1991 tarihli çıkarma kararının gerekçesinin de ortak ile irtibat sağlanamaması olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Ancak bahsi geçen kararın, murise tebliği bilgisi bulunmaması nedeniyle, kesinleştiğinden bahsedilemeyecektir.
Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda; eylemli sona ermenin kabul edilebilmesi için, kooperatifin yönetim giderleri hariç arsa ya da inşaat maliyetleri ile ilgili aidat toplayan bir kooperatif olması gerekmektedir. Dosya içeriği itibariyle; 19.10.1991 tarihi sonrasında davalı kooperatif tarafından belirtilen giderlere ilişkin aidat toplanıp toplanmadığı araştırılmamış olup, bu hususta araştırma yapılarak oluşacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacılar yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Mahmut Coşkun Belkıs Karakaş Mehmet Aksu Mehmet Özdemir Doğan Ağırman

