Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12 Kasım 2025 tarihli kararına göre mahkeme, bozmadan esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde direnme kararı vermeli, gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24 Eylül 2025 tarihli kararına göre azil hâlinde duruşma gününün davacıya tebliği gerekmediği gibi dosyayla ilgili yeterli süre geçmesine rağmen duruşmaya katılınmadığından davanın açılmamış sayılması kararı yerindedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10 Eylül 2025 tarihli kararına göre şirketin ihyasına karar verilmiş ise de tasfiye memuru atanmadığından şirketin YK başkanına tasfiye memuruymuş gibi tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandığının kabulü mümkün değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Haziran 2025 tarihli kararına göre sosyal güvenlik hakkının vazgeçilmez ve devredilemez anayasal bir insan hakkı olduğu gözetildiğinde somut olayda taleple bağlılık ilkesi uygulanamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 19 Şubat 2025 tarihli kararına göre Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan sözü edilen kurul raporları arasındaki farklılığa ilişkin çelişkileri giderici ve açıklayıcı rapor alınmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12 Mart 2025 tarihli kararına göre bilinen son adrese tebligat yapılmaksızın doğrudan Ticaret Sicil Müdürlüğündeki adrese önce tebliğ çıkartılması ve sonrasında TK 35 hükmüne göre tebligat yapılması hatalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12 Mart 2025 tarihli kararına göre başka bir sistem veya UETS’ye kayıtlı olmayan bir elektronik adres Tebligat Kanunu anlamında belgelendirme işlevini haiz değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05 Mart 2025 tarihli kararına göre hükmü veren bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasından sonra HMK 124 hükmü gereği taraf teşkili sağlanabilir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 24 Aralık 2024 tarihli kararına göre asıl - alt işveren sıfatı olmayan zarara şahsi kusuruyla sebep olan üçüncü kişiler için uygulanması gereken zamanaşımı kuralı TBK 72 hükmü düzenlemesidir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 06 Aralık 2024 tarihli kararına göre ilaca ilişkin tedbir kararı için dayanak alınacak yeterlilikte bir tıbbi otorite raporu dosyada yoksa davayı esastan çözecek nitelikte tedbir kararı verilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 03 Temmuz 2024 tarihli kararına göre fiili hizmet müddeti zammının sigortalılık süresi yönünden sigortalılık başlangıç tarihini geriye götürecek şekilde ek bir sigortalılık süresi veremez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28 Şubat 2024 tarihli kararına göre somut olayda zararın kapsamının değil bedensel zararın niteliği ve unsurları öğrenildiğinden ıslah dilekçesindeki maddi tazminat zamanaşımına uğramamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06 Mart 2024 tarihli kararına göre meslekte kazanma gücü kayıp oranı zaman içerisinde değişmemişse de kontrol muayenesine gerek olmadığına karar verildiği anda zarar oluşmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Şubat 2024 tarihli kararına göre fazlaya ilişkin haklar saklı tutulup ıslahla artırım yapılsa bile dava açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığından kısmi dava olarak görülemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Şubat 2024 tarihli kararına göre bedensel zararın gelişim gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak bedensel zararın gelişiminin tamamlandığı tarihin esas
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01 Kasım 2023 tarihli kararına göre somut olay açısından SGK tarafından ölü kişiye karşı dava açılması HMK 124 hükmü uyarınca kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18 Ekim 2023 tarihli kararına göre kural olarak istinaf incelemesinde ileri sürülmediği için incelenmeyen bir konunun temyizde ileri sürülmesi durumunda temyizde incelenmesi mümkün değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24 Kasım 2022 tarihli kararına göre bütünüyle ilk derece yargılamasında sunulan dilekçelere atıf yapılarak istinaf sebeplerini gösterilmesi mümkün değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Haziran 2023 tarihli kararına göre ek bilirkişi raporunda davacıların maddi tazminat alacakları daha fazla belirlendiğinden ikinci talep artırım dilekçesine hukukî
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15 Aralık 2022 tarihli kararına göre kesin hüküm için eski davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni davada ileri sürülen talep sonucunun karşılaştırılması gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 18 Mayıs 2022 tarihli kararına göre Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılan rücuan tazminat davası adli tatilde görülemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15 Aralık 2022 tarihli kararına göre kesin sürenin gereği yerine getirilmemesi nedeniyle ispat edilemeyen dava için verilen karar esasa ilişkin olup
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24 Kasım 2022 tarihli kararına göre istinaf başvuru sebeplerini ve gerekçelerini içermeyen dilekçe kapsamında yapılacak istinaf incelemesi esasa
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22 Haziran 2022 tarihli kararına göre tek mirasçı mirası reddetmişse mahallin sulh hukuk mahkemesine durum bildirilmeli ve miras iflas hükümlerine
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18 Kasım 2021 tarihli kararına göre istinaf aşamasında yeniden esas hakkında hüküm kurulduktan sonra temyizde karar bozulursa ilk derece mahkemesi kararı tartışılamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18 Mayıs 2022 tarihli kararına göre Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılan rücuan tazminat davaları adli tatilde görülemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08 Şubat 2022 tarihli kararına göre sadece davalının temyizi üzerine verilen bozma kararı sonrası hükme en yakın tarihte geçerli olan asgari ücret esas alınamaz.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 14 Eylül 2021 tarihli kararına göre kısmi dava olarak açılan dava tam ıslah yolu ile bile belirsiz alacak davasına dönüştürülemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02 Aralık 2021 tarihli kararına göre iş kazası nedeniyle maddi tazminat hesabı yapılırken muhtemel yaşam süresi TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 14 Ekim 2021 tarihli kararına göre murisin emekli ikramiyesi kanun gereği hak sahibi mirasçılara ait olup tereke kapsamına dahil edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07 Temmuz 2021 tarihli kararına göre murise verilen idari para cezasının tahsili için ceza sorumluluğunun şahsiliği gereği mirasçılar hakkında takip yapılamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04 Mart 2021 tarihli kararına göre işgücü kayıp oranı değişmese de değişme ihtimali bulunduğundan ihtimal bittiğinde zamanaşımı başlar.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 14 Eylül 2020 tarihli kararına göre sonradan öğrenilen fazla ödenen primlerin geri alınması istemi yargılamanın iadesi sebebi olabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25 Kasım 2020 tarihli kararına göre süre tutum dilekçesinin istinaf başvurusu yapma süresini durduracağına ilişkin hüküm bulunmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15 Eylül 2020 tarihli kararına göre 7036 sayılı kanunda düzenlenen kuruma başvurma şartı tamamlanabilir bir dava şartıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11 Nisan 2018 tarihli kararına göre HUMK döneminde açılan davada verilen talep artırım dilekçesi ıslah talebi olarak nitelendirilemez.
Yargıtay 10. HD. 07 Mart 2018 ve Yargıtay 20. HD. 14 Aralık 2017 tarihli kararlarına göre HMK 177. maddesine göre sözlü yargılama aşamasında ıslaha izin verilmediği sonucu çıkarılmaktadır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 24 Ocak 2017 tarihli kararına göre mazeret dilekçesinde talep olsa bile duruşma gününün UYAP sisteminden öğrenilmesi mümkün değildir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 23 Şubat 2015 tarihli kararına göre basit yargılamada da iddianın ve savunmanın genişletilmesinde veya değiştirilmesinde HMK 141 hükmü uygulanır.