Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 11 Şubat 2025 tarihli kararına göre alacağın gerçek olmadığı yönündeki her soyut iddia için tasarrufun iptali davası hâkimi, alacağa dair ticaret hukuku ilkeleri içerisinde menfi tesbit yargılaması gibi araştırma yapamaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 17 Haziran 2025 tarihli kararına göre hor kullanma tazminatı davası yönünden dava şartlarından olan tahliyenin yargılama sırasında gerçekleştiği nazara alınarak usûl ekonomisi ilkesi gereği talebin incelenmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18 Haziran 2025 tarihli kararına göre sözleşmenin adi yazılı şekilde yapıldığı açık ise de 6502 sayılı TKHK 41/1 hükmündeki açık hüküm karşısında resmî şekle uyulmadığından satıcı tarafından geçersizliği ileri sürülemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 11 Eylül 2025 tarihli kararına göre mal rejiminin tasfiyesi davasına konu taşınmaz hakkında açılan tapu iptali ve tescili davası, mal rejiminin tasfiyesi davası açısından bekletici sorun yapılmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18 Haziran 2025 tarihli kararına göre haciz müzekkeresinin taraf kısmına tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık yazılmak suretiyle düzenlenen müzekkere şeklen usûlsüzdür.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 13 Ekim 2025 tarihli kararına göre ifadan önce veya ifa sırasında işlemiş faiz hakkının saklı tutulduğuna ilişkin ihtirazı kaydın konulmaması hâlinde işlemiş faiz talep edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08 Ekim 2025 tarihli kararına göre satış isteme süresinin geçirilmesi kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’sen gözetilerek satış isteme süresinin geçirilmesinden sonra yapılan ihalenin feshi gerekir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 25 Haziran 2025 tarihli kararına göre ödeme emri tebliğ işleminin usûlsüz olması nedeniyle takip kesinleşmeyeceğinden ihtiyatî haciz talebinden önceki hacizlerin hükümsüz kaldığının kabulü gerekir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 23 Haziran 2025 tarihli kararına göre bir sözleşmede sayfaların birbirinin devamı olduğu cümlelerin biçiminden anlaşılması durumunda sadece son sayfanın imzalanması da yeterlidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24 Eylül 2025 tarihli kararına göre azil hâlinde duruşma gününün davacıya tebliği gerekmediği gibi dosyayla ilgili yeterli süre geçmesine rağmen duruşmaya katılınmadığından davanın açılmamış sayılması kararı yerindedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 01 Temmuz 2025 tarihli kararına göre önce açılan boşanma ve ziynet alacağı davalarından karşılıklı olarak feragat edilmişse de, ziynetlerden açıkça, kayıtsız ve şartsız feragat edilmediğinden ziynetler için dava açılabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 19 Haziran 2025 tarihli kararına göre mâlik olmayan eşin, mal rejiminin sona erdiği tarihten sonraki kredi ödemesi, değer artış payı alacağı niteliğindedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Haziran 2025 tarihli kararına göre kayın validesine süregelen şekilde ağır hakaret eden kadının davranışı karşısında erkeğin kadını geç saatte otobüse bindirip ailesinin evine göndermesi tepki niteliğinde bir davranıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Haziran 2025 tarihli kararına göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceği anlaşılan taraf yararına nafaka ödenmesine karar verilebilmesi için boşanmaya sebep olan olaylarda en azından eşit kusurlu olma şartı aranmıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 09 Eylül 2025 tarihli kararına göre çekler davalı bankanın kredilerinin ödenmesini teminen temlik cirosuyla verildiğinden davalının çek bedellerini tahsil etmesi konkordato geçici mühlet hükümlerine aykırılık teşkil etmez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 10 Haziran 2025 tarihli kararına göre 7550 sayılı kanun değişikliği kapsamında kanun yolu kesinlik sınırının belirlenmesinde, 04.06.2025 tarihinden önce verilen kararlar bakımından, dava tarihinin esas alınması mümkündür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Haziran 2025 tarihli kararına göre gerek yabancıya ait yabancı plakalı aracın neden olduğu zararlardan dolayı üçüncü kişiler gerekse sigortacı bakımından KTK hükümleri aynen uygulanacaktır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 16 Haziran 2025 tarihli kararına göre meskeniyet şikayetinin süre aşımından reddine ilişkin kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01 Ekim 2025 tarihli kararına göre İngiliz mahkemelerinin de yetkili kılınması nedeniyle tahkime yardımcı olarak mahkemenin yetkilendirildiği şeklinde bir açıklık içerilmediği için tahkim ilk itirazı kabul edilemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 18 Mart 2025 tarihli kararına göre kârın ne kadarının kanunî yedek akçe olarak ayrıldığı ve dağıtılabilir kârın akıbeti hakkında açıklama olmadığından usûlüne uygun yedek akçe ve kâr payı dağıtım kararı bulunmamaktadır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 09 Nisan 2025 tarihli kararına göre mirasçı yerine ölü kişi hakkında takip yapılması, maddî hataya ve kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması hâlinde ve dürüstlük kuralına da aykırı değilse taraf değişikliği yapılabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24 Eylül 2025 tarihli kararına göre erkeğin temadi gösteren güven sarsıcı davranışları karşısında aynı tarihlerde kadının salt kayınvalidesinin rahatsızlığı nedeniyle ortak eve dönmek zorunda kalması af sonucunu doğurmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 18 Aralık 2024 tarihli kararına göre vasiyetnamenin açılması hususunda Mahkemece ergin olmayan mirasçının velisine tebligat çıkartılması gerekir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 19 Mart 2025 tarihli kararına göre dava dışı kooperatifin ortaklığının devralınmasından kaynaklı olarak ortaklık kaydı yapılmadığı için davalıya ödenen bedelin iadesi istemi, arabuluculuk dava şartına tabi tutulamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Haziran 2025 tarihli kararına göre taşınmazda fiili bir kullanma biçimi oluşup uzun süre de paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemli olarak bağımsız bu oluşumun korunması, dürüstlük kuralının gereğidir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 21 Kasım 2023 tarihli kararına göre mirasın gerçek reddi istemi, çekişmesiz yargı işlerinden olduğundan yetkili mahkeme, talepte bulunan kişinin veya ilgililerinin birinin oturduğu yer mahkemesidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 09 Eylül 2025 tarihli kararına göre belirli süreli kira sözleşmesinin süresi sona ermeden açılan davada tahliye kararı verilemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 23 Haziran 2025 tarihli kararına göre anlaşmalı boşanma protokolüne göre ortak çocukların kullanımı için üçüncü kişilere satılamaz ve devredilemez şerhiyle birlikte kadın adına tapuda tescilin sağlanması gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Haziran 2025 tarihli kararına göre yabancı tacirle Türkiye'deki kişi arasındaki ilişki ne olursa olsun acente statüsünde sayılacağından yabancı şirketi temsilen dava açabileceği gibi temsilciliğe de dava açılabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Haziran 2025 tarihli kararına göre eşlerin çocuk sahibi olamamaları nedeni ile davalı erkeğin tedavi görmesi gerektiğine ilişkin bilgi, cinsel hayatın anlatılması anlamına gelemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 15 Mayıs 2025 tarihli kararına göre yeniden inceleme ve değerlendirme kurulu kararının iptali talebiyle açılan dava, markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davayı, bekletici sorun yapılmalıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 17 Nisan 2025 tarihli kararına göre yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmayan davalı sadece inkâr çerçevesinde savunma yapabilir ve bu yönde ispat faaliyetinde bulunarak delil gösterebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Mayıs 2025 tarihli kararına göre delil yetersizliğinden suçların davalılar tarafından işlendiğinin sabit olmaması ve suçların unsurları itibarı ile oluşmadığı nedenine dair beraat kararı, hukuk hâkimini bağlamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Mayıs 2025 tarihli kararına göre şirketlerdeki organik bağ; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması, faaliyet alanları ve hisse devirleriyle tespit edilebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 06 Mayıs 2025 tarihli kararına göre vasiyetten rücu işleminin iptali davası açısından tenkis davasının bekletici sorun yapılması, zamanaşımı süresini kesmez ve durdurmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 25 Haziran 2025 tarihli kararına göre gider avansını oluşturan harç, tebligat ücreti gibi gider gerektiren işlemler kalem kalem açıklanmalı ve her bir kalemin miktarı ayrı ayrı gösterilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Mayıs 2025 tarihli kararına göre sözleşmenin sonuca katılmalı ödünç sözleşmesi ve taşınmaz devir borcunu içerdiğinden resmî şekle uyulmadan yapıldığı için geçersiz olduğuna yönelik kabul doğru olmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 05 Mayıs 2025 tarihli kararına göre istenmeden dünyaya gelen sağlıklı çocuğun bakım masrafları, hastaneden ve doktordan tazminat olarak talep edilebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Mayıs 2025 tarihli kararına göre kadastro tespiti sırasında taşınmaz malik sıfatıyla davalı adına tescil edildiğinden davalının savunmasında muhdesatın kendisine ait olduğunu ileri sürmekte hukukî yararı bulunmaktadır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 03 Temmuz 2025 tarihli kararına göre kredi sözleşmesinde eş muvafakati, kefaleti ve imzasının bulunmadığından takibin iptaline ilişkin talep, kamu düzenine ilişkinse de icra hukuk mahkemesinde bu talep değerlendirilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17 Eylül 2025 tarihli kararına göre tasdikli projede gösterilen vade sayısına, alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiklerine yer verilmeden ve ödeme takvimi yapılmaksızın verilen kararın infazı mümkün değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 30 Haziran 2025 tarihli kararına göre somut olayda yargılamanın iadesine ilişkin hükümler tartışılıp karar verildiğine göre davanın esastan reddi gerekir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 23 Haziran 2025 tarihli kararına göre iş merkezi bina görevlisi, komşu olarak değerlendirilemeyeceğinden yapılan tebligatların usûlsüz olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25 Haziran 2025 tarihli kararına göre borçlu tarafından aynı dilekçe ile borcun kabul edilerek hacze muvafakat edilmesi, takibin kesinleşmesiyle aynı tarihte olduğundan haciz için verilen muvafakat geçersizdir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 11 Mart 2025 tarihli kararına göre tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati haciz kararları, karar kesinleşinceye kadar devam edecektir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18 Haziran 2025 tarihli kararına göre ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelin davalıdan tahsiline şeklinde kurulan hüküm, HMK 297 hükmüne aykırılık teşkil etmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 11 Mart 2025 tarihli kararına göre kadının gelir getiren taşınmazlarından kaynaklanan gelir miktarı araştırılmalı ve taraflar arasındaki mal rejimi davası da dikkate alınarak yoksulluk nafakası değerlendirilmelidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 18 Haziran 2025 tarihli kararına göre davacı tarafı temsil ettikten sonra davalı tarafı da vekaletname ile temsil ederek davayı kabul etmek, avukatlık kanunu 38/b maddesine aykırı bir eylem oluşturmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18 Haziran 2025 tarihli kararına göre davacının alacağına dair seçim hakkını dava dilekçesinde TL yönünden kullandığından yenilik doğuran hak niteliğinde olan bu seçimini ıslah suretiyle döviz olarak değiştiremez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 05 Mart 2025 tarihli kararına göre ipotek akit tablosundaki fekki bildirilinceye kadar süre ile ifadesi muacceliyet koşulu olmayıp ipoteğin süresiz olarak tesis edildiğini gösterdiğinden muacceliyet ihtarı yapılmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17 Eylül 2025 tarihli kararına göre boşanma hükmünde yer alan kusur belirlemesine karşı, boşanma hüküm fıkrasından bağımsız şekilde kanun yoluna başvurulabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 13 Şubat 2025 tarihli kararına göre ortak tarafından kâr payının talep edilebilmesi için kârın dağıtımına ilişkin genel kurulun karar vermesi gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 10 Mart 2025 tarihli kararına göre yapıdan kötü kokunun oluştuğu tespit edilirse, kokunun giderilmesine yönelik hangi tür tedbirlerin alınacağını belirlemek suretiyle muarazanın giderilmesine dair hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10 Eylül 2025 tarihli kararına göre tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyeti olmayan şirketin istinaf başvurusunun esastan incelenerek verilmiş bir kararın, usûl ve yasaya uygun olduğundan söz edilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 04 Mart 2025 tarihli kararına göre taşınmazlar muris tarafından ölümünden önce satış sureti ile devredildiğinden ve anılan tasarruflar da dava konusu olmadığından davanın reddi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Mayıs 2025 tarihli kararına göre somut olayın koşulları ile dava konusu taşıma sözleşmesinin kendine özgü niteliği gereği gönderen davacının yüklemeye nezaret yönünden müterafik kusurundan söz edilemez.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 17 Şubat 2025 tarihli kararına göre mahkemenin düzeltme kararı yeniden bir sıra cetveli yapılması mahiyetinde olup hukukî durumu etkilenen, kararın tebliğinden itibaren yedi günlük hak düşürücü süre içinde dava açabilir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 10 Şubat 2025 tarihli kararına göre mal rejiminin ölümle sona ermesi durumunda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Mayıs 2025 tarihli kararına göre tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması hâlinde borçlu şirketin yanı sıra kardeş şirketin hatta talep hâlinde kardeş şirketin ortaklarının mal varlığına dahi el atılması mümkündür.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 15 Şubat 2024 tarihli kararına göre vasiyetnamenin iptali durumunda ilâmın icrası, taşınmazın aynına ilişkin mülkiyet uyuşmazlığının bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğinden kesinleşmeden icra edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10 Eylül 2025 tarihli kararına göre davacı imzalı ve ailevi sebeplerden dolayı istifa ettiğini belirtilen dilekçenin davacı tarafından iradesi fesada uğratılarak imzalandığı hususu ispat edilememiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 23 Haziran 2025 tarihli kararına göre 01 Haziran 2015 tarihinden sonra ZMMS Genel Şartlarına dayalı sigorta şirketince sigortalı aleyhine açılan rücuan tazminat davasında, kaza münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 29 Mayıs 2025 tarihli kararına göre el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine dayalı davanın dinlenebilmesi için mâlik olmayan eşin açtığı tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklenilmesine gerek yoktur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10 Eylül 2025 tarihli kararına göre bakiye kredi süresini kısaltmak amacıyla yapılan yapılandırma işleminin talep edildiği somut olayda haksız şartın varlığından bahsedilemez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 21 Nisan 2025 tarihli kararına göre diğer işçilik alacakları şeklindeki ifadeden yıllık izin ve fazla çalışma ücreti taleplerine ilişkin olarak usûlüne uygun bir arabuluculuk faaliyeti gerçekleştirildiğinden söz edilemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 26 Haziran 2025 tarihli kararına göre boşanma davasında delil listesinde bulunmayan kayıtların bir şekilde dosya içine girmiş olması, hukuka aykırı delil olarak kabul edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Mayıs 2025 tarihli kararına göre toplu yapıya geçilmediği sabit olmakla her bir parselin yönetim planına aykırı yapılan toplantının ve kararların geçersizliğinin tespiti istenebilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 17 Mart 2025 tarihli kararına göre İİK 135/2 hükmünde öngörülen şekli ile tahliye için satış memurluğuna başvurulmasını gerekli kılan yasal bir zorunluluk bulunmamaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 12 Şubat 2025 tarihli kararına göre kadının dilekçesi yeni vakıa bildirilmesi ve boşanmanın fer’ileri konusunda yeni talepte bulunması açısından ıslah dilekçesi niteliğindedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30 Nisan 2025 tarihli kararına göre taraflardan biri diğer tarafı hileyle sözleşme yapmaya yöneltmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 19 Mart 2025 tarihli kararına göre icra müdürlüğünün veya Bankanın hesapların haczedilebilir olup olmadığını araştırma ve değerlendirme gibi bir görevi bulunmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10 Eylül 2025 tarihli kararına göre şirketin ihyasına karar verilmiş ise de tasfiye memuru atanmadığından şirketin YK başkanına tasfiye memuruymuş gibi tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandığının kabulü mümkün değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 05 Şubat 2025 tarihli kararına göre sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının tescilinden sonra bu karar ile ilgili butlan veya yokluk kararı verilemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 10 Mart 2025 tarihli kararına göre ödeme emrinin takip talebine aykırılığı şikayeti, mahkemece re’sen göz önüne alınmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10 Eylül 2025 tarihli kararına göre mahkemenin gerekçe ve hükmünde yer almayan, duruşmadaki paylaşılacak bir malımız ve eşya talebim yoktur şeklindeki beyanlar, mal rejiminin tasfiyesi yönünden feragat olarak yorumlanamaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 10 Mart 2025 tarihli kararına göre mirasın hükmen reddi istemi açısından herhangi bir süre öngörülmemiş olup istem alacaklılara yönetilmelidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 21 Nisan 2025 tarihli kararına göre Türk Medeni Kanunu'nda evlat edinmenin şartları arasında çocuğun Kurum'dan koruyucu aile olarak almamış olmak koşulu düzenlenmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28 Mayıs 2025 tarihli kararına göre somut olayda davalı iş sahibinin, davacı yüklenicinin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ve tecrübesizliğinden bilerek yararlanmış olmasından söz edilemez.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 27 Şubat 2025 tarihli kararına göre kefilin ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin sözleşmeler kesin hükümsüz olacağından mahkemece bu durum re’sen göz önünde bulundurulmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 18 Mart 2025 tarihli kararına göre yabancı paranın, mal rejiminin tasfiyesi tarihi itibariyle güncel kur karşılığı tespit edilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21 Mayıs 2025 tarihli kararına göre takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak TL karşılığı gösterilmediğinden kamu düzenine ilişkin bu aykırılık nedeniyle re’sen takibin iptaline karar verilmelidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 26 Mart 2025 tarihli kararına göre aynı ilâmda birden çok ihtiyari dava arkadaşı hakkında ayrı ayrı hükmedilen alacak kalemlerinin, her bir davacı yönünden borçluya karşı ayrı ayrı takibe konulması mümkündür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14 Mayıs 2025 tarihli kararına göre borçlu üçüncü bir kişideki alacağını borcunu ödemek amacıyla alacaklısına temlik etmiş ise bu mutat bir ödeme vasıtası sayıldığından iptale tabi değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 15 Nisan 2025 tarihli kararına göre HMK 344 hükmünde istinaf harcının eksik yatırılması hâlinde bir haftalık kesin süre öngörülmüşse de bu sürenin iki haftalık istinaf süresini kısaltacak şekilde yorumlanamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30 Nisan 2025 tarihli kararına göre dava konusu malın ihaleyle satışına dayanak olan icra takibindeki icra emri kesinleşmiş mahkeme kararıyla iptal edildiğine göre davacının uğradığı zarar giderilmelidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 01 Temmuz 2025 tarihli kararına göre çocuğa vasi atanması davası, velayetin değiştirilmesi davasını bekletici sorun yapması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 26 Mayıs 2025 tarihli kararına göre köpek sahibi taksirle yaralama suçundan beraat etse de, yasaklı köpek ırklarından olan Pitbull cinsi köpeği bahçede serbestçe dolaşmasına izin vermesinden dolayı tazminat sorumlusudur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30 Nisan 2025 tarihli kararına göre denkleştirici adalet ilkesi gereği sepet hesaplaması yapılırken doğrudan sözleşmeye konu malın rayiç değerinin eklenmesi mümkün değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 15 Mayıs 2025 tarihli kararına göre ziynet alacağı davası, boşanma davasının fer’isi olmayıp bağımsız bir dava olduğundan ziynet alacağı davası için hüküm istinaf edilmediğinden katılma yoluyla istinaf hakkı kullanılamaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 14 Mayıs 2025 tarihli kararına göre tanıklar, HMK 243 ve devamı maddeleri gereğince tekrar duruşmaya çağrılarak mirasbırakanın temlikteki gerçek iradesi açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16 Nisan 2025 tarihli kararına göre tarafın, resmî senetteki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığına yönelik sahtelik iddiası hakkında HMK 208/4 hükmü uyarınca dava açması için iki haftalık kesin süre verilmelidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 24 Mart 2025 tarihli kararına göre takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde oluşan zamanaşımı sebebiyle icranın geri bırakılması talebine ilişkin kesinlik sınırı takip dosyasında alacağın ulaştığı miktara göre belirlenir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28 Mayıs 2025 tarihli kararına göre kapalı yapıdaki aile şirketlerinde kişisel ve sosyal ilişkilerin bozulması durumunda, TTK 531 hükmü kapsamında şirketin haklı nedenlerle feshi istenebilir.